Ana Sayfam Yap
 Sık Kullanılanlara Ekle

Hükümetin dış politikasını başarılı buluyor musunuz?

  • Evet, başarılı.
  • Hayır, başarısız.
  • Bu konuda bir fikrim yok

Eposta adresinizi verin, iyibilgi'nin özel haberleri posta kutunuza düşsün.





21 Mart 2013
font boyutu küçülsün büyüsün



Derin yapının yeni çatışma planı!


Biri biterken başka bir çatışma için altyapı hazırlanıyor...




TRT Haber kanalında her hafta Çarşamba günleri yayınlanan ve Faruk Bilgin'in sunduğu Açı programının bu haftaki bölümünde Ankara'da AK Parti Genel Merkezi ve Adalet Bakanlığı'na yapılan bombalı saldırılar, çözüm sürecinde kritik bir aşama olan Nevruz ve Obama'nın İsrail ziyareti masaya yatırılıyor.  tartışıldı. Gazeteci Faruk Bilgin sordu, Prof. Dr. Sedat Laçiner ve Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan yanıtladı. Programdan satır başları şöyle: 

Prof. Sedat Laçiner

En son saldırılara baktığımız zaman, yani AKP Genel Merkezi ve Adalet Bakanlığı'na yapılan saldırı, İstanbul'da meydana gelen ve bunların bir parçası olduğunu tahmin ettiğimiz saldırı... O eylemleri üstlenen aşırı sol bir örgüt olarak takdim ediliyor ama bir tabanı yok. Bu örgütlenme yapısı başka devletlerin istihbarat birimlerinin kurduğu ve kullandığı örgütlerin yapılandırmasıdır. Burdaki maksat bir şeyleri manipüle etmek. Bu örgütün eylemlerinde son dönemde çok ciddi bir hareketlenme meydana geldi. Radikal ne oldu? Hiçbir şey olmadı. Elimizde kesin veriler yok ama Ergenekon benzeri derin yapılanmadan  kaynaklanan bir hareketlenme olduğu ortada. Hedefi ne olabilir? Paris'teki infazlar PKK'yı korkutmuş, Abdullah Öcalan'ın konuşmasına baktığınızda bunu görebiliyorsunuz. Kandil'dekiler açısından da öyle. Paris'teki infazların bir etkisi var. Bu etki süreci durdurma etkisi olduğu kanatinde değilim, farklı bir şey de olabilir. Şimdi burada da Ak Parti'yi korkutma maksadı mı var yoksa küçük bir eylemle sürecin içine daha da itme gibi bir maksat mı var, o kadarını bilemiyorum.

Benim açıdan terör meselesi Türkiye'nin en önemli sorunu değildir. Derin devlet meselesidir. Gerek ideolojik gerek mezhepsel farklılıkları kullanarak, insanlar arasındak kutuplaşmayı arttırarak siyaset üretme alışkanlığı...Bu düzenin bir dava açılarak sona erdiğini düşünürsek çok büyük bir yanlış yapmış oluruz, çok felaketlerle uyanmış oluruz. PKK ve İmralı ile giden süreç istismara çok açık bir süreçtir. Derin yapılanmalar tarafından fırsat kollandığı kanaatindeyim. Balyoz ve Ergenekon davalarında devasa bir yılanın kuyruğundan yakalandığını düşünüyorum.

Prof. Deniz Ülke Arıboğan:

Ergenekon'da mütalaalar verildi. Böyle bir ortamda Adalet Bakanlığı'nın hedef alınması sembolik bir şey. Ayrıca bu dönemde DHKP-C ve ona yakın duran avukatlar üzerinde bir baskı var. Örgütü hareketlendiren unsurlardan biri o. Kendilerini baskı altında hissediyorlar. Amaç zarar vermekten çok simgesel mesaj vermek: "Bazı örgütleri hala kullanabiliyoruz."

İmralı süreci olumlu bir seyirde gidiyor. İleri geri adımlar olacaktır, tabii. Türkiye şiddet ve kanla çok kolay yönlendirilir. Toplumsal psikolojiyi yönlendirmekte çok etkilidir. Biri biterken yeni bir şey hazırlanıyor, sanki. Bir tabanla ilintilendirilebilecek bir yönü var. Şiddet ve silah kullanabilen grupları Alevi-Sünnü çatışması çerçevesinde eklemlenmesi söz konusu. İleriki dönemlerde, eylemlerin Alevilik ve Aleviler ile özdeşleştirilmesi, Suriye ile ilişkilendirilmesi vs. sonrasında Türkiye böyle bir taban oluşturulabilir. Bir mezhep kavgasının ve onun terörle özdeşleştirilmesinin primitif adımları olabilir. Buna çok dikkat etmek gerekiyor. Çok hızlı bir şekilde bunu insanlara açıklamak gerekiyor. Sağ-sol kavgası bitti, etnik kavgası çıktı, o bitiyor, şimdi mezhep kavgasına doğru dönüşebilir keza dünya konkonktörü de buna çok müsait. Bu konuda çok dikkatli olunması gerekiyor. O eylemi yapanlar o kitleyle hiç alakalı olmayabilir. Öyle bir başlatırlar ve bir imaj yaratılır ki, o kitlenin derdi haline gelir.

Dünyanın her yerinde böyle yapılar var. Obama, Amerika'da iktidara geldiğinden beri suikaste uğrayacağı söyleniyor. Rusya'nın içersinde askeri bir yapı var, Putin onlarla uğraşıyor. O sistemden nemalanan gruplar, sistem değişmesin diye bir takım taşeron örgütleri kullanabiliyorlar. Bazen ekonomik krizleri tetikletebiliyorlar. Türkiye'nin geleneğinde bu var. Devlet içinde devlet oluşumu...Halkın seçtiği iktidar bir türlü muktedir olamamış. Son dönemde bir kırılma oldu. O yüzden Türkiye'de dava açarak bu işi halletmeniz kolay değil. Yapının içinde var, mantar gibi. Tedavi ediyorsunuz, bir daha çıkıyor. Asalak aslında ve tüm vücudu ele geçirebiliyor.

Türkiye uluslararası çerçevede çok stratejik bir yerde konumlanmış. Bir sürü istihbarat servisi Türkiye'de. Dolayısıyla o derin yapının hep uluslararası bağlantıları olmuş. Dünya dengeleri yeniden şekillenirken uluslararası operasyonların hayata geçmemesi mümkün değil. Bu tür eli silahlı örgütler konjonktürel olarak, geçici şekilde kullanılabilir. Mesela bir partinin içindeki dengeyi değiştirmek için de kullanabilir ya da daha ileride büyük çatışma ortamına götürecek şekilde, örneğin mezhepsel çatışma gibi, daha alt yapısal saiklerle eylemler yapılabilir.

Prof. Talip Küçükcan:

Artık Türkiye'de ok yaydan çıktı, köklü bir değişim oluyor. Bu değişimler Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren oluşmuş imtiyazlı sınıfları ve derin yapıları rahatsız ediyor. Bu imtiyazlar ve sınıflarla ilgili bir mesele. Son tahlilde bu işin içinde ideoloji de çıkar var. Ankaradaki bombalamalar aslında bir sınama. Güç gösterisi. Ergenekon sadece 54 kişiden ibaret değil. Ergenekon bir devlet etme biçimi. Köklü dönüşümün en fazla tehdit ettiği sınıf, imtiyazlı sınıflar oldu. Hukukun üstünlüğünü hiçbir zaman kabul etmediler.






Sizin isminiz

Alıcının e-posta adresi



Doğrulama işlemi
5 + 1 = 


Oku Yorum


  • terör bitmez...... 

    pkk aslında "bölücü amaçlı" değil "terör amaçlı" bir maşa örgüttü............ ayrıca marksist pkk ile müslüman bir halk arasında bölücük tohumunun ekilmesi mümkün değildi.ayrıca pkk silah bıraksa bile terör bitmez.zira kuklanın yurtdışındaki elleri pkk yerine şimdi de dhkp-c ile gözdağı veriyorlar........
    latif oğul / 22 Mart 2013 14:21




HAYY web



Künye | Manifesto | Sorumluluk | Reklam | Bize Ulaşın
tamamen özgür yazılım geliştirme araçlarıyla üretildi. Haber Sistemi

7.011 ms