Ana Sayfam Yap
 Sık Kullanılanlara Ekle

IŞİD karşıtı koalisyonda Türkiye aktif rol üstlenmeli mı?

  • Evet, üstlenmeli
  • Hayır, üstlenmemeli
  • Bu konuda bir fikrim yok

Eposta adresinizi verin, iyibilgi'nin özel haberleri posta kutunuza düşsün.





14 Eylül 2012

Süleyman Yaşar


Madem her şey çok kötü, niye AK Parti önde?


Son dönemde Türkiye'nin durumuyla ilgili yoğun bir karşı propaganda başladı. Parlamento içi ve dışı muhalefet ve özellikle de dış basın Türkiye'de işlerin her alanda kötüye gittiğini ileri sürüyor.
Hükümet'in dış politikasının iflas ettiğini, Ankara'nın reformlarda durakladığını, AB hedefinin kaybolduğunu, Kürt açılımının ve demokratikleşmenin rafa kalktığını, eğitimin 4+4+4 sistemiyle berbat edildiğini, Başbakan Erdoğan'ın otoriterleştiğini ve ekonominin inişe geçtiğini adeta sevinerek anlatıyorlar. Fakat çizilen bütün bu olumsuz tabloya rağmen kamuoyu yoklamalarında AK Parti büyük farkla diğer partilerin önünde gidiyor.
Basında en son yayınlanan kamuoyu yoklamalarını ele alırsak, mesela Endy-Ar şirketinin araştırmasına göre, AK Parti yüzde 46.7, CHP yüzde 19.5, MHP yüzde 16.1, BDP yüzde 8 oya ulaşıyor. Yine Konsensüs şirketinin kamuoyu yoklaması sonuçlarına göre, AK Parti'nin yüzde 51.6, CHP'nin yüzde 26.8, MHP'nin yüzde 13.1, BPD'nin ise yüzde 4.6 oy alacağı tahmin ediliyor.
O halde bu kamuoyu yoklamalarının sonuçlarından yola çıkarak şunları söyleyebiliriz... Ya bu kamuoyu yoklamaları yanlış ya da halk nezdinde işler öyle söylendiği gibi kötüye gitmiyor. Vatandaş halinden memnun. Belki bir ihtimal daha var seçmenin değerlendirmesini yorumlamak için, o da şu: Vatandaş muhalefetteki partilerin önerilerini duyduğunda AK Parti'den vazgeçemiyor. AK Parti'nin alternatiflerine bakarak herhalde "beterin de beteri var" diyor. Ve AK Parti'yi tercih etmeye devam ediyor.
Gelelim AK Parti'nin on yıldır oylarını nasıl ve niye yüksek tuttuğuna...
AK Parti hükümetleri döneminde cumhuriyet tarihinde ilk kez vatandaş hastane kapısında azar işitmekten kurtuldu. Farklı sosyal güvenlik kuruluşları ilk kez tek çatı altında birleşti ve böylece bu ülkenin insanı ilk kez horlanmadan sağlık hizmeti almaya başladı.
Sağlık devrimi yapılırken yine ilk kez bütçede eğitim ve sağlık harcamaları askeri harcamaların üzerine çıkartıldı. Bir de bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 17'den yüzde 1.4'e, devletin borç yükü yüzde 94'ten yüzde 39'a geriledi.
Türkiye'nin yıllardır en önemli sorunu olan eğitime gelince... Çocuğunu okula gönderen dar gelirli aileye bugün çocuk başına 55 liraya kadar yardım yapılıyor. Kitaplar bedelsiz veriliyor.
Bu arada çocuk başına verilen para, annenin banka hesabına yatırıldığı için AK Parti döneminde kadın ön plana çıktı. Ayrıca bu eğitim yardımı çocukları çalışmaktan kurtardı ve fırsat eşitliğini sağladı. Her çocuğa tablet bilgisayar projesi ise zengin ve fakir aileler arasındaki emek kalite farklarını giderecek bir araca dönüştü.
Gelelim konut sorununa... TOKİ ayda 100 lira taksitle düşük gelirlilere konut veriyor. Son on yılda TOKİ 474 bin sosyal konut yaptı.
İşte durum böyle... Sadece sağlık, eğitim ve konut sorununu ele aldığımızda bile fakirlerin yanında duran bir AK Parti görüyoruz. Dolayısıyla muhafazakâr olduğunu söyleyen ama icraatı solda olan bir parti var iktidarda.
Zira bir siyasi iktidarın sağ ya da sol olduğunu söylemek için bütçe harcama tasarımına bakmak gerekiyor. Nitekim bütçeye baktığımızda, harcama önceliğinin sağlık ve eğitimde olduğunu görüyoruz. Bu görünüm zaten gelecek için de seçmene umut veriyor. Hem eğitim hem de sağlık harcamaları emeğin kalite ve getirisini çoğaltan yatırım harcamaları olduğundan seçmen tercihini AK Parti'den yana yapıyor.
Gelelim ekonomiye... Son açıklanan verilere göre, ekonomi bu yılın ilk yarısında yüzde 3.1 büyüdü, işsizlik ise yüzde 8.1'e geriledi.
Çevredeki ülkelerin ekonomileri küçülüp işsizlik oranları çoğalıp Yunanistan'da büyüme -6.2, işsizlik yüzde 23'ü bulurken, Türkiye ekonomisinin küçülmeyip yüzde 3 de olsa büyümüş olması ve işsizliğin azalması dünyanın bugünkü konjonktüründe olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmeli.
Kaldı ki ekonomi yönetimi, ısındığı ileri sürülen bir ekonomiyi kendi kontrolünde soğutarak büyüme hızını kendisi azalttı. Bu gerçeği de çarpıtmamak gerekiyor. Büyüme hızı kendiliğinden düşmüş gibi yansıtmak insafsızlık oluyor.
Anlayacağınız "her şey kötüye gidiyor" diyen ülke içi ve ülke dışı muhalefetin, bu iddiada bulunurken şu soruyu da cevaplaması gerekiyor. Madem işler sizin söylediğiniz gibi çok kötü gidiyor, niye AK Parti bütün halk yoklamalarında açık ara önde geliyor?
Bu soru cevapsız kaldığı takdirde, muhalefetin söylemi düpedüz AK Parti düşmanlığına dönüşüyor. AK Parti gitsin de ne olursa olsun söyleminin gerçek bir muhalefet olmadığını herhalde herkes biliyor.

sabah








Sizin isminiz

Alıcının e-posta adresi



Doğrulama işlemi
5 + 4 = 


Oku Yorum


  • neden mi 

    akp kusura bakmasın ama ben bile ulusalcıların kemalistlerin eleştirilerinin bazılarına katılmaya başladım çünkü anadoluda işe almada öğretmen tayinlerinde idareci atamalarında ve görevlendirmelerinde ihalelerde müthiş bir torpil ve kayırmacılık var,kadrolaşma var,pois şiddeti ve olayları çok fazlalaştı,tecavüzler arttı bir de salıyorlar bunları salakça sebeplerden, haksızlık ve yolsuzluk var mesela ege ün. tıp fak. de çalışan tüm doktorlara dokuz eylül tıp fa. çalışan doktorlar gibi döner sermaye muayenehane para kazanma hakları verilmiyor çünkü başhekim chpli dokuz eylülünki akpli.ö. dinçerin hatalarına,bakanların saçmasapan beyanlarına,kriz yönetme beceriksizliklerine,eyyamcılıklarına hiç girmeye gerek yok.başörtüsü kamuda yasak hala,sınavlar kaldırılmadı.millet kahvede küfrediyor kızıyor ama devlete işi düştü mü yandaşlıkta sınır yok.neden oylar artıyor?1-arttığını söyleyen şirketler toplum mühendisidirler nabız yoklarlar.2-velev ki arttı,peki niye?eski anaplı dypli mhpli vatandaşlar akpli oldular cemate girdiler -ki yaşantı ve düşünce olarak alakaları yok aslında -dolayısıyla akpye oy verirler çünkü ihaleleri gider 3-erdoğan akıllı, tribünlere oynuyor."Allah Muhammed bismillah imamhatip alkol,sigara,haram" dedi mi millet özellikle yaşlı kesim mest oluyor 4-erdoğan hitabet olarak başarılı lafı gediğine koyuyor. 5-dullara güzel maaş verdi 3 ay önce kadınları maaşlı yaptı.6-kömür erzak dağıtımları var gerçi alanların hepsi ihtiyaç sahibi değil ama olsun.7-hanımı kızları başörtülü,8-bankalar bol bol kredi verince millet ev araba aldı tokilendi olmayan paranın olmayan sahibi sandı kendini ama yakında patlar hepsi.9-üniversite mezunları işsiz kalırken lise mezunlarını yandaşların yakınlarını çocuklarını kpss sınavı kılıfıyla memuriyete aldılar.engelli de çok aldılar işe.o yüzden millet oy verir-se de güvenmesinler çünkü aynı milet 80 darbesinde evrene güvenoyu vermişti,rahmetli erbakanı ve sonra fazilet partisini 2. olarak seçmesine rağmen mhpnin ortak olmasına,28 şubata ses çıkarmadı. ortalık karışık kirli bir savaşın içindeyiz allah yardım etsin.
    sevgi özel / 15 Eylül 2012 00:52
  • yazı doğru.. 

    8 yaşlarındaydım..yaşadığımız mahalleden ilçeye devlet yada sigorta hastanesine sabah saat 5 te gidicen..tabi araba bulabilirsen o saatte.. kapıdaki en az 60-70 kişilik göz muanesi listesine adını yazıcan, saat 10'da doktor gelirse ve 15:30 akadar muayene olabilirsen...evet ancak 32 yaşımda göz muanesi olabildim..hemde sgk kabul eden özel bir tıp merkezinde inanamadım..yani onca yıl bekledim..şimdi 45 yaşındayım..o zaman bu eleştirenler nerelerdeydi acaba..
    TARIK / 14 Eylül 2012 15:47




HAYY web



Künye | Manifesto | Sorumluluk | Reklam | Bize Ulaşın
tamamen özgür yazılım geliştirme araçlarıyla üretildi. Haber Sistemi