Ana Sayfam Yap
 Sık Kullanılanlara Ekle

12 Ocak 2008
font boyutu küçülsün büyüsün



İşte, pastorize sütün sağlığa zararları!


Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Ahmet Aydın, sütün, çok faydalı bir içecekken pastörizasyon, yüksek ısı uygulaması (UHT) ve homojenizasyonla çok zararlı bir ürün haline geldiğini söyledi. Hangi sütü içelim? Sütü nasıl tüketmeliyiz? İşte cevapları... iyibilgi zoom




İşte, pastorize sütün sağlığa zararları!

Prof. Dr. Ahmet Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sütün raf ömrünü uzatmak için yapılan pastörizasyon ve UHT'nin bazı hastalık yapan bakterileri ortadan kaldırırken, faydalı bakterileri de yok ettiğini söyledi.

Sütün içindeki faydalı bakterilerin hastalık yapmadıkları gibi, birçok hastalığı da önlediğini, sütün kesilmesini ve ekşimesini sağladığını ifade eden Aydın, ''Süt, çok faydalı bir içecekken pastörizasoyon, UHT ve homojenizasyonla çok zararlı bir ürün haline geliyor'' görüşünü dile getirdi.

Ahmet Aydın, pastörizasyonun, sütün vitamin ve mineralle zenginleşmesini engellediğini, sindirim enzimlerini tahrip ettiğini ileri sürerek, ''Tahrip olan ve sindirilmeyen protein parçacıkları, bağırsaktan kanımıza geçiyor, vücut da bunları düşman olarak algılıyor ve bağışıklık sistemini tahrip ediyor. İnsan vücudu tahrip oluyor ve alerjik hastalıklara, bağışıklık sistemi hastalıklarına, romatizmal hastalıklara neden oluyor. Çocuklarda görülen kronik orta kulak iltihabının altında da süt kullanımı vardır'' diye konuştu.

Homojenizasyon sırasında uygulanan basıncın süt proteinlerinin moleküler yapısını büyük ölçüde değiştirdiğini kaydeden Aydın, molekül yapısı değişmiş proteinlerin immün sistemini aşırı uyardığını ve çocuğun ileride diyabet, astım ve multiplskleroz gibi ''otoimmün-kendi dokularını tahrip edici'' hastalıklara yakalanmasına yol açtığını iddia etti.

Prof. Dr. Aydın, sütün iyi bir kalsiyum kaynağı olmadığını savunarak, ''Bizim gibi ülkelerde laktaz eksikliği çok fazladır. Bu nedenle bizim gibi ülkeler yoğurdu bilir, yoğurt ihtiyaçtan doğmuştur. Batı ülkeleri yoğurdu bilmez, çünkü onlar süt şekerine daha eğilimlidirler'' dedi.

SÜT, SAĞLAM KEMİKLERİ SAĞLAMLAŞTIRI MI?

Aydın, ''Süt, sağlam kemiklere neden olur'' yargısının da kırılması gerektiğini belirterek, sütün kemikleri sağlamlaştırmadığını, tahrip ettiğini savundu.

Sütün kalsiyum miktarının yüksek olduğunu, ama iyi emilebilmesi için yeterli kalsiyum-fosfor dengesini tutturamadığını ifade eden Aydın, şöyle konuştu:

''Çünkü kalsiyumun emilebilmesi için fosforla belli bir oranı tutturması gerekiyor. Maalesef sütte bire bir gibi oran vardır ve kalsiyum, fosfor iyi emilmez. İyi emilmediği zaman da kana geçmez. En çok süt tüketen ülke ABD'dir, yılda kişi başına 130 litre süt tüketimi vardır. Ve en çok da kemik kırıkları ve kemik erimesi burada görülür. Meksikalı ve

siyahlar fazla süt tüketmezler, bunlarda kemik kırıkları son derece derece azdır.''

Dereotu ve rokada, sütten daha fazla kalsiyum bulunduğunu anlatan Ahmet

Aydın, ''Kalsiyum pek çok yeşil yapraklıda var. Bunlar ayrıca bir yığın vitamin sağlıyor. Hele de bunları taze taze tüketirseniz. Emilim açısından kalsiyum, fosfor oranları da çok iyi. Yeşil yapraklılar kemiklerin kuvvetlenmesi için gerekli olan potasyum, magnezyum açısından da zengin. Kemiklerin güçlü olması için yeşil yapraklıların tüketilmesine önem verilmeli'' dedi.

SÜT ÜRÜNÜ TÜKETİN

Sütü süt olarak değil, süt ürünü olarak kullanmanın daha doğru olacağını dile getiren Aydın, şu önerilerde bulundu:

''Mümkünse günlük mandra sütü tüketilmelidir. Sütü alınan hayvanın meralarda otlamasına ve suni yem yememesine dikkat edilmeli. Temiz olduğuna güveniliyorsa, sokak sütçüsünden de süt alınabilir. Şehirdeki en iyi seçenek, günlük pastörize şişe sütleridir. Uzun ömürlü homojenize kutu sütlerini kesinlikle kullanmayın. Sadece ekşiyen veya kesilen süt ve yoğurtları yiyiniz. Sütü süt olarak değil, mayalanmış olarak yoğurt, kefir, peynir olarak kullanın. Böylece olunca kaynatmaktan dolayı kaybedilen vitamin, mineral ve enzimlerin bir kısmını geri kazanılır.''

TGDF GÖRÜŞÜ

Türk gıda ve içecek sektöründe faaliyet gösteren 23 ayrı sektörel derneğin bir araya gelerek oluşturduğu Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF) Genel Başkanı Şemsi Kopuz da sütün, ''bileşimindeki protein, karbonhidrat, mineral ve vitaminler açısından dengeli beslenmede önemi tartışılmaz doğal bir gıda olduğunu'' bildirdi.

Topuz, pastörizasyon ve UHT işleminin, ''çiğ sütte bulunan 'patojen-hastalık yapıcı' mikroorganizmalardan kaynaklanacak olası sağlık risklerini ortadan kaldırmak amacıyla, sütün besin değerlerini en yüksek derecede koruyacak sıcaklık ve sürede optimize edilmiş ısıl işlemleri olduğunu'' anlatarak, ''UHT tekniği ile üretilen sütlere uygulanan bu ısıl işlemlerin aksine sokak sütlerine evde uygulanan geleneksel kaynatma işleminde sütün içerisindeki mikroorganizmalar tam olarak yok edilemediği gibi sütün içerisindeki besin değerleri de kayba uğramaktadır'' dedi.

Homojenizasyonun, ''süt içerisinde bulunan yağ damlacıklarının sütün her tarafına homojen bir şekilde dağılmasını sağlamak ve üst yüzeyde toplanmasını engellemek'' amacıyla uygulandığını kaydeden Topuz, homojenizasyon işlemi ile süt yağının homojen dağılımının sağlandığını, süt yağ globüllerinin daha küçük parçalara bölünmesiyle süt yağının sindiriminin kolaylaştırıldığını bildirdi.

samanyoluhaber






Sizin isminiz

Alıcının e-posta adresi



Doğrulama işlemi
3 + 2 = 


Oku Yorum


  • ayıp 

    koskoca profosorden boyle saçma bi yazı çıkması harbiden içler acısı hiç emrak edipde o süt katkı maddelerini gıda hijyeni konularını besin mikrobiyolojisine göz atmışmı...
    vet hek / 24 Kasım 2013 12:34
  • süt salığa zararlıdır 

    süt insanlar için deyıl,ineğin kendi yavrusu içindir.
    fatma altıcan / 21 Eylül 2013 13:43
  • pastorize uht farklı 

    yanlış bilgilendiriyorsunuz insanları,uht nin yazısı da çok hoş 20-30 dk da 150 derece ise 24 saat sütü kayanatınca 2000 dereceyi bulur gibi anlatmış...
    selahattin demren / 08 Eylül 2013 12:48
  • Kavramlar karışmış... 

    Pastörizasyon ile uht aynı kefeye konmuş.Bilgisizce yazılmış bir yazı.Lütfen kaldırılsın.
    Murat Karalar / 12 Temmuz 2013 13:26
  • uht kodlu arkadaşa! 

    UHT kodlu arkadaşım her sıvının belirli bir kaynama noktası olur. eger sen dışarıdan bir basınç veya herhangi bir işlem uygulamazsan, normal şartlarda kendi kaynama noktasında kaynar ki; ocakta kaynattığın sütte kendi kaynama noktasına kadar maksimum kaynar. Süt 75-80Cde kabarmaya, 100,1Cde kaynamaya başlar. sonraki işlem içindeki suyun buharlaşmasıdır. Yani kaynamaya bıraktığın zaman 150 dereceye çıkmaz.
    aysen / 14 Mart 2013 09:12
  • uht 

    uht sütlerde 130 derecelik bir kaynatma işlemini çok kötü bir işlem gibi anlatılıyor her yerde.mantığıma ters düşen şey çiğ sütüde yoğurt yapmadan önce rahat 20-30 dakika kaynatıyoruz.sıcaklığı uht ile aynı seviyeye getiriyoruz hatta ocağı unutsak 150-160 lara kadar çıkardığımız olur.e burda ne oluyor.bizde ev usulü uht işlemi yapmış oluyoruz hemde uzun süreli.bu soruma bir cevap verirseniz iyi olur.
    ilk / 07 Mart 2013 19:42
  • cola daha zararlıymışşduydunuz mu? 

    ee,adam cola zararlı diye sütten bahsetmesin mi,yoksa cola daha sağlıksız diyerek mi süt konusunu açsın.Şu bir gerçek ki hazır gıdaların hepsi zararlı.Hepsinin raf ömürlerinin uzaması için içinde bir sürü kimyasal katkılar var.Bunu kabul edersek sağlıklı yaşama ilk adımı atmış oluruz.Etmezsekte hazır gıdalar gün geçtikçe artar.
    mehtap hakız / 28 Ekim 2012 23:48
  • ACİL DURUM....! 

    ......Anlamadım gitti. Herkes endişeli ne yesem? Ne yedirsem? hesabı.... Çağ atlıyoruz. Kim dinler sağlığı... Önemli olan teknoloji yada para kazanmak değil mi?
    Satılmış ACİL / 27 Şubat 2012 09:54
  • buneya 

    bıktım artık ilk oğlum süt içmedi şimdi ise 2buçuk yaşında kızım sütü seviyor yemeklerden az yiyo ama boyu iyı oğlum biraz kısa neyapacak bu millet birisi cevap yazsın
    şaşkın / 17 Ocak 2012 21:47
  • süt için 

    bu yazıyı yazan ya pastörizasyon ile uht arasındaki farkı bilmiyor yada hiç bir şey bilmiyor en az denatüre eden ısıl işlem pastörizasyondur başka altarnatifini (uygulanbilir maliyetli ) bilen varsa yazsın uht kutu süt kesinlikle almayın ama pastörize süt alın derim.neyse bu ne ya biri fena saçmalamış bende kalkıp yorum yazıyorum
    adem sancak / 15 Aralık 2011 14:00
  • ... 

    sadece süt olsa keşke marketlerdeki ekmeklerde katkı maddesi dolu... puf puf bembeyaz ekmekler... otoimmün rahatsızlıkların kaynağının bu besinler olduğunu düşünüyorum... bende de alerjik rinit var idi... çok şükür geçti artık... hamilelikte her gün süt içmen gerekiyor telkiniyle içtim ve alerjim başladı.. şimdi süt, market ekmeği, market yumurtası yemiyorum... günlük sütten evde yoğurt mayalanır, organik ekmek kullanıyorum.. alerjim düzeldi kızımda sütü sevmiyor zaten boyuda çok iyi kalsiyum sadece sütte yok... reklamlara aldanmayalımmm...
    aynur binpolat / 24 Kasım 2011 10:44
  •  

    şimdiden sonra bir yada birileri çıkıpta medyada pastorizasyonun zararlı olduğunu söylerse ya afaroz ya linç yada rezil edilir.
    hans burgerland / 18 Ekim 2011 21:12
  • Yok Canım Daha Neler 

    Eğer pastörize süt böyleyse ,bizim kola gibi
    içeceklere nükleer atık gibi davranmamız lazım.Biz ne içeceğiz o zaman.Tabiki pastörize edilmemiş süt daha faydalıdır fakat pastörizeninde bu kadar zararlı olduğunu düşünmüyorum.
    serdal çetin / 26 Eylül 2011 00:27
  • neden 

    neden çocuklarımızı ve geleceğimizi bu şekilde yok ediyorlarbenim 12 yaşında oğlum var veona yıllardır paket süt vermeme rağmen oğlum bir türlü gelişmedi aksine sürekli bademcik premlemi yaşayan,zayıf ve cılız bir çocuk olarak kaldı.bir dönem sokak sütçüsünden süt aldım o da bozulmasın diye içine şab katıyormuş şimdi biz ne yapalım.
    yeliz / 24 Temmuz 2011 01:32
  • Her şeyin doğalını seçelim 

    Arkadaşlar,ben veteriner hekim de değilim uzman da değilim ama her şeyin doğalını seçmek gerektiğine inanıyorum.Ninem dedem daha hastane yüzü görmüş insan değiller.Köy sütüne veya günlük süte her programda zararlı diyorlar,pastörize veya UHT'i öneriyorlar şiddetle.Hazır mamaya da karşıyım.Katkılı meyveli şekerli....vs çocuk yoğurtlarına da karşıyım.Her şeyin elinizden geldiğince,mümkün olduğu kadar doğalını seçin.Devasa marketlerden her mevsim bulabileceğiniz meyve sebze alacağımıza,mevsiminde ve mümkünse köylü pazarlarından,hiç olmazsa doğala yakın ürünler alalım.Saygılar...
    hasan şahiner / 08 Nisan 2011 14:29
  • Kimse doğru birşey söylemezmi 

    Benimde 4 yaşında oğlum var 2 yaşına kadar anne sütüyle beslendi daha sonra marketten almaya başladım çocukta iştah denen birşey kalmadı gün geçtikçe zayıfladı bademciklerinde sorun oluştu birşey yemiyor artık süt vermiyoruz küçükken çok sağlıklıydı acaba marketten aldığımız sütler zararmı vrdi
    Rıza gezici / 27 Ocak 2011 08:03
  • PASTÖRİZE SÜT İLE UHT SÜTÜ AYIRALIM.... 

    Pastörize süt, düşük ısılarda sütü zararlı mikroplardan arındırma işlemidir. Uht ise ultra yüksek ısılarda sütün steril edilmesidir... Yani uht sistemi sütü sütlükten çıkarıyor.. Ülkemizde şuan sadece 2 yerde pastörize süt üretiliyor.. Birisi ATATÜRK orman çifliği, birisi konyadaki şeker süt. Uht ye kesinlikle karşıyım, bu sütler bağırsaklarda çamurumsu bir kıvamda kalıntı oluşturuyor... İçecekseniz, sağlıklı hayvanın temiz olarak sağılmış sütünü ılık denilebilecek sıcaklığa ısıtıp için. Eğer bu imkanınız yoksa pastörize alıp için. Uht kesinlikle tavsiye etmiyorum. Sadece kalsiyum almış olursunuz. Kalsiyum için lahana yiyin daha iyi.. Bebekler ve çocuklar için keçi sütü mükemmel bir besin kaynağı.. Bulabilirseniz mutlaka tüketin... Veteriner Hekim..
    TUFAN ATABAŞ / 31 Ocak 2010 00:56
  • Balık baştan kokmuş haberimiz yok 

    Slm okuyucular . sayın veteriner hekimimiz slm
    Çiğ sütün Kaynatılması . Süt Kaynatma, Sütleri evde kaynatarak içindeki mikroplar öldürülür. Kaynatırken üstünde oluşan kaymak nedeniyle bir taşımlık kaynatma ile içindeki mikropların tümü ölmez. Bu nedenle karıştırarak kaynatmalıdır. Kaynama işlemi 5 dakika kadar sürmeli, 10 dakikayı aşmamalıdır. Fazla kaynayan sütlerde sütteki şeker ve protein birleşerek sindirim işlemi zor bileşik şekline dönüşmektedir. Kısaca sütün besin değerliliği düşmektedir, azalmaktadır.
    Diğer süt ( market sütü ) bunun yanında sütün raf ömrünü uzatmak için yapılan pastörizasyon ve UHT'nin bazı hastalık yapan bakterileri ortadan kaldırırken, faydalı bakterileri de yok ettiğini görmekteyiz.
    Sokak sütünü doğru kaynatma ile besin değeri düştü fakat yararlı faydalı bakteriler ölmedi .
    Market sütü besin değeri fazla yararlı bakteriler öldü . Tercih sizin artısı eksisi
    bence her zaman doğal olan iyidir . Bir şu var tabiki bulabilirsen . Hayatımızı sanayiye bağlı halde biz burada süt tartışması yapıyoruz . hayvan doğal mı beslenmiş yoksa hormonlu mu ? Balık baştan kokmuş . Vay halimize doğal olanı
    arayıp bulamıyoruz . Yakında istesende bu sanayi ve yeni yasalarla çiğ sütü bulamayacağız ve bu tartışmaya süt bulamadığımızdan konusu bile açılmayacak tüm insanlığa doğal bir yaşam ,sağlıklı bir yaşam dilerim .
    Değerli veteriner hekimimiz bir çok durumu açıklamış hem fikirim ama ha su içmişsiniz ha süt olur... kelimesi biraz ters düşmüş vitaminler için düşünmüş doğrudur . Fakat bu vitaminleri başka ürünlerden tedarik edebiliriz.
    yararlı bakterileri nereden bulacağız .
    Sayğlılarımla...



    Hasan Tahsin GENÇOĞLUER / 10 Ocak 2010 16:16
  • Gerçekler... 

    Ben Veteriner Hekim olarak söylüyorum... Türkiye şartlarında patörize sütten başkasını içmeyin...
    1)Pastörize sütler ısıl işlem uygulanarak, içindeki zararlı mikroplar öldürülerek, en az vitamin-mineral-protein kaybı ile üretilir... Raf ömrü max. 5 gündür...
    2)UHT sistemi ultra yüksek sıcaklık ile üretilir, böylece mikroplar ölür ama yararlılarda ölür, vitamin-mineral-protein kaybı fazladır... Raf ömrü 1 aydan fazladır...
    3)Açık sütler türkiyede alınıp içilecek gibi değildir, içinde çok çeşitli zararlı mikrop bulunur, güvenemezsiniz... Örneğin burusella olan hayvanın sütünü içerseniz, sizede bulaşır ve siz bu sütün burusellalı oldunu anlayamazsınız...
    Ben açık süt alırım kaynatır içerim derseniz, kaynatma işlermi tüm vitamini-mineralı parçalar, ha su içmişsiniz ha süt olur...
    Anne sütüne en yakın süt keçi sütüdür. Pastörize keçi sütü en kaliteli ve güvenilir süttür..
    TUFAN ATABAŞ / 29 Ekim 2009 13:57
  •  

    paket sütlerin zararlarını bildikleri halde neden sağlık bakanlığı onaylıyorçocuklarımızı zehirliyorlarmışbendeçocuklarıma çok içirdim malesef şimdi almıyorum açık güvendiğimiz sütçüden alıyoruz uzmanlarda açıkları reklamlarda yerden yere vurdular biri öyle biri böyle kafa karıştırıyorlarimdat yardım
    fatma ayışığı / 12 Ekim 2009 11:17
  • Hiçbirşeye güvenemeyeceğiz 

    Evet artık ülkede herşey ticaret...
    Muhammet Duman / 29 Eylül 2009 19:12
  • şahin 

    inanın sallamıyorum ama 1.5 yaşında kızım var 1 yaşından sonra anne sütünü malesef bıraktı onun yerine hazır mama verdik sonra süte başlayınca paket süt vermeye başladık ama bu arada bizim yediklerimizden hiç yemiyordu internette bu gibi haberleri okuyunca açık süt almak istedim. 1*2 haftalık zamanda bile çocuk bizim yediğimiz ne varsa yemeye başladı. Gözlerime inanamadım şuan çocuğumuz kabak yemeği, maruli, çiğ köfte çorba, patlıcan, bamya, bakla, et . yani biz ne yersek onları yiyor Allahıma Şükürler olsun. Ve arada 1-2 hafta pastörize süt aldığımda çocuk yine yemeklerden kesiliyor. yani anlaması çok zor sebebini araştırmadım ama sütün mideye etkisinden sanıyorum. Kimseyi yanılmak yada vazgeçirmek gibi niyetimde yok ben sadece tecrübemi anlattım.
    hüseyin / 23 Mayıs 2009 11:27
  • İki Çocugm var 

    İki çocuğum var her ikisinide 1 yaşına kadar anne sütüyle besledim kızım 14 yaşında pastörize sütle büyüdü..7 yaşına kadar alerjik öksürük ve bünye zayıflıklarıyla uğraştık, sonraları yoğun uğraşılarımla toparlandı. Oğlum 1.5 yaşında memeden kesildiğinden beri açık sütle besliyorum son derece güçlü bünyesi olan bir çocuk hiç hasta olmuyor. Doktoruna ne yaptıgımı söylemedim ama bana her ne yapıyorsanız çok iyi yapıyorsunuz aynen devam edin dedi.(Bu arada herseyin doğalını kullanmaya çalışıyorum..yoğurtlarını ben mayalıyorum)
    Handan Yetkin / 20 Mayıs 2009 12:07
  •  

    yani pek füzel sayılmaz ama idare eder
    eli / 10 Mart 2009 16:34
  • kel hasan mı? hasan kel mi?? 

    bu konuile ilgili inanılmaz araştırmalar yapıyrum çünkü 5 yaşındaki kızımda bu sütler yüzünden trombositopeni yaşıyoruz,ben de burda hocama katılıyorum ama o hasan kel derken ben kel hasan diyorum çünkü ısıl işlem görmüş sütlerin proteinlerinin molekül yapıları bozuluyor ama middeki enzimler zaten molekülleri amino asitlerine ayırıyor emerken yani molekül yapıları bozulmuş proteinlerin çok bi zrarı yok ama sorun bu saaten sonra başlıyor ısıl işlemle birlikte molekül yapıları bozulmakla kalmıyor amnoasitlerde zarar görüyor ve bu amino asitleri antikor yapan b hücreleri rna nın getirdigi ve verdigi ifreler dogrultusunda antikor yapıyor ama HATALI NTİKORLAR OLUŞUYOR...bu da hocamın dedigi gibi birçok otoimmün hastalıklara neden oluyor diş çürümesi,romatizmal hastalıklar,itp v.s gibi kısaca vücut kendi kendine saldırmaya başlıyor bu da ülkemizi dışardan yıkamazken içerden birbirimize yıktırmaya çalıştıkları gibi.sevgilerle sglıklı günler...
    ihsan alkan / 13 Mart 2008 11:07
  • her işlem doğaya paralel yürümeli 

    haberde sayın şemsi kopuz,süt firması temsilcisi olduğu için,onların ağzıyla konuşmuş;normaldir.sütün ve içindeki yağın iyi emilmesi için niçin homojenizasyona gerek duyulduğuna ben inanmıyorum.bu tür sözler,insanları teknoloji bağımlısı yapmak için kullanılır.eğer dediği doğru olsaydı,süt memeden sağılınca o şekilde ,yani doğal olarak homojen olurdu.doğanın süt yağlarını yüzeyde toplamasının mutlaka bir nedeni vardır.onu homojenize etmek,doğaya aykırıdır ve canlılar için de yararlı değil,aksine zararlı olabilir.bugün bilim eğer doğayı aynen taklit edebiliyorsa değerlidir;aksi halde bilim de hurafeden öteye geçemez.
    kemal ırak / 13 Mart 2008 00:41
  •  

    ben süt ve ürünleri bölümü 1.sınıfta okuyorum.sütle ilgili olan herşeyi öğrenmeye çalışıyorum.öğrenci olarak hocamın anlattıklarına katılıyorum. süt içerisinde bulunan proteinler,vitamin,mineral maddeler bakımından oldukça önemli bir gıdadır.süt homojenize edildiğinde uygulanan ısıl işlemle besin değeri azalıyor fakat sütteki patojen mikroorganizmalarıda yok etmek için mutlaka pastorize veya homojenize etmemiz gerekir.
    buket / 06 Şubat 2008 00:02
  • garip 

    hakikaten çok garip işler dönüyor dünyada artık her şeyimiz karışık.
    mustafa / 18 Ocak 2008 15:33
  • ... 

    Kime güveneceğiz anlamıyorum.Pastörize sütün zararlarından dem vuruluyor.Pekiyi yeni sağılmış inek sütünü nereden bulacağız biz?Köy mü burası?Hem işlenmemiş köy sütlerini de mikropkop altında incelediğinizde sonucu beğenmeyeceksinizdir büyük ihtimalle :)) Bu kadar teknoloji düşmanı olamamakta fayda var sanırım.Herşey dandik politikalara malzeme yapılmamalı.Biz pastörize sütlerle tam iki kuşak boyunca sağlıklı,güçlü ve zeki bireyler yetiştirdik.Sağlıkları gayet deyerinde.İnsanlar kendilerini biraz da NEGATİF FİKİRLERLE ve ZORLA hasta ederler;benden uyarması.
    melek topçu / 14 Ocak 2008 16:59
  • Bilimsel gerçekler 

    Prof.Dr.Ahmet Aydın benim hocamdır.Onun savunduğu herşey,bilimsel deneylere ve kanıtlara dayanır.Bundan dolayı süt için söylediklerine dikkat etmek lazım.Hocamızın savunduğu düşünceler,bir çok üretici tekellerin,ilaç firmalarının hoşuna gitmez.Çünkü piyasadaki yozlaşmayı insanlara göstermeye çalışır.Hocamıza yürekten inanıyor ve yeni araştırmalarını dört gözle bekliyorum.Teşekkürler.
    yaşar / 14 Ocak 2008 06:03
  • Pottenger’ in Kedileri 

    1930'larda Dr. Francis M. Pottenger, pastörize ve çiğ sütle beslenmenin 900 kedi üzerindeki etkilerine ilişkin 10 yıllık bir çalışma yürüttü. Bir grup yalnızca çiğ süt alırken, diğer grup aynı kaynaktan alınan pastörize sütle beslendi. Çiğ süt içen grup kuvvet bularak büyüdü, hayatı boyunca sağlıklı, aktif ve canlı kaldı ama pastörize sütle beslenen grup kısa süre sonra durgun, sersem ve normalde insanlarla ilişkilendirilen kalp krizi, böbrek yetmezliği, tiroit bozukluğu, solunum rahatsızlıkları, diş kaybı, kemik zayıflığı, karaciğer iltihabı gibi kronik yozlaştırıcı rahatsızlıklara karşı savunmasız hâle geldi. Ama Dr. Pottenger'in en çok dikkatini çeken ikinci ve üçüncü nesillere olanlardı. Pastörize sütle beslenen grubun yavrularının hepsi pastörize sütten kalsiyum emiliminin olmadığını gösteren zayıf ve küçük dişler, kalsiyum eksikliğinin açık ifadesi olan güçsüz kemiklerle doğdular. Çiğ sütle beslenen grubun yavruları ebeveynleri gibi sağlıklı kaldı. Pastörize sütle beslenen grubun üçüncü kuşak yavrularının birçoğu ölü doğarken, kurtulanlar ise kısırdılar ve üreyemiyorlardı. Çiğ sütle beslenen grup soyunu sürdürürken, pastörize sütle beslenen grupta dördüncü nesil olmadığı için deney bitmek durumunda kaldı.
    Kaynak: inrernet
    Turgay Ayder / 13 Ocak 2008 15:03
  • doğrumu! yalanmı! 

    neye inanacaz biz bu ülkede.
    engin çelebioğlu / 13 Ocak 2008 10:44




HAYY web



Künye | Manifesto | Sorumluluk | Reklam | Bize Ulaşın
tamamen özgür yazılım geliştirme araçlarıyla üretildi. Haber Sistemi

11.462 ms