Ana Sayfam Yap
 Sık Kullanılanlara Ekle

Hükümetin dış politikasını başarılı buluyor musunuz?

  • Evet, başarılı.
  • Hayır, başarısız.
  • Bu konuda bir fikrim yok

Eposta adresinizi verin, iyibilgi'nin özel haberleri posta kutunuza düşsün.





10 Mart 2009
font boyutu küçülsün büyüsün



Reiki tuzağından kurtulan hanımın itirafları!


Reiki denen şirk tuzağı ve ibret alınacak dersler...




O sene, çok yalnızdım. Gökdelendeki işimde kendimi bir fare gibi hissediyordum. Havasız, güneşsiz labirent binada ay sonundaki peynir maaş için bir oraya, bir buraya koşan bir fare… Hayatım bu labirent, uyku ve evde geçirilen kısa bir zamandan ibaretti. Eve gidip ağlıyordum.

Böyle bir haleti ruhiye içindeyken birkaç senedir görmediğim bir arkadaşımla karşılaştım. Annesiyle beraber bir vakıfta reiki yaptıklarını, çok mutlu olduklarını, hayatla ne kadar da barışık olduklarını anlattı. Vakfın seminerlerine beni de çağırdı. Unutur giderdim ama telefonla arayıp hatırlattı. Ben de hemen beni düşünen bu insan gibilerinin bolca bulunacağı, bana mutluluk verecek seminere koştum.

Beyoğlu’nda bir binanın üst katlarında kocaman bir salonda en az 100-150 kişilik bir grup toplanmış, bir beyin anlattıklarını dinliyordu. Gelenler bakımlı, şık, kendine güvenli görünüyordu. Herkes bolca gülümsüyordu etrafına.

İlk başta seminerde duyduklarım çok saçma geldi. O ana kadar hiçbir yerde işitmediğim, bambaşka bir ahiret hayatı tasvir ediliyordu. Semineri veren kişi kendinden ve söylediklerinin doğru olduğundan son derece emin konuşuyordu ama gerçekten çok saçmaydı. Etraftaki insanlara baktım. Bu söylenenlere en az konuşan kadar inanmış; ona sorular soruyor, kafalarını sallıyor, saçma bilgilerini biraz daha pekiştiriyorlardı.

Beni eve bırakırlarken reikinin ne olduğunu sordum. Verilen cevaptan hiçbir şey anlamadım. Sistem, teknik, iyilik, şifa kelimelerinin geçtiği bir cevaptı. Anladığım şuydu; arkadaşımın annesi uzun yıllardır reiki yapıyordu ve halinden memnundu.

Dediğim gibi aklıma yatmadı ama her nasılsa düzenli olarak vakfa gider oldum. Seminerlerde anlatılanları onaylayan 100 kişiyle birlikte ben de kafamı sallamaya başladım. Reiki kurslarına katıldım. Anlamını tam olarak kavrayamasam da şifa, teknik, insanlar için iyilik kelimeleri benim de dilime oturdu. Etraftan midesi ağrıyanın midesine; ayağı titreyenin ayağına ellerimi tutuyordum. İyi geldi diyorlardı. Arkadaşlarımı akrabalarımı seminerlere davet ediyordum ben de artık.

Tütsü ve Eski Mısır

Devamlı tütsü yakılan seminerlerde farklı ahiret tasvirlerinden başka anlatılan konular da vardı. Et yemenin kötü olduğu anlatılıyordu. Değişik semboller öğretiliyor; bunları kimse görmeden evde saklamamız, kimse görmeden havada çizmemiz öğütleniyordu. Toplu meditasyonlar yapılıyordu. Meditasyonda aramıza “büyük enerjilerin geldiği”; “çeşitli renklerde bir şeyler göründüğü” söyleniyordu. Devamlı enerjilerden, auralardan, kristal çocuklardan bahsediliyordu. Gözleri kapalı olduğu halde kapıdan içeri giren birini “görenler” vardı. Kimden, nereden geldiğini bilmediğimiz “tebliğler” vakfın çekirdek kadrosundan bir kişiye geliyor; o da seminerlere katılanlara bildiriyordu. Bunlar dışında tebliğler ve seminerlerde anlatılanlar küçük dergiler gibi kağıda basılıyor; sindire sindire okuyabilmemiz için bizlere veriliyordu. E-posta kutumuza mesaj olarak da geliyordu.

Eski Mısır çok imrenilecek bir uygarlık olarak tanıtılıyordu. Yok olan muhteşem eski uygarlıklarda insanların çok daha bilgili oldukları, kendileri için bugün mucize veya büyü diyebileceğimiz şeyler yapabildikleri anlatılıyordu.

Salon dışındaki, bu ayrıcalıklı bilgilerden habersiz insan “sokaktaki insan”dı. Biz sokaktaki insanla bir değildik.

Çekirdek kadro

Vakıftaki bütün seminerler, meditasyonlar, kurslar hassas bir saatin işleyişi gibi tıkır tıkır organize ediliyordu. Vakfın çekirdek kadrosu her zaman gülümseyen, her zaman yardıma hazır, her konuda bilgili, sivri yüksek topuklu, sivri tırnakları ojeli, her zaman fönlü ve makyajlı kadınlardı.

Reiki dışında bir sürü konuda kurslar vardı. Taşlar, renkler gibi konularda. Herkes her kursa katılamıyordu. Oradaki derecenize bağlıydı katılmanız. Anlatılanları da gizli bir bilgi olarak herkesten saklayacaktınız. Reikinin üç kursuna da katıldıysanız şu kursa; ona da katıldıysanız bu kursa girebiliyordunuz. Tabii bunların hepsi ufak bir meblağ karşılığında.

Çekirdek kadro bütün zamanını insanlığın hayrı için faaliyetlere harcıyordu. Para kazanmak için çalışan yoktu ama hafta sonları kayak yapmaya gidiyorlardı.

Ben ise halimden çok memnundum. Labirentteki fare görevimden vakfa gittiğimde burada tanıştığım arkadaşlarım bana sarılıyorlardı. Büyük bir grubun parçası olmuştum, beni seviyorlardı. Çok iyi insanların arasındaydım.

Kursta öğrendiğim sembolleri mide ağrıları dışında bolluk bereket için, türlü sebepler için tavanlara duvarlara da çiziyordum. Kimseye göstermeden, gizli gizli, bize tembih edildiği gibi.

Haftada bir gün gittiğim vakıfta defalarca duyduğum “et yemeyin” telkinlerinden sonra et yemez oldum. Farklı kurslara gitmeye başlamış; labirentteki işimden istifa etmiştim. Artık ben de vaktimin çoğunu vakıftaki hayır işlerine ayırabilecektim. Son gittiğim kursta “om…” diye başlayan bir mantrayı ezberlemem istenmişti. Sabah güneş doğmadan kalkıyor; mantrayı belli sayıda tekrar ediyor, çeşitli sembolleri havaya çiziyordum. DNA’mı çift sarmaldan üçlü sarmala çıkarmaya yönelik idi bu sembol ve mantralar. Yeni çağda yeni insanın üç sarmallı DNA’sı olacağı ve buna bir an önce uyum sağlamamız gerektiği söylenmişti.

Kur'an'ı okuyunca...

Sonra, beni bu kâbustan uyandırdılar. Allah razı olsun…

Hayatımda ilk kez okuduğum Kur’an-ı Kerim meali, o vakıfta nasıl bir uçuruma doğru sürüklendiğimi gösterdi:

Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. Dosdoğru giden yola ilet bizi.  (Fatiha Suresi, 5 ve 6. ayetler)

Kendilerine yardım edilir ümidiyle Allah’tan başka ilahlar edindiler. Oysa ki, o ilahlar bunlara yardım edemezler. Tam aksine bunlar, o ilahlara hizmet eden ordular durumundadır. (Yâsin Suresi, 74 ve 75. ayetler)

Hani bir zaman Lokman, oğluna öğüt vererek demişti ki: "Yavrucuğum! Allah'a ortak koşma, çünkü Allah'a ortak koşmak (şirk), elbette büyük bir zulümdür." (Lokman Suresi 13. ayet)

De ki: Hakikat birtakım cinnin Kur'ân dinleyip de şöyle dedikleri bana vahyedildi: “Şüphesiz biz, hayret verici bir Kur'ân dinledik. O Kur'ân hidayete erdiriyor, biz de ona iman ettik. Rabbimize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız. Doğrusu, Rabbimizin şanı çok yüksektir. Ne bir arkadaş edinmiştir, ne de bir çocuk. Meğer bizim beyinsiz (İblis), Allah hakkında saçma şeyler söylüyormuş. Doğrusu biz insanları ve cinleri Allah'a karşı asla yalan söylemez sanmışız. Doğrusu insanlardan bazı erkekler, cinlerden bazı erkeklere sığınırlardı da onların şımarıklıklarını artırırlardı.” (Cin Suresi 1-6. ayetler)

Allah için, O'na eş koşmayan, O'nun birliğine inanmış kimseler olun. Allah'a ortak koşan kimse, gökten düşüp de kuşların kaptığı veya rüzgârın bir uçuruma sürüklediği şeye benzer. (Hac Suresi 31. ayet)

Allah'ı bırakır da kendine ne zarar, ne menfaat veremeyecek şeylere yalvarır. İşte derin sapıklık budur. (Hac Suresi 12. ayet)

Gerçek dua O'nadır. O'nun dışında yalvarıp durdukları ise onlara hiçbir şeyle cevap veremezler. Onlar olsa olsa ağzına su gelsin diye iki avucunu açana benzer ki, o, ona gelmez. Kâfirlerin duası hep bir sapıklık içindedir. Oysa göklerde ve yerde kim varsa ister istemez kendileri de gölgeleri de sabah akşam Allah'a secde ederler. De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" De ki: "Allah'dır". De ki: "Allah'dan başkalarını, o kendi kendilerine ne bir fayda, ne de bir zarar verebilenleri dostlar mı ediniyorsunuz?" De ki: "Hiç kör ile gören bir olur mu? Hiç karanlıklarla aydınlık bir olur mu?" Yoksa Allah'a, O'nun gibi yaratan birtakım ortaklar buldular da, bu yaratış kendilerince birbirine benzer mi göründü? De ki: "Allah, her şeyi yaratandır. O, birdir. Her şeye üstün ve kahredicidir." (Ra’d Suresi 14-16. ayetler)

Şüphesiz ki iman edip de Rablerine tevekkül edenler üzerinde o şeytanın hiçbir nüfuzu yoktur. Şeytanın nüfuzu, ancak onu dost edinenlere ve Allah'a ortak koşanlaradır. (Nahl Suresi 99 ve 100. ayetler)

De ki: "Rabbim, sadece fuhşiyatı, onun açık ve gizli olanını, günahları, haksız yere isyanı, haklarında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah'a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi yasaklamıştır". (Araf Suresi 33. ayet)

Ey insanlar! Bir misal verilmektedir, şimdi ona iyi kulak verin: Sizin Allah'ı bırakıp taptıklarınız bir araya gelseler, bir sinek bile yaratamayacaklardır. Sinek onlardan bir şey kapsa onu kurtaramazlar. İsteyen de, istenen de âcizdir. (Hac Suresi 73. ayet)

De ki: "Allah'tan başka, ilâh olduğunu sandığınız şeyleri çağırın, size yardım etsinler. Onlar, ne sizden sıkıntıyı kaldırabilirler, ne de değiştirebilirler. (İsra Suresi 56. ayet)

De ki: Ey kitap ehli! Sizinle bizim aramızda ortak olan bir söze geliniz. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâhlaştırmasın. Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: "Şahit olun biz müslümanlarız". (Al-i İmran Suresi 64. ayet)

Tuzak büyük

Vakıfta yaşadıklarımın nasıl bir kabus olduğu bu ayet-i kerimelerle anlaşılmış olsa gerek. Biraz daha yardıma ihtiyacı olanlar için açalım. Dilimiz döndüğünce, aklımız erdiğince...

Yalnızlığına çare, hastalığına derman ararken veya türlü vesilelerle bu tür grupların içine düşen insanlar var. Kendi iyiliği, insanlığın iyiliği için bir şeyler yapıldığını sanıyorlar. Oysa, tam olarak ne olduğunu bilemedikleri bir şeyden medet umuyorlar. Bu şeyin, nasıl bir şey olduğu kendilerine hiçbir zaman söylenmiyor. Yukarıda Cin Suresi’nin ayetlerini tekrar tekrar okursanız belki anlaşılır.

Medet umulan şey veya şeylerden geldiği söylenen “tebliğler” değerli bir bilgiymiş gibi hayatın kılavuzu yapılıyor. Hayat bu tebliğlere göre yaşanıyor. İyiliğe mi, kötülüğe mi hizmet ettiği, neye aracı olduğu bilinmeyen bir şey bu. Mesela bu vakıf gibi, sahte dinlerin pazarlandığı bütün yerlerde et yenilmemesi şiddetle tavsiye ediliyor. Oysa sadece et, karaciğer, yumurta gibi hayvansal besinlerde bulunan hemoglobin vücudumuzun demir ihtiyacını karşılayan en önemli kaynak. Binaları nasıl demir çubuklar ayakta tutuyorsa insanları da demir zırhları ayakta tutuyor. Bu zırh zayıflarsa insan maddi-manevi kuvvetten düşüyor. Bir şeylerin saldırısına, telkinlere, kandırılmaya, etki altına girmeye daha açık oluyor.

Semboller

Bu tür gruplarda çeşitli semboller öğretiliyor. Büyücülük yapmış Eski Mısır gibi kavimlerin veya Mu, Atlantis’in büyü sembolleri midir? Bir şeyleri çağırma sembolleri midir? Defalarca tekrarlatılan, anlamını bilmediğimiz mantralar ne anlama geliyor? Bilmeden ne tekrar edilip duruyor? Neye aracı olunuyor? Başını sallaya sallaya seminerlere katılanlar bunların hiçbirini bilmiyor. Aklına gelip de sorsa sessiz, manidar bir gülümsemeden başka bir cevap alamaz zaten. Bu sembolleri hiç kimseye göstermemek gerektiği söyleniyor. Belki ne tür bir saçmalıkla uğraştığınızı görüp de uyandıranlar olur…

Bu tür gruplarda her şeye gülümsemeye koşullandırılıyorsunuz. Mesela ayrıcalıklı grubunuzun dışındaki bir sokaktaki insan “reiki pek tekin bir şey değil” derse gülüp geçiyorsunuz. En doğrusunu vakıftaki öğretmeninizin bildiğini sanıyorsunuz çünkü. Size etli yaprak sarması ikram edenlere, et yemenin ne kadar hayati olduğunu anlatanlara da gülüp geçiyorsunuz (içinizden “Ben sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum. Et yemediğim sürece kendimi yüceltiyorum” diye geçirerek). Gülüp geçiyorsunuz gülüp geçiyorsunuz. Kendinizle ilgili, hayatla ilgili ciddi hiçbir iş yapmaksızın.

Paranız varsa son kuruşuna kadar vakfa bağışlıyorsunuz. Eşiniz varsa onunla zaman geçirmek yerine vakıfta zaman geçiriyorsunuz. Eşiniz yalvarıyor, bana da biraz zaman ayır diye. Dinlemiyorsunuz.

Seminerlerde anlatılan hayat tasvirleri, ahiret tasvirleri gerçekle olan bağlarınızı bir bir koparıyor. Başta inanmasanız da bilgisayardan, dergilerden, seminerlerden, vakıftaki herkesten aynı şeyleri duya duya kendinizi kaptırıyorsunuz. Ne amaca hizmet ettiği bilinemeyen kişilerin telkinleriyle plastik bir dünyada yaşamaya başlıyorsunuz. Kendinizi diğer insanlardan ayrıcalıklı ve üstünmüş zannediyorsunuz. Kibir doluyor her yanınız.

Robotlaşmak

İnsanlığın iyiliği için reiki, meditasyon yaptığınızı zannederken insanlıktan çıkıyorsunuz. Annenizin yüz ifadesinden neye ne kadar üzüldüğünü anlamaz oluyorsunuz. Gerçek acılara, hayattaki gerçeklere karşı duyarsızlaşıyorsunuz. Ne derlerse onu yapıyorsunuz. Ne anlama geldiğini bilmeden, daha da kötüsü, anlamını hiç merak etmeden gözü kapalı yapıyorsunuz söylenenleri. O kadar bağlanıyor basiretiniz. Bir şeyin, şeylerin, birkaç kişinin telkinlerine göre hareket eden robotlar oluyorsunuz. Bol bol gülücük atan robotlar…

Sizin kendinizi kaptırdığınız gibi bu korkunç virüsü etrafınıza da yaymaya çalışıyorsunuz. İş arkadaşlarınızı, akrabalarınızı, komşularınızı davet ediyorsunuz seminerlere. Her fırsatta reikiden meditasyondan bahsediyorsunuz. Daha çok insan sizin gibi olsun istiyorsunuz. Kandırıldığınızın kullanıldığınızın farkına varmadan başka insanların gönüllü cellatlığına soyunuyorsunuz.

Sizi doğru yolda yürümekten saptırıyorlar. Allah’a edilecek en güzel dualardan biri
“Dosdoğru giden yola ilet bizi.  (Fatiha, 6)” olsa gerek. Bu gruplar, vakıflar, sahte dinler nursuz yollara, kötü girdaplara doğru sürüklüyor sizi. Güzel bir yolda ilerlemek yerine pis bir çamurun içinde oyalanıyorsunuz. Daha kötüsü, dipsiz kuyulara düşüyorsunuz. Kılavuzunuzun kim veya ne olduğunu bilmeden yürüdüğünüz karanlık yolda dünyanın en büyük günahını işliyorsunuz; Allah’a şirk koşuyorsunuz.

Bu tuzaklara düşen herkes kurtulsun ve affedilenlerden olsun inşallah...

Şükriye Abdullah

www.iyibilgi.com özel






Sizin isminiz

Alıcının e-posta adresi



Doğrulama işlemi
2 + 4 = 


Oku Yorum


  • Reikinin tıpta ve dinlerde resmi açıklamalarla yeri yoktur  

    Diyanet işleri ve Katolik kilisesi modern insanın yalnızlığından dolayı reiki ve yoganın çıktığı hakkında ortak bir karar aldılar.Ne Müslümanlık ne de Hristiyanlık reikiyi kabul etmiyor onaylamıyor .Araştırın görün . Resmi açıklama Yaptılar. Nerden reiki tıp Fakültesinde ders olmuştur diyebiliyorsunuz . Atıp duruyorsunuz elinizde kanıt yok . Bilgisi olmayan insanları yanlış etkilemeyin.
    İnsanları kandırmayın burada. Kuzenim kardeşim tıp okuyor böyle bisi yok. Ve reikinin Saçma bisi olduğunu düşünüyorlar. Allah varken kitap varken reiki neden ?
    Reiki ne verebilir ki size . Reikiden umut beklicek kadar aciz misiniz . Allah bana dua edin vereyim diyor . Tövbe Edin kabul edeyim diyor . Allah yolundan ayrılanların başlarına kötü işler gelir arkadaşlar . Hayatta huzur bulamazsınız. Reikiyi bulaşan giren insanın başta psikolojisi bozuktur . Bunu bi çıkış olarak görür. Ama sonra yanıldığını anlar ve pişman olur . Birde o reiki enerjisini aldığınızda başınıza gelecek kötü şeyleri düşünün arkadaşlar.
    Nisa kılıç / 10 Temmuz 2015 15:43
  • Reikinin gerçekte şeytanla alakalı olması 

    Reikiyi 1 sene önce aldım . Çok yalnızdım bende o zamanlar. Ailemle sorunlar yaşıyordum .Ama aldığıma öyle pişmanımki.
    Çok kötü şeyler yaşattı bana . Hala da yaşıyorum etkisinden kurtulmak çok zor .
    Türkiyenin en iyi üniversitelerinden birinde okuyorum . Reiki aldığımdan beri derslerim bozuldu. Ne kadar çalışsamda kötü notlar alıyordum .reikinin kirli enerjisi Yüzünden evlenemedim bile.. Nişanlımla kan aldırmaya her gittiğimizde ya kanlar karıştı ya da kanlar kayboldu.
    Rüyamda şeytanı gördüm . Yaşadığım şeyin boyutunu düşünün artık. Reiki ile çakralarınız tamamen açılıyor. Bütün kötü enerjileri üstünüze çekmeye başlıyorsunuz. Açılan şeyde asla kapanmıyor. Ağırlık üstüne ağırlık gelmeye başlıyor üstünüze . En kötüsüde girdiğiniz günah . İnsanlar bilmiyorki reiki Şeytanın insanları kandırmak için Kurduğu tuzaklardan biri . Allah büyüktür!!!! Reikiyi yüceltmeye çalışmayın . Allah birdir tekdir. Gene ona döndürülücez. Dünya bir imtihan yeri . Kendinize gelin. Allah dosdoğru giden yola iletsin hepimizi
    Sevgi yılmaz / 26 Haziran 2015 22:42
  • Reikiden uzak durun !!!!!! 

    Reikinin enerji kanalının ne olduğuna hiç dikkat ettiniz mi? bu enerji kanalı varlıkların enerjisidir . ve hiç bir faydası yoktur kimseye .Bu enerjiyi alırsanız cinleri hissedersiniz. Reikinin enerjisi uğursuz kirli bir enerjidir.Hayatınızı mahveder . İnsanları kandırmak için ilahi kanal olduğunu söylüyorlar İNANMAYINN!!! Bu reikiyle uğraşan insanların tipleri değişir, çirkinleşir, allahdan uzaklaşırlar. Hem paranız hem de vaktiniz gider . Enerjiyle uğraşacaksanız bioenerjiye bakın . Reiki gibi saçmalıklara inanmayın .Ben bunu yaşayan öğrenen biri olarak söylüyoryum .
    gizem şeninan / 19 Şubat 2015 14:43
  • aynen katılıyorum 

    zamanında bende bu kurslara seminerlere saçma sapan şeylere hem zamanımı hem de paramı vermiştim sonuç ne mi oldu dersiniz az kalsın cinnet geçiriyordum gerçekten çok tehlikeli işler planlar bunlar lütfen uzak durun..!!!!!
    efsun solmaz / 16 Haziran 2014 14:58
  • Reiki bir yaşam enerjisini.... 

    Reiki gerçekten artık tip fakültelerinde eğitim konusu olmuştur...
    duygu sayar / 14 Mayıs 2014 00:52
  • İdrak edilememiş Reiki  

    Hanımefendi siz o kurslara katılmışsınız ama kursların içeriğini kavrayamamışsınız anlaşılan. Reikiyle ilgilenmeniz demek, Kur'an'ı reddetmeniz veya dinsiz olmanız demek değildir. Dinle reikinin pratikte ve teoride hiçbir benzerliği yoktur. Birine inanmak diğerini reddetmek anlamına gelmez. Reiki bir yaşam felsefesidir.
    Selin Ereğli / 13 Ocak 2014 13:32
  • Reiki ve Tıp 

    Reiki artık tıp fakültelerinde ders olarak okutulacakmış. Millet hala din mi değil mi tartışmasında..
    Aslı Aydın / 15 Kasım 2013 15:29
  • Reiki din değildir 

    Rei her yerde varolan, ki: ruhsal yaşam enerjisi anlamına gelmektedir. Sözcük anlamı, Japonca’da, “Evrensel Yaşam Enerjisi” anlamına gelmektedir. Reiki herhangi bir din yada inanç şekli değildir her inanca sahip insan tarafından kolaylıkla uygulanabilir. Mektubu yazan hanımefendi kandırıldıysa bunu tüm felsefeye mal edemez...
    Erbuğ Bayraktar / 26 Şubat 2013 10:34
  • reiki 

    Geçen bir olay aktarıldı: Birisi, Azerbaycan’dan gelen bir şifacıya gidiyor. Kendinde bir rahatlama hissediyor. Ve yakınlarını da oraya gitmeleri için teşvik ediyor. Yakınlarından bir tanesi, “Bana vahiy geliyor” demeye başlıyor. Eşi de paranoid bir krize giriyor. O aile parçalanmak üzere. İnsan ruhuyla oynanmaz. Kendin pişir, kendin ye maneviyatı olmaz. İnsanın bu dünyada bir haz kredisi var. Eğer bu haz kredisi aşılırsa, artık hiç haz alamaz hale geliyoruz.
    metin / 28 Eylül 2012 06:25
  • REİKİ DİNSİZLİK DEĞİLDİR 

    yazıyı üzülerek okudum..ne demek tuzağa düşmek anlamadım..belki bu işi fırsatçılığa çevirenler vardır yüksek meblağlar karşılığında yapanlar vardır..ama herkesi aynı kefeye koymayın..bende reiki ile ilgileniyorum..hem namazımı kılıyorum hemde kur-an ımı okuyorum..herşey ALLAHın izniyle olur..mesela hasta kişilere şifa gönderirken bizim hocamız hep besmeleyle başlar..ALLAH ın izniyle der..grubumuzda hep ayerterden surelerden bahsedilir bu tür paylaşımlar yapılır..grubumuzdaki baynların büyük bi bölümüde tesettürlü baynlardan oluşur..şifa gönderimleri ücretsiz yapılır..bu bayanın anlattıklarıyla tamamen zıt şeyler yani..o yüzden beni bu yazı hiç etkilemedi..MEDİTASYON BEDENİ RAHATLATMA ŞEKLİDİR..ve buna hepimizin ihtiyacı var içsesimizi dinleyerek motive olmanın kendimizi rahatlatmanın ne zararı varki..inanın meditasyon yapmayı öğrendikten sonra namazlarımı daha hissederk kılmaya başladım..
    elanur çetin / 22 Temmuz 2012 12:44
  • :))))) 

    Sevgili arkadaşım, Kuran derece derecedir. herkes kapasitesi ne kadarsa onu algılar. Mevlana ve diğer bazı sufiler onu en derinden anlayanlara örnektir. Reiki, insanın enerji hepsi Kuran'ın derinliklerinde zaten saklıdır.Günümüzün politik dincileri insanların bilginin en derinini anlayıp başlarında bir çobana ihtiyaç duymamalarından kortukları için dinle ve Kuran'la insaları korkutmaktadır. Bu tuzağa düşmeyin körü. körüne inanmayın. Deneyimleyin..bilin ve görün...herşey birbirle bağlantılı herşey çok derin..
    orea / 02 Temmuz 2012 23:07
  • :))) 

    :))))) bence de o tuzaktan kurtulmanız çok hayırlı olmuş. 3 yıldır reikiyle ilgilenen ve 2. aşamaya geçmiş birisi olarak yazınızı hayretle ve ibretle okudum. 3 yılda yalnızca 2 kez bir yere gidip aldığım ve bireysel uyguladığım, sevgiyi ve sükuneti topkı bir mutasavvıf edasıyla hayatı kabullenmeyi öğreten bir süreç için neler de yapmış insanlar yahu :)) yalnız kuran-ı kerim'i bu kadar hızlı sindiren özünüz ve ayet-i kerimeleri ezbere alan yüksek kapasiteniz kısmi felce uğramış sanırım o süreçte... o kadar da saf olamazsınız yahu... pes !
    burcu / 03 Haziran 2012 17:48
  • Reiki islam 

    Ben usui ve kundalini reikiyi kullanıyorum. Bunun dışında kuranı da okudum ve okuyorum. Emredildiği gibi yavaş yavaş, anlaya anlaya okuyorum... Bence arkadaşım sen de bir daha oku ve reikinin gerçekten ne olduğunu iyice bir araştır. İslamla ve Allahla arasındaki ilişkiyi belki ve inşallah anlarsın bir gün.
    Bilge K / 23 Şubat 2012 15:36
  • BAŞLIK 

    Başlık'ta cidden sıkıntı var. Bence de çok sert olmuş. "Türk Hanımı'nı çukura atmışlar" der gibi:)
    Ben olsam biri reiki yapmayı denemiş. şimdi çok pişman der geçerdim:)
    tijen odabaş / 13 Şubat 2012 20:19
  • REİKİ VE DUA ŞEYTAN İŞİMİ? KOMİK OLMAYIN: 

    GÜZEL KARDEŞİM...ÖNCELİKLE REİKİMASTER SIFATINA YAPMIŞ OLDUĞUN SAYGISIZLIKTAN ÖTÜRÜ SENİ AFFEDİYORUM.REİKİ BUGÜN HEMEN HEMEN TÜM DÜNYA HASTANELERİNDE TIPLA BERABER ÇALIŞAN BİR ŞİFA TEKNİĞİDİR..BAZI HASTALIKLAR VE PROBLEMLERDE DE ELLERİMİZİ HAVAYA KALDIRIP DUA EDİP KİMDEN YARDIM DİLİYORUZ..ŞEYTANDANMI? BU LAF OYUNLARINI SONLANDIRIP, SENDE YÜCE YARADANIMIZLA BÜTÜNLEŞ,ONUN YARATTIĞI İLK GÜZELLİKLERİ: HAYVANLARI, BİTKİLERİ, DOĞAYI İŞKENCEDEN KURTARMAYA ÇALIŞ,FAYDALI OL,POZİTİF ENERJİ YARAT,YARATKİ...YÜCE ALLAH,SORGULAMAYA ÇEKTİĞİ ZAMAN..FAYDALI OLAN REİKİ YE İFTİRALAR ATTIM DEME..VAR OLAN TÜM CANLILAR İÇİN BİR FAYDA SAĞLA..DAHA ÇOK ZARARLI OLMA....
    semra pekcan / 20 Ocak 2012 02:52
  • reiki islamda haramdır uzak durun neler yaşadım 

    Herkese selamlar
    bundan birkaç sene evvel bir sürü ailevi maddi psikolojik problemlerim vardı üniversiteyi bitirmiş zar zor master yapmaya çalışıyordum..Kardeşimin sınıf arkadaşı olan bir hanım bana reiki inisiasyonu yaptı, güya beni reikiye uyumladı.Herşeye iyi geleceğini söyledi.Bazı şeyler öğretti, dini bilgim çok az oldugu için kolayca kandım. Durumum daha da kötüleşti.Gözüm kapaı iken bile tanımadıgım insanların yüzlerini görmeye başladım.Olaylar insanlar bilmediğim yerleri görüyordum.Uyku haram olmuştu, başıma öyle işler geldi ki inanın buraya yazılmaz roman olur öyle kötü...

    Sonradan dualara meylettim, namaz kılmaya başladım şükür içim rahat.Her işimi vakıa suresi yasin suresi okuyup hacet namazı kılarak allaha meyledip yardım dileyerek hallediyorum.İster inan ve ister inanma.

    Ben vakti zamanında reiki gruplarının mail zincirlerine üye idim, reiki işleriyle ilgilenenlerin başlarına gelenleri de (allah beterinden saklasın) yine kendi açtıkları mail gruplarında öğrendim, hele ileri seviyeleri alıp çıldırma noktasına gelen sesler duymaya başlayan, halusinasyonlar görenlerin hikayelerini bizzat okudum.

    Bunlar İNSANI ALLAHTAN ÖYLE UZAKLAŞTIRIR Kİ, imanınınızdan olur şeytandan yardım dilediğinizi unutursunuz.
    Bir kere bu sistemler, ne sorunun olursa onun için reikiyi çağırmanı, reikiden yardım ummanı emrediyor fakat fatiha suresini okursanız yalnız kime kulluk edip yalnız kimden yardım dileneceğini hatırlar ve anlarsınız. eğer ben müslümanım diyorsan ahiretin ve dünyan için bu işten vazgeç güzel kardeşim..Şifayı allah verir, haşa insan ne ki kim ki şifa gönderecek veya senin iyileşmene vesile olacak.Şifa ayetleri var, onları okursun.Nutfeden yaratılmış, hergün afedersiniz tuvalete giden birileri size şifa veremez.O kadar şifa verebiliyorlarsa kendilerinin sulanmıs beynini düzeltsinler.

    Reiki dünyanın en kötü şeylerinden biridir.Bu işin masterı olmuş kişiler, imanları zayıf ve musallat kapmış oldukları için reikiyi savunurlar sen onlara kanma kardeşim..
    Peygamberin ashab-ı kiram sahabeler reiki yapıyor muydu?
    hayırsa sen de uzak dur
    Deniz / 08 Ocak 2012 04:53
  •  

    Öncelikle amacımın yazıya karşı durmak değil, bu yazıyı ve yorumları okuyanların, farklı bir bakış açısının da olduğunu göstermek olduğunu belirtmek isterim.
    Yorum yazan birkaç kişiye katılmaktayım, yazıyı yazan bayanın yanlış kişilerle karşılaştığını düşünüyorum. Çünkü ben de reiki ile ilgileniyorum, bu tarz olaylarla hiç karşılaşmadım.
    Reikinin Allah'a şirk koşulması olarak tabir edilmesini yanlış buluyorum. Çünkü benim için reiki yapmak ve doktora gidip yazdığı ilaçları kullanmak arasında hiçbir fark yok(genel anlamda). İkisi de sadece bir araç, kendinizi iyileştirmeniz için. Biri ruhunuza dokunuyor, diğeri sadece bedeninize. İşte insanları asıl korkutanın da bu olduğunu düşünüyorum. İnsanlar görmediği ve bilmediği konulardan korkuyorlar, araştırmak yerine. Araştırırsınız, kafanıza ve en önemlisi kalbinize uymuyorsa ilgilenmezsiniz, bu size kalmış, buna da kimse karışamaz. Ama araştırmayıp kulaktan dolma bilgilerle bir yola çıkarsanız, o yol pek sağlam olmayabilir. Eğer aklımız ve kalbimiz varsa, bunları kullanmayı bilmeliyiz diye düşünüyorum. Bir alıntıyla yorumumu tamamlamak istiyorum:

    Köyün birinde cuma namazı kılınırken bir köylü camiye gelerek köyü sel basmak üzere olduğunu söyler. Tüm cemaat camiyi boşaltır. İçeride sadece imam kalır. İmama gelmesini söylemişler fakat imam onlara Allah'ın kendisine yardım edeceğini söyleyip camiden çıkmamış. Camiyi yavaş yavaş sel basmaktadır. İmam minareye çıkar. Köylüler kayıkla gelir kendisini kurtarmak için fakat o gelmez. Daha sonra tekneyle gelirler imam yine Allah bana yardım etmek isterler fakat teklifi geri çevirir. Köylüler helikopterle gelirler fakat bizim imam yine de binmez. Sonra imam boğularak ölür. Cennet kapısındaki melek:
    - Buyurun efendim içerde köşkünüz hazır, der. İmam:
    - Ben Allah'a kırgınım, bana yardım etmedi, der.
    Yukardan bir ses:
    - Bir kayık, bir tekne, bir de helikopter gönderdik ya.

    Not:Unutmayın, bakışınızı değiştirdiğinizde, gördüğünüz şey de değişir.
    MYılmaz / 24 Kasım 2011 17:25
  • Öztürk 

    yukarıdaki mesajdan alıntıdır...."Ha derseniz Allah korkusu olmadan yaşanır mı? yaşanırsa psikopat bir dünya ortaya çıkar. Sevgiyle yoğrulmuş bir Yaradan düşleyenler ..." Yoruma gerek varmı
    Nurdan / 19 Mayıs 2011 09:17
  • aydınlanamıyorlar 

    reikinin ne olduğunu anlayana kadar maalesef çok geç olucak insanoğlu aydınlanmamakta ve sevgi şifa dağıtmamakta kararlı...ego kurbanı olmakta diretiyorlar.....evet hakeden zamanı gelince zaten reiki ile tanışıyor......
    leyla yaman / 14 Aralık 2010 22:12
  • bravooo 

    reikinin elverme olduğunu maallesef bilmiyorlar....Allah onlarada bu dönüm noktasını nasip eyler inşallah...hakedene.....
    şengül duman / 28 Eylül 2010 23:12
  • REİKİ=ELVERME 

    SİZİN GİBİ CAHİL, DİNİ SUİSTİMAL EDEN İNSANLARA ŞAŞIRIYORUM.BÜTÜN AİLEM REİKİ İLE İLGİLENİYOR DİYORSUN.BİRDE SAÇMALIYOSUN.TANRI=? ALLAH=? YARADAN=? RABBİM=? LÜTFEN KELİME OYUNU OYNAMAYIN...ELVERMENİN NE OLDUĞUNU ÖĞREN YÜZYILLAR ÖNCESİNE BAK SOR... KEŞKE HERKES, BİZLER KADAR VAR OLAN TÜM CANLILARA SAYGI DUYUP İYİ DAVRANSA..KEŞKE HERKES BİZİM KADAR YÜCE YARADAN ALLAHI HER AN HATIRLASA, BİZLERE BAHŞETMİŞ OLDUĞU BU GÜZEL DÜNYAYI HEP KORUMAYA ŞİFALANDIRMAYA ÇALIŞSA....
    sevinç saydır / 05 Ağustos 2010 21:23
  • ALLAH DEMEKTEN KORKMAYINIZ 

    reiki kitaplarında ve reikici arkadaşlar niye allah demiyorda tanrı diyorlar.bazı toplumlar tanrı olarak putlara taptılar,bazıları güneşe,bazıları ise altından buzağıya.sizin inandığınız tanrı ne? inanıyorsanız allah diyin.çünkü tek tanrı allahtır.
    hiçbir türkçe reiki kitabında allah denmiyor dikkatinizi çekmek istedim :)
    CAGON CAGON / 22 Temmuz 2010 14:35
  • bende biliyorum 

    bir ara bende reikiye gittim ve ne olduğunu çok iyi biliryorum çünkü bütün ailem reikiyle ilgileniyor.yazdığınız yazı çok güzel ve her harfine katılıyorum.REİKİ veya KRYON gibi şeylere inanan çok insan var ama hiçbiri düştüğü tuzağın farkında değil.reiki hocaları (master) dedikleri kişilerin kesinlikle ağzından allah kelimesi duymazsınız ve çok zorlarsanız belki çıkabilir. kesinlikle hiçbiri ALLAH'IN kitabı kuran-ı kerimden bir ayet okumazlar.sadece tanrı diye bahsederler.ALLAH'a inanan insan bilirki size allahtan başka kimseeee yardım edemez.bunun aksini söyleyen zateen çoktan şeytanın kucağında oturuyor demektir.
    BENDE YILLARCA REİKİ ALEMİNE DALDIM AMA ALLAHA BİN ŞÜKÜR Kİ KURTULDUM!!!
    cagon cagon / 22 Temmuz 2010 14:30
  • Sayın Şükriye Abdullah'a cevaben 

    Kutsal kitap "Oku" diye başlar,bu "Oku" emri insanoğluna bahşedilen akıl-mantık-şuur üçgenini kurabilmesi ve bu yeteneklerinden yararlanarak kendine ve insanlığa zararlı etki-tepkilerde bulunmamasıdır,kutsal kitaplar bilgi kitaplarıdır,bilinen ilk tek Tanrı lı kitapTevrat,ardından İncil ve onları tamamlayan Kur'an insanoğlunu bilgilendirmek için indirilmiştir elbet,bunları okuduktan sonra kişide açlık başlar,daha çok bilgi alma ,bime ,öğrenme açlığı,çünkü şifrelenmiş olan bu kitaplar ancak kişilerin bilgiyi alma seviyesine göredi çözemewdiğiniz yerde bilgiyi aramaya başlıyorsunuz ,bu dediğiniz yer olabilir,başka bilgi yerleri olabilir ama siz gereken ,yani ihtiyaç duyduğunuz bilgiyi alıp tebessümle ayrılırsınız verilen 100 bilginin 10 u yeterli ise sorularınıza cevap vermişse 90 ını araya giren parazitler olarak vasıflandırır sessizce ayrılabilirsiniz,ama her halükarda paylaşıp bunları yapamayanları uyarmanız da insani açıdan teşekkürle karşılanmalı,herşeyden önce okuma yazma öğrenip her bilgiyi alıp zihin süzgecinden geçirip doğru ve yanlışı ayırmak her yaratılmış olanın görevi ve mecburiyetidir.
    Hasane Yıldırım / 26 Haziran 2010 14:27
  • REİKİ =YARADANLA BÜTÜNLEŞMEKTİR 

    CAHİL İNSAN KEŞKE SENDE YARADANINLA BİZİM KADAR BÜTÜNLEŞEBİLSENDE FARKINDALIĞIN ARTSA... O SEMBOLLER BAHANE ÖNEMLİ OLAN YÜREĞİNDEKİ YAKLAŞIM....REİKİNİN DİNİ BİR ÖĞRETİ OLMADIĞINI NE YAZIK ÖĞRENEMEMİŞŞİN...
    sevinç saydır / 26 Aralık 2009 00:26
  • Karalama 

    Reikiye başladığım ilk dönemde aldığım şeyin ne olduğunu derin şekilde araştırmıştım. Reiki hakkında olumsuz şeyler söyleyen 2 haber kaynağına rastlamıştım. Birisi buydu. Diğeri de şimdi anımsayamadığım ama yine böyle birisinin yazısıydı.

    Okuduğum yüzlerce yorumun, dinlediğim onca insanın içinde sadece 2 olumsuz yorum. Her ikisi de umutsuzca yazılmış karalama yazıları.

    Lütfen komik olmayın
    Alper ÜNVER / 14 Aralık 2009 21:13
  • Sorun gittiğiniz dernekte 

    Sizin için açıkçası üzüldüm bahsettiğiniz derneği biliyorum bir defa gittim ve dehşete düştüm insanları kaosa sürükleyen bir yapı giden herkeze çartpık bilgiler veriliyor keşke reiki ile tanışmanız bu konuda ehil ve tam bilgili kişiler tarafından olsaydı yada bu konu hakkında gerçekten araştırma yapıp biraz kitap okumuş olsaydınız o zaman içine düştüğünüz durumu ve orada yapılan ve anlarılanların reiki olmadığını ilk anda fark edebilirdiniz ve bu konuda bilgil birilerinden eğitim alabilirdiniz.
    köpük / 02 Temmuz 2009 22:51
  • Yaklasim 

    Cok takip edilen medyada bulamadigimiz haberler ve ilginc analizler icin takip ettigim iyibilginin bu yazi ile maalesef inandiriciligina büyük bir darbe yedigini düsünüyorum. Reiki ile ugrasmamis bir kisi olmama ragmen yazidaki tarafli ve yanlis yaklasimi farketmem zor olmadi. Acikca bir karalama yazisi olan yukaridaki yazinin böyle bir sitede yer bulamamasi gerekir.Iyibilgi editörlerinden bu yaziyla baglantili olarak Reiki konusunda yapilmis calismalari ve hatta tiptaki deneme asamasindaki destekleyici tedavi calismalarini iceren bir makaleyi yayinlamalarini bekliyorum.
    mustafa kara / 20 Haziran 2009 16:11
  • insan kullanma sanatkarlığı 

    gün geçmiyor ki onlara her durumda masum görünerek insanları güle güle kullanan, bir oluşumla daha karşılaşmayalım.

    ellerinde hiçbir delil,bilgi olmadan ahiret tasvirleri vs yapanların. başkalarının kendileri hakkında bilmeden atıp tutmalarına içerlememeleri gerekir.
    fatih / 01 Mayıs 2009 19:48
  • Seytan bunun neresinde..??? 

    Görüyorumki insanlar, reiki egitimi almadan hatta reikiyle ilgili hicbir bilgi edinmeden halen yorumlara devam ediyorlar.. Zaten bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak en büyük hastaliklarimizdan birisi.. Neyse Reikinin seytan isi yada sirk oldugunu iddia edenler. Su reikinin 5 prensibini bir okusun bakalim;
    Bugün için;
    1-Öfkelenme..
    2-Endişelenme..
    3-Kazandiklarina şükret..
    4-Ekmegini dürüst yollardan kazan..
    5-Yaratılanlara sevgiyle davran.
    Evet simdi soruyorum;
    Seytan acaba insanlara bunlarimi yaptirmaya calisiyor yoksa vesvese verip dogru yoldan vazgecirmeyemi calisiyor??? Bunlarin nesi dine ters ve neresi sirk. Hem herkes bunlarin birisini dahi yapabilse dünya ne kadar degisik olur farkedemiyormusunuz?? Ha birde yazilmis reiki yapacaginiza Fatiha okuyun diye ya ne alakasi varr??? Benim dinim inancim ayri reiki calismalarim ayri ben namazimida kilarim reikiyide uygularim neden hepsini birbirine karistiriyorsunuz hem diyormuyuzki (hasa!) Allahi unutun reiki yapin diye kesinlikle yok böyle birsey... Hem önceki mesajimda anlatmaya calistimki;
    Reiki, Kuran ilmini anlamamda bana fazlasiyla yardimci olmustur.. Yani kisaca diyorumki;
    Reiki (yada ismine ne derseniz diyin) kesinlikle seytani degil aksine MELEKI bir etkidir. Egerki yaniliyorsam ve bana aksini ispatlayan olursa herkestende özür dilemeye hazirim.. Yine söylüyorum bir konu hakkinda kulaktan dolma bilgiyle yazi yazmayin önce okuyup arastirin ondan sonra yorum yapin özelliklede dini konularda.. Herkese selam ve saygiyla... osman yüksel
    Osman yüksel / 09 Nisan 2009 02:19
  • Reiki nedir? 

    Bu hanım reiki şirktir diyor ama bende nette biraz araştırdım ve Amerikali bir hücre biyolojisi ve biyofizik doktorunun bu konudaki yazisini okudum. Yazisi uzun buraya koyamam ama isteyenler araştirsin adi James Oschman. Şöyle diyor Oscman," Reiki ve elle şifa vermeye dayalı diğer enerji tıbbı türleri de, tedavi için şifacının elinden akan ve bilimsel olarak ölçümlenebilen, enerji alanlarını kullanmaktadırlar." Bir sürü bilimsel deneyden falan söz etmiş. Bu reiki Bati'da hastanelerde de uygulaniyormus. Anlamadim bu dini birseyse hastanede, bilimle falan ne ilgisi var, uzerinde adamlar ciddi ciddi testler falan yapmışlar Superconducting Quantum Interference Device denen bir cihazla. bilim gercekten bu konuyu araştiriyorsa ya birileri bu hanımı kandirdi yada kendisinin başka bir amacı var. Bu konuyu araştıracagim.
    Simge / 03 Nisan 2009 22:35
  • Zihin çarpıtma oyunları bunlar 

    Aşağıdaki bazı yorumlarda çok çalışılmış sözleri yan yana getirerek insanların kafasını karıştırmaya çalışıyorsunuz.

    Hastaya Fatiha suresi okunur. Allah'a dua edilir, hasta için Allah'ın yardımı dilenir. Bu, reiki denen şirk ile hiç alakası olmayan bir şeydir.

    Çünkü Fatiha suresinin anlamı şöyledir:

    1. Rahmn (ve) rahm (olan) Allah'ın adıyla.

    2. Hamd (övme ve övülme), lemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.

    3. O, rahmndır ve rahmdir.

    4. Ceza gününün mlikidir.

    5. (Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız.

    6. Bize doğru yolu göster.

    7. Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil!

    Bu hanım arkadaşımız kendini reiki tuzağından kurtararak hayatını kurtarmış. Baksanıza, reiki tuzağını kuranlar aşağıdaki yorumlarda bile mevcut.

    Reikinin en temel kötülüğü ve şirk olarak adlandırılmasına sebep olan şey: Allah'tan başka bir "şeyden" yardım istemek. Bu şeyin ne olduğu tam ismiyle söylenirse tuzağa düşen herkes kabustan uyanıp kendini kurtarmaya çalışacaktır.

    Allah bütün kardeşlerimizi bütün tuzaklardan, bütün kötülüklerden korusun, inşallah!
    Kerem / 31 Mart 2009 09:57
  • reiki 

    Korkarım siz kendinizi reiki tuzağından kendinizi kurtarıp dinin tuzağına düşmüşşünüz
    ahmet doğan / 30 Mart 2009 23:23
  • Kristal Betimlemeler 

    Hernekadar Reiki, Dinimizdeki Rukye ile benzerlik gösteriyor gibi görünüyor olsada tesirlerinin kaynağını peygamber efendimiz döneminde yaşanan bir olayla kolayca ayırdedebiliriz.

    Hrice b. Es-Salt, amcasından rivayet ettiğine göre: O (Hricenin amcası) bir kavme uğradı. Kavimdekiler onun yanına gelip;
    Şüphesiz sen ozat (Hz. Peygamber)’ın yanından bir şey getirmişsindir, bizim için şu adama rukye yap, dediler ve kendisine iplerle bağlı bir adam getirdiler.Hricenin amcası sabahlı akşamlı üç gün adama Ftiha sresini okudu. Sreyi her bitirişinde tükürüğünü biriktiriyor sonrada tükürüyordu. Adam sanki kösteğinden kurtulmuş gibi oldu, (iyileşti) (Delinin arkadaşları) rukye yapan zata (ücret olarak) bir şey verdiler. Adam, Reslullah (s.a.)’a gelip durumu haber verdi.
    Efendimiz (s.a.)
    “Ye, ömrüne yemin ederim ki, kimileri btıl bir rukye ile yerler, sen ise hak bir rukye ile yersin.” buyurdu. (Ebu Davud, cilt 12 s.496 rivayet 3420 Şamil
    Yayınevi 1991; Ahmet b. Hanbel V. 221)

    Mevzunun islami anlamdaki mahiyetinin çarpık çıkarımlara yol açması da, aslında bu olayda efendimizin işaret ettiği noktada ortaya çıkıyor, Eğer"İslam" bugünkü gibi yapıldığı üzere, fıkhın ve izahın merkezine faydayı oturtuyor olsaydı, hak ve batıl olan faydayı nasıl ayrıştıracaktı? asıl eğilinmesi gereken nokta bu...

    Peki sevgi ve şifa dolu bu vahdeti vücut felsefesi ve tanrısal enerji denen şey müslümanlar için yeni mi? yeni olur mu yav dinleri neyi düzeltmek için geldi? :)

    Bkz.
    bi Dostun ilk mesajda yazdığı hadis,
    Nisa suresi 117.ayet,
    Kryon Nötr aşısı ve kanallık ettiği enerjinin cinsiyeti
    Baha Bey / 29 Mart 2009 02:34
  •  

    orfeus, takken düştü kelin göründü. sen ve arkadaşların artık bizi kandıramayacaksınız.
    Allah'tan yardım istemek için aracıya ihtiyaç yoktur. üç harfli aracılara hiç ihtiyaç yoktur.
    neo / 28 Mart 2009 10:15
  • Cahilce ve bilgisizliğin getirdiği korkuyla yazılmış... 

    Reiki'nin aslında ne olduğunu kavrayamamış ve şirk koşmak olarak görmüş. Acaba hayatında hiç Reiki'yi kullandı mı? Birisine Reiki (Tanrısal Enerji) vermeden önce söylenen sözleri hiç duymuş mu acaba? Tamamen bir kanal olmak istediğinden ve Allah'a onun enerjisine aracı olmak istediğinden tabiri caizse O'nun büyük enerjisine yalnızca bir musluk görevi görmek istediğinden bahsetmiş mi acaba? Yıllardır Reiki'yle uğraşmaktayım ve her günüm her dakikam özellikle de Reiki ile Allah'a dua etmek evrene O'nun şifasını dilemekle geçiyor. Lütfen arkadaşlar siz siz olun bilmediğiniz bir konu hakkında atıp tutulma ihtimalini görün. Merak ediyorsanız en azından bir kitap alın ve okuyun ve bu cahilin ne büyük hata yaptığını asıl o zaman görün. Saygılarımla...
    Orpheus / 27 Mart 2009 00:27
  • reiki yerine sirkeli su tedavisi  

    Aşağıda yorum yazan bazı arkadaşların derin uykularından uyanmaları için ne gerekiyor acaba? sevgiyi hissetmek için neden sembollere, kaynağı belirsiz ithal öğretilere ihtiyaç duyuyorsunuz? reikide semboller başkalarından saklanıyor, neden? sirkeli su tedavisi de birçok hastalık için çok faydalı ama suya ne kadar sirke katılacağı gizli değil mesela?
    reikide ne ile alışverişte bulunulduğunu hala anlayamadınız mı?
    ikinci dost / 25 Mart 2009 09:38
  • başlık değişmedi? 

    Reiki'nin aslında ne olduğu konusunda aydınlatıcı bilgiler geldi ama ne hikmetse haberin başlığı hala değişmedi. Bilinçli bir site yönetimi başlığa çeki düzen vermeli.
    murat turan / 23 Mart 2009 13:24
  • reiki mi dediniz.... 

    insan önce yaşadığı hayatın farkında olmalı, hanım kızımız öyle şeyler anlatmışki sanki o vakfa gidip gelinceye kadar kendisi değilmiş ve islamiyet ve kuran hayatında yokmuş gibi, sonra birden ne olduysa çark etmiş aman Allah'ım Kuran var din var islamiyet var.

    reikide semboller var evet, fakat o kadar süre gidip aşamaları aldığında bu sembollerin anlamını nasıl öğrenmemiş bu sevgili kardeşimiz acaba. Ben birinci sembolün anlamını yazayım "Güç buraya, Yaradanın, evrenin gucunu buraya yonelt anlamını taşır" burada yaradana şirk koşma yoktur tam tersi onunla bütünleşme vardır. Yani BATIN ile ZAHİRi farketme olayı. Bu bayan arkadaş sanırım olayın özünü hiç bir zaman kavrayamamış üzüldüm, birde sadece muhalif olmak yada kötülemek için bunu yapmış olabilir. islamiyet kendi içinde tasavvufa uygun bir dindir. bağnaz düşünce yapıları bunu sürekli olarak kaldırıp tamamen sistemin istediği teslimiyetçi, sorgulamayan bir toplum istemekte ve güzel şeyleri örtbas etmektedir. Yoksa çarkları dönmeyecektir...

    Bir öneri; tüm dostlarımdan Mevlana ve Şems'i Tebrizi'nin yaşamlarını ve ilişkilerini okusunlar. bugün tüm islam aleminin yüceleştirdiği Mevlana'yı yaşadığı dönemdeki insanlar nasıl karşılamışlar..

    ne dersiniz farkında olmak için bilmek gerek değli mi? korkularıyla yüzleşmeyen toplumlar ve kişiler ne yazık ki kaybolup gidiyorlar. İslamiyet aslında sevgidir sevgi dinidir. Korku yoktur, olamazda... Ha derseniz Allah korkusu olmadan yaşanır mı? yaşanırsa psikopat bir dünya ortaya çıkar. Sevgiyle yoğrulmuş bir Yaradan düşleyenler ve yaşayanlar dünyayı daha da güzelleştireceklerdir.
    murat tali (murattaligmailcom) / 22 Mart 2009 01:55
  • yardım almak bir yere kadar... 

    Hanımefendi'nin yaşadığı bu süreci ne kadar zamana sığdırdığını bilmek aydınlatıcı olurdu. Ancak algılanabildiği kadarıyla "yıllarca" sürmediği izlenimini edindim. Olumlu ya da olumsuz yorum eklemeden sadece kişinin seçim hakkının kutsal olduğunu hatırlatmak, ancak farklı seçimlerde bulunan hepsi "eşdeğer" tüm insanları da yargılamadan kabullenmek, "sevmek", sevemeyenler için de saygı göstermek daha doğru olmayacak mıdır? Lütfen kategorize etmeyelim, önyargıyla dışlamayalım. Becerebiliyorsak önce kendimizi olabildiğince donatalım, "Bu böyledir" denilen herşeyi dinleyelim sonuçta sadece "seçelim".
    Süha Soysev / 17 Mart 2009 11:36
  • Aciklasin 

    Bence bu bayan hangi derneklere gittigini burada aciklamak zorunda dogru söyledigini nerden bilelim hadi sirf reiki yada diger konulari halkin gözünden düsürmek icin bu yazilari yazdiysa kim bilebilirki.? Belkide cok fazla dizi seyreden biri oldugu icin bu senaryolari rahatlikla üretebiliyordur..???
    Hadi demirel / 15 Mart 2009 21:12
  • EKSIK BILGI...!!! 

    Bu yorumu yapan hanim, cok seyi birbirine karistirmis... Sadece ayet meali okumak yeterli degildir. Onlari hakkiyla anlamak icin yeterli ilmide edinmeliyiz.Örnek: Hadisleri ve islam alimlerinin kitaplarinida okumaliyiz cünkü bunlar kurani dogru! anlamak icin kilavuzumuzdur. Belki böyleliklede Allahi, bulutlarin üstünde oturan bir tanriymis gibi görmenin en büyük sirk oldugunuda anlayabiliriz... Reikiye gelince; Reiki, cok önceden beri uygulanan el basma yöntemiyle sifa verme teknigidir. Zamaninda Islam alimleri-evliyalar tarafindanda uygulanmistir belki onlar baska bir isimle yada bir ilim olarak uygulamislardir ama sistem aynidir.. Yani Allahtan gelen bir rahmettir.. Bu konuda dikkat edilmesi gereken; Hassas bir konudur ve ehli olmayan yada artniyetli kisilerin elinde suistimal edilebilecegidir.. Sanirim bu haniminda bunu sirk olarak görmesi bu suistimal sonucu gelismis bir duygudur. Yoksa aslinda Reiki insani kendini bilmeye ve dolayisiylada Rabbini bilmeye götüren yollardan biridir. Velhasil kelam bendeki etkisi de aynen böyle olmustur. Hatta bu hanimin Kuranla tanismasida dolayli olarak reiki sayesinde olmus gibi görünmektedir. Yani sonuc hayirli olmustur!! Her ne kadar reikiye haksizlik etmis olsada. Özet olarak; reiki, dogru! kisilerden ögrenilmelidir ve genel bir kural " Her ne ögreniyorsak ögrenelim, mutlaka ilmiyle ve tam olarak ögrenelim, yüzeysel bilgilerle yorum yapmaktan kacinalim. Yoksa yarin tükürdügümüzü yalamak zorunda kalabiliriz... Sevgiler...
    Osman yüksel / 15 Mart 2009 21:03
  • karanlık adamların karanlık işleri bunlar 

    küçük yaşlardan itibaren çocuklara perili, sihirli büyülü diziler hazırlanıyor. bunları hazırlatan karanlık adamlar büyükleri uyutan meditasyon, reiki gibi masalları da yazıyor olmasın?
    Hakkı B / 15 Mart 2009 16:43
  • Enerji tektir 

    Evrensel enerji Tektir. O'nun la bağlantılıdır. Reiki bir anlamda İslamda Rukye'ye benzer. Bu kadının bulaştığı derneğin Reikiyle bağlantısı olamaz, verilen örneklerin bazılarının bu enerji tekniğiyle uzaktan yakından ilgisi yok. Yorum yapmadan önce kaynak araştırması yapılmalıydı. Müslümanlar arasında bu işi Allah rızası için yapanlar yokmudur yani. Enerjinin Allahtan geldiğini bileceksin, yardığım ettiğin insanada bunu açık ve seçik belirteceksin. Reiki bir tedavi tekniğidir. Yogayla, meditasyonla alakası yoktur. Bir inanç sistemi değil, bir tekniktir. Vücuttaki akupunktural noktalara dokunmayla ilintili bir tekniktir. Kişi ilk önce kendini bilecek şifanın Yüce yaradandan geldiğini bilecek. Biz kendimizi yanlızca et ve kemik mi sanarız. Birde enerji boyutumuz vardır. Ülkemizdeki yoga, meditasyon şarlatanlarına kendimizi kaptırmadan araştırabileceğimiz bir sürü kaynak yokmu ülkemizde. Herşeyin en doğrunusu Yüce Mevla bilir.
    Nihat Bereket / 13 Mart 2009 13:46
  •  

    Benim bir akrabam da ağır hastalığına iyi geleceği düşüncesiyle başladı bu işlere. Neyin içinde olduğunun, neden medet umduğunun farkında değil. Bu yazı ile inşallah böyle iyi niyetli olup da uyuyan insanlara ulaşırsınız.
    Bir arkadaşımın eski eşi ise maalesef kendini fena kaptırdı. Tam olarak bu karanlık insanların kuklası haline geldi. hiç kimseyi dinlemiyor. Meditasyon yapmaya yeşillik yerlerde lüks otellere gidiyorlar. hafta sonu kalıyorlar. farkındalık lafı ağızlarına sakız olmuş ama kötülerin elinde en büyük körlüklerini yaşıyorlar. inşallah kurtulurlar...
    Sezen / 12 Mart 2009 21:34
  • amacından sapanlar 

    Habere konu olan kadın bana göre her dinin sapkınları olduğu gibi Reiki yi kendilerine siper ederek farklı amaçlar doğrultusunda çıkar sağlayan kişilerin eline düşmüş olabilir. Aşağıdaki alıntıyı değerlendirip, Reiki nin aslında ne demek olduğunu araştırıp değerli sayfalaranıza eklerseniz daha aydınlatıcı olur kanaatindeyim.

    “Enel Hak” ve “Reiki”
    “Enel Hak”, evrenin birliğini ve hakikati vurguluyor. Bunu söylediği için, ölümle cezalandırılan Hallac-ı Mansur’un düşünceleri “insan-tanrı- evren” konularını içeren ; gerçek olan, var olan,”Bir”dir. “Çokluk” bir görüştür. “Bir’in değişik biçim ve nitelikte yansımasıdır. Bu “Bir” de Tanrı’dır. Ancak, evren ve insan bu “Bir’in dışında değil, içindedir, onunla özdeştir. Bu nedenle insanın “Enel Hak” demesi doğrudur, gereklidir. İnsan konuşan, dolaşan, düşünen, sevinen, gülen, üzülen, öfkelenen bir Tanrının bir parçasıdır... Tanrının bütün nitelikleri insanda, insanın bütün özellikleri Tanrı’da, evrende bir birlik, bütünlük içindedir. Ölüm gerçek değildir, bir değişmedir, bir görünüştür. Bundan dolayı kişinin ölümü yaşamında, yaşamı da ölümündedir…

    “Reiki”de isebir kanal olmaktan öteyiz, hepimiz Reiki’yiz, bizler “Evrensel Yaşam Enerjisiyiz”… Ve bu muhteşem enerjiyi bize bahşeden “tanrı içimizdedir” . 17 Mayıs 1975 yılında The Times gazetesinde San Mateo, California’da Bayan Takata ile bir röportajı yayınlanmışve Bayan Takata röportaja söyle başlamıştır,“ Burada bizi çevreleyen büyük bir mekan vardır, yani evren. Bunun içinde sonsuz ve muazzam bir enerji potansiyeli mevcuttur. Bu evrenseldir ve Bunun aslı “Yarandandır” demiştir. Bayan Takata yine aynı röportajda Japonya’da tedavisi sırasında Dr. Chujiro Hayashi’nin kendisine reikiyle ilgili, “Benim bildiğim tek şey, senin teması ile her hissettiğinde benim o büyük evrensel yaşam enerjisine ulaşmıl olduğum ve bu enerjinin benim aracılığımla sana aktığıdır. Bunlar (ellerini kaldırarak göstermiş) elektrotlardır. Bu güç senin tüm sisteminde bir yeniden canlandırma süreci başlatmakta ve dengeyi oluşturmaktadır”,dediğini aktarmıştır.
    Burada iki Üstadında anlattıkları Hallac-ı Mansur’un söyledikleriyle özünde aynıdır, bu Reiki’nin özünde tasavvuftaki “Ben Tanrıyım” sözü ile örtüştüğünü göstermektedir.
    Bayan Takata röportajı şöyle bitirmiştir, “Bütün bunlar hakkında güvenerek konuşmaktayım, ancak bilmenizi isterim ki, Ben…Ben olarak konuşmamaktayım. Konuşuyorum, çünkü bu Tanrı’nın gücü. Bu gücü elimize veren o’dur…Kim Tanrı’dan şüphe edebilir”.

    EDİTÖR'den: Yorumunuzu olduğu gibi yayınlıyoruz. Ancak sanırız anlaşmazlık konusu bu değil. İslam tasavufu ve Allah üzerinden verdiğiniz benzeşmeler temel soruyu ortadan kaldırmıyor. Tersine belirgin hale getiriyor. O da şudur ve basittir; "Orijinali" buradayken neden bir başka söylem tercih edilsin, ediliyor? Sevgilerle...
    Sezgin Özgen / 12 Mart 2009 16:54
  • Buna benzer bir durumla bende karsilasmistim yillar evvel. 

    Besiktas' da meditasyon sacmaligini ogreten, insanlarin havada uctugunu falan soyleyen garip hintli kilikli tiplerdir. Allah' tan fazla iclerine bulasmadan, kurtuldum ellerinden. Herkesin dikkat etmesi gerekiyor. Inancimizi, cahilligimiz ile harmanlayip, kendi dusuncelerine yol aciyorlar. Bizlerde sazan gibi oltaya takiliyoruz. Yeni nesile duyurulur.
    Hakan Atil / 11 Mart 2009 21:11
  • ilginç 

    Site yönetimi bir araştırma yaptımı acaba reiki nin gerçekte ne olduğu konusunda? birileri bir şekilde yanlış işler peşinde...
    nihat sezer / 11 Mart 2009 18:32
  • kıyamet alametleri 

    "insanlar yeniden lat ve uzzaya tapmadıkça kıyamet kopmaz" hadis-i şerif
    bi dost / 11 Mart 2009 13:12




HAYY web



Künye | Manifesto | Sorumluluk | Reklam | Bize Ulaşın
tamamen özgür yazılım geliştirme araçlarıyla üretildi. Haber Sistemi

201.242 ms