Ana Sayfam Yap
 Sık Kullanılanlara Ekle

Hükümetin dış politikasını başarılı buluyor musunuz?

  • Evet, başarılı.
  • Hayır, başarısız.
  • Bu konuda bir fikrim yok

Eposta adresinizi verin, iyibilgi'nin özel haberleri posta kutunuza düşsün.





10 Şubat 2009
font boyutu küçülsün büyüsün



Yapmayın şu numaraları artık


'Henüz yaşamayan' veliaht prens kime hizmet edecek?iyibilgi Ankara




iyibilgi Ankara

Geçtiğimiz Ağustos ayında Rusya arasında yaşanan savaştan ve ülkenin üç bölgeye ayrılmasından sonra Gürcistan, Kafkaslar’ın en kritik bölgesi olmayı sürdürüyor.

Ülke sadece coğrafik açıdan değil, küresel stratejik ve enerji yolları açısından da önemli bir çekişme alanı haline geldi.

Ortaasya ve Kafkaslar bölgesinin oluşturduğu satranç tahtasının bu önemli taşı, Rusya, ABD, Türkiye, Fransa, İsrail, Ermenistan, Azerbaycan ve daha bir çok ülkeyi ilgilendiriyor.

Gürcistan’la ilgili olarak Moskova’nın görüşü net. Savaştan sonra oluşan Osetya ve Abhazya’yı tanıyor. ABD ise tanımıyor ama meselenin çok da üzerine gidecek değil.

Zaten son Münih Güvenlik Konferansı’nda da bunu hissettirdi. Ancak şimdi, pek fark edilmeyen, fark edilse de en çok pul büyüklüğünde haberlere konu olan yeni bir gelişme var bölgede.

Gürcistan 1921’de Sovyetler’e katılana kadar bir krallıktı. Ama problemli bir krallık son 200 yıldır taht boştu. (Bagrationi hanedanı, 9. yüzyıldan 19. yüzyıl başlarına dek Gürcistan'da hüküm sürdü.)

İşte bu taht artık dolu! Bir düğünle dolduruldu. Üstelik bu düğün başkent Tiflis’te herkesin gözü önünde yapıldı. Dediğimiz gibi bu sıradan bir düğün değil.

Kraliyette hak iddia eden kavgalı iki ailenin çocuklarını birleştirdi. Prens David Bagrationi-Mukhraneli ile Prenses Anna Bagrationi-Gruzinski'nin evlenmesiyle, aileleri arasındaki rekabet bitti.

1921'de Gürcistann Sovyetler'e dahil olunca, kraliyet ailesinin üyeleri Avrupa ülkelerine gitmişti. Daha doğrusu kaçmıştı.

Ama taht kavgası bitmedi. Bu iki aile, tahtın kendi hakları olduğunu iddia etti. Böylece taht boş kaldı.

“Veliaht” prens!

Bu düğünle taht krizi uzun yılların ardından bitmesine bitti. Ama ortaya başka bir sorun çıktı. O sorun henüz “yaşamıyor”. Ancak David ile Anna'nın bir çocuğu olursa, tahtın kavgasız tek sahibi olacak!

Bir başka ilginç nokta da şu: Düğün başkentteki bir katedralde yapıldı. (Bu arada belirtelim, Tiflis yönetiminin bu konuyla problemi yok gibi. Çünkü televizyon düğünü yayınladı.)

Burası bir Ortodoks kilisesi. Gürcistan Ortodoks Kilisesi Patriği 2. İlya, monarşinin yeniden tesis edilmesinden yana olduğunu söylüyor. Yani konu iyice politikleşiyor ve çetrefilli hale geliyor. (Zira dünyada Ortodoks kiliseleri arasında hem bir rekabet hem de birleşme meseleleri var. Bakınız Ukrayna, bakınız Türkiye.)

Elbette bu zeminde en önemlisi Gürcistan Partiği’nin Gürcistan’da monarşinin yeniden tesisini istemesi. Bu önemli.

Düğünde yüzlerce davetlinin Gürcü bayrakları ile bulunduğu, Katedralin önünde de kalabalığın toplantığı gelen bilgiler arasında.

Gelinin babası Nugzar Bagrationi-Gruzinski’nin sözleri de bu resmi katılmalı; “En önemlisi, bugünün Gürcistan'ın geleceği için hayırlı olmasıdır” diye konuştu.

Damat Prens David ise ancak 2003’ten beri Gürcistan’da yaşıyor. İspanya’da doğduğu için Gürcüce bile bilmiyor. Ama çifte vatandaşlığa sahip.

Tablo bu. Peki ama bu gelişme nasıl yorumlanmalı. Yukarıdaki satırlar bu sorunun yanıtlanması için önemli ipuçları sunuyor. Ama zaten boğazına kadar sorunlu bu ülkenin, şimdi bir de Monarşi ile uğraşacak olması nasıl açıklanmalı?

Bu kimin işine yarar ki?!






Sizin isminiz

Alıcının e-posta adresi



Doğrulama işlemi
1 + 4 = 




HAYY web



Künye | Manifesto | Sorumluluk | Reklam | Bize Ulaşın
tamamen özgür yazılım geliştirme araçlarıyla üretildi. Haber Sistemi

53.258 ms