Ana Sayfam Yap
 Sık Kullanılanlara Ekle

11 Mayıs 2008
font boyutu küçülsün büyüsün



İşte MİT'in Sabancı cinayeti raporu!


Katillerden biri yüzbaşı... Çatlı ve Kocadağ planladı... Fehriye Erdal istihbaratçı... DHKP-C parayla üstlendi.... İşte MİT'in Sabancı cinayeti raporu... MİT'ten de bu habere yalanlama geldi.




İşte MİT'in Sabancı cinayeti raporu!

Gazeteci Zihni Çakır"ın yarın çıkacak kitabında yer alan bir MİT belgesine göre Sabancı Suikastı, Abdullah Çatlı, Hüseyin Kocadağ ve adı Susurluk"a da karışan Yüzbaşı Hüseyin Pepekal tarafından planlanan bir derin devlet operasyonuydu.

Sabancı suikastıyla ilgili ortaya çıkan bir Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) belgesinde, DHKP-C"nin cinayeti para karşılığı üslendiği, organizasyonun ise Abdullah Çatlı, Hüseyin Kocadağ ve o dönemde “kıdemli piyade yüzbaşı” rütbesindeki Hüseyin Pepekal tarafından yapıldığı saptanıyor. MİT belgesinde ayrıca cinayeti işleyen Mustafa Duyar, Fehriye Erdal ve İsmail Akkol"un devlet tarafından kullanıldığı; olay sırasında Piyade Yüzbaşı Hüseyin Pepekal"ın da cinayet mahalli olan 25. katta bulunduğu belirtiliyor.

MİT raporunda başka tespitler de var. Belgede, İstanbul Büyükçekmece"deki Akçimento fabrikasında, Emniyet"in kaçakçılardan ele geçirdiği uyuşturucuların yakıldığı, ancak bir süre sonra bunların Akçimento ocaklarında imha edilmek yerine Avrupa"ya satıldığının öğrenildiği anlatılıyor. Özdemir Sabancı"nın uyarılmasına rağmen işleyişin sürdüğü bilgisi de belgede yer alıyor.

SUİKASTIN ARKA PLANI

Sabancı Holding Yönetim Kurulu üyesi Özdemir Sabancı, Toyota-SA Genel Müdürü Haluk Görgün ve sekreter Nilgün Hasefe, 9 Ocak 1996 tarihinde Levent"te bulunan Sabancı Center"ın yönetim katı olarak adlandırılan 25. katında öldürülmüştü. Suikastı DHKP-C örgütüne üye Mustafa Duyar, Fehriye Erdal ve İsmail Akkol"un yaptığı belirlenmişti. Ortaya çıkan MİT belgesinde ise cinayeti işleyen bu üç kişinin Türk istihbarat birimlerince ortaklaşa kullandıldığı ve DHKP-C"nin cinayeti para için üstlendiği tespiti yapılıyor.

MİT"in 1996/114 hazırlık, 1997/443 esas belgesindeMustafa Duyar, Fehriye Erdal ve İsmail Akkol"un “Türk istihbarat birimlerince ortaklaşa kullanıldığı” belirtilerek suikast şöyle anlatılıyor:

“9 Ocak 1996 günü saat 10.29 sularında Sabancı Center İş Merkezi"ne dışarıdan gelen iki şahıs ve bina içerisinden üç kişinin katılımı ile 25. katta (ek"teki krokide gösterildiği şeklide) Özdemir sabancı, Haluk Görgün ve Nilgün Hasefe"nin 7.65 çapında tabancalarla bulundukları bürolarda silahlı saldırıya uğrayıp, öldürülmeleri olayının meydana geldiği saat saat 11.15 sularında polise bildirilmiştir. Uzmanların operasyonu ve olay yeri incelem ekiplerinin yaptığı ortak çalışmalar sornucunda 25. kat görevlileri tespit edilmiş, bu katta Dursun Bozkurt bulunmuş, Fehriye Erdal bulunamamıştır. 25. katta inceleme neticesinde katta bulunmaması gereken bir erkek şahıs tespit edilmiş, bu şahsın personel olmadığının yetkililerce bilidirilmesi üzerine sekreterin randevu defterleri tahkik edilmeye başlanmıştır. Kıdemli Piyade Yüzbaşı Hüseyin Pepekal olduğu araştırmalar sonucu öğrenilmiştir. Fehriye Erdal, Mustafa Duyar ve İsmail Akkol"un bu organizasyonda nasıl rol aldığı araştırıldığında, Türk istihbarat birimlerinin ortaklaşa kullandıkları ortaya çıktı.”

AKÇİMENTO"DA İMHA

Ergenekon Operasyonu yapılmadan altı ay önce Ergenekon"un Çöküşü-1 adlı kitabı yazan gazeteci Zihni Çakır"ın yarın piyasaya çıkacak Kod Adı Darbe adlı kitabında yayımladığı bu MİT belgesinde, Sabancı suikastını kimin ve neden planladığı şöyle anlatılıyor: “Bu cinayetin koordinasyonunu kurarak, Abdullah Çatlı, Hüseyin Kocadağ ve Hüseyin Pepekal tarafından organize edildiği saptandı. Emniyetin kaçakçılardan ele geçirdiği uyuşturucular Büyükçekmece Akçimento"da anlaşmalı iki ayrı noter karşısında yıllardır yakılıyordu. İleriki dönemlerde bu uyuşturucuların Akçimento ocaklarında imha edilmeyip, Avrupa"ya satıldığı öğrenildi. Abdullah Çatlı ve Hüseyin Pepekal operasyondan önce bu işlemden rahatsızlık duyulduğunu Özdemir Sabancı"ya iletmişti. Sabancılar"ın tavırlarında ve çalışma prensiplerinde herhangi bir değişiklik olmadığı gözlendi. Organizeli suikastın uygulanmasından sonra Levent-İETT Garajı"nda incelemeler yapıldığı belirlendi. Olay günü Ford bir minübüse dinleme ve gözetleme cihazları yerleştirilip sabahın saat 07.00"sine kadar çalışma yapıldı. Olay günü Levet-İETT Garajı üs olarak kullanılmıştır.”

 

 

PARA KARŞILIĞI YAPMIŞ

MİT belgesinde DHKP-C"nin bu eylemi para karşılığı üstlendiğinin öğrenildiği belirtilerek şöyle deniyor: “DHKP-C"ye Hüseyin Baybaşin"in aracılığı ile ulaşılmış, Hüseyin Pepekal, Dursun Karataş ile buluşmak üzere Fransa"ya gitmiştir. Görüşmenin ise Hollanda"da gerçekleştiği belirlendi.”

Karanlıkta kalan noktalar...


• Levent"teki Sabancı ikizleri Türkiye"nin en güvenli binasıydı. Binanın güvenliği bilgisayarlar tarafından kontrol edilmesine ve tüm katları kameralarla kontrol altında olmasına rağmen bu cinayet işlendi.

• Cinayet sonrası santraldan dışarı hangi numaraların arandığını kaydeden bilgisayar “arızalandı.” Türk Telekomdaki kayıtlar da silinmişti.

• Fehriye Erdal Susurluk kazasında ölen İstanbul eski Emniyet Müdür Yardımcısı Hüseyin Kocadağ tarafından Ulusal Temizlik Şirketi"ne oradan da Sabancı Center"a yerleştirildi. Şirket sahibi Kemal Aydoğan ve Kocadağ arasındaki ilişki netleşmedi.

• Mustafa Duyar, Şam"da Abdi İpekçi"yle ilgili belgesel izlerken orada cinayetin azmettiricisi olarak Yalçın Özbey"in fotoğrafını gördü. Sabancı Davası sonrası kaçtığı Almanya"da Özbey"in evine gelen kişi olduğunu anlamasıyla, Abdi İpekçi cinayetiyle, Sabancı cinayetinin aynı güçler tarafından işlendiğini düşündü ve öldürülme korkusuyla teslim olmaya karar verdi.

• Eski milletvekili Eyüp Aşık, Duyar"ın teslim olmadan önce kendisini aradığını ve “Binada aslında üç değil dört kişiydik. Olaydan üç gün sonra bizi öldürmeye çalıştılar. Suikastta kullanılan silahları daha sonra bizden aldılar. Bunlardan biri Baretta marka olan, Sedat Bucak"ın Susurluk"ta kaza yapan otomobilinden çıkan silahtı ve namlusunu değiştirmişlerdi” dediğini söyledi.

• Dönemin MİT Müsteşarı Sönmez Köksal komisyona verdiği ifadede Duyar"ı “Kontrespiyonaj” (karşı casusluk) kapsamında sorguladıklarını açıkladı. Bu açıklama akıllara “Duyar, DHKP-C militanı olarak bilinmesine rağmen, bir başka ülkenin casusu mu?” sorusunu getirdi.

• Eski Adalet Bakanı Şevket Kazan, Duyar"ın devlet adına bazı eylemler yaptığını iddia etmiş ve “Polisle işbirliği yaptığı için örgütten atılmıştı” demişti.

• Mustafa Duyar, Afyon Cezaevi"nde kaldığı hücrede suçu üstlendiği ifadesini değiştirmek istedi. “Bildiğim bütün sırları açıklamaya hazırım” dediği günün akşamı çıkartılan bir isyan sonucu çete sanıklarına öldürüldü.

PEPEKAL: SUSURLUK"TAN HATIRLIYORUZ

Susurluk kazasının ardından da bir rapor hazırlayan MİT"in, dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan"a “Kazayla Birlikte Gündeme Gelen Şahısların Listesi” adı altında 58 kişiden oluşan bir belge verdiğine dair iddialar gündeme gelmişti.

Gazetelerde yer alan haberlerde 58 isim sıralanmıştı ve bunların içinde ordudan uzaklaştırıldığı belirtilen Yüzbaşı Hüseyin Pepekal"ın adı da yer alıyordu. Ancak 2005 yılında Kozan Garnizon Komutanı olan Hüseyin Pepekal"ın terfi ederek yarbay rütbesine yükseldiği de yine gazete haberlerine yansıdı.

“SOMUT DELİL YOK” DENMİŞTİ

Susurluk sonrası Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan raporu açıklayan eski Adalet Bakanı Şevket Kazan ise Hüseyin Pepekal"ın Türk Silahlı Kuvvetleri içinde herhangi bir gizli örgüte üye olup olmadığına dair yapılan incelemede ise Genelkurmay Başkanlığı"ndan “adı geçen hakkında somut delil olmadığı için askeri yargıda ceza kovuşturmasına gerek duyulmadığı” cevabı aldığını açıklamıştı.

Nevzat Çiçek / Taraf

***

MİT'ten Taraf'a yalanlama

Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, bugün Taraf gazetesinde yer alan, ''İşte MİT'in Sabancı Cinayeti Raporu'' başlığı altında Zihni Çakır'ın ''Kod Adı Darbe'' isimli kitabına atfen yayımlanan bilgi ve belgenin gerçek olmadığını açıkladı. 

Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığından konuya ilişkin yapılan basın açıklamasında, ''Taraf gazetesinin 11 Mayıs 2008 tarihli sayısında 'İşte MİT'in Sabancı Cinayeti Raporu' başlığı altında Zihni Çakır'ın 'Kod Adı Darbe' isimli kitabına atfen yayımlanan bilgi ve belge gerçek olmayıp, kurumumuz ile de bağlantısı bulunmamaktadır'' denildi.

haber7






Sizin isminiz

Alıcının e-posta adresi



Doğrulama işlemi
2 + 2 = 


Oku Yorum


  • adam gibi adam 

    hüseyin yüzbaşı adam gibi adam dır kendini devletine adamiş bir komutandır evet kendisi çapulcuların başının belasıydi cok sayıda asker ve komando yetiştir miştir.o göysün deki purovaları bedafa vermediler.sevdigim komutanımdı allah ömrünü uzun etsin...
    karadenizli / 27 Mayıs 2013 13:59
  • güçlü devlet 

    Güşlü devlet, hiç kimsenin yaptığını yanına kar bırakmaz.
    harun kuruoğlu / 31 Aralık 2012 10:11
  • yazıklar olsun 

    hüseyin pepekalın göğsünde duran başarı madalyalarını görselerdi bu çirkin suçlamaları yapmazlardı....
    gökhan / 29 Aralık 2010 22:28
  • canım kardeşim 

    hüseyin pepekal ölümümüne kardeşimdir yavruma verdlği hediye ve de bana verdiği dostluk aleyhine laf söyleyenleririn durumuna bakmak lazım .canm arkadaşım yıllardır sana ulaşmaya çalısıyorum.
    bulentsavrun / 05 Aralık 2008 21:55
  • yazık 

    hüseyin pepekal güneydoğuda PKKlıların korkulu rüyası efsane bir komutandır. onun hakkında bütün bu yazılanların tek bir sebebi var. pkknın aldığı bir karar bir gün pkk ile mücadele eden subayları tek tek yargılayacağız diyorlar.
    bütün bu yalanlar o efsane komutanın yargılanması için.
    gün olur devran döner bu yalanları yazanlardanda hesap sorulur o kalemlerini hangi örgüt için kullandıklarına dair
    komando / 01 Kasım 2008 02:36
  • fahriye ardal 

    fahriye ardalvurmuştur özdemir sabancıyı
    dfdfds / 20 Ekim 2008 21:09
  • mehmet iyi oku 

    mehmetçiğim eğer olay doğruysa,eroin yakılan fabrika benim değildi heralde,
    emre ergen / 11 Mayıs 2008 23:03
  • mahir hoca 

    mahir kaynak bu cinayeti zanlı olarak bilinenlerin işlemediğiniz defalarca yazdı. ama fabrikada uyuşturucu yakma yakmama iddiaları komik. elbettte çok daha büyük bir plan proje sebepler zinciri var. bu muhtemelen çok genel bir mesajdı, bütün sermaye alemine. dünyada oynanan büyük oyun ve kutuplaşmada kim nerede duracak onunla ilgili. en en güvenli yerde en iyi korunanı buluruz vururuz mesajı.
    zaten belçika bu zavallı kızı bunun için koruyor. aslında takdire şayan bir hareket. sadece insani bir sebep.
    abuser / 11 Mayıs 2008 21:29
  •  

    neden durup dururken böyle bir iddia gündeme geldi hazır ergenekon gibi bir argüman varken toplumu buna daha fazla inandırmak için yabancı servisler ve bence hükümet ulusalcılara karsı bir cephe kazanmak istiyor sizce bu cephe ''tüsiad'' olmasın mı?
    mehmet / 11 Mayıs 2008 21:20
  • siz nasıl okudnuz 

    haberden sabancının isin icinde oldugu yorumuna nasıl vardınız Allah askina? adam oldurulmus siz sabancinin da isin icinde oldugunu soyluyorsunuz. pes artık...
    emre ergen'e / 11 Mayıs 2008 20:35
  • yuhhhh 

    sabancılarda pis işlere bulaşmışlar ya,valla yuhh,bide fehriye erdalı belçikadan almak için bir sürü diplomatik kaza oldu,belçikayla aramız bozuldu
    adamlar demezlermi bunları sizin elemanlar öldürtmüş,niye verelim diye
    vallahi bi yaşıma daha girdim
    emre ergen / 11 Mayıs 2008 20:24
  • haber eksik 

    haberde cinayetin asil nedeni iskalanmis. bunu yazmadan bu haberin degeri yok. taraf bu sefer cesur olamamis anlasilan.. sebep esref bitlis, adnan kahveci, özal, mumcu suikstler diziyle baglantili...
    tarık / 11 Mayıs 2008 19:33
  •  

    habere yalanlama geldi.taraf yine taraf tuttu
    memhmet / 11 Mayıs 2008 17:54




HAYY web



Künye | Manifesto | Sorumluluk | Reklam | Bize Ulaşın
tamamen özgür yazılım geliştirme araçlarıyla üretildi. Haber Sistemi

9.357 ms