Ana Sayfam Yap
 Sık Kullanılanlara Ekle

Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi dönem başkanlığını alması, Türkiye'nin etkinliğini arttırır mı?

  • Evet, bence arttırır
  • Hayır, bence arttırmaz
  • Bu konuda bir fikrim yok

Eposta adresinizi verin, iyibilgi'nin özel haberleri posta kutunuza düşsün.





28 Mayıs 2008
font boyutu küçülsün büyüsün



Tohum avı iptal- ŞİMDİLİK


Hazera Tohumculuk ve Akdeniz Üniversitesi’nin birlikte düzenledikleri “tohum yarışması” iptal edildi. İptal gerekçesi olarak kamuoyu “önyargılarını” gösteren üniversite ikna olmuş görünmüyor.




Tohum avı iptal-  ŞİMDİLİK

Hazera Tohumculuk Şirketi ile Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nin ortaklaşa düzenleyeceklerini duyurdukları proje yarışması Akdeniz Üniversitesi'nce iptal edildi. Üniversitenin web sayfasından yapılan yazılı açıklamada projenin kamuoyunda oluşan “yanlış anlaşılmalar” ve “önyargılar” nedeniyle ziraat fakültesi öğrencilerine ve ülkeye yararlı olamayacağı düşüncesiyle 22 Mayıs 2008 tarihi itibariyle iptal edildiği bildirildi.
İptal kararı ile birlikte projenin sayfasının da yayından kaldırıldığı ve yerine söz konusu açıklamaya yer verildiği görüldü.

"Hazera Trophy" projesi ne getiriyordu?

Proje ile yerel çeşitliliğin sürekliliği için bir tür garanti oluşturmak için yerel tohumları her dönem toplamak ve yeniden kullanmak üzere dünyanın dev tohum üreticilerinden Hazera Genetics ve Türkiye'deki kuruluşu Hazera Tohumculuk ile Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi ortaklığıyla Türkiye'de yetişen yerel tohumların ziraat fakültesi öğrencileri tarafından toplanması öngörülüyordu.

Şimdi 'ne güzel' diyebilirsiniz. Hatta bu proje ile ilgili kamuoyu "Yerel Tohum Toplama Yarışması Başlıyor… GETİR TOHUMU, GÖTÜR BİLGİSAYARI " adı ile duyurduğumuzda projenin ilk başta kimi olumlu tepkiler aldığı da görüldü. Ancak tehlikenin boyutu, iyi niyetimizden çok çok fazla idi.

Siteye gelen tepkiler ve site referanslı yapılan forum tartışmalarında insanlar, kaybolma tehlikesi olan tohumlarımızın toplanarak tespit edilmesinin öneminden bahsediyor ve de projenin bu amaca hizmet edeceği düşüncelerini dile getiriyorlardı. Ne var ki bu tepkilerin saf da diyebileceğimiz iyi niyetli tepkiler olduğu yazının devamında ileri sürülen gerçekler okunduğunda görülüyordu.  Anadolu'nun zengin çeşitliliği üzerinde yapılan kapalı kapı ardı pazarlıklar ve de ülkemizin zenginliklerinin talanı, uluslararası tekeller ve yerel ayakları ile çerçevesi çizilen biyolojik korsanlık...

Öyle ki bahsedilen proje, kaybolmaya yüz tutmuş yerel tohumların toplanmasından fazlası idi. Çünkü sadece toplama yetmiyor, toplanan sebzenin Latince ve yöresel ismi, yetiştirildiği bölge ve yayılma alanı, eğer varsa farklı kullanım amaçları, yörede ne kadar zamandır bilindiği ve yetiştirildiği, yok olma tehlikesinin bulunup bulunmadığı, tohum çimlenme süresi, tohum çimlenme yüzdesi, tohum ekiminden fide aşaması ve çiçeklenmeye kadar geçen süre, meyve bağlama tarihi, meyve üzerinde yapılan C vitamini, kuru madde değeri, meyve eti sertliği, raf ömrü, depolama süresi gibi veriler saptanması, bir rapor halinde proje koordinatörlüğüne ve poster halinde de proje değerlendirme komitesine sunulması da isteniyordu. Bunun için de en uygun toplayıcıların da işten anlayan, genç ve de dizüstü bilgisayarın hayalini kuran Ziraat Fakültesi öğrencileri olduğuna karar verilmişti...

Üstelik juri tarafından değerlendirilen projelerde birinci olana diz üstü, iki ve üçüncüye masa bilgisayarı hediye edileceği, fakültelerinde 1. olan tüm yarışmacıların danışmanları ile birlikte Antalya'da 5 yıldızlı otelde 1 hafta misafir edileceği belirtilerek projeye katılım da özendiriliyordu.

Projenin iptal edilmesi tehlikeyi önlenecek mi?

Hiç sanmıyoruz. Zira Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nin açıklamasında projenin yanlış anlaşılmalar ve önyargılar nedeniyle iptal edildiği belirtiliyor. Bir başka ifade ile Üniversite, proje esaslarını hala sahipleniyor. Sahiplenmekle de kalmıyor, kamuoyunda tartışılan iddiaların bir yanlış anlama ve de önyargı olduğunu düşünmeye devam ediyor.

Zengin yerli gen kaynaklarıyla, tarımsal biyolojik çeşitliliğimizle övündüğümüz Anadolu'muzun silahsız işgalini vurgulamak neden önyargı oluyor? Hazera, "yok olmaya yüz tutmuş meyve ve sebze tohumları"mızı neden toplamak istedi? Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Hazera Trophy projesinde ulusötesi şirketler grubundaki Hazera'nın tohum toplama, daha doğrusu gen kaynağı toplama işine neden ortak olmakta bir sakınca görmedi?

Neden bulunan en iyi bitki genetiğini almak suretiyle bunun geleneksel üretim yollarını kullanarak yenilikçi ticari türlerle birleştirilmesi için geliştirilen proje ile yerel zenginliklerimiz Hazera ıslah uzmanlarının eline altın tepside sunulmak istenildi? Proje tümüyle mi iptal edildi, askıya mı alındı? Kamuoyunun tepkisinin dinmesi mi bekleniyor?

Bu soruların açığa çıkarılabilmesi ancak Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile Hazera arasında yapılan protokolün ya da sözleşmenin kamuoyuna açıklanması ile mümkündür... Kamusal kimliği nedeniyle bu açıklamanın da Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nce yapılması gerekiyor.

Ekoloji Kolektifi olarak üniversite'nin projeyi iptal etmesini yeterli bulmadığımızı bildiriyor, Hazera ile yapılan anlaşmanın ayrıntılarını kamuoyuna açıklamak zorunda olduklarını bir kez daha hatırlatıyoruz. 

Konu ile ilgili kamuoyunun endişeleri giderilemezse Ekoloji Kolektifi olarak çalışma yürüttüğümüz tüm platformların konu ile ilgili harekete geçireceğimizi ve de tüm yasal yolları kullanarak kamuoyunu gelişmeler ile ilgili aydınlatacağımızı bir kez daha bildiriyoruz…

www.ekolojistler.org

İlgili haberler;

İsraillilerin tehlikeli tohum avı! İyibilgi Özel

Bio-korsanların 'Türk toprağı'nda gözü var! İyibilgi Özel






Sizin isminiz

Alıcının e-posta adresi



Doğrulama işlemi
5 + 3 = 


Oku Yorum


  • Genlerle oynayanlar şeytanın hizmetkarlarıdır 

    Nisa 119 Onları -ne olursa olsun şaşırtıp-saptıracağım, en olmadık kuruntulara düşüreceğim ve onlara kesin olarak davarların kulaklarını kesmelerini emredeceğim ve Allah'ın YARATTIĞINI DEĞİŞTİRMELERİNİ emredeceğim.' Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost (veli) edinirse, kuşkusuz o, apaçık bir hüsrana uğramıştır.(Ayet)

    Allah'ın yaratışını değiştirmeye uğraşmak Allah'a savaş açmakla eş anlamlıdır.Bunu yaptıran saikler asla ve kat'a insanlığın geleceğini umursayanlar kimseler değildirler.Hatta bırakın Allah'a düşmanlığı İNSANLIĞA düşmandırlar.Sonuçları insanlığın sonunu getirebilecek işlere girişen kafaların insanlıktan nasibini almadıkları bir gerçektir.Bunlar dinli -dinsiz ayırmadan insanlara düşmandırlar ve bu konuda bilgi paylaşımı ve güç birliği yapamadıkları sürece de dünyanın-insanlığın sonunun çok acı olacağı bir gerçektir.
    Şunu asla unutmayalım.Kusursuz yaratan ALLAH'tır.O'nun yaratışına her türlü müdahale( müdahale edenler de dahil) herşeyin zararınadır.
    Veysel OKUMUŞ / 28 Mayıs 2008 13:23
  • Nihayet!.. 

    Bu Ülkede Üniversiteler-Ziraat Fakülteleri onların binlerce öğretim Üyelerİ..Prof.ları..ve öğrencileri Var mı?..Varsa ne iş yaparlar? Masumca sayılabilecek bir projenin arkasında önünde ne/neler vardır?..Gerçek niyetleri ne olabilir?..Anlaşmaların arka planını herhalde biz sade vatandaşlar bilemeyiz!..Şimdilik iptali bile büyük başarı..
    M.Kemal CAN / 28 Mayıs 2008 12:04




HAYY web



Künye | Manifesto | Sorumluluk | Reklam | Bize Ulaşın
iyibilgi tamamen özgür yazılım geliştirme araçlarıyla üretildi. Haber Sistemi

29.67 ms