Ana Sayfam Yap
 Sık Kullanılanlara Ekle

Hükümetin dış politikasını başarılı buluyor musunuz?

  • Evet, başarılı.
  • Hayır, başarısız.
  • Bu konuda bir fikrim yok

Eposta adresinizi verin, iyibilgi'nin özel haberleri posta kutunuza düşsün.





18 Kasım 2015
font boyutu küçülsün büyüsün



Güle güle NATO


5. madde yerine 42. madde'nin devreye sokulması ne anlama geliyor?




Güle güle NATO

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Fransa'nın AB anlaşmasının toplu savunmayı öngören 42.  maddesinin 7. fıkrası uyarınca diğer AB ülkelerinden askeri destek istediğini belirterek, "Bugün Fransa, bütün Avrupa'nın geriye kalanından yardım ve destek istiyor" dedi.

Fransa Savunma Bakanı Jean Yves Le Drian da, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'ın talimatıyla AB anlaşmasının toplu savunmayla ilgili kısmını işlettiğini belirterek, "Toplantıda, tüm üye ülkeler (Paris'teki terör saldırılarından) sadece Fransa'nın değil tüm Avrupa'nın etkilendiğini söylediler. Bu madde tarihte ilk kez hem de oy birliğiyle işleme konuyor. Bu çok önemli" dedi.


Peki Fransa neden NATO'nun meşhur 5. maddesini* işletmedi de Lisbon anlaşmasını devreye soktu? Önce, Fransa Savunma Bakanı'nın açıkladığı şekliyle "tarihte ilk kez işleme konan" 42 maddeye bakalım.

Lisbon Anlaşması'nın 42. maddesi "ortak güvenlik ve savunma politikasi ile ilgili hükümler"i içeriyor. Fransa'nın devreye soktuğu 7. maddeye göre "Bir üye devletin ülkesinin silahlı saldırıya uğraması halinde, diğer üye devletler, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesine uygun olarak, bu devlete kendi imkanlarıdahilindeki tüm araçlarla yardım ve destekte bulunmakla yükümlüdür. Bu, belirli üye devletlerin güvenlik ve savunma politikalarının özel niteliğine halel getirmez. Bu alandaki taahhütler ve işbirliği, Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı üyesi olan devletlerin, kolektif temeli ve bunun uygulanma platformu olmaya devam eden Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı çerçevesindeki yükümlülüklerine uygun olur"

Son paragraftaki Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı (NATO) vurgusu son derece önemli. Böylece iki kurum, NATO ve AB karşı karşıya gelmiyor, çıkar çatışması yaşanmıyor.

11 Eylül saldırıları sonrası ABD'nin başvurduğu NATO'nun 5. maddesi yerine Lisbon Anlaşması'na dönmesinin resmi olarak sebepleri açıklanmasa da, çeşitli yorumcular bu durumu bir kaç sebep ile açıklamaya çalışıyor.

1- 42. madde ile Fransa, devletler üstü herhangi bir kurumu değil, "gönüllüler koalisyonu kurabileceğini" düşünüyor. Lisbon Anlaşması'nın diğer maddeleri ya da NATO devreye sokulsa idi, devletler üstü bir yapının söz sahibi olması kaçınılmaz olacaktı. Oysa bu şekilde Fransa işi devletler arasında tutmayı başarmış oldu. Amacı "İslam Devleti" adlı örgütü sonlandırmak olan ülkelerin koalisyonunu kurmak...

2- ABD'nin operasyonlar konusunda Fransa pahasına lider pozisyonu almasını en azından kendi kamuoyunun gözünde engellemek. NATO yerine Avrupa Birliği vurgusu yapılarak, bu kolayca başarılıyor.

3- NATO üyesi olan ancak AB üyesi olmayan Türkiye ile kriz yaşanmasını engellemek öne çıkan sebepler arasında, keza Türkiye ile Fransa'nın DAİŞ konusunda temelde farklı yaklaşımları mevcut. Bunu en açık şekilde Hollande'nin açıklamasında gördük: "Suriye'de Esad dışındaki sorun için siyasi bir çözüm bulmamız gerekiyor. DAİŞ bizim düşmanımızdır."

Görünen o ki, Paris saldırılarının en büyük sonuçlarından biri de, Suriye ve Irak konusunda Atlantik ittifakı yerine Fransa'nın AB üzerinden yeni bir ittifaka önayak olması...  Ana muhalefet partisi Cumhuriyetçiler’in lideri eski cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin saldırılardan hemen sonra Cumhurbaşkanı Holland'a söylediklerinde bu hedef açıkça görülebiliyor:

"Fransa savaştadır, bunun artık kabul edilmesi gerekir. Bugün Fransızlar kendilerini güvende hissetmiyor. Önce bunu sağlamamız lazım. Terörle mücadele için herkesle, özellikle de Rusya ile işbirliği yapılmalıdır"

www.iyibilgi.com  özel

* Kuzey Atlantik Antlaşmasının 5. Maddesi gereğince NATO, bir saldırı veya saldırı tehdidine karşı üyelerini savunmaya ve bu amaçla, bir üyesine yapılacak saldırının tüm üyelerine yapılmış varsayılır.







Sizin isminiz

Alıcının e-posta adresi



Doğrulama işlemi
4 + 4 = 


Oku Yorum


  • nato ve gladıo 

    belli ki fransa saldırıların arkasında gladio nun yani nato nun olduğunu biliyor.aslında bu yeni bir durum değil.şöyle bir geçmişe yolculuk yaptığımızda gladio operasyonlarının nerelerde olduğunu görebiliriz.örneğin İtalya da 1980 lerde patlak veren p2 mason locası ve 90 ların başındaki gladio skandallarında durum tüm çıplaklığı ile gözler önündeydi.savcı katliamları,istasyon bombalamaları,başbakan aldo moro cinayeti,papa suikasti vs. gibi olaylar iyi hatırlanmalı.bütün bunların hepsi o dönem italya nın dış politikasına yön vermek için yapıldı.bugünde fransa da olan budur aslında.nato ve gladio fransanın iplerini eline almak istiyor belli ki.yani ışid,pkk,el-kaide,hizbullah gibi örgütlerin hepsi nato şemsiyesi altında faaliyet gösteriyor.nato yu kim kurmuşsa bu örgütleride o kurmuş demektir.peki bu örgütler türkiye de neler yaptı acaba?
    sagopa kajmer / 22 Kasım 2015 16:56




HAYY web



Künye | Manifesto | Sorumluluk | Reklam | Bize Ulaşın
tamamen özgür yazılım geliştirme araçlarıyla üretildi. Haber Sistemi

5.1249999999999 ms