Ana Sayfam Yap
 Sık Kullanılanlara Ekle

Hükümetin dış politikasını başarılı buluyor musunuz?

  • Evet, başarılı.
  • Hayır, başarısız.
  • Bu konuda bir fikrim yok

Eposta adresinizi verin, iyibilgi'nin özel haberleri posta kutunuza düşsün.





24 Aralık 2011

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
ahmetrasimk@mynet.com


Doktorlar bayi toplantılarından nasıl kurtarılabilir?


Senelerdir bilgiye ulaşmanın yollarının değiştiğini, tıp kongrelerinin bayi toplantısı’ ndan başka bir şey olmadığını söyler dururum.

Bazı meslekdaşlarımın  bu “acı gerçeğin” farkına bile varmayan “figüranlar” olduklarını, bazılarının ise bile bile ve  hatta seve seve bu “oyunda rol aldıklarını” ve hallerinden pek de memnun olduklarını görür üzülürüm.  

İşin özeti şudur ki tıp kongreleri, ilaç endüstrisinin doktorları “acımasızca” kullandıkları “ahlâk dışı toplantılar” dan başka bir şey değildir ve bu rezillikten bir an önce kurtulmamız şarttır.

www.medimagazin.com’ da okuduğum “Doktorlar sanal konferansa yöneldi” başlıklı haber doktorların sanal konferanslar aracılığıyla bilgiye nasıl ulaşabileceklerini gösteren çok iyi bir örnek.

İşte o haber ve haberin altında Op. Dr. Cevdet Tokat’ ın fazla söze gerek bırakmayan harika yorumu.

Sürekli gelişen tıp dünyasının hiç bitmeyen eğitim ihtiyacının önündeki engeller internet üzerinden yayınlanan canlı konferanslarla sona eriyor. Türkiye’nin her yerinden yüzlerce doktoru bir araya getirmek için gereken organizasyon, zaman kaybı ve maliyet hesabı yapan doktorlar, istediği uzmanlık alanındaki konferanslara ücretsiz ve bir bilgisayarla ulaşacak. İnternetin olduğu her yerden ulaşma imkanı bulunan canlı konferanslar tıp dünyasının gelişen yeni eğitim aracı olmaya aday.

Aynen bir konferans salonunda katılımcı havasında gerçekleşen sanal konferansta, koltuk seçmeden diğer katılımcılarla sohbet etmeye, yapılan sunuma anında ulaşabilmekten, tıp dünyasıyla ilgili yeni yayınları izlemeye kadar tüm imkanlar sunuluyor. Ayrıca katılımcılar, görüntülüve sesli olarak konferansa bağlanarak sorularını yöneltebiliyor.

Binlerce doktorun katıldığı, Prof. Dr. Kerim Güler’den “Kardiyovasküler Risklerden Korunma”, Prof. Dr. Necla Tülek’ten“Cerrahi Dışı Antimikrobiyal Profilaksi”, Prof. Dr. Hamdi Akan’dan “Klinik Araştırmalarda Metodoloji”, Doç. Dr. Rahmet Güner’den “El Hijyeni”, YardımcıDoç. Dr. Fatma Nurhayat Bayazıt’tan “Nötropenik/İmmünsüprese Hastalardaİnfeksiyon Kontrolü” gibi çok sayıda konferans konferans Tihudum, Hiderim ve İnfeksiyonDünyası’nda yapıldı.

Henüz iki aydır yapılan canlı konferanslar doktorlardan büyük ilgi gördü. Doktorların yoğun talebiyle canlı konferanslarınbir aylık programı doldu.

Canlı konferanslarda bu ay Prof. Dr. Erdal Akalın, Prof. Dr. İsmail Balık, Prof. Dr.İhsan Ertenli, Prof. Dr. Yunus Erdem, Doç. Dr. Rüştü Serter, Prof. Dr. Dilek Arman gibi alanlarında ünlü hocalar, “Hepatit C’de Güncel Tedavi”, “Tularemi”,“21. Yüzyılda İnfeksiyon Hastalıkları”, “Kronik Hastalıkların Yönetimi”, “Gut Hastalığı ve Tedavisi”, “İnhaler Kolistin Kullanımı”, “Diyabette Güncel Tedavi”, “Hipertansiyona Yaklaşım” gibi pek çok konferanslar verecek.

Op. Dr. Cevdet Tokat’ ın yorumu:

“Şahsen ben genel cerrah olarak sponsor bulamadığımdan maliyeti 2000-3000 tl civarında olan kongrelere katılamıyorum. Göğüs hastalıkları uzmanı arkadaşlar ”fıs fıs”ları sayesinde, kardiyolog arkadaşlar kolesterol ilaçları sayesinde okyanus ötelerde o ülke senin bu ülke benim diyerek kongrelere giderken biz genel cerrahlar yurtiçi kongrelere bile gidemiyoruz. Kongreleri Türk cerrahi sitesinden izliyorum.”








Sizin isminiz

Alıcının e-posta adresi



Doğrulama işlemi
3 + 1 = 


Oku Yorum


  • KONGRELER ÇÖZÜM ÜRETMELİ, GERİSİ HİKAYE 


    Bayi toplantısı denilen kongreler, küresel sistemin geleneklerinden biridir. Bilimsel kongrelerde veya onların keşfettiği internette, hepsini sunmadıkları kısıtlı bilgiye muhtacız. Dünyanın öbür ucuna kadar bu sistemi kuran bizler değiliz, biz sadece misafir ve seyirciyiz. Bizim ülke insanı olarak sağlıktan ekonomiye, bilimden teknolojiye düzenlenen kongrelere gidecek ne paramız var ne de onlara sunacak bilgi ve teknolojimiz. Her şey küresel yapı tarafından düzenlenir ve orada içeceğiniz bir bardak suya kadar her şey bu yapı tarafından ödenir. Çünkü büyüklerimiz bunun için bize para vermez, veremez. Bunda bir kötülük yoktur. Çünkü bilim ve teknoloji yoksa, borç sorunu vardır.

    Bizler planlanan tiyatronun sadece seyircisiyiz o kadar. Öğrendiğiniz, seyrettiğiniz her şey onların sunduğu bilgidir. Kongrelerin programından konuşmacılara kadar her şey bir orkestra titizliğinde hazırlanır. Parayı veren düdüğü çalar, siz de zevkle dinler ve seyredersiniz. Bu da kötü bir şey değildir. Büyükleriniz dahil herkes küresel yapının parçası olmak için can atıyor ve bu gayeyi hedef olarak gösteriyorsa, doğru yerdesiniz. Sizin tavaf ettiğiniz kongreler, küresel sistemin tapınaklarıdır. Burada öğrendiklerinizi bir daha ki kongreye kadar ezber edersiniz. Çünkü bilim ve teknoloji üretmekten acizsiniz. Neskafeden aşıya…Sarımsağı bile Çin’den ithal ederken biz neyi tartışıyoruz?

    Kendi yaşamsal sorunlarımızı çözmeye yönelik araştırmalar yapamıyoruz. Patent, proje ve teknolojiye dönüşmeyen kopya ve üfürükten araştırmaları kongrelerde sunum yapsanız ne olur yapmasanız ne olur? Bu yüzden 5 yıldızlı otel ve tatil köylerinde yapılan bilimsel kongreler, bilim dünyamızın ağır maluliyetine çözüm bulamıyor. Bu yüzden kötü kader yakamızı bırakmıyor. Bu yüzden her çeşit sosyal ve bedensel hastalıklardan telef oluyoruz. Bu yüzden her çeşit kriz bizim kaderimiz olmuş.
    Bilimsel yayın kalitesi yönünden 1981 – 1999 yılları arasında en çok atıf alan araştırmacı sayısı: İsrail için 44, İngiltere için 350, ABD için 3572 iken ülkemiz için maalesef sadece bir kişi. Bilimsel araştırmaların teknolojiye aktarılması ve teknolojik gelişmenin doğrudan ölçüsü olan milyon kişiye düşen patent sayısı ise ülkemiz için ne yazık ki sıfır. Yeni rakamlar da farklı değil. 27 bin makale basılıyor, patent sayısı 85. Buna Zihn-i sinir projeleri de dahil. İsrail’de 4 bin civarında makale basılıyor, patent sayısı 1.500. Gelişmiş ülkelere göre alınan patent ve proje sayısı ile bilimsel araştırmaların teknolojik üretime dönüşme oranı bile bilim dünyamızın ne kadar kısır olduğunu gösteriyor.

    Ülkemizin sorunlarını çözen, kötü kaderini değiştiren düşünce, bilgi, araştırma ve projeler üretemiyoruz. Teknoloji üretemeyen, yaşamsal sorunlarımızı çözemeyen bilimsel anlayışımız ne işe yarıyor? Başkalarının ekmeğine yağ süren araştırmaların bize ne faydası var? Sadece makale yayınlamakla, atıf almakla, kongrelerde sunum yapmakla sorunlarımız çözülmüyor. Nerede kendi sorunlarımızı çözen araştırmalar? Nerede kendimizin ürettiği teknolojiler? Nerede projeler? Nerede patentler? ABD’ de geçtiğimiz yıl 600.000 patent başvurusunun 100.000 ‘i patent alırken, bizler komik bir şekilde parmaklarımızı sayıyoruz.

    Kongrelerin hiç mi faydası yok? tabii ki var. Bilim ve teknolojide çağ atlamamız, bu hastalıklı yapıya çözüm arayan kongreler yoluyla olacaktır. Bu amacın dışında ingilizce sunum yapsanız ne olur, poster taksanız ne olur? Şimdiye kadar yaptıkta ne oldu? Kongreleri internetten yapsanız ne değişecek, ülkemizin hayati sorunlarına çözüm üretmedikten sonra? Yarın kutsal hac görevi veya parti kongreleri dahil her şeyi sanal yapalım diyenlere ne diyeceğiz? Zaten bizi hasta eden bu sanal yaşam tarzı değil mi?

    Kongrelerin havası, ‘biz niye bilim ve teknoloji de nal topluyoruz, nasıl lider olabiliriz’ motivasyonu yaratırsa yararlı olur. Bu hava uçmanızı sağlayabilir. ‘Bilim ve Teknoloji Merkezi’ kurmak için hemen kolları sıvayıp kamuoyu yaratmalıyız. Gereksiz tartışmalara son verip bu hedefe ulaşmak için çalışalım, bunun için kongreler yapalım. Başka türlü uçamayız. Sizin cep telefonundan aşıya pazar olmaktan çıkıp pazarlar bulmanız için, güçlü ülke olmanız gerekir. Güç, narsizmle olmaz, narsizm hastalıktır. Güç, bilim ve teknoloji üretmekle olur. Tükettiğimizle değil, ürettiğimizle övünelim. Güçlü devlet kongresini kendi yapar.

    ky / 24 Aralık 2011 23:54




HAYY web



Künye | Manifesto | Sorumluluk | Reklam | Bize Ulaşın
tamamen özgür yazılım geliştirme araçlarıyla üretildi. Haber Sistemi