Ana Sayfam Yap
 Sık Kullanılanlara Ekle

Hükümetin dış politikasını başarılı buluyor musunuz?

  • Evet, başarılı.
  • Hayır, başarısız.
  • Bu konuda bir fikrim yok

Eposta adresinizi verin, iyibilgi'nin özel haberleri posta kutunuza düşsün.





05 Şubat 2016
font boyutu küçülsün büyüsün



Kötüler gerçekten çok çalışıyorlar!


Obezite ameliyatçısı geldi!




Tüccar doktorlar bu sene yeni bir kazanç kapısı buldu. Biraz fazla kilolu olan herkesi ameliyat etmeye çalışıyorlar. Tıp endüstrisinin en son pazarlama taktiği obezite ameliyatlarına müşteri çekmek. ABD’den ülkemize kadar dalga dalga yayılan bir kampanya bu.

Haklarını vermek lazım. Bu kötü adamlar gerçekten de çok çalışıyorlar.

Birden, televizyonda bakıyorsunuz herkes obeziteden bahsetmeye başlıyor. “Obezite ve Kanser”, “Obezite ve Kalp Hastalıkları” gibi kocaman başlıklar görüyorsunuz ekranda. “Peki, çocuklarda obeziteyi önlemek mümkün olabilir mi?” diye soruyor sunucu, yüzünde çok endişeli, ümitsiz bir ifade.

Sosyal medyada araştırma sonuçları dolanıyor.

“Obez gebelerin bebeklerinin otistik olma ihtimali daha yüksek!”

“Obez erkek çocuklar buluğ çağına daha geç giriyor!”

“Obezlerde ortopedik sorunlar daha fazla!”

“Obezlerde dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite daha çok görülüyor!”

Obezite öcüsünden olabildiğince korkuyorsunuz.

Sonra birden 15 beden büyük pantolonların içinde kendilerini döndüren kadın görüntüleri geliyor aynı ekranlara (nedense etek yok, hep pantolon)… Mutluluktan havaya uçan, 50 kilo vermiş, 80 kilo vermiş kadınlar… Kucaklarında bebekler. Kilo vermiş, kadınlıklarını keşfetmiş, anne olmuş mutluluk hikâyeleri. “Çok memnunum” diyorlar “obezite ameliyatımdan”.

Aynı anda sosyal medyada özenle hazırlanmış bir çizgi film dönüyor. Hangi fakir çizer buna bu kadar vakit ayırabildi, bunu hazırlayabildi, hatta bunu böyle pazarlayabildi diye merak ediyor insan (bizim gibi yazar çizer insanlar genellikle fakir olur, çok şükür). Çizgiler o kadar güzel, film o kadar iyi hazırlanmış ki… Bu sanat eseri çizimlerde deniyor ki: “Size obezitenin yanlış hayat tarzınızdan, aşırı yemek yiyip az hareket etmenizden kaynaklandığı söylendi. Bu doğru değil. Az yeseniz bile vücut tasarruflu davranır ve yağ yakmaz. Obezite, modern hayatın, şehir stresinin tetiklediği bir hastalık. Yani, öyle hayat tarzınızı değiştirerek, yiyip içtiğinize dikkat ederek, spor yaparak bu hastalıktan kurtulamazsınız. Tedavi olmanız şart!

O kadar da açık söylemiyor ama diyor ki, aşırı kiloluysanız doktora gidin. Doktorlar iş yapsın, hastaneler para kazansın, sigorta sistemi para görsün. Doktor sizi ameliyat etsin, biraz daha para kazanılsın. (Bu arada size ne olursa olsun, kötü adamlara ne!)

El insaf…

Obezite hastalığından sizi kurtarmayı vaat eden ameliyatların son teknoloji isimleri şöyle: bariatric surgery, sleeve gastrectomy (tüp mide ameliyatı- midenin büyük kısmının alınması), surgical weight loss, endoscopic gastroplasty (ABD’li kaynağımdan öğrendiğim isimler İngilizce, kusuruma bakmayın). Hamileyken bile yaptırabilirmişsiniz hatta…

Şimdi gerçeklere dönelim.

Her türlü ameliyat vücut için risklidir. Üstelik bu zayıflamaya odaklı ameliyatlar nedeniyle sağlığını kaybeden, yataklara düşen, hatta hayatını kaybedenler olabilmektedir. http://www.hurriyet.com.tr/turkiyede-obezite-ameliyatlarinda-olum-orani-10-kat-fazla-29740846

Ülkemizde Ozan Orhon’un bu konuda çok acı tecrübeleri var. Midesine kelepçe taktırdı, kilo verdi, o dönem mide kelepçesinde talep patlaması yaşandı. Kelepçeyi çıkarttı, taktırdı, kilo aldı, verdi, “tüp mide” ameliyatı geçirdi, midesinin dörtte üçü alındı, bir sene yemek yiyemedi gibi haberleri basından takip ettik. Şaka değil, bunlar gerçekten çok ağır tecrübeler.

Mustafa Koç’un tüp mide ameliyatı olduğunu duyduk. 4 ayda 40 kilo vermiş. Sağlığı bu yüzden mi bozuldu diye merak ettik.

Aşırı şişmanlık gerçekten insanı zor duruma düşürebilen, hormonlarını, tansiyonunu, vücudunun her türlü işlevini aksatabilen ciddi bir sağlık sorunu. Ancak, elbette, günlük hayatınızda hareketinizi artırarak, endişeden, stresten, takıntıdan uzak durmaya çalışarak ve en önemlisi gıda tüccarlarının sağlık tüccarlarına müşteri sağlamak için ürettikleri saçma sapan kolalardan, hazır çorbalardan, enerji içeceklerinden ve bilimum kötü yiyecekten uzaklaşarak kendi kendinizi iyileştirebilirsiniz. O mucizevi hormon dengenizi ve bağışıklık sisteminizi bozmamaya çalışın; bozduysanız bile iyileşebilir. Allah’ın bize bağışladığı midenin kafasını kırpmak, bağırsağın parçasını yolmak, o mucize midenin kafasını karıştıracak kelepçeler taktırmak vücudunuzun dengesini dönüşü olmayacak şekilde bozabilir.

Bahsettiğim çizgi filmi You Tube’ta “Time to act on obesity” yazarak izleyebilirsiniz. https://www.youtube.com/embed/FncRa72tizc

Daily Mail de bu minvalde bir haber yapmış: http://www.dailymail.co.uk/health/article-2547768/Labelling-obesity-disease-excuse-not-diet.html 

Arzu Aygen






Sizin isminiz

Alıcının e-posta adresi



Doğrulama işlemi
5 + 3 = 


Oku Yorum


  • SON ON 

    İnsanlık kendi sonunu hazırlıyor aslında..
    Sıstem yuvarlak , dünya dairesel ve dönüp dolaşıp eninde sonunda geldiği yere dönüyor!
    Maden e insan indirilir ; insanlar robotlara ameliyat ettirilir! Bi terslik var burada..
    x / 07 Şubat 2016 00:02




HAYY web



Künye | Manifesto | Sorumluluk | Reklam | Bize Ulaşın
tamamen özgür yazılım geliştirme araçlarıyla üretildi. Haber Sistemi

7.201 ms