Ana Sayfam Yap
 Sık Kullanılanlara Ekle

Hükümetin dış politikasını başarılı buluyor musunuz?

  • Evet, başarılı.
  • Hayır, başarısız.
  • Bu konuda bir fikrim yok

Eposta adresinizi verin, iyibilgi'nin özel haberleri posta kutunuza düşsün.





18 Nisan 2013
font boyutu küçülsün büyüsün



GDO'da ABD'ye dikkat edin!


Sağlığınız ABD'nin umrunda mı sanıyorsunuz?




GDO'da ABD'ye dikkat edin!

Geçtiğimiz günlerde Mersin Limanı'nda el konulan 21 bin tonluk GDO'lu pirinç, genetiğiyle oynanmış gıdalara karşı ne gibi önlem almamız gerektiği konusunu yeniden düşünmemizi sağladı. GDO nedir? GDO'lu bir ürün nasıl anlaşılır? Sağlığa ve doğaya zararları nelerdir? Hangi ürünlerde GDO bulunur? GDO ile nasıl savaşılır? İşte genetiği değiştirilmiş ürünlerle ilgili önemli soruları 'Genetik Mühendisliği: Tehlikeler' kitabı ile dünya çapında ün kazanan ABD Maharishi Üniversitesi Ulusal Sağlık Enstitüsü'nden Moleküler Biyolog Prof. Dr. John Fagan'a Yeni Şafak gazetesinden Burcu Bulut sordu. Röportajdan ilgili kısım:

Bir ürünün GDO'lu olduğu nasıl anlaşılır?

Temel bazı ürünlerin örneğin mısır ya da soya gibi bitkilerin GDO'lu olup olmadığını anlayamayız ancak genetik özelliğinin değiştirilmiş olmasından kaynaklanan dış görünüş farklılığı varsa bu özellikler bize genetiği ile oynanmış olduğunu gösterebilir. Bir de tabii tat ve dokusu çok önemlidir. GDO'lu besin tüketiminden kaçınmak istiyorsak -ki mümkün mertebe bunu yapmalıyız- mevsiminde almalı ve yerli besin maddelerini tercih etmeliyiz.

Türkiye'nin ithal ettiği hangi ürünlerde GDO var?

Son yıllarda yasal bazı eksiklikler nedeniyle GDO'lu ürünlerin yurtdışından ülkelere serbestçe girmesi sözkonusu. Türkiye de bu ülkelerden biri. Mısır, soya, pamuk, kanola, şekerpancarı, pirinç, patates, domates gibi ürünlerin riski fazla. GDO ekimi uygulaması 1995 yılında ABD'de başladığından beri ülkelere genetiği değiştirilmiş ürünlerin ihracı gerçekleşiyor. Maalesef GDO'nun doğduğu ülke ABD'dir. Bu nedenle son 18 yıldır tüketilen GDO'lu gıda maddelerinin ABD'den çıkma olasılığı oldukça yüksektir. Şayet geçmişte ABD'de etiketleme uygulaması söz konusu olsaydı belki de bugün dünyada GDO sorunu olmayacaktı.
 
Neden GDO'lu ürünler satılıyor?

Bu teknolojinin savunucularına göre, ürün verimi artıyor, çiftçiye para kazandırıyor, daha çok besleyici vb... ama gerçek bunun tam tersi. GDO'lu ürünlerin sağlığa ve çevreye zararlı olduğuna dair birçok bilimsel araştırma var. Bu ürünlerin kansere yol açtığı biliniyor. Karaciğer, böbrek, pankreasın çalışmasını değiştirdiği ve doğurganlığı azalttığı yolunda kanıtlar var. Sindirim sistemi üzerinde de hasar bırakıyor. Üstelik antibiyotik direncinin ortaya çıkması, sağlık üzerindeki yıkıcı etkileriyle başa çıkmayı da zorlaştırıyor. Yeni nesilde ortaya çıkan pek çok alerjinin nedeninin de GDO'lu besinler olduğu düşünülmekte.

 
ABD, GDO'lu ürünlerin vereceği zararları hiç umursamıyor mu?

Kesinlikle umursamıyor. ABD hükümeti GDO'lu ürünlere kısıtlama getirmediği gibi 'bu zararlıdır, bu sağlıklıdır' ayrımına da kesinlikle girmez. Bu, ABD halkının sağlığını, hiçe sayan bir bakış açısı. Türkiye'ye tavsiyem kanunlara GDO'yu yasaklayan sıkı kurallar getirmeleridir. Ayrıca labarotuvarlarda GDO'lu gıdalar üzerindeki testlere devam edilmelidir ve etiketleme uygulamasına bir an önce geçilmelidir. Oldukça karmaşık ve detay gerektiren işlemlerden bahsediyoruz. GDO'lu ürünlere karşı gıda güvenliğinin sağlanması kolay değildir. Umarım bu söyleşi vermek istediğim mesajın yerine ulaşmasını da sağlar.

 
Türkiye'deki sıkı önlemler sevindirici

ABD'li yetkililer sadece ticari kapıların Türkiye'deki yetkililerce kapanmaması gerektiğini düşünüyorlar. Bunun bir şekilde yolunu bulmaya çalışıyorlar. Türkiye'deki hatta ABD'deki insanların sağlıklı ve güvenli yaşamları ikinci planda. Onlar için öncelikli olan ABD'nin tarım sanayiinde finansal kalkınmayı yakalayabilmesidir. Oysaki gıda güvenliği her ülkenin temel unsuru olmalıdır. Diyeceğim şu ki sınırlarınızı ucuz, yabancı, genetiği ile oynanmış ürünlere açarsanız bu Türk çiftçilerinin zarara uğramasına yol açacağı gibi gıda güvenliğinin de tamamıyla ihlal edilmesi anlamına gelecektir. Bu nedenle tavsiyem gıda güvenliğini tehdit eden GDO'lu ürünlere ciddi yaptırımların uygulanmasıdır. Geçtiğimiz günlerde Türkiye'ye 21 bin tonluk GDO'lu pirincin yasadışı yollarla ülkeye sokulurken ele geçirildiği haberi bizi açıkçası çok sevindirdi. Bunu çalışmalarımızda örnek haber olarak kullanmaya karar verdik.






Sizin isminiz

Alıcının e-posta adresi



Doğrulama işlemi
5 + 3 = 


Oku Yorum


  • Millete yalan söylemek...  

    Artık birkaç firmayı ayakta tutacağım diye GDO'lu ürünleri ithal eden ve millete yediren insanlar cezasını bulmalı. Bir de AKP adındaki "Adalet" ve "Kalkınma" isimlerinin hakkını vermekten uzak bir noktaya doğru mu taşınılıyor? Merak ediyorum.
    Ahmet Selçuklu / 10 Mayıs 2013 15:39
  • Dene-tim 

    Bir tane GDOlu pirinç yakalandı ki Ya bizim bilmeden yediğimiz diğer bir sürü ürün ne olacak.
    Almanya WTOya attığı imzaya rağmen GDO hiç bir şeyi ülkeye sokmuyor. Ona rağmen İspanyada dikilen tahılların polenleri Almanyadaki tahıllara GDO DNAsını taşıdı. Bu işin sınırı yok. Yani world is not enough...
    Jadg Panther / 02 Mayıs 2013 22:54
  • Sor Bakalım, 

    Türk halkına sorun, sağlığımızı, türk hükümeti ne kadar önemsiyor. Yeşil çevre nerde? Yeterli Oyun ve spor alanları var mı? Doğal, ilaçsız gıda nerede? Bilinçli toplum için, ne yapıldı? Tarım,Sağlık, Spor, Çevre, Miili Eğt. bakanlarının gerçekten elle tutulur icraatları var mı? Sorun bakalım.
    an / 26 Nisan 2013 23:17




HAYY web



Künye | Manifesto | Sorumluluk | Reklam | Bize Ulaşın
tamamen özgür yazılım geliştirme araçlarıyla üretildi. Haber Sistemi

7.584 ms