Ana Sayfam Yap
 Sık Kullanılanlara Ekle

Hükümetin dış politikasını başarılı buluyor musunuz?

  • Evet, başarılı.
  • Hayır, başarısız.
  • Bu konuda bir fikrim yok

Eposta adresinizi verin, iyibilgi'nin özel haberleri posta kutunuza düşsün.





09 Şubat 2011
font boyutu küçülsün büyüsün



Tereyağlı Ürünler-Hamurdan Kalpler


Margarin kullanılmadan Erzurumdan getirilen özel tereyağlarla yapılan lezzetleri kaçırmayın




Tereyağlı Ürünler-Hamurdan Kalpler

Haftasonu Yolumuz Bahçelievler Yayla Mahallesine düştü.Yayla anayol üzerinde bulunan bereket dönerden hemen önce etiler büfenin sokağında Hamurdan kalpler adında yeni açılan hamurişleri segmentli dükkana girdik.Daha önce ordan birkaç ürünü tanıdık eş dostta yemiş ve bayılmıştım.Yemiştim derken ben öyle her tipini beğendim yiyenlerden değilim.içeriğini öğrenmeden ağzıma sürmem.




Ben bu ürünleri gittiğim gezmede şöyle bir uzaktan süzmüş "hmm klasik margarinli pastane ürünleridir kesin" diye aklımdan geçirmiş hiç yaklaşmamıştım.

Benim bu görsellik karşısında neden yemediğimi merak eden ev sahibi neden yemiyorsun dediğinde margarin tüketmiyorum demiştim. Ev sahibi "Bunlar çok özel ürünler.Margarin kullanılmıyor.Erzurumdan getirilen özel tereyağlarla yapılıyor" dedi.Ben bunu duyunca şöyle bir taneyi yarıya bölüp tadına bakayım bari dedim hatır için.Yeyiş o yeyiş patladı gitti :)




Yarısını yemeye niyetli ben ne var ne yok götürme hevesine girdim.
Isırdığınızda resmen tereyeğın mis gibi kokusu dimağınıza giriyor.Mahlepli tuzlu kurabiyelerinden yedim orada.Nefis ötesiydi. En harikasıda KOKOSTAR adını verdikleri hakikatende kokostara benzeyen kakaolu kurabiyeleri.Aşağıda resimeeride var.Gerçekten insan bu kadar lezzetli şeylerin katkısız olduğuna inanamıyor.

 

Haftasonu gittiğimizde bayanı oldukça sıkıştırdım.Bunda krema,şanti,aroma vs.. bişey varmı ne olur söyleyin dedim.Yok yok diye kesin garanti verdiler.Tereyağ yemeyenlere ayrı margarinli ürünleride varmış ama tereyağlı olanları söylüyorlar onlardan seçiyorsunuz.Birde diyolarki "kaç kişi tereyağ arayışındaki.Margarinli olsun uygun olsun lezzetli olsun yeter diyor insanlar".Ben dedim merak etmeyin baya bir tanıdığım var tereyağ arayışında margarinden sakınan.

Mekan direk cadde üzerinde değil o yüzden biraz müşteri sıkıntısı yaşıyor.Fiyatları normal pastanelerden çok farklı değil. Düşününce fruktozlu tatlılar,margarinli kurabiyeler ne kadarda kar ediyorlar. Böyle bir yerin anadolu yakasındada olması lazım aslında.Ama anadolu yakasınada büyük sipariş verilirse getiriyorlarmış.

Ayrıca hamurdan kalplerin orjinal bir yönüde yediğiniz lezzetleri donmuş olarakda alabiliyorsunuz.Donmuş kurabiye,donmuş su böreği, donmuş içli köfte, donmuş kek gibi ürünleri var.Hazır pişmişlerden daha uygun fiyata satılıyor.Acil misafirler için alınıp buzluğa atılabilir.Kabarma garantili.

Sipariş üzerine doğum günü pastaları da yapıyorlarmış.Ama ben kremşantide yemiyorum dedim.Size özel pastada yaparız dedi.Oradayken süngerboblu bir pastayla uğraşıyordu.Hakikaten sanat eseri gibiydi :)

İşin arka planında gıda mühendisleri ,yetkin yemek üstadları özel tarifleriyle yer alıyor.Bildiğim başka bir yönüde bu mekanda çalışanlar ve mekanın geliri bir patrona bağlı değil sosyal  sorumluluk projelerinde kullanılıyor.

Oğluma gelince o bayıldı bu işe.Çünkü dışardan doğru düzgün bir şey almadığımız için alınca çok seviniyor."Anne zararlı yokmuymuş" diyor ısrarla."Tereyağlı mı anne" diyor.Yok oğlum ye rahat rahat diyorum.Öyle seviniyorki.En çok kokostarı sevdi.Birde elmalı kurabiyeleri. Kocostarı ısırınca içinden hindistan cevizli bişeyler çıkıyor.Aynısını evde denedim hindistan cevizleri kayboldu :(Nasıl yapıyorlar bilemiyorum.

Bende en çok zencefilli kurabiyeleri sevdim.Hafiften bir limon kokusuyla insanın ağzında dağılıyor.
Ürünler doğal ve katkısız olduğundan öyle bir oturuşta bir kutu biteremiyorsunuz canınız istesede doymuşluğun hissiyle öyle seyrediyorsunuz bir süre.Katıkılı ürünler gibi yesenizde doymama hissi oluşmuyor.

Mekan kaliteli ve katkısız malzemeler kullandığından giderleri daha yüksek fakat fiyatları sanırım giderlerine nazaran düşük tutuyorlar... Ama insanların bu kaliteli ürünlere bekledikleri kadar rağbet göstermediklerini, böyle giderse zorunlu olarak margarine dönülebileceğini ifade ediyor Rukiye Hanım. Kalitenin yükseklerde tutulması, sağlığın ön planda olması için destek olalım biz de, etrafımıza duyuralım bu mekanı kalkınmasına yardmcı olalım....

Adresi şöyle:Yayla mh.Adnan menderes bulvarı.Röntgen sok.No:3/b Bahçelievler/istanbul
tel:0212 441 60 00

Kaynak: http://rehnumadan.blogspot.com/2011/02/tereyagl-dukkan-buldum.html


http://hamurdankalpler.blogspot.com/
http://www.facebook.com/pages/Hamurdan-Kalpler/133368173377334

 






Sizin isminiz

Alıcının e-posta adresi



Doğrulama işlemi
5 + 3 = 


Oku Yorum


  • Öğretici cevap.. 

    Böyle bir cevap için okuyucu olarak çok teşekkür ederim. Mısır yağı vs.. zararlı olduğunu yazmışsınız. Normal marketlerde satılan ayçiçek yağı zararlı mıdır. Zeytin yağıyla yapılan yemeklerde acaip bir koku kalıyor o yüzden alışamadım. ayçiçek yağında sorun yoksa devam edeceğim vereceğiniz bilgiye göre.
    Hakan / 12 Şubat 2011 18:05
  • Birakin reklami da sagliktan bahsedin 

    Yurtdisindan sizleri okuyan bir olarak diyorum ki, saglikli beslenme, cholesterol, gdo'lu urunler gibi konularda hassas olan iyibilgi, nasil oluyor da ŞEKER+UN+YAĞ bileşiminden oluşan yiyeceklerin reklamini yapar? Bunlari gelismis ulkelerde kimseler tavsiye etmiyor, bununda mi farkinda degilsiniz? Daha duyarli olalim lutfen. Hele bu zehir misali yiyecekleri özendirecek yazi ve resimlerden de elden geldigince uzak duralim.

    Editör'ün cevabı:

    Sayın okuyucumuz,

    Un ve buğday bütün dünyada birçok insanın hayatına devam ettirmesini sağlayan temel besin maddesi. Yüzyıllardır, Anadolu'da buğday tarımı yapılıyor; buğday, bulgur ve un çorbadan ekmeğe, pilavdan köfteye birçok yemeğin içinde kullanılıyor. Mutlaka duymuşsunuzdur, bulgur "mucize yiyecek" olarak satılıyor yurtdışında. Kırılmış ve önceden haşlanmış buğday (bulgur) mucizeyse, öğütülmüş buğday (un) nasıl kötü olabilir? Elbette ağartılmış, kimyasallarla işlem görmüş unların -içindeki kimyasallar nedeniyle- vücuda zarar verebildiğinin farkındayız; bununla ilgili haberler de yapıyoruz. Yalnız, insan eliyle katılan kimyasalların buğdayı ve unu kötüleme hakkı vermediğini düşünüyoruz. Bu kimyasalların katılmadığı yerli Anadolu buğday tohumlarından un ülkemizde bulunabiliyor.

    Yağ da insanın en önemli temel ihtiyaçlarından biridir. Bu konuda Prof. Dr. Ahmet Aydın'ın "Taş Devri Diyeti" ve Mary Enig'in "Know Your Fats" isimli kitaplarını okumanızı ve www.beslenmebulteni.com sitesini takip etmenizi öneririz. İşin uzmanı bu bilim adamları, vücudumuzun yağlara ihtiyacı olduğunu, senelerdir yağları kötüleyen endüstrilerin insanların hastalanmasından veya sonradan türetilmiş endüstriyel yağlardan nemalandığını söylüyorlar. Tek dikkat etmemiz gereken, kanola yağı, soya yağı, mısır yağı, margarin gibi "insan vücudunun zehir olarak algıladığı", çoğu GDO kökenli sahte yağlardan uzak durarak, tereyağı, kaymak, kuyruk yağı, iç yağı, sadeyağ, sızma zeytinyağı gibi doğal yağlara yönelmek.

    Şekerin vücuda zarar verebildiği konusunda son derece haklısınız. Gene de, ölçülü olmak kaydıyla çok az miktarda ve çok seyrek olarak tüketildiğinde vücudun tolere edebileceğini kabul ediyoruz. Şeker kullanımında da nişasta bazlı sıvı şekerden (mısır şekeri), GDO kökenli tüm şekerlerden kaçınmak gerektiğiyle ilgili haberlerimizi görmüşsünüzdür.

    Türkiye'de ve belki bütün dünyada önemli bir sorun var: Hazır satılan yiyeceklerin çoğu zararlı yağlarla imal ediliyor. Bugün İstanbul'da herhangi bir pastanede içinde margarin olmayan bir yiyecek bulmak mümkün değil. Bu konuda bir yazımız yayınlanmıştı:
    http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber_id=171837 . Bu yazıya yorum olarak bir okuyucumuz "tereyağı ile üretim yapan" bu dükkandan bahsetti. Bu dükkanın tereyağı kullanıyor olmasını desteklemek istediğimiz için bu habere yer verdik. Sağlıklı malzeme ile yapıldığı takdirde, hamur işleri son derece sağlıklı yiyecekler olabilir. Gene bu konuda Arzu ve Ülfet Aygen'in "Beyaz Unsuz Şekersiz Hamur İşleri" kitabını okuyabilirsiniz.

    Bu eleştirinizi bizimle paylaştığınız ve bize değer verdiğiniz için çok teşekkür ediyoruz.
    Saygılarımızla,
    Bahtiyar / 09 Şubat 2011 19:50




HAYY web



Künye | Manifesto | Sorumluluk | Reklam | Bize Ulaşın
tamamen özgür yazılım geliştirme araçlarıyla üretildi. Haber Sistemi

7.343 ms