Ana Sayfam Yap
 Sık Kullanılanlara Ekle

Anayasa değişiklik paketine "hayır" propagandası yapan siyasi partilerin açıkladıkları sebepler sizi tatmin ediyor mu?

  • Evet,
  • Hayır,
  • Bu konuda bir fikrim yok

Eposta adresinizi verin, iyibilgi'nin özel haberleri posta kutunuza düşsün.





20 Mayıs 2007
font boyutu küçülsün büyüsün



"Madalyon"un diğer yüzü: Türkan Saylan 


Biri ruh çağırma ritüellerinde kendinden geçip üç peygamberden birinden uhrevi mesajlar alarak geldiği makamdan mitinglere davet ediyor bizleri, biri de bilim ve ilimsel bakış terazisini çoktan şaşırmış, resmi misyonerlik iddiaları, yabancı firmaların büyük para destekleriyle ve “bizden” olup olmadığı bile meçhul bir aidiyetle “namaz yerine bale” diyor. iyibilgi biyografi




Alternatif bile olsa biyografiye “doğum tarihi” ile başlamak esastır! Ancak bu seferki istisnai bir durum… Zira Türkan Saylan’ın hayatına etki eden olaylar zinciri “doğum” ile başlamıyor.

Annesinin hamile olduğunu anlamasıyla başlıyor! Saylan hayatını anlattığı “Güneş Umuttan Şimdi Doğar” kitabında annesinin Müslüman oluşunun ani öyküsünü şöyle anlatıyor: “Annem bana hamile kalınca Müslüman oluyor. İngilizcesinden Kur’an’ı okuyor. İyi bir Türk gelini olabilmenin tüm koşullarını yaratmaya çalışıyor. Örneğin oruç tutardı. Biz hiçbirimiz evde oruç tutmazken o tutardı.”

Anlaşılıyor ki Saylan’ın annesi gayr-ı müslim. Bu bir şey demek değil. Ancak kendisi ne henüz belli değil.

Zaten resmi bilgiler de bu “tenakuzu” yansıtıyor. Saylan’ın doğum tarihi 1935 İstanbul. Ve fakat annenin Müslüman ismi aldığı “kesin” tarih 1936. Yani Saylan’ın hayatına ilişkin anlattıklarını “kılpayı” teyit ediyor.

Muhtemelen valide hanım, hamile kaldığını anlıyor, ama “doğurana kadar bekleyeyim” diyor ve sanırız Soyadı Kanunu’na da denk düştüğünden isim o zaman değişiyor. Yine de bu tarihlerde gariplik olduğunu not düşmek lazım. Düşününce anlarsınız!

Ama 1936 yılının kesin olduğunu tekraren söylemek lazım. Zira kaynak sadece Nüfus İdaresi değil! Milli İstihbarat Teşkilatı da aynı kanaatte. Bilmeyenler “ne alaka” diyebilir, geleceğiz.

Bir kişinin etnik veya din kimliğinin önemi var mı derseniz… Bir kişinin yok. Ama bu kişinin var. Ona da geleceğiz.

Efendim tam kayıt şu… Profesör Türkan Saylan’ın annesi hanımefendinin künyesi, Raber Ragman ve Mina Verlig kızı, 1324 (1908) Bermingen İngiltere doğumlu ve Katolik Hıristiyan “Lili Mina Raiman” olduğunu gösteriyor. Ancak kendi beyanlarına göre annesi Lilly “İsviçreli”. Burada kesin bir bilgi yok.

Dediğimiz gibi 1936 yılında ismini Leyla olarak değiştiriyor. Prof. Saylan'ın mesleği -malum- hekimlik. Hevesine erken başlıyor. 12 yaşında.

Daha ortaokuldayken köy hekimi olmaya karar veriyor. Yıllar boyunca Türkiye'yi karış karış gezerek cüzam hastalığını yok etmeye çalışırken hayatı öğreniyor ve gördüğü gerçeklere asla sırtını çeviremeyeceğini de anlıyor.

Beş çocuklu bir ailenin en büyüğü olarak büyüyen ve kardeşlerine hem annelik hem de ablalık yapan Saylan'ın sorumluluk bilinci belli ki yıllardan yadigâr. İki evlilik yapıyor… Kişiliğine ilişkin ilk karinelere buradan ulaşmak mümkün… “İlkinde dokuz yıl evli kaldım. Eşim belli bir düzeyde kalmak isteyen biriydi, öyle kaldı. Benimse kendimi geliştirme hırsım vardı. Onun beklentisi ev hanımı olmamdı. Anne de oldum, iş kadını da, ev kadını da. Bir tek o tablonun içinde eş bulunduramadım. İkinci eşimden de boşandım. Bir erkeğin her dakika yanımda olup beni sevmesini seçmedim. Bu bir tercih meselesiydi...” Tabii kocaları da dinlemek lazım ama bu alternatif biyografi Saylan’a ait!
Doktorluk vesilesiyle Türkiye’yi karış karış gezerken, bir sivil toplum hareketi başlatması gerektiğini fark ediyor. Biz burada bir satır yazıp geçiyoruz ama bu içsel evrim öyle kolay olmuyor. Binbir eziyet var öyküde.

Kendi dilinden anlatmak en iyisi; “Tıp fakültesi öğrencisiyken evlendim, 23 yaşında ilk çocuğumu doğurdum, tüberküloz geçirdim, ameliyatlar oldum, çocuklarımı büyüttüm. İki yıl çelik korse takarak okula gittim. Yani tıp fakültesini girdiğimden 10 sene sonra bitirdim. Uzmanlığımı kimsenin sevmediği deri ve zührevi hastalıklar konusunda yaptım. Bu konuda ihtisas yapan Türkiye'nin yedinci kadınıydım. İşçi Sigortaları Nişantaşı Hastanesi'nde çalıştım. Orada hiç tanımadığım işçi kesimiyle tanıştım. Aslında orada bir üniversite daha bitirdim diyebilirim. Bir günde 100 hasta bakardık.”

Anlaşılıyor ki sadece ruhi bir olgunluk serüveni değil, bir sınıf bilince edinerek de büyüyor Türkan Saylan. Esasen anlı şanlı akademik kariyeri “Prof” unvanını taşımasına rağmen akademik hayattan pek haz etmiyor.

“Akademik kariyeri hiç sevmiyorum. Hâlâ bir cübbem yoktur. Oradaki o küçük çatışmalar hoşuma gitmiyor.”

Saylan küçük çatışmaları sevmiyor. Büyükleri sevip sevmediğini ilerleyen zaman gösterecek. Fakat daha önce Saylan’ın mesleki hayatında çektiği sıkıntılara değinmek gerekiyor.

Saylan çok çalışıyor, erinmiyor, iğrenmiyor, hastanenin tozundan kirine, hastanın yatağından yarasına kadar hepsini kontrol ediyor. Yara sarmayı çok seviyor. Hastalarına iğnelerini bile kendisi yapıyor.

Fakat bu sıralarda kafasını cüzama takıyor. Bir yurtdışı burs buluyor ve “ana” vatanı İngiltere'ye gidiyor… 1976'da dönüyor. Ve cüzam işini üstlenmek istiyor.

İstanbul Lepra Hastanesi'ni kuruluyor. O zaman Türkiye'de kayıtlı 10 bin cüzamlı kişi var. Ve hastalıkla mücadelesine başlıyor. Dünyadan ve Türkiye'den cüzamı silme konusunda büyük başarı sağlıyor ve Gandhi Ödülü'nü kazanıyor. Böylece hekimlik akıp geçiyor. Nihayet 21 yıllık başhekimlik hizmetinden sonra 2002 yılında emekli oluyor “Türkan hoca”.

O şimdi Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Genel Başkanı. Arnavutköy'de 25 yıldır oturduğu iki katlı ahşap evde yaşamını sürdürüyor.

Tabii bu yaşama hallice rahatsızlıklar da eşlik ediyor. Göğüs kanserinden kurtulduktan sonra karaciğerindeki rahatsızlık nedeniyle de tedavi görüyor. En son gündeme gelme vesilesi ise 14 Nisan’da Ankara’da yapılan Cumhuriyet Mitingi’nin benzerini 29 Nisan’da İstanbul’da düzenleyecek olması. Yani ulusalcı bir çizginin toplumsal önderliği yapacak.

Madalyon döner…

Buraya kadar bir “Cumhuriyet Kadını”nın “no-profile” biyografisini okudunuz… Karşınızda hayatını hastalara adamış başarılı bir hekim, sosyal konulara duyarlı bir insan, hayatı çetin dalgalarla yoğrulmuş, evliliklerinde bile huzuru bulamamış, keskin hastalıklarla yiğitçe mücadele etmiş bir dava kadını…

“Başkanlığını Profesör Türkan Saylan’ın yaptığı Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği hakkında, Atatürk İlke ve İnkılâplarını kalkan olarak kullanıp, birçok kişi ve kuruluştan yardım adı altında para topladığı, ilgili bakanlıklardan izin almaksızın yurtdışından yardım aldığı, hiç bir yasal dayanağı olmadan kamuoyuna kendisini sivil toplum kuruluşları birliği olarak tanıtan çeşitli dernek ve vakıflarla işbirliği içerisinde oldukları yönünde yapılan ihbarlar sonucu denetime tabi tutulmuş ve Dernekler Kanunu 62 ve 85/2 maddesine muhalefetten 5 Şubat 2001 tarihinde Maltepe Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusu yapılmıştır.”

Bu sert ithamlarla dolu satırlar Milli İstihbarat Teşkilatı, İstihbarat Başkanı Cemal Uzgören imzasıyla 24 Nisan 2001 tarihinde Başbakanlığa gönderilen iki sayfalık yazıdan alınmıştır… Yani devletin istihbarat kurumunun resmi belgesidir.

Profesör Türkan Saylan’ın bu metin hakkındaki görüşü de -o zamanlar- şudur; “Bahsedilen olay adaletin önünde bir konu. Bir görüş vermiyorum. İleride kitaplarımda bu konuyu anlatacağım”.

29 Nisan 2001 tarihli yorumsuz bir gazete metni daha… “Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) yöneticileri hakkında bölücülük yaptıkları gerekçesiyle dava açıldı. İl Emniyet Müdürlüğü, Defterdarlık ve Vergi Dairesi yetkilileri, İstanbul Valisi Erol Çakır'ın izni ile bir soruşturma yaptı. Soruşturma sonucunda 18 ayrı nedenden dolayı Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunuldu, yöneticilerle ilgili dava açıldı. Beyoğlu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada, ÇYDD yöneticilerine yönelik en büyük suçlama ise 'bölücülük' suçlaması. Bölücülük dışında ÇYDD hakkında, eksik mal bildirimi, depremden toplanan paraları borsaya ve repoya yatırmak, yurtdışından izinsiz para transferi ve gayrimenkul bildiriminde usulsüzlük suçlamaları var.”

İlginç değil mi? Aslında bu iddiaların doğru olup olmadığı çok önemli değil. Bunlar devletle Saylan arasındaki konular. Aklanmış ya da bu iddialarla yaşamak zorunda kalmış olması bu metnin konusu kesinlikle değil.

Önemli olan Saylan’da bir gariplik olduğu… Şöyle ki.

İstanbul Teknik Üniversitesi Maçka Yerleşkesi'nde 'Türkiye'mizin çağdaşlaşma sürecinde laiklik' konulu toplantıda konuşan Saylan’ın entelektüel kalitesine ilişkin notlar, konuşmayı haberleştiren metinden izlenebiliyor.

"Biz Türkler hep akın etmişiz; yakıp yıkmışız, başkalarının yaptıklarını yakıp yıkmışız. Şimdi kendi yaptıklarımızı yıkıyoruz. Nedir bu alışkanlık. Biz yakıp yıkmak için var değiliz. Biz yaratmak, geliştirmek ve çağın üstüne geçmek için varız."

"Türkiye'nin bölünmesine, ırkçılığa yönelmesine, binlerce yıl öncesinin Arap ve İran âdetlerinin gelmesine karşıyız. Çocuklarımızın sıra üstünde namaz kılmasını değil bale yapmasını istiyoruz. "

Konuşmasında Gençlik Korosu'nu yöneten müzisyenin isminin Muhammed olmasından yakınan Saylan, "Gençlik Orkestrası'nı yaratan ve yöneten arkadaşımızın ismi Muhammed. Düşünebiliyor musunuz buradaki ironiyi?" yorumunu yaptı.

Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler nedeniyle Türkiye'yi zor günlerin beklediğini savunan Saylan, seçime katılacak partilerin sembolleri ile dalga geçti. Saylan şunları söyledi: "İnsanlar okuma yazma bilmesin ki parmak bassınlar. Seçim kâğıtları at, eşek, arı ve kuşlarla dolu. Bilinir ki okuma yazma bilmeyen çoğunluktadır ve onlar ancak parmak basarak oy verirler. Onların ağaları, tarikat reisleri çağırır ve biz ata, eşeğe, arıya ya da kuşa oy vereceğiz derler. Böyle bir topluluk nasıl kalkınır? Böyle bir topluluk cahil bırakılmıştır. Bizi yönlendirmek isteyenlere, bizi koyun sananlara karşı dikkatli olalım. Bu ülkedeki insanları siyah-beyaz diye ayırmak, vatansever veya vatan sevmeyen hain diye ayırmak kimin haddine'"

Burada dikkat çekmek istediğimiz nokta metnin içeriği değil. Üslubu. Saylan açık bir nefretle konuşuyor. Oysa Türkiye’de sözü dinlenir onlarca aydın aynı düşünceleri, sadece ülkedeki farklılıkları lezzet saymak, farklılıklardan nefret üretmemek adına çok daha medeni bil dille savunuyor.

Aslında sadece bu “dil” insanları siyah-beyaz olarak ikiye ayırıyor!

Ancak ikiye ayrılan sadece bu değil. Kamuoyu Saylan’ı “iki yüzüyle” tanıyor. Birincisi ilk başka anlattığı Saylan ikincisi ise bu iddia ve üslubun sahibi Saylan. Peki ama gerçek Saylan kim veya hangisi?

O zaman Saylan’ın yaptığı “işe” bakalım… Ayinesi iştir kişinin cümlesinden hareketle.

Saylan’ın başkanı olduğu ÇYDD, bütün faaliyetlerini Türkiye’nin hallice firmalarının bağışlarıyla yürütür. Bunda bir beis yok. Esasen dernekler böyle çalışır.

Peki bu firmalar hangileri? Danone, Metro Grosmarket, Turkcell, TNT Ekspres, Ericsson, Finansbank, İş Bankası, Mercedes-Benz vs… Fark etmiş olmalısınız. Çoğu yabancı sermayeli.

Ve yine hepsi biliyor olmalı ki Türkan Saylan ve dernek, “Atatürkçü gençler yetiştirme” misyonu taşıyor. Boynumuzun borcudur… Soru şu… Bu yabancı şirketler, kendilerine en çok karşı çıkan kesimlerin sözcülüğünü yapan bir derneğe niçin yardım yapar?

Veya tersten bakarsak… Yabancı sermayeyi “işgal güçlerinin sermaye ordusu” olarak gören bir ÇYDD, bunlardan nasıl destek ister? Bu da ayrı bir konu…

Patoloji…

Saylan hakkında daha birçok yazılmış ama dillendirilmemiş hakikaten inanılmaz iddia manzumeleri mevcut. Bunların hiçbirini yansıtmıyoruz.

Dediğimiz gibi bizi Saylan’ın alternatif biyografisi, yani aynaya baktığında kendi yüzünü nasıl gördüğü daha çok ilgilendiriyor.

Saylan, bu ülke insanlarının ezelden beri önem atfettiği manevi değerleri, kutsal saydıkları sözkonusu olduğunda saldırganlaşıyor. Zerafetten yoksunlaşıyor. Kibirli bir nefrete dönüşüyor. Bilim adamına ve bir bayana yakışmayacak şekilde kabalaşıyor.

“'Din'i, 'dogma' olarak kodlayan ve bilimsel bulmadığı için reddeden Saylan, Muhammet isminden rahatsızlık duyduğunu uluorta söyleyebiliyor.” Bu benzeşmenin bilim insanının ağzından çıkmasını garipsemiyor. 

'Bu ülkede başörtüsü sorunu yoktur' diyerek, (dikkat; ‘başörtüsüne karşıyım’ değil!) gayet despot bir bakış açısıyla bir fikri değil, yaşayan kanlı canlı insanları yok sayıyor.

Bale ile namazı karşılaştırıyor ve bundan bale lehine bir çağdaşlık ölçütü çıkarıyor! (Dikkat ‘namaza karşıyım’ değil!) Bilim, biri sanat biri ibadet konusu iki eylemi kıyaslayabilir mi?

O halde apriori bir benzeşme de biz yapalım… Biri Ankara’da biri İstanbul’da “garaip” iki kadın, Serter ve Saylan, yalın biçimde “Cumhuriyet ilkelerine bağlı biz”lerin dili olabilir mi?

Biri ruh çağırma ritüellerinde kendin geçip üç peygamberden birinden uhrevi mesajlar alarak geldiği makamdan mitinglere davet ediyor bizleri, biri de, bilim ve ilimsel bakış terazisini çoktan şaşırmış, misyonerlik iddiaları, yabancı firmaların büyük paralarla desteklediği kimliğini ayakta tutmaya çalışarak, “bizden” olup olmadığı bile meçhul bir aidiyetle “namaz yerine bale” diyor…






Sizin isminiz

Alıcının e-posta adresi



Doğrulama işlemi
1 + 2 = 


Oku Yorum


  • Ey Muslumanlar 

    Dunya uzerinde 30 kusur musluman devlet var , bana adam gibi üçünü sayın . Daha elhamın anlamamını bilmeden muslumanlık taslarsınız ha bilsen ne olacak orasıda ayrı mesele, tırı vırı
    ahmet gül / 19 Nisan 2009 10:44
  • misyoner 

    gürkan beycan / 02 Kasım 2008 23:23
  • dürüst ol 

    türkan saylan ortaya çık dürüst ol adam gibi söyle itiraf et müslüman olmadığını,allaha inanmadığını,annenin eskiden türkiyeye gelmiş bir MİSYONER olduğunu,hazret i muhammed den gıcık kaptığını hatta onun adını duyduğunda bile sinir kırizleri geçirdiğini çık itiraf et. itiraf etsen de etmesen de anlaşılıyo zaten.
    gürkan beycan / 02 Kasım 2008 23:22
  • ey ali ihsan,insaf 

    o amerikada yaşayan kişi sadece kendi yazdığı kitap gelirlerinin çok az bir kısmıyla yaşamaktadır.senin havsalanın alamayacağı kadar bu ülkenin sevdalısı ve hizmetkarıdır.Dünya üzerinde 400e yakın içinde türkçe konuşulan ve önünde türk bayrağı dalgalanan okulların fikir babasıdır.Bu ülkenin geleceği bu okullardan yetişecek ve ileride ülkelerinin yönetiminde bulunacak yüksek ahlaklı çalışkan yöneticilerle yeşerecektir.Yoksa içimizde yabancı ülke kültürleriyle yetişen, yabancı menfaatini düşünen ve kendi insan ve kültüürünü yabancı görenlerle olmayacaktır.İnsan bilmediğinin düşmanıdır derler.Sizi insaf ve vicdana davet ediyorum.
    jagler / 19 Şubat 2008 07:07
  • hepsi aynı adamın yorumu gibi 

    yorumları okuduğumda,bütün yorumları aynı kişi yapmış gibi.okudukları gazetelerdeki,ülkenin bütünlüğü konusundaki düşüncelerinden toblumun kuşku duyduğu yazarlardan gocunmayanlar,çyddye takmış durumdalar.acaba milletin evladını sömürememe korkusumu sardı.bosna paralarını yiyenlere aynı tepkiyi verdinizmi,kayıb tirilyon davasından mahkum olanlaraaynı tepkiyi verdinizmi.işinize geldimivatanı ençok siz seveceksininz.işinize gelmedimi ülkeyi satanları öveceksiniz.birileri amerikada yaşıyor onukim besliyor amerikada,amerika bizi çokmu seviyor.
    alihsan / 05 Ocak 2008 22:52
  • siyah ve beyazlar 

    hanginiz doğuya yatırım yaptınız onun gibi hanginiz kendi eliyle kız topladı tarlalrdan okumaya götürdü onun hiç olmasa böyle başarıları var nasıl ki bazıları topladıkları kişilerin beynine zorla bir düşünce enjekte ediyosa onun da denilenlere göre hristiyanlıkla ilgisi varsa o öğrencileri hristiyanlaştırmaya hakkı var öle değil mi ama herkez emeğinin karsılıgını ister ve adını öyle yaşatır bırakın boş işleri işe yarayan herkeze pislikleri temizleyip beyaza dönüştüren her bayaza çamur atmasın karalar.....HAKKARİLİ MİRAÇ
    miraç / 24 Eylül 2007 16:48
  • herşey O'ndan 

    sayın Ahmed Hulusi'den bir alıntı yaparak başlamak istiyorum:
    'Rasûlullah tarafından şöyle açıklanmıştır:

    "Herkes ne için yaratıldıysa ona o kolaylaştırılır!."...

    Yani, hangi gaye için meydana getirildi ise o birim, o gayeye göre programlanmıştır!. O programın gereği de, gereğini yapmak da ona kolay gelir ve onu yapar!.

    Bu gerçeği bilmeyen, birime dışarıdan bakan kişi ise, "bu kişinin kendine özgü bir iradesi var ve bu irade ile bunları yapmaktadır." deyip; orada bir irade-i cüz`ün olduğunu var sayar... Halbuki, o, irade-i cüz denen şey, gerçekte, irade-i Küll`ün ta kendisidir...'
    Birini eleştirirken ya da kötü söz ederken aslında kimi eleştirdiğimizi bir kere daha düşünmeli ve herşeyin O'ndan geldiğini artık idrak etmeliyiz.
    'Attığında sen atmadın,atan Allah'tı.'
    ayet-i kerimesi çok fazla şey anlatıyor.Nefsimizle kurduğumuz cümlelerden kurtulmanın zamanıdır.Rabbim herkese kolaylaştıra

    elif yeşildağ / 13 Eylül 2007 10:03
  •  

    Doğru söze ne denir ki, çok isabetli bir yorum...Seçimlerin bitip, Gül'ün Cumhurbaşkanı seçildiği şu günlerde bu halk düşmanı, elit zihniyetli, totaliter, baskıcı zihniyetli bu guruhun da sesi kesiliverdi. E buna millet tokatı denir, başka şeye benzemez..Yiyen iflah olmaz...Ama tokadın büyüğü yerel seçimlerde geliyor..Hele biraz sabredin..
    kaplan osman / 11 Eylül 2007 22:55
  • Avrupa'dan ithal ithamlar 

    Yillardir Avrupa'da yasarsaniz, CYDD adli dernegin düsünce ve fikirlerinin, müslüman topluma ithamlarinin, nelere düsman olduklariyla bizden beklentilerinin, zerre kadar Avrupa insaninkinden farki olmadigina benim gibi sizde sasarsiniz. Isin ilginc yani aslinda müslümanlarin karsi oldugu bircok seyi sirf adetlerimizden dolayi yapilsa bile islama yamayarak onlari islamin geri biraktigini iddia ederek, onlari islama karsi bayrak acmadikca cagdaslasamayacagimiz kanisina vardirdimaktir. Halbuki onlarin cagdaslik dedikleri bir sürü düsünce ve yasam sekline su an Avrupalilarin savas acmis olduklarini garip bir sekilde bilmiyorlar (mi). Cocuklarina annelik, kocasina hanimlik, ailesine analik yapmaktan aciz, kendisiyle kavgali, herkesle kavgali, toplumla kavgali bu insandan Avrupada sürüyle oldugundan toplumlari manen cöküsün tam ortasinda, aile kavrami yok olmus, bosanmalar evliliklerin cok üstünde, babasina veya annesini veya ikisini bir tanimayan sürüyle coluk cocuk, onlar bile artik sahsi görüsmelerde "bizi ancak islam kurtarir" derken, sonradan görmeler bize cagdas yasami kakalamaya calisyorlar. Ancak bize kakalamaya calistiklari cagdas yasam degil, Avrupa'yi 20-30 yil sonra bitmenin, tükenmenin esigine getirmekte olan ne üdügü belli olmayan sorumsuz, zevk toplumunun yasam tarzinin kopyasidir. Avrupa'yi artik tiksindiren bu yasam tarzini ben ne diye kopya edeyimki?!?!
    Sabit Kal / 20 Temmuz 2007 16:31
  • samim olmak 

    yapılan yorumlara bakılınca tarafsız(objektif)ifadeler bulmanın imkansızlığı karşılıyor insanı.Zaten yorumun da özünde subjektiflik vardır ya..Şurası bir gerçek ki bu kadın bir savaş veriyor ve oldukça da özveriyle hareket ediyor.Kurduğu dernek ve bu derneğin faaliyetleri ile ülke insanının değerlerini hedef alıyor.Ona göre inanç ile ilgili herşey dogma ve safsata niteliğinde.Bir milletin inancına savaş açacak cür'eti kendinde bulduğuna göre ülke içinde ve dışında sırtını dayadığı odaklar olduğu tartışma götürmez bir gerçek.Özetle onu savunanları ve biyografide aktarılanlara itiraz edenleri samimiyetsiz ya da kandırılmış olarak değerlendiriyorum.Bu kadın ve onun gibi düşünenler,karşılarında bu milleti seven ve değerlerine saygılı kararlı insanlar bulacaklardır.Her türlü düzenbazlığı yapsalar dahi bu milleti istedikleri konuma getiremezler.
    emre günay / 15 Temmuz 2007 15:19
  • bu kadini taniyorum 

    yurt disinda yasiyorum ve turkan hanimi cok iyi taniyorum...
    yazdiklariniz az bile..yeri ve zamani geldiginde bazi kisiler ve belgeler konusacak..aslinda stv bu kadini SUBAT SOGUGU adli dizide isledi..keske daha fazla bilgi verebilselerdi..TURKIYE bu kadina dikkat etsin ve bu kadinin arkasindaki DABBESUKKAYA azami derecede dikkat..cunku su anda hukumetler basedemez bu kadinla..ama ilahi adelet elbet tecelli edecek..
    avni cem / 15 Temmuz 2007 05:32
  • 03 mayıs ta yazan ÖZGEN e 

    paketlenmiş yumurta kafalı çirkinlik abidesi diye kastettiğin kavramın Danirmakalı karikatüristlerin yediği halttan farkı yok. Zihniyetiniz aynı, farkınız onlar dışarda sizler aramızda azınlık.
    Kadir AYMAZ / 29 Haziran 2007 01:45
  • ayakların baş,başların ayak olduğu ülke 

    Sadece bir tek cümlesi ne olduğunu anlatmaya yetiyor bence bu ve bunun gibi insanların ne olduğunu. Senfoni orkestrasının şefinin isminin Muhammed olmasını ironik bulması. İroni de şu sanırım hanfendinin nazarında, Hz.Muhammed-ki o müslümanım diyen herkesin peygamberidir-1400 yıl önce yaşamıştır, yani geridedir..ama klasik batı müziği ve bale yakın döneme aittir ve ileridedir. hakikaten ironik..Yüce Allah peygamber efendimiz için habibim der-sevgili anlamında- Ve tüm kainat peygamber efendimizin yüzü suyu hürmetine yaratılmıştır..Ama gel gör ki bu ülkede, % 99 müslüman olduğu iddia edilen bu ülkede, adı çağdaş olan insanlar akılları sıra Allah'ın sevgilisine dil uzatabiliyor..ve malesef adı çağdaş, laik ve bilmem ne olan bu insanlar uzattıkları o küstah dilleriyle prim toplayıp ülke idare edebiliyorlar..Ve ne yazıkki bu ayaklar baş durumunda zavallı Türkiyemde..Tek bildiğim şudur ki bu ülkenin asıl sahipleri olan, ve sayıları nüfusun nerdeyse % 90 ını oluşturan Müslüman Türkler ne yazıkki 100 yıldan daha uzun süredir bu ülkede azınlıktadır. Güney Afrika'da bile zenciler böyle zulüm görmemiştir.Kısacası Öz yurdumuzda garibiz öz vatanımızda parya..Sanılmasın ki bu sessiz yığın meydanlara inmediği için uyuyor..Bu millet artık uyanıyor, bu millet artık azınlık olmaktan, horlanmaktan, sistemin dışında bırakılmaktan fazlasıyla sıkıldı...
    nowanda / 06 Haziran 2007 00:32
  • zorlama 

    birşeyler çıkarabilmek için iyi zorlamışsınız ama başaramamışsınız. çok basitsiniz.
    selen akın / 05 Haziran 2007 11:40
  • Yanlışlıklar Komedyası 

    Şimdi de gerçekleri gören ve görülmesini sağlayan, ülkenin satıp savulmasına karşı çıkanlara saldırı başladı. Ülkenin toprakları ve tüm zenginlikleri satılıyor uyanan halk ve onları uyandıranlar karalanıyor. Siz farkında mısınız Trakya'dan kaç dönüm toprak satıldığının? Bırakın Türkan Saylan'la uğraşmayı da satılan topraklarla, değişen haritalarla uğraşın......
    Yeliz / 23 Mayıs 2007 17:13
  • Yanlışlıklar Komedyası 

    Şimdi de gerçekleri gören ve görülmesini sağlayan, ülkenin satıp savulmasına karşı çıkanlara saldırı başladı. Ülkenin toprakları ve tüm zenginlikleri satılıyor uyanan halk ve onları uyandıranlar karalanıyor. Siz farkında mısınız Trakya'dan kaç dönüm toprak satıldığının? Bırakın Türkan Saylan'la uğraşmayı da satılan topraklarla, değişen haritalarla uğraşın......
    Yeliz / 23 Mayıs 2007 17:13
  • Senaryo yazarlarina 

    Tabi tabi, hatta ÇYDD'de basvuranlara silah da dagitiyorlarmis, daga çikmadan kolaylik olsun diye.Sponsor firmalardan toplanan paralarin bir kismiyla teröre destek oluyor, kalani ile de tam gaz kilise yaptiriyorlarmis.Gerçi ülkemizdeki cami yaptirma hizina yetisemiyorlarmis ama olsun.Misyonerlerle evlendirilen bursiyer kizlar da alternatif "abla evlerinde" Hiristiyanlik propagandasi yapiyormus.Varoslarda yaz tatilinde acilan binlerce "Incil Kursunda" ilkogretim cagindaki kizlar Hiristiyanlik ögreniyormus.Hepsinin de kapisinda bizi kandirmak için "Kuran kursu" yaziyormus.Basimizi nereye cevirsek gordugumuz ve "türban" sandigimiz o çirkinlik abidesi örtü aslinda turban degil, koyu katolik hanimlarin örtüsüymüs, Aslinda farkinda degiliz ama ülkenin büyük çogunlugu Hiristiyan olmusmus.Bütün bunlar da ÇYDD'nin ve Prof. Saylan'in marifetiymis.
    Her okudugunu düsünmeden kapanlar bu yazdiklarimi da ciddiye aldilar mi bilmiyorum ama bunca karalamayi yapanlarin iddialarinin dogruluguna inandiklarina inanmiyorum.Onlarin sadece internet saftiriklerini bunlara inandirmakla görevlendirilmis kitalar olduklarini düsünüyorum. Yine de iddia üretmede hayal güçlerinin genisligine pes diyorum.
    muhsin / 23 Mayıs 2007 15:28
  • Senaryo yazarlarina 

    Tabi tabi, hatta ÇYDD'de basvuranlara silah da dagitiyorlarmis, daga çikmadan kolaylik olsun diye.Sponsor firmalardan toplanan paralarin bir kismiyla teröre destek oluyor, kalani ile de tam gaz kilise yaptiriyorlarmis.Gerçi ülkemizdeki cami yaptirma hizina yetisemiyorlarmis ama olsun.Misyonerlerle evlendirilen bursiyer kizlar da alternatif "abla evlerinde" Hiristiyanlik propagandasi yapiyormus.Varoslarda yaz tatilinde acilan binlerce "Incil Kursunda" ilkogretim cagindaki kizlar Hiristiyanlik ögreniyormus.Hepsinin de kapisinda bizi kandirmak için "Kuran kursu" yaziyormus.Basimizi nereye cevirsek gordugumuz ve "türban" sandigimiz o çirkinlik abidesi örtü aslinda turban degil, koyu katolik hanimlarin örtüsüymüs, Aslinda farkinda degiliz ama ülkenin büyük çogunlugu Hiristiyan olmusmus.Bütün bunlar da ÇYDD'nin ve Prof. Saylan'in marifetiymis.
    Her okudugunu düsünmeden kapanlar bu yazdiklarimi da ciddiye aldilar mi bilmiyorum ama bunca karalamayi yapanlarin iddialarinin dogruluguna inandiklarina inanmiyorum.Onlarin sadece internet saftiriklerini bunlara inandirmakla görevlendirilmis kitalar olduklarini düsünüyorum. Yine de iddia üretmede hayal güçlerinin genisligine pes diyorum.
    muhsin / 23 Mayıs 2007 15:28
  • bilgi ve düşünme 

    vatanın dört bir yanı ingilizi fransizi yunaniyla işgal edildiğinde bile yönetimdekiler de dahil olmak üzere birçok kişi düşmanla birlikte hareket ediyor vatanı kurtarmak için savaşanlara bile birlikte işbirliği yapıyorlardı.Bu karalayıcı yorumlara şaşirmiyorüm bunlar hep vardı tarihi her açidan incelemelerini tavsiye ederim.Vatanini haraç meraç satanlara ve Osmanlinin son döneminde olduğu gibi her işimize karişma hakkini kendilerinde gören yabancilara bu kadar karşi çikip onlarin neresinde bir açik buluruz diye çaba göstermiyorlar.
    Salime / 22 Mayıs 2007 10:24
  • bilgi ve düşünme 

    vatanın dört bir yanı ingilizi fransizi yunaniyla işgal edildiğinde bile yönetimdekiler de dahil olmak üzere birçok kişi düşmanla birlikte hareket ediyor vatanı kurtarmak için savaşanlara bile birlikte işbirliği yapıyorlardı.Bu karalayıcı yorumlara şaşirmiyorüm bunlar hep vardı tarihi her açidan incelemelerini tavsiye ederim.Vatanini haraç meraç satanlara ve Osmanlinin son döneminde olduğu gibi her işimize karişma hakkini kendilerinde gören yabancilara bu kadar karşi çikip onlarin neresinde bir açik buluruz diye çaba göstermiyorlar.
    Salime / 22 Mayıs 2007 10:24
  • tarihi yeniden yazmak var 

    bu dernek tabii ki Atatürkçü, laik, vs. ve en önemlisi vatanı için, çağdaşlığı yakalama adına herşeyi ne pahasına olursa olsun yapan bi kurum değil mi? doğudan neydüğü belirsiz terör yandaşı ailelerin çocuklarına özellikle harp okullarına giriş sınavlarına hazırlık kursları verip her sene onları oralara sokmaya çalıştıkları gibi. sokamadıklarını da özel eğitimlerle önceden dağlara, şimdi de şehirlere yolluyorlar. hatta evet bunu internet sitelerinde de açıkça söylüyorlar. bilmem ne projemiz bilmem nereden başlıyor diye. evet okur yazar oranını %99 olduğu bir ilimizden başlıyor. ve doğuda bir ilimiz ve nedense terörle adı haşır neşir olan bir il. ya bu kadar ihtimal bir araya gelince bunların ne niyetli olduğu belli olmuyormu? bu ülke neden yıllardır terörden kurtulamadı? sorarım o yetkili üst düzey gençlere acaba bu mevkide olduğu halde nasıl benim bildiim kadar bilmiyor. isteyen baksın internet sitelerine projeleri nerden başlıyormuş. ayrıca geçenlerde ilkokullara dağıttıkları pornografik içerikli kitapları da söylemiş değilim. bahaneye bakın "yanlışlık olmuş" t.s. ın ifadesi bu yanlış duymadınız, nasıl bir yanlışlıksa. sapıkça bir yanlışlık mı desem ne desem?
    realist / 22 Mayıs 2007 01:58
  • tarihi yeniden yazmak var 

    bu dernek tabii ki Atatürkçü, laik, vs. ve en önemlisi vatanı için, çağdaşlığı yakalama adına herşeyi ne pahasına olursa olsun yapan bi kurum değil mi? doğudan neydüğü belirsiz terör yandaşı ailelerin çocuklarına özellikle harp okullarına giriş sınavlarına hazırlık kursları verip her sene onları oralara sokmaya çalıştıkları gibi. sokamadıklarını da özel eğitimlerle önceden dağlara, şimdi de şehirlere yolluyorlar. hatta evet bunu internet sitelerinde de açıkça söylüyorlar. bilmem ne projemiz bilmem nereden başlıyor diye. evet okur yazar oranını %99 olduğu bir ilimizden başlıyor. ve doğuda bir ilimiz ve nedense terörle adı haşır neşir olan bir il. ya bu kadar ihtimal bir araya gelince bunların ne niyetli olduğu belli olmuyormu? bu ülke neden yıllardır terörden kurtulamadı? sorarım o yetkili üst düzey gençlere acaba bu mevkide olduğu halde nasıl benim bildiim kadar bilmiyor. isteyen baksın internet sitelerine projeleri nerden başlıyormuş. ayrıca geçenlerde ilkokullara dağıttıkları pornografik içerikli kitapları da söylemiş değilim. bahaneye bakın "yanlışlık olmuş" t.s. ın ifadesi bu yanlış duymadınız, nasıl bir yanlışlıksa. sapıkça bir yanlışlık mı desem ne desem?
    realist / 22 Mayıs 2007 01:58
  • seçin 

    ya arkadaşım bir insanın bütün düşüncelerine birden inanmak zorunda değilsiniz. TÜrkan Saylan ın Türkiye de olanlar hakkında söylediklerine tamamen katılıyorum.laikliği yok etmeye çalıştıklarını ve amaçlarının aslında ülkemizi satmak olduğunu biliyorum. şu anda bu mitingleri cumhuriyeti ve laikliği korumak adına başlattı; arkasındayız. samsun mitingi hariç hepsine katıldık. ama diğer düşünceleri.. din ile ilgili olanlar. ben kendi adıma katılmıyorum ve din ile ilgili düşünceleri için miting yapsa gitmeyiz katılmayız.
    olay bu kadar bence herkesin her söylediğine inanmak ve arkasında durmak zorunda değiliz.şu günlerde iyi şeyler yapan bir insanı karalamaktan vaz geçin. madem kendinize bu kadar güveniyorsunuz isminizi verin. o kadın sizler gibi karalayıcıların olacağını hep biliyordu ama adını saklamadı
    duygu / 20 Mayıs 2007 20:44
  • seçin 

    ya arkadaşım bir insanın bütün düşüncelerine birden inanmak zorunda değilsiniz. TÜrkan Saylan ın Türkiye de olanlar hakkında söylediklerine tamamen katılıyorum.laikliği yok etmeye çalıştıklarını ve amaçlarının aslında ülkemizi satmak olduğunu biliyorum. şu anda bu mitingleri cumhuriyeti ve laikliği korumak adına başlattı; arkasındayız. samsun mitingi hariç hepsine katıldık. ama diğer düşünceleri.. din ile ilgili olanlar. ben kendi adıma katılmıyorum ve din ile ilgili düşünceleri için miting yapsa gitmeyiz katılmayız.
    olay bu kadar bence herkesin her söylediğine inanmak ve arkasında durmak zorunda değiliz.şu günlerde iyi şeyler yapan bir insanı karalamaktan vaz geçin. madem kendinize bu kadar güveniyorsunuz isminizi verin. o kadın sizler gibi karalayıcıların olacağını hep biliyordu ama adını saklamadı
    duygu / 20 Mayıs 2007 20:44
  • utanin! 

    Ben 10 yil önce güneydogu'dan Izmir'e göç etmis bir ailenin ogluyum. Liseyi burada bitirdim. Meslek lisesi mezunuyum. Su anda özel bir sirkette calisiyorum. Maasim az ama ayakta durmaya calisiyorum. Ailem beni çok zor sartlarda okuttu.Okurken buldugum her isi yapmak zorunda kaldim,yoksa mezun olamayacaktim.Kizkardesim liseye gidemeyecekti, çünkü babam issizdi.Ilkögretimden sonra ona da bir is ariyorduk ki, komsular bu dernege basvurmamizi soyledi.Kardesim çydd'den burs alarak liseyi bitirdi, çok çaliskan oldugu için üniversiteyi kazandi ve gelecek yil mezun olacak.Çagdas bir Türk kadini olmak, kendi ayaklari üstünde durmak istiyor.Biz de ailece onu destekliyoruz ve gurur duyuyoruz. Ailemizde ilk üniversite mezunu o olacak.Biz bu dernegi yakindan tanidik ve bu karalamalarin hiçbirinin dogru olmadigini biliyoruz. Burada okuyunca hayret ettim ve bunlari yazmak istedim. Keske Türkan Saylan gibiinsanlar ve çydd gibi dernekler yüzlerce, binlerce olsa...
    mehmet / 12 Mayıs 2007 17:58
  • utanin! 

    Ben 10 yil önce güneydogu'dan Izmir'e göç etmis bir ailenin ogluyum. Liseyi burada bitirdim. Meslek lisesi mezunuyum. Su anda özel bir sirkette calisiyorum. Maasim az ama ayakta durmaya calisiyorum. Ailem beni çok zor sartlarda okuttu.Okurken buldugum her isi yapmak zorunda kaldim,yoksa mezun olamayacaktim.Kizkardesim liseye gidemeyecekti, çünkü babam issizdi.Ilkögretimden sonra ona da bir is ariyorduk ki, komsular bu dernege basvurmamizi soyledi.Kardesim çydd'den burs alarak liseyi bitirdi, çok çaliskan oldugu için üniversiteyi kazandi ve gelecek yil mezun olacak.Çagdas bir Türk kadini olmak, kendi ayaklari üstünde durmak istiyor.Biz de ailece onu destekliyoruz ve gurur duyuyoruz. Ailemizde ilk üniversite mezunu o olacak.Biz bu dernegi yakindan tanidik ve bu karalamalarin hiçbirinin dogru olmadigini biliyoruz. Burada okuyunca hayret ettim ve bunlari yazmak istedim. Keske Türkan Saylan gibiinsanlar ve çydd gibi dernekler yüzlerce, binlerce olsa...
    mehmet / 12 Mayıs 2007 17:58
  • Boşuna uğraşıyorsunuz. 

    Prof Dr. Türkan Saylan hanımefendi,siz saysanız da saymasanız da toplumumuzda saygın kabul edilen bir kişi. Boşa kürek çekmeyin. Halkın sevgisini ve saygısını bu yayınlarla yok edemezsiniz.Bağnaz ve çağdışı tavırlara karşı savaşan böylesine yiğit kişilikleri karalamaya çalışmayın.
    A.BİLGEN / 10 Mayıs 2007 19:00
  • Boşuna uğraşıyorsunuz. 

    Prof Dr. Türkan Saylan hanımefendi,siz saysanız da saymasanız da toplumumuzda saygın kabul edilen bir kişi. Boşa kürek çekmeyin. Halkın sevgisini ve saygısını bu yayınlarla yok edemezsiniz.Bağnaz ve çağdışı tavırlara karşı savaşan böylesine yiğit kişilikleri karalamaya çalışmayın.
    A.BİLGEN / 10 Mayıs 2007 19:00
  • eee neye inanacağız? 

    yani bu metinde yazılanlar yaşanmış, duyulmuş, görülmüş... bunları mı inkar ediyorsunuz... türkan saylanı savunanları görünce hitlerin peşinden gidenleri anımsadım nedense...
    fhy / 10 Mayıs 2007 08:14
  • eee neye inanacağız? 

    yani bu metinde yazılanlar yaşanmış, duyulmuş, görülmüş... bunları mı inkar ediyorsunuz... türkan saylanı savunanları görünce hitlerin peşinden gidenleri anımsadım nedense...
    fhy / 10 Mayıs 2007 08:14
  • isimsiz 

    yukarıdaki makale ve bu gibi makaleleri yazan yazdırtanlar bu tip makalelere imza atamadıklarına göre bir takma ad bile koymayanlarda samimiyet nasıl bulunsun
    ZEANG ADUR / 08 Mayıs 2007 11:19
  • isimsiz 

    yukarıdaki makale ve bu gibi makaleleri yazan yazdırtanlar bu tip makalelere imza atamadıklarına göre bir takma ad bile koymayanlarda samimiyet nasıl bulunsun
    ZEANG ADUR / 08 Mayıs 2007 11:19
  • İKİ YÜZLÜLÜK 

    Çağdaş yaşamı desteklediğini söyleyip, el altından başka işler yapan insanlar iki yüzlüdür. Cumhuriyet, Atatürk, Çağdaşlık vs. gibi silahları kullanarak yumuşak fikirli insanlara istadikleri fikri empoze etmeye çalışırlar. Türkiye'yi ve milletimizi çağdaş görmüyorsa, anavatanı İngiltere'ye gitsin. Muhammet isminden rahatsız oluyorsa Vatikan'a gitsin. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammet'e (sav) ve namaza karşı olana biz de karşı çıkarız. Galeyana gelerek değil, çağdaş bir şekilde karşılık vererek ve diğer dinlere saygıda kusur etmeden hakkımızı savunacağız. Türkan Saylan ve yandaşları gibi değil...
    HOGE_MERA / 07 Mayıs 2007 13:45
  • İKİ YÜZLÜLÜK 

    Çağdaş yaşamı desteklediğini söyleyip, el altından başka işler yapan insanlar iki yüzlüdür. Cumhuriyet, Atatürk, Çağdaşlık vs. gibi silahları kullanarak yumuşak fikirli insanlara istadikleri fikri empoze etmeye çalışırlar. Türkiye'yi ve milletimizi çağdaş görmüyorsa, anavatanı İngiltere'ye gitsin. Muhammet isminden rahatsız oluyorsa Vatikan'a gitsin. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammet'e (sav) ve namaza karşı olana biz de karşı çıkarız. Galeyana gelerek değil, çağdaş bir şekilde karşılık vererek ve diğer dinlere saygıda kusur etmeden hakkımızı savunacağız. Türkan Saylan ve yandaşları gibi değil...
    HOGE_MERA / 07 Mayıs 2007 13:45
  • Asılsız Karalamalar 

    Melike sana tamamen katılıyorum. Ben ÇYDd içinde çok üst noktada olan bir Türk genciyim. Türkan Hocamı çok yakından tanıma fırsatı bulan birkaç kişiden biri değilim dikkatinizi çekerim birçok kişiden biriyim. Burada yazılanların içeriği ve niyeti ne olursa olsun hiçbir safsata bizi yolumuzdan alıkoyamayacak. Türkan Saylan bir cumhuriyet kadınıdır. o üstüne 3 kuma daha getirilmesi gerçeğine karşı çıkmayan sessiz kadınların hayatının kurtuluşuna adamıştır kendini. tıpkı ben ve binlerce arkadaşım gibi. Gelin görün derim... ÇYDD'nin yaptığı projeleri bir okuyun. bir fikir önderini bu derece yabana atılmamalı. sosyal sorumluluk aşıladığı, umut dağıttığı binlerce kızımızı yabana atamazsınız. 400 ytl için kızınızı evlendirmediniz belki ama düşünün kızınızı 400 ytl için bir insana peşkeş çektiğinizi. İşte biz bunu engelliyoruz. Biz diyoruz ki erkek ne ise kadın da o.
    Bir gün bile incil okutulmadı hiçbir arkadaşıma ki söylüyorum ben ÇYDD içinde en üst seviyede olan birkaç gençten biriyim. Umarım lafıma güvenirsiniz. ve biliniz ki anlatılanların HİÇBİRİ gerçek değil.

    Son olarak. Evet çocuklarımız şov uğruna sıra üzerinde namaz kılacağına bale yapsın, ilim sahibi olsun, okusunlar...
    Kemalist / 07 Mayıs 2007 01:46
  • Asılsız Karalamalar 

    Melike sana tamamen katılıyorum. Ben ÇYDd içinde çok üst noktada olan bir Türk genciyim. Türkan Hocamı çok yakından tanıma fırsatı bulan birkaç kişiden biri değilim dikkatinizi çekerim birçok kişiden biriyim. Burada yazılanların içeriği ve niyeti ne olursa olsun hiçbir safsata bizi yolumuzdan alıkoyamayacak. Türkan Saylan bir cumhuriyet kadınıdır. o üstüne 3 kuma daha getirilmesi gerçeğine karşı çıkmayan sessiz kadınların hayatının kurtuluşuna adamıştır kendini. tıpkı ben ve binlerce arkadaşım gibi. Gelin görün derim... ÇYDD'nin yaptığı projeleri bir okuyun. bir fikir önderini bu derece yabana atılmamalı. sosyal sorumluluk aşıladığı, umut dağıttığı binlerce kızımızı yabana atamazsınız. 400 ytl için kızınızı evlendirmediniz belki ama düşünün kızınızı 400 ytl için bir insana peşkeş çektiğinizi. İşte biz bunu engelliyoruz. Biz diyoruz ki erkek ne ise kadın da o.
    Bir gün bile incil okutulmadı hiçbir arkadaşıma ki söylüyorum ben ÇYDD içinde en üst seviyede olan birkaç gençten biriyim. Umarım lafıma güvenirsiniz. ve biliniz ki anlatılanların HİÇBİRİ gerçek değil.

    Son olarak. Evet çocuklarımız şov uğruna sıra üzerinde namaz kılacağına bale yapsın, ilim sahibi olsun, okusunlar...
    Kemalist / 07 Mayıs 2007 01:46
  • bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar 

    gelen yorumlara bakinca, hic bir bilgi sahibi olmadiginiz konularda nasil olup da bu kadar kolay yargida bulunabildiginize inanamiyorum.
    memlekette 4-5 karili adamlardan 10 taneden fazla olmadigini sanan vatandas: asil sen halkin disinda ve bu ulkeden kopuk yasiyorsun.
    siyah-beyaz vatandas:Ben simdi sana Türkan Saylan'in kuyrugu var desem ona da mi inanacaksin?
    Internette uç-bes yorum ya da 1-2 sivri akilli gazeteci okuyunca her seyi ogrendiginizi mi saniyorsunuz?Bu dernek herkese açik, internet sitesi, yayinlari olan bir dernek.Okuyun, arastirin, gerekirse subelerine gidip bilgi alin, ondan sonra fikir beyan edin. Yok alevi-kürt ayiriyormus, yok bursiyer kizlar misyonerlerle evlendiriliyormus,vs.vs. Siz cok bilenlerin hangisinin ÇYDD'nin projeleri hakkinda birazcik olsun fikri var?ÇYDD'nin yapmaya çalistigi seylerden biri de gençlere bilimsel dusunceyi, her soylenene inanmayip once kendi aklini kullanmayi ve arastirmayi ögretmek, sizler gibi davranan bir ulus olmaktan kurtulmamiz için...
    melike / 05 Mayıs 2007 23:03
  • bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar 

    gelen yorumlara bakinca, hic bir bilgi sahibi olmadiginiz konularda nasil olup da bu kadar kolay yargida bulunabildiginize inanamiyorum.
    memlekette 4-5 karili adamlardan 10 taneden fazla olmadigini sanan vatandas: asil sen halkin disinda ve bu ulkeden kopuk yasiyorsun.
    siyah-beyaz vatandas:Ben simdi sana Türkan Saylan'in kuyrugu var desem ona da mi inanacaksin?
    Internette uç-bes yorum ya da 1-2 sivri akilli gazeteci okuyunca her seyi ogrendiginizi mi saniyorsunuz?Bu dernek herkese açik, internet sitesi, yayinlari olan bir dernek.Okuyun, arastirin, gerekirse subelerine gidip bilgi alin, ondan sonra fikir beyan edin. Yok alevi-kürt ayiriyormus, yok bursiyer kizlar misyonerlerle evlendiriliyormus,vs.vs. Siz cok bilenlerin hangisinin ÇYDD'nin projeleri hakkinda birazcik olsun fikri var?ÇYDD'nin yapmaya çalistigi seylerden biri de gençlere bilimsel dusunceyi, her soylenene inanmayip once kendi aklini kullanmayi ve arastirmayi ögretmek, sizler gibi davranan bir ulus olmaktan kurtulmamiz için...
    melike / 05 Mayıs 2007 23:03
  • siyah-beyaz 

    eğeer yanlış hatırlamıyorsam bu dernek daha önceleri burs verdiği veya vereceği öğrencileri '' alevi,kürt,laik ve imamhatipli diye ayırmış ayrımcılık yapmıştı.Şimdi ''Bu ülkedeki insanları siyah-beyaz diye ayırmak, vatansever veya vatan sevmeyen hain diye ayırmak kimin haddine''
    iyibilgi / 04 Mayıs 2007 15:01
  • siyah-beyaz 

    eğeer yanlış hatırlamıyorsam bu dernek daha önceleri burs verdiği veya vereceği öğrencileri '' alevi,kürt,laik ve imamhatipli diye ayırmış ayrımcılık yapmıştı.Şimdi ''Bu ülkedeki insanları siyah-beyaz diye ayırmak, vatansever veya vatan sevmeyen hain diye ayırmak kimin haddine''
    iyibilgi / 04 Mayıs 2007 15:01
  • "4 beş karılı" diye yorum yazan kişiye yazıyorum. 

    Be adam, bu memlekette 4 - 5 karılı dediğin adamlardan 10 tane ornek getir seni anlından öpeyim.....
    Ama ben sana çağdaş , ilerici aydın dediğin adamlardan senin kınadığın manada binlercesini deste yapar onune koyarım . Kendine öcüler yaratacağına biraz halkın içine karış. O zaman anlarsın .
    sxzor / 04 Mayıs 2007 08:55
  • "4 beş karılı" diye yorum yazan kişiye yazıyorum. 

    Be adam, bu memlekette 4 - 5 karılı dediğin adamlardan 10 tane ornek getir seni anlından öpeyim.....
    Ama ben sana çağdaş , ilerici aydın dediğin adamlardan senin kınadığın manada binlercesini deste yapar onune koyarım . Kendine öcüler yaratacağına biraz halkın içine karış. O zaman anlarsın .
    sxzor / 04 Mayıs 2007 08:55
  • Debelenin bakalim 

    Elestiri oldugunu sandiginiz seyin satir aralarini okumayi bilenler için gerçek ruh halinizi anlamak hiç de zor degil.Degerli bilim insani ve "insan" gibi insan Prof. Dr. Türkan Saylan'in alinti yaptiginiz bir çok ifadesine yüklemeye çalistiginiz "kabalik" ve "öfke" gibi kavramlar degil bu alintilarda, hayatinin hiç bir alaninda yer almamistir, bilen bilir, aslinda siz de biliyorsunuz.Telaslisiniz, Çünkü Türkan Saylan'lar olmasaydi, yüklendiginiz misyonun hedefledigi gibi, kiz çocuklari savunucusu oldugunuz örümcek kafalilarin seks ve hizmet kölesi olarak yetistirilmeye devam edecek, egitimsizlikten kimsenin kafasi çalismadigi için agalik düzeni ABD'dekinin güdümünde tikir tikir isleyecek, paketlenmis yumurta kafali hatunlar her yerde çirkinlik abidesi olarak yerlerini alacak, bilimsel düsünce hayatimizi terkedecek,demokrasi ve hukuk kavramlarini unutacaktik.Atatürk ve cumhuriyetimizi kuran onca sehidimizin kanlari, emekleri bosa gidecekti.Ama Türkan Saylanlari yok edemiyorsunuz ve çaresizlikten isi saçmalamaya kadar götürüyorsunuz. Tabii internet köselerinde gezenlerin IQ araligi genis oldugundan, bu saçmaliklara bazen müsteri bulup avundugunuz da oluyor.
    Özgen / 03 Mayıs 2007 18:39
  • Debelenin bakalim 

    Elestiri oldugunu sandiginiz seyin satir aralarini okumayi bilenler için gerçek ruh halinizi anlamak hiç de zor degil.Degerli bilim insani ve "insan" gibi insan Prof. Dr. Türkan Saylan'in alinti yaptiginiz bir çok ifadesine yüklemeye çalistiginiz "kabalik" ve "öfke" gibi kavramlar degil bu alintilarda, hayatinin hiç bir alaninda yer almamistir, bilen bilir, aslinda siz de biliyorsunuz.Telaslisiniz, Çünkü Türkan Saylan'lar olmasaydi, yüklendiginiz misyonun hedefledigi gibi, kiz çocuklari savunucusu oldugunuz örümcek kafalilarin seks ve hizmet kölesi olarak yetistirilmeye devam edecek, egitimsizlikten kimsenin kafasi çalismadigi için agalik düzeni ABD'dekinin güdümünde tikir tikir isleyecek, paketlenmis yumurta kafali hatunlar her yerde çirkinlik abidesi olarak yerlerini alacak, bilimsel düsünce hayatimizi terkedecek,demokrasi ve hukuk kavramlarini unutacaktik.Atatürk ve cumhuriyetimizi kuran onca sehidimizin kanlari, emekleri bosa gidecekti.Ama Türkan Saylanlari yok edemiyorsunuz ve çaresizlikten isi saçmalamaya kadar götürüyorsunuz. Tabii internet köselerinde gezenlerin IQ araligi genis oldugundan, bu saçmaliklara bazen müsteri bulup avundugunuz da oluyor.
    Özgen / 03 Mayıs 2007 18:39
  • Sakat Bakış Açıları İşbaşında 

    Yine her zaman olduğu gibi kulaktan dolma,nefret kusan,ama sanki öyle görünmemeye çalışan,insanları bilhassa kutuplaştıran,neyin ne olduğunu bilmeden ve 1950 lerin kasaba siyasetçisi mantığı ile yazılmış,alıntıları cımbızla çekilerek olumsuz anlamaya müsait hale getirilmiş,maalesef çok taraflı ve esasında insanlarımızı bölen,karşı taraf ve bu taraf olarak ayıran çok manidar bir yazı ve onun yönlendirdiği yorumlar.İnsanları ayırmayın ve esas siz bölmeyin.
    Ertuğrul / 03 Mayıs 2007 10:32
  • Sakat Bakış Açıları İşbaşında 

    Yine her zaman olduğu gibi kulaktan dolma,nefret kusan,ama sanki öyle görünmemeye çalışan,insanları bilhassa kutuplaştıran,neyin ne olduğunu bilmeden ve 1950 lerin kasaba siyasetçisi mantığı ile yazılmış,alıntıları cımbızla çekilerek olumsuz anlamaya müsait hale getirilmiş,maalesef çok taraflı ve esasında insanlarımızı bölen,karşı taraf ve bu taraf olarak ayıran çok manidar bir yazı ve onun yönlendirdiği yorumlar.İnsanları ayırmayın ve esas siz bölmeyin.
    Ertuğrul / 03 Mayıs 2007 10:32
  • CYDD'nin takibi 

    CYDD yakindan takip edilmesi gereken bir kurulus. Kimlere burs verdigi onemli. Daha da vahimi, burs verilen kizlarin din degistirmeleri ve ust duzey burokratlar ile evlendirilmeleri. Umulur ki, gun gelir CYDD'nin, Tukan Saylan'in yaptiklari ortaya cikar.
    k yanardag / 02 Mayıs 2007 21:33
  • CYDD'nin takibi 

    CYDD yakindan takip edilmesi gereken bir kurulus. Kimlere burs verdigi onemli. Daha da vahimi, burs verilen kizlarin din degistirmeleri ve ust duzey burokratlar ile evlendirilmeleri. Umulur ki, gun gelir CYDD'nin, Tukan Saylan'in yaptiklari ortaya cikar.
    k yanardag / 02 Mayıs 2007 21:33
  • Türken Saylan,Tandoğan ve Çağlayan 

    Sevgili dostlar...

    Sayın Saylan'ın Türklerle ilgili sözlerini kınamış ve asıl kendisinin mitinglere gelmemesini belirtmiştim daha önce..Türkan Saylan'da çözemediğim bir eğretilik var...neyse yakında anlaşılır..Beni rahatsız eden bir başka husus da,gerek Tandoğan,gerekse Çağlayan mitinglerinde ön planda olanların hep katı laikçi,türban karşıtı,türk görünen ama aslı dönme olanların olmasıydı..İsim vermeme gerek yok..anlayan anlar zaten..O mitinglere katılan halkımızın tek derdi laiklik değildi..Mitinglerde atılan sloganların satır araları iyi değerlendirilmeli !... ayrıca düzenleyenler arasına Tü-rklerin de alınmasını talep ediyoruz...
    Ayşe / 01 Mayıs 2007 14:57
  • Türken Saylan,Tandoğan ve Çağlayan 

    Sevgili dostlar...

    Sayın Saylan'ın Türklerle ilgili sözlerini kınamış ve asıl kendisinin mitinglere gelmemesini belirtmiştim daha önce..Türkan Saylan'da çözemediğim bir eğretilik var...neyse yakında anlaşılır..Beni rahatsız eden bir başka husus da,gerek Tandoğan,gerekse Çağlayan mitinglerinde ön planda olanların hep katı laikçi,türban karşıtı,türk görünen ama aslı dönme olanların olmasıydı..İsim vermeme gerek yok..anlayan anlar zaten..O mitinglere katılan halkımızın tek derdi laiklik değildi..Mitinglerde atılan sloganların satır araları iyi değerlendirilmeli !... ayrıca düzenleyenler arasına Tü-rklerin de alınmasını talep ediyoruz...
    Ayşe / 01 Mayıs 2007 14:57
  •  

    Bu yazı çok sakat bir bakış açısının eseri. "Bel altına vurma" derler buna.
    Paşa / 30 Nisan 2007 10:51
  •  

    Bu yazı çok sakat bir bakış açısının eseri. "Bel altına vurma" derler buna.
    Paşa / 30 Nisan 2007 10:51
  • ne varki bunda! 

    İbrahimi dinler safsatasıyla 3 dinin ortak ibadethanesini açan Diyanetiniz ve Pensilvanyalı Hoca efendi olunca sakatlık olmuyormu..Küfür vekafir tek millet ister İsevi olsun İster Bahai Ruhlu müslüman görünüşlü !!!!
    mülteci_ / 30 Nisan 2007 00:41
  • ne varki bunda! 

    İbrahimi dinler safsatasıyla 3 dinin ortak ibadethanesini açan Diyanetiniz ve Pensilvanyalı Hoca efendi olunca sakatlık olmuyormu..Küfür vekafir tek millet ister İsevi olsun İster Bahai Ruhlu müslüman görünüşlü !!!!
    mülteci_ / 30 Nisan 2007 00:41
  • Yanlış! 

    Türkan Saylan'a (ve benzerlerine) güvenenler müthiş bir yanılgı içinde. Ülkeye en büyük zararı, başkalarının 'hastalıklı' düşüncelerinden nasıl etkilendiklerini bilmeden, ülkesi adına iyi birşey yapıyorum zannedenler veriyor. Yani siz 'Cumhuriyet'i koruduğunuzu zannederken, başkaları bu eylemle, kendi 'hastalıklı' amaçlarına bir adım daha yaklaşıyorlar.

    Türkan Hanım'ın hangi inanışta olduğunu ifade etmesi, inanışı sağlam insanlar için ancak rencide edici olabilir; saptırıcı değil. Fakat henüz moral değerlerini oluşturamamış -ya da başkalarının kendi vicdanları yerine karar vermesine izin veren kişiler için Prof. Türkan Saylan gibiler büyük tehlikedir.

    Böyle savrulmaya meyyal insanların çokluğu da Cumhuriyetimiz için daha büyük bir tehlikedir. Hiç farkettirmeden büyük bir ayrıştırmayı başlatıyorlar. Bir bölücü faaliyetten başka nedir bu?

    Milletimizin vicdanının bu gibi insanlara gereken 'değer'i vermesini diliyorum.
    Faruk Günindi / 30 Nisan 2007 00:19
  • Yanlış! 

    Türkan Saylan'a (ve benzerlerine) güvenenler müthiş bir yanılgı içinde. Ülkeye en büyük zararı, başkalarının 'hastalıklı' düşüncelerinden nasıl etkilendiklerini bilmeden, ülkesi adına iyi birşey yapıyorum zannedenler veriyor. Yani siz 'Cumhuriyet'i koruduğunuzu zannederken, başkaları bu eylemle, kendi 'hastalıklı' amaçlarına bir adım daha yaklaşıyorlar.

    Türkan Hanım'ın hangi inanışta olduğunu ifade etmesi, inanışı sağlam insanlar için ancak rencide edici olabilir; saptırıcı değil. Fakat henüz moral değerlerini oluşturamamış -ya da başkalarının kendi vicdanları yerine karar vermesine izin veren kişiler için Prof. Türkan Saylan gibiler büyük tehlikedir.

    Böyle savrulmaya meyyal insanların çokluğu da Cumhuriyetimiz için daha büyük bir tehlikedir. Hiç farkettirmeden büyük bir ayrıştırmayı başlatıyorlar. Bir bölücü faaliyetten başka nedir bu?

    Milletimizin vicdanının bu gibi insanlara gereken 'değer'i vermesini diliyorum.
    Faruk Günindi / 30 Nisan 2007 00:19
  • iyi yaptı 

    EEEE... Süper bir insan, hiç olmasa 4-5 karılı bir yobazın kızı değilmiş
    yersen / 29 Nisan 2007 08:57
  • iyi yaptı 

    EEEE... Süper bir insan, hiç olmasa 4-5 karılı bir yobazın kızı değilmiş
    yersen / 29 Nisan 2007 08:57




HAYY web



Künye | Manifesto | Sorumluluk | Reklam | Bize Ulaşın
iyibilgi tamamen özgür yazılım geliştirme araçlarıyla üretildi. Haber Sistemi

16.3 ms