Ana Sayfam Yap
 Sık Kullanılanlara Ekle

Hükümetin dış politikasını başarılı buluyor musunuz?

  • Evet, başarılı.
  • Hayır, başarısız.
  • Bu konuda bir fikrim yok

Eposta adresinizi verin, iyibilgi'nin özel haberleri posta kutunuza düşsün.





24 Ekim 2013
font boyutu küçülsün büyüsün



Bunun adı 'istihbarat savaşları'!


"Bu bir istihbarat savaşları dönemi, tamamen büyük bir mücadelenin parçası. Türkiye de artık edilgen değil, aktif olarak işin içinde."




Bunun adı 'istihbarat savaşları'!

Trt Haber kanalında yayınlanan Açı programının bu haftaki bölümünde MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ı hedef alarak, dış basında yürütülen Türkiye aleyhtarı propaganda çalışamaları masaya yatırıldı.. Prof. Dr. Çağrı Erhan'ın moderatörlüğünde, Prof. Dr. Sedat Laçiner, Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan ve Prof. Dr. Talip Küçükcan demokratikleşme paketini değerlendirdi. Programdan satır başları şöyle: 

Çağrı Erhan:

Türkiye'deki herhangi bir bürokratla ilgili yabancı yayın organlarında bu çıkanlara benzer bir yayına son 10 yılda ben rastlamadım, böyle bir tartışmaya da hiç şahit olmadım. Neden bugün ve neden bu tartışmalar yapılıyor?

Sedat Laçiner:

Meselenin bugüne ait olduğunu, bir kişiyle de ilgili olduğunu da düşünmüyorum. Ak Parti iktidara geldiğinde buna benzer girişimler oldu. Kişiye değil partiye yönelik. Bugünküne benzer çevreler şöyle bir şey yaymaya çalıştılar: Türkiye'de iktidara El Kaide benzeri bir parti geliyor. Hatta o dönemde R. T. Erdoğan'ın ve diğer partililerin yaptıkları konuşmaları İngilizce'ye öznesini değiştirerek, yüklemini düşürerek vs. Yahudi ve Batı düşmanı gibi yansıtmaya çalıştılar. Pentagon'da, Beyaz Saray'da ve Dışişleri Bakanlığı'nda kapılar altından gizli dosyalar gönderilerek bir ortam oluşturulmaya çalışıldı. Bugün yapılmak istenenler 2002-2003-2004 yılında yapılmak istendi ama başarı sağlanamadı. O günlerde Türkiye'nin AB ile ilişkileri fevkalade idi. Almanya'da ilk defa bir Türk lider popüler oldu. Tüm Avrupa'da Türkiye algısı çok iyiydi. İsrail ile olan ekonomik ilişkilerimiz de zirve yapmıştı. Böyle bir ortamda bahsettiğimiz grupların etkisi çok kendisini gösteremedi. Türkiye'deki yeni hükümetin Batı zihniyetinde marjinalleştirilmesi mümkün olmadı.

Batı dediğimiz şey monolitik, blok halinde karar veren bir yer değil. Çıkarları farklı, hatta çatışan grupların olduğu bir yerden bahsediyoruz. 2000li yıllarda bu senaryolar oynandı ama başarılı olamadı.

Davos krizi ve ardından Mavi Marmara sonrası Türkiye-İsrail ilişkileri çıkmaza girdi. İsrail, Türkiye'ye savaş ilan etti. İsrail bir şey söylüyorsa, arkasında durur, içini doldurur. İsrail kabinesinde PKK'yı nasıl destekleriz tartışıldı. İsrail bir devlet değil, uluslararası hukukun dışında bir yerdir. Şu anda Türkiye'ye karşı bir kampanya yürütülüyor. Mesele Hakan Fidan meselesi değil. Sorun İsrail'i aşalı çok oluyor. Sorun, Türkiye'deki hükümetin rakipsiz olması büyük problem. Türkiye içi ve dışında bu bazı grupları çok rahatsız ediyor. Başbakan Erdoğan'ın bu kadar kuvvetli olması kabul edilebilir bir şey olarak görülmüyor. Burada bir değişikliğe gidebilmek için birkaç koldan saldırı düzenleniyor. Hacker saldırısı gibi. Medya bunun görünen kısmı. Şu anda pişirilen ve yakın zamanda devreye girecek olan bir şey, Suriye'de El- Nusra ile Türkiye'nin ilişkileri... El-Kaide'yi destekleyen bir Türkiye tablosu çiziliyor.

Gezi olaylarını CNN'in ele alış tarzı bu bahsettiğim şeyin parçasıdır.
Amerika'nın Keneddy'den beri Ortadoğu politikaları 3 başlıkta toplanır. 1- Petrol ve gaz akışı Batı'ya kesilmeyecek. Kesilirse müdahale ederim. 2- Batı'ya karşı bir oluşum olursa müdahale ederim. 3- İsrail'in güvenliği. Amerika'nın Ortadoğu'daki ulusal çıkarlarının temel taşıdır, İsrail. Obama başkan olduğu günden beri, onun gibi düşünen bürokratlar, askerler vs. Türkiye'ye yalvardılar, Mavi Marmara meselesini çözelim diye. Neden? Çünkü şunu biliyorlar, İsrail ve onunla bağlantılı olan Amerikan yapısının içindeki bir sürü etkili insan yüzünden Obama'nın politikaları kilitlenir, Ortadoğu'da çok az şey yapabilir. Nasıl ki AB'yi ufacık bir Kıbrıs bloke edebiliyor, ABD'de Türkiye'nin çıkarlarını bloke edebilecek böyle bir yapılanma var. Birileri sizin hakkınızda böyle bir kampanya yapıyorsa buna verebileceğiniz cevap, Snow'den gibi olur. Yani elini kolunu bağlarsınız.

Talip Küçükcan:

Türkiye öyle görünüyor ki, bazı çevreler tarafından kontrol edilemeyen bir noktaya geldi. NATO ve batı ittifakından gelin telkinelere son derece açık bir ülkeydi. Son 10 yıldır bu telkinlerin dışına çıkmaya başladığını gördük. Ak Parti ile başlayan bir süreçdir bu. Türkiye ne zaman kendi çıkarlarını gözeterek almaya başlasa, liderlerine, ekonomisine bir müdahale olduğunu gördük. Türkiye kendi kararlarını almaya, kendi önceliklerini belirlemeye başladı. Bu en fazla İsrail'i ve bölgedeki statükocu diğer güçleri rahatsız etmeye başladı. Neden İsrail yanlısı gazetelerde çıkıyor hep bu haberler? Bu coğrafyada iki ülke vardır, düşmansız yaşayamaz. İran ve İsrail.

Başbakan'ın Obama ile görüşmesinde Erdoğan dışında Ahmet Davutoğlu ve Hakan Fidan vardı.

Deniz Ülke Arıboğan:

Ben olayı sadece devletler arası düzlemde analiz etmenin çok doğru olduğunu düşünmüyorum. Yeni Türkiye'nin yeni güvenlik paradigması İsrail'in sevdiği bir şey değil, bunu açıkça ifade ediyorlar zaten. Ama Hakan Fidan özelinde başka bir konu var. Yurt dışında böyle bir kampanya yok. Jewish Press'de Hakan Fidan'ı suikastle tehdit bir yazı dışında, bir kampanya yok. Türkiye'de ise çok sert bir karşı kampanya var. Kampanya Türkiye'de, yurt dışında değil. Hakan Fidan'ın etrafında bir destek duvarı oluşturuldu. Daha önce onu eleştirenler, böyle bir konuda onun yanında oldu. Türkiye'de bir konsolidasyon sağlandı. Hakan Fidan'ın iki özelliği var. Bir, Türk dış politikasını üreten takımın bir parçası olarak önemseniyor. İki, muhtemelen MİT'in içersinde bir şey yapıyor olabilir. Yeni bir yapılanma vs. gibi. Uzun yıllardır çok tartışılır, oluşmuş bir yapının içinde değişim yaratmak zor. Bundan rahatsız oluyor olabilirler. Bir İrancı diyorlar, bir El-Nusracı...İkisi uyumlu değil ki! Baktığınız zaman ya Türkiye içinde bir takım grupları zor durumda bırakacak şeyler var. Hakan Fidan'ı eleştirenler bir anda zor durumda kaldı, çünkü İsrail ile aynı hatta girdiler. Onlara yönelik baskı oluşuyor, doğal olarak. İçeride bizim bilemediğimiz bir hamle varsa, Hakan Fidan'a sinyal gönderiliyor olabilir. Türkiye bunu dış politika hattına algıladı, benim görebildiğim kadarıyla. Bakıldığı zaman Türkiye devlet mekanizması çok sert tavır aldı. Ben bu meselinin küresel bir mücadelenin uzantısı olduğunu düşünüyorum. Obama, Türk dış politikası ile aynı hatta duran bir Amerika politikası izliyor fakat çok ağır baskı altında. İsrail destekli Neo-Con'lar Obama'yı yoketmiş durumda. CIA başkanının istifa ettirildiğini unutmayın. Bu bir istihbarat savaşları dönemi. Bu tamamen büyük bir mücadelenin parçası. Bunun uzanımları vardır. Obama'nın Ruhani ile görüşmesi bile denge bozuyor. Büyük çaplı savaşlar yok artık. Türkiye de artık edilgen değil, aktif olarak işin içinde. Ya set çekmeye çalışıyorlari ya buradan daha kuvvetli bir istihbarat çıkarmaya çalışıyorlar. Bugün gelinen noktada Hakan Fidan'ın gücünü arttırır bu, azaltmaz.

Çağrı Erhan:

İnanılmaz bir şekilde, Amerikan tarihinde 2. Dünya Savaşı'ndan sonra ilk kez gelecek sene yapılacak ara seçimler sırasında istifa etme noktasına getirebilirler Obama'yı. Bu böyle devam ederse son 2 yılını devam ettiremeyebilir Obama. Snowden diye bir adam birdenbire çıkıyor, ABD ile geleneksel müttefikleri arasındaki ilişkileri olağanüstü bozacak bir takım ifşaatlere yol açıyor. 






Sizin isminiz

Alıcının e-posta adresi



Doğrulama işlemi
1 + 2 = 




HAYY web



Künye | Manifesto | Sorumluluk | Reklam | Bize Ulaşın
tamamen özgür yazılım geliştirme araçlarıyla üretildi. Haber Sistemi

6.566 ms