Ana Sayfam Yap
 Sık Kullanılanlara Ekle

Hükümetin dış politikasını başarılı buluyor musunuz?

  • Evet, başarılı.
  • Hayır, başarısız.
  • Bu konuda bir fikrim yok

Eposta adresinizi verin, iyibilgi'nin özel haberleri posta kutunuza düşsün.





08 Ağustos 2015
font boyutu küçülsün büyüsün



TAMAM


Şam, DAEŞ, İran, PKK: Tek kılıç darbesiyle mümkün mü?




TAMAM

iyibilgi Ankara

Suriye’nin, daha doğrusu Şam’ın geleceğine yönelik beklenti ve planlar, bölgesel düzenin sağlanması için daha bütüncül bir plana ihtiyaç duyuyor ve anlaşıldığı kadarı ile bu artık sadece “süper güçler”in çözebileceği bir düğüme dönmüş bulunuyor. Çünkü tek vuruşla tüm kördüğümleri açmak zaten olası değil ama bir de bölgedeki tüm aktörlerin diğer aktörlerle yüksek çıkar/çatışma bağı oluşmuş durumda.

Örneğin İran’ın oyuna sağlıklı dönüşü sağlanmaya çalışılırken, buna itiraz eden oyuncuların kaygıları da giderilmeye çalışılıyor. Suudi Arabistan bu yüzden hem Rusya hem ABD ile ayrı ilişkiler kurmaya çalışıyor ve karşılık görüyor. Bu üçgen, bir yandan İran’a karşı Riyad’ın içini ferahlatırken diğer yandan Suriye noktasında Türkiye ile bu üçgen dörtgene terfi ediyor. Ama yine ABD’nin Körfez Ülkeleri’ne yanaşması da zaten limoni olan ABD-İsrail ilişkilerinde Tel Aviv’i biraz daha yalnızlaştırıyor.

Bu örnekte de görüldüğü üzere tek ülke üzerinden bölgeyi kucaklamak ve çözüm getirmek zaten mümkün olmadığı gibi bu her dokunuşta her yöne devrilen domino taşlarını tutmaya çalışmak gibi.

Şam anlaşması diğerlerini de çözebilir…

ABD-Türkiye anlaşmasının ardından gelişen süreç, daha doğrusu doğal akış, Rusya ve ABD’nin Şam’ın geleceği ve tabii gideceği konusunda uzlaşma yollarını aramalarını getirdi. Şu an iki süper güç bu yolda görüşüyorlar ve Rusya’nın “ikna” çabaları biraz daha ilerlemiş görünüyor. Esasen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu ayın 3’ünde zikrettiği, “Putin’in daha makul göründüğü” mealindeki açıklamaları da bunu teyit ediyor ve tesadüfî değil.

Ancak o kadar kolay da değil. Rusya gibi bir ülkenin ikna edilebilmesi için pazarlık yapılması gerekiyor ve özellikle iki başat konu bulunuyor. Esad’in yerine kim ve Suriye’nin yerine Moskova’ya ne diyet verileceği. Esad sonrası için Rusya ve Riyad’ın da konuştuğu gözlemleniyor. Rusya’nın alacağı karşılık için ilk akla gelen ise Ukrayna. Avrupa ülkeleri de artık Kiev’in huzur bulmasını şiddetle istediklerinden iki tarafı teşvik ettikleri zaten gizli bilgi değil.

ABD için ise Ukrayna zaten kayıp değil. Sanki bir pazarlık masasında gözden kolay çıkarılmak için yaratılmış bir kriz gibi duruyor bugünden bakınca.

Suriye çözülürse, para yağacak!

Şam krizi atlatılır ve DEAŞ meselesi de temizlenirse, Afganistan-Pakistan’dan Akdeniz’e kadar bir koridor oluşacak ve büyük enerji yani para Avrupa’ya gidip-gelebilecek. Tabii yol üstendeki tek engel DEAŞ olmadığından başka terör örgütleri de yavaş yavaş hattan izole edilecekler ve bunun başında da PKK geliyor.

Görüldüğü gibi sadece yüzeysel bir tur dahi adı bir kere dahi bu haberde geçmeyen Türkiye’yi tam merkeze ve oyunun ana kumanda üssüne oturtuyor. Zaten, Batı ile gerçekleşen son anlaşma bu demek. Ankara bunların tamamını görüyor ve ona göre pozisyon/plan üretiyor. Daha doğrusu üretti ve uyguladı. Bu yüzden şimdi Ankara için dışarıda sadece koalisyon ve seçim ihtimalleri üzerine yapılan kulis sohbetleri var. Ama diğer ülkelerin geleceği konuşuluyor!

www.iyibilgi.com






Sizin isminiz

Alıcının e-posta adresi



Doğrulama işlemi
3 + 2 = 




HAYY web



Künye | Manifesto | Sorumluluk | Reklam | Bize Ulaşın
tamamen özgür yazılım geliştirme araçlarıyla üretildi. Haber Sistemi

37.199 ms