Ana Sayfam Yap
 Sık Kullanılanlara Ekle

Hükümetin dış politikasını başarılı buluyor musunuz?

  • Evet, başarılı.
  • Hayır, başarısız.
  • Bu konuda bir fikrim yok

Eposta adresinizi verin, iyibilgi'nin özel haberleri posta kutunuza düşsün.





13 Ağustos 2015
font boyutu küçülsün büyüsün



Güçlü hükümet nasıl kurulur?


CHP+Ak Parti, güçlü hükümet demek mi?..




Güçlü hükümet nasıl kurulur?

iyibilgi Ankara

7 Haziran ertesinden günümüze süren hükümet arayışları, Ak Parti iktidarı öncesi “Ankara kulisleri” başlığı altında iktidar belirleme oyunlarına bağımlı olanlar için bir tür nostalji yaratıyor. Ancak Türkiye’nin bundan aynı zevki aldığını söylemek mümkün değil.

Bugün, sandık ertesi TBMM’de bulunan iki büyük partinin liderleri bir final görüşmesi için yeniden bir araya gelecek. CHP ve Ak Parti taraflarından gelen bilgiler bir koalisyon hükümeti kurulma ihtimalinin tamamen ortadan kalkmasa da, kıyasla zorlaştığını gösteriyor. Ancak politik tecrübesi olan odaklar için ise siyasette ne olacağını bilmek zor.

CHP hangi halka şikâyet edecek?

CHP’ye göre bir koalisyona engelleyen en büyük güç Cumhurbaşkanı Erdoğan. Bu söylem başka partiler tarafından da özellikle Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu teşvik etmek için kullanılıyor.  CHP yönetimi bu yüzden, Salı gününden itibaren parti tabanına/seçmenine bu durumu anlatmak için gerekli talimatları verdi. Ancak burada da gariplik; CHP seçmenin partiye gösterdiği ilgi 7 Haziran’da zaten kendini göstermiş, hatta azaltmış durumda. Bunların büyük kısmı da Ak Parti ile bir koalisyona karşı olduğu gibi, bir kısmı da oy verme gerekçesini, “Ak Parti gitsin de ne olursa olsun” beklentisi üzerinden izah ediyor. Yani, CHP, Cumhurbaşkanı’nı veya Ak Parti’yi şikâyet edebileceği bir seçmen tabanına sahip ama bunun bir anlamı yok.

Öte yandan, CHP yönetiminin ve iç-dış politik merkezlerin, iş dünyasının ve kimi medyanın, Ak Parti ile koalisyon kurma isteği de zaten artık biliniyor. Yani buradaki alış-verişin CHP aleyhine çaresizlik yaratan bir durumu var.

Ak Parti, tabanı söyleyeceğini söyledi...

Ak Parti de ise durum biraz daha belirginleşmiş gibi. Çarşamba günü yaklaşık 5,5 saat süren MYK’da, partinin CHP’ye bakışı ve bir koalisyon isteyip istemediğine ilişkin kanaat, “parti yönetimine” bildirilmiş durumda ve görülen o ki bildirilen kanaat anlaşılmış görünüyor. Toplantının ardından yapılan basın toplantısında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Beşir Atalay tarafından genel hatlar çizildi ve bugün gerçekleşecek görüşme öncesi hassasiyetlere dikkat edildi ama bir tek cümlenin üzerinde medya tarafından fazla durulmadı. Atalay, toplantı sırasında tartışılan yeni anketlerden bahsetti. Bu anketler parti MYK’sında ilk kez görüşülmüyor ama bu özel bir toplantı ve ertesi gün CHP ile son temasın, hatta Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun ağzıyla, “bir saatten fazla sürmez” görüşmenin öncesinde anket konuşmanın da bir anlamı var.

Türkiye’nin derdini dinleyen var mı?

Türkiye’nin yaşadığı, iç, dış, terör, kısmen ekonomik dertler kamuoyu tarafından her gün izleniyor, daha doğrusu yaşanıyor. Yani dert biliniyor. Aynı oran ve kabulle, bu dertlerin üzerinden ancak ve ancak güçlü bir hükümetle gelinebileceği de görülüyor. Bu ahım şahım bir tespit değil, aleni ve basit gerçek. Kaldı ki, genel olarak seçim ertesinde ülkenin dengelerindeki bozulma da hissediliyor.

Nihayet ortaya kim ne derse desin tek bir soru kalıyor; Türkiye’nin sorunları belliyken ve bunları aşmak için güçlü bir hükümetin mevcudiyeti gerekliyken…  Esasen en çok kimlerin bu birlikteliği istediğine ilişkin bir liste de sağlama yapabilir ama “Ak Parti ve CHP koalisyonu bu güçlü ve istikrarlı hükümet midir” sorusunun yanıtlanması gerekiyor. Koalisyon, hükümetin kurulma pazarlıkları sonra geliyor...

www.iyibilgi.com






Sizin isminiz

Alıcının e-posta adresi



Doğrulama işlemi
4 + 3 = 




HAYY web



Künye | Manifesto | Sorumluluk | Reklam | Bize Ulaşın
tamamen özgür yazılım geliştirme araçlarıyla üretildi. Haber Sistemi

26.054 ms