![]() |
Domuz gribi aşısında bir oyun mu var?
Şehir ve bilge mimar
Daha önce de silah yakaltmış
Yazıcı'dan Tekel işçilerine özür
Yanlış hesap kimin?
Yeni iç düşman: Tekel işçileri
Büyükelçi'nin TSK'ya mesajındaki hikmet!
MHP'yi bekleyen 'derin tuzak'
Bir Albay daha intihar etti
Can'ın teklifi: Oy verme yaşı 12'ye insin
Cumhurbaşkanı'na fil sürprizi
Genetiği değiştirilmiş haberler
Ali Bayramoğlu/ Yeni Şafak
Bu maskaralığa artık bir son verin…
Mahalle baskısı, tesettür, Melazya, vs… Malum tartışma konuları bunlar ve meraklısı çok…
Ama mesele sadece merakla ilgili değil, bir de hastalık söz konusu…
Dün de söyledik:
"İnsanlar bir konuda gördüklerine, yaşadıklarına değil, başkalarından duyduklarına inanmaya başlamışlarsa" ve bu, salgın bir durum halini almışsa, "sorun toplumun hastalanmaya başlamasıdır"…
Bu durumda görüp, yaşananların hatırlanması bazen faydalı olur.
Bunun etkili yollarından birisi Malezya ya da vs mahreçli "fast food sosyoloji" yerine, ülkede, sokakta yaşanın içinden üretilen sistematik ve metodik bilgidir.
Bu tür bilgi demetleri, ayna görevi de yaparlar.
İşte bunlardan birisi, bir kamuoyu araştırması:
Araştırma; 21–23 Eylül 2007 günleri Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesinde, 38 il ve 128 ilçede bunlara bağlı 157 mahalle ve köyde, 18 yaş ve üstü seçmen nüfusunu temsil eden 924'ü kadın toplam 1863 denekle hanede yüz yüze görüşme metoduyla yapılmış...
Çalışmanın yürütüldüğü 38 il şöyle:
Adana, Adıyaman, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Edirne, Elazığ, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Hatay, İçel, İstanbul, İzmir, Karabük, Kastamonu, Kayseri, Kırklareli, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Nevşehir, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Sivas, Trabzon, Uşak ve Van…
Araştırmayı yapan A&G Araştırma Şirketi…
Hatırlatalım, bu şirket 1999, 2002 ve 2004 seçim sonuçlarını hatasız bilen, aynı başarıyı 22 Temmuz seçimlerinde tekrarlayan Adil Gür'ün şirketi…
Şimdi araştırma raporundaki kısa yorumu birlikte okuyalım:
"Türkiye'de başı kapalı kadınların oranında azalma var. Gençler yüksek oranda başı açık.
2003 araştırmasında da belirttiğimiz gibi, önümüzdeki yıllarda Türkiye'de örtünen kadınların oranında düzenli olarak azalma devam edecek. Yaygın kanaatin aksine, toplumda örtünme artmıyor, aksine azalıyor. Sadece görünürlük artıyor.
Devam ediyor yorum:
"Kapalı kadınlar daha fazla sosyal hayatta yer almaya başladı. Eskiden otobüste, minibüste görmeye alıştığımız kadınlar, bugün son model arabalara binmeye, Nişantaşı'nda, Bağdat Caddesi'nde alışverişe çıkmaya başladılar. Bu nedenle sayıda artış yok, algıda farklılık ve artış var…"
İşte böyle…
Şimdi araştırmadan bu yorumu ete kana büründürecek birkaç ayrıntı ve rakam verelim…
"- Türkiye'deki hanelerin % 74,3'ünde başını kapatan kadın var. Başı kapalı kadın olan hane sayısında 3,5 yılda %2,9 azalma yaşanmış..
- 18-27 yaş grubunda başını kapatanların sadece % 8,5'i eşinin veya aile büyüklerinin isteği doğrultusunda örtündüğünü söylüyor…
- Üniversitelerde türban yasağı kaldırılmalıdır diyenlerin oranı yüzde 73,7…
- Türban simge mi sorusuna değil diyenler yüzde 70…"
Bu bulgular, Malezyacılara, Mardin'in mahalle baskı tabirine takla attırarak sosyologluğa soyunanlara itici gelecektir…
Ama bulgular böyle ve bulgu bunlar…
Bilgiden, yaşamdan, yaşanmışlıktan geliyorlar…
Bir toplumun kendisine bakışını, kendi yaşadıklarına atfettiği anlamı ortaya koyuyorlar.
Üstelik ilk ve muhtemelen bu istikametteki son bulgular da değiller…
Daha önce yapılmış ama tazeliğini koruyan birçok niteliksel ve niceliksel saha araştırması bunları destekliyor ve doğruluyor…
Artık bu Malezya, mahalle baskısı, futbol takımları maskaralığına son vermekte fayda var…
Erdoğan'ın sert katsayı çıkışı
"Islak imza"nın sahibi belli oldu