Ana Sayfam Yap
 Sık Kullanılanlara Ekle

IŞİD karşıtı koalisyonda Türkiye aktif rol üstlenmeli mı?

  • Evet, üstlenmeli
  • Hayır, üstlenmemeli
  • Bu konuda bir fikrim yok

Eposta adresinizi verin, iyibilgi'nin özel haberleri posta kutunuza düşsün.





11 Eylül 2008
font boyutu küçülsün büyüsün



Grip aşısı yaptıralım mı?


Eylül ayının gelmesiyle grip aşısı olmamız için reklamlar, pazarlama kampanyaları da başlar. Biz de düşünür dururuz; olalım mı, olmayalım mı? İki uzmanın hayati görüşlerini kaçırmayın… iyibilgi özel




 Grip aşısı yaptıralım mı?

Uz. Dr. Murat Kınıkoğlu’nun 2006 yılında Akşam gazetesindeki yazısı, ve Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın beslenmebulteni.com’da yayınladığı yorumu grip aşısı ile ilgili bütün merak ettiklerinize yanıt niteliğinde.

Uz. Dr. Murat Kınıkoğlu’nun yazısı:

“Grip aşısı

Adımın 'ilaç düşmanı doktor'a çıkmasına ramak kaldığını biliyorum. Bu yüzden 'vitaminlerin faydaları!' ile ilgili bir makale yazmaya karar vermiştim ki  İngiltere'de yaşayan bir hastam kontrole geldi. Dönmeden önce grip aşısı olmak istiyormuş. 'Neden İngiltere'de yaptırmıyorsun?' dedim. 'İngiltere'de grip aşısı olmak çok zor...' dedi. Öyle buradaki gibi eczaneye gidip 'Kalfa...yap bana bir aşı, tazesinden olsun...' diyemiyormuşsunuz. Bir-iki doktor gezip de aşı olamayınca 'Nasıl olsa Türkiye'ye gidiyorum orada yaptırırım...' demiş.


İngiliz ekonomisi zorda olduğu için kısıtlamaya gitmiş olabilirler diye düşündüm.  Belki de tıptaki gelişmeleri bizim kadar yakından takip etmiyorlardır kim bilir... Neyse efendim…
Hasta gittikten sonra gazetelere göz atarken bir haber gözüme ilişti. 'Çok yakında aylarca etkisini sürdürecek grip salgınında 700 bin kişinin yaşamını yitirebileceğine dikkat çekiliyor...' ve birkaç sayfa sonra bir başka haber 'yeni grip aşısı piyasaya verildi...' Tamam dedim 'korkut-sat kampanyası' başladı...

Tam grip aşılarının piyasaya verildiği güne denk gelen 700 bin ölümlü grip haberi üzerine ben de kendi kendime 'ne derlerse desinler bu konuyu yaz'  dedim...

Efendim taze aşılar piyasaya verildi... Bundan sonraki iki-üç ay boyunca her gün gribin ne kadar öldürücü, ne kadar korkunç bir hastalık olduğunu okuyup duracaksınız... Önce salgın tehdidi haberleri, sonra kuş gribi haberleri artacak. Zaten kötü senaryolardan bıkmışsınız, PKK, ekonomi, işsizlik, irtica... 'Bari...' diyeceksiniz...'Bu kadar felaketin arasında bir de grip olmayayım...' Haydi doğru eczaneye...

Sevgili okurlarım, ilaç firmaları ve yoğurtçular; halk arasında 'her kolesterolü olan ilaç kullanmalı' şeklinde 'yanlış' bir genel kanı oluşturmayı başardılar.  Şimdi de aşı üreticileri 'herkesin grip aşısı olması gerekir' şeklinde gene yanlış bir düşünceyi topluma yerleştirmeye çalışıyorlar. Grip aşısı 'herkesin' olması gereken bir aşı değildir. 'Bizim ülke için grip aşısı değil 'Hepatit B' aşısı önemlidir...'

Durduk yere grip aşısı olmayın...

Grip geçiren kişinin vücudunda o virüse karşı koruyucu antikorlar oluşur ve bir daha aynı virüsle karşılaştığında etkilenmez. Nietzsche'nin 'Beni öldürmeyen, beni güçlü kılar...' dediği gibi geçirdiğiniz her gripten daha güçlü çıkarsınız. Bu yüzden grip olmaktan korkmayın. Tavuk suyuna çorba, nane  limon, ıhlamur için, bol bol sebze meyve yiyin, en önemlisi, istirahat edin, biraz tembellik yapıp gribin tadını çıkarın...


Çocuklarınıza 'doktoru özellikle önermedikçe' grip aşısı yaptırmayın. İçeriğindeki 'timerosal' katkı maddesinin cıva içerdiğini ve çocuklar için  nöro-nefrotoksik (sinirler ve böbreklere zehirli etki) olabileceğini unutmayın...

Grip aşısının aşı yerinde şişlik, kızarıklık ve ağrıya, nadiren de olsa bizzat kendisinin grip benzeri bir hastalığa yol açabileceğini bilin. Occulo-respiratory  sendrom dediğimiz bu durumda hırıltılı öksürük, gözde kızarma, ateş ve kas ağrıları ile grip benzeri bir tablo ortaya çıkar.

Grip aşısının özellikle yumurta alerjisi olan kişilerde nadiren ürtiker ve anaflaktik şoka neden olan alerjik reaksiyonlar yapabileceğini bilmenizde fayda var...

Unutmayın ki grip aşısı sadece seçilen bazı grip suşlarına (cinslerine) karşı koruma sağlar. Aşı olmanız 'kesinlikle grip olmayacağınız' anlamına gelmez.

Peki kimler aşı olacak? FDA, basit bir gribin hayati risk oluşturacağı kadar düşkün ve yaşlı insanların, astımlı ve kronik bronşitli hastaların, kalp hastaları, böbrek hastaları, şeker hastalığı, AIDS gibi kronik hastalığı olanların grip aşısı olmasında fayda olduğunu söylüyor.

Ve bir not… Yıllar önce, emekliliğimden sonra görev aldığım bir kuruluşta bir gün herkes grip aşısı olacak dediler ve millet revirde kuyruk oluşturdu… Ben  oldum olası iğneden uzak durduğum için aşıya gitmedim.. Bana bağlı olarak çalışan ve aşılanan 9 personel birer birer yatağa düşerken o kış ben nezle bile olmadım... Yazıyı okuyunca bu da aklıma düşüverdi…
 
Sağlıklı günler...

Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın yorumu:

Hep aynı hikâye. Sonbahar başladıktan sonra gazeteler ‘gripten dünyada su kadar kişi ölecek şeklinde’ grip ile ilgili haberler ile dolmaya başladı. Tabii aynı gazetelerde grip aşılarının boy boy reklamları da var. Eczanelerin camekanları “Yeni grip aşısı geldi” ilanları ile doldu. İsteyen kişi hekime danışmadan eczaneye giderek aşı olabiliyor. Dostlarımız, akrabalarımız ve hastalarımız her yıl bıkmadan hep aynı soruları soruyorlar. “Grip aşısı olalım mı?”, “Grip aşısının zararı var mı?”, “Grip aşısı Alzheimer hastalığı yapabilir mi?” , “Grip aşısı otizme yol açabilir mi?”, “Grip aşısı kanser yapar mı?”

İsterseniz konuyu sorulu cevaplı bir şekilde irdeleyelim.

Grip aşısı soğuk algınlığından ve diğer üst solunum yolu enfeksiyonlarından korur mu?
Grip aşısı sadece grip mikrobuna etkilidir; soğuk algınlığına ve diğer üst solunum yolu enfeksiyonlarına değil.

Grip aşısı her grip virüsüne etkili midir?
Grip aşısı sadece influenza virüslerinin yaptığı griplere karşı koruyucu olabilir.

İnfluenza virüsünün A, B ve C tipleri hastalık yapar (daha çok A ve B tipleri). Her tipin birçok suşu (alt tipi) vardır.

Aşılar iki A suşu ve bir B suşu içerir (trivalan = üç değerlikli). Bunlar en çok görülen suşlardır ve bunlardan yapılan aşılar influenza enfeksiyonlarının yüzde 70’inden korur. Diğer suşlarla olan (yüzde 30) influenza enfeksiyonlarını etkilemez.

Bir suşa karşı kazanılan bağışıklık diğerleri için geçerli değildir. Ayrıca virüslerin sık sık antijenik mütasyonlara uğraması (yapı değiştirmesi) nedeni ile kalıcı bir bağışıklık mümkün değildir.

Kimler aşı yaptırmalıdır?
Sağlıklı çocuklara önerilmez. Sık geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonları gerçek bir endikasyon değildir; Aşı, maalesef çocuk yuvaları ve kreşlerde yaygın olarak uygulanılmaktadır.

Bazı hekimler kronik hastalıkları (akciğer, böbrek, kalp diyabet vb) olan kişilere her yıl grip aşısı olmalarını önermektedir. Bize göre potansiyel zararları nedeni ile bu kişilere aşı yapmaktan kaçınılmalıdır.

Bağışıklığı baskılayıcı (immünsüpresif) tedavi görenlerde (kanser hastaları vb) grip aşısı yapılabilir. Bize göre aşı yapmanın tek endikasyonu budur. Ama yine de potansiyel tehlikelere karşı uyanık olunmalı, ve mümkün olduğunca aşıdan kaçınılmalıdır.

Bazı hekimler yaşlı kişilere her yıl grip aşısı önermektedir. Bu hekimlerin hastalarına mutlaka aşının içinde alüminyum, cıva gibi ağır metaller olduğunu ve bunların bunamaya yol açabileceğini söyleyerek uyarması gerekir. 

Grip aşısı hangi yaşlarda kaç dozda yapılıyor?
Aşı grip mevsiminin (sonbahar) ilk aylarında (ekim-kasım) yapılır.
Aşı 6 aydan küçük bebeklerde yeterli bağışıklık sağlamaz.
6 ay - 3 yaş arası çocuklara: 4-6 hafta ara ile iki kez yarımşar (0.25 mL) doz kas içine yapılır.
4-12 yaş arası 0.5 mL tek doz. İlk kez yapılıyorsa  4-6 hafta sonra ikinci doz yapılır.
Daha sonraki yaşlarda ve büyüklerde: 0.5 mL tek doz yapılır. ikinci doz yapılmaz.

Grip aşısının sağladığı bağışıklıkla, doğal olarak geçirilen gribin sağladığı bağışıklık aynı mıdır?
Grip aşısı solunum yolunu devre dışı bıraktığı için (ağızdan alınmıyor, iğne tarzında kalçadan yapılıyor) bağırsakta mukozal (iç tabaka) bağışıklık sağlamıyor. Doğal olarak geçirilen mikrobik hastalıklar ise mukoza bağışıklığı yapıyorlar. Bu da bağışıklık sistemini güçlendirerek birçok alerjik ve kronik iltihabi hastalıktan sizi koruyor (hijyen teorisi). Her hastalığın aşısını oluyorsanız bu korunmadan yoksun kalıyorsunuz.

Etkisi bu kadar şüpheli olan aşının zararları var mı?
Önce aşının hangi maddeleri içerdiğine bakalım;
 
Etilen glikol: Antifrizde bulunan bir toksindir. Antifriz çocuk gelişimini bozabilir;  kısırlığa ve asidoza neden olabilir.
Fenol: Dezenfektan bir boyadır.
Formaldehit: Kanser yapan bir kimyasaldır.
Alüminyum: Aşıda antikor cevabını arttırmak için kullanılır. Alzheimer, sara ve kansere neden olabilir.
Timerosal (cıva: Tarife gerek var mı?) Beyin hasarı, otizm ve otoimmun hastalıklara yol açabilir. Cıva çıkartıldıktan sonra California’daki otistik çocukların sayısında bariz azalma olmuştur (bak. beslenme bülteni). İçinden cıvanın çıkartılmadığı tek aşı grip aşısıdır.  Diğer aşılardan farklı olarak grip aşısının her yıl yapılması beyin hasarı riskini artırmaktadır.
Neomisin ve Streptomisin: Antibiyotik olarak kullanılır. Bazı insanlarda alerjiye yol açar. Grip aşısı ayrıca yumurta alerjisi olan kişilerde nadir de olsa kurdeşen ve anaflaksi şoku gibi alerjik reaksiyonlara neden olabilir. 

Aşı, grip benzeri belirtilere de yol açabilir.

Bu bilgilerden sonra düşünün: Attığınız tas, ürküttüğünüz kurbağaya değiyor mu?

Gripten korunmak için ne yapalım? Enfeksiyonlardan korunmak için neler yapılmalı?
• Hijyen kurallarına uyulmalı
• Un ve şekerden fakir, sebze, meyve, et ve yumurta gibi doğal gıdalardan zengin bir diyet kullanılmalı.
• Margarin ve sıvı (mısır,  soya, ayçiçeği vb) yağların kullanılmamalı, bunların yerine hayvani yağlar ve zeytinyağı yenilmeli.
• Balık yağı alın.
• Bağırsak florasında bulunan probiyotikleri artırdıkları için bol fermantasyon ürünleri (kefir, turşu, yoğurt, peynir, şarap, boza, sirke, tuzlama yiyecekler, bira mayası) tüketilmeli.
• Günde en az 3-5 dakika kültür fizik yapılmalı ve yarım saat yürünmeli.
• Güneşlenilmeli ya da D vitamini alınmalı.
• Erken yatıp erken kalkılmalı.
• Fazla alkol tüketilmemeli.

Grip tedavisi için ne yapalım?
• İstirahat edin.
• Şekerli hiçbir şey yemeyin (alyuvarların mikropları yutmasını engelliyor).
• Hava güneşli ise güneşlenin ya da günde 10-20 damla D vitamini alın.
• Nane-limon, ıhlamur ve diğer ot çaylarını için (şekersiz!).
• Aşağıdaki şekilde C vitamini alın: Soğuk algınlığı ya da gribal enfeksiyonun ilk işaretlerinde (boğaz ağrısı, aksırma, ateş, kırgınlık, burun çekme vb) 1-2 gram C vitamini alın. (1 silme çay kasığı askorbik asit 1 gramdır, eczanede satılan tabletler genellikle 0,5 gramdır. Her saat aynı miktarı almaya devam edin. Genellikle birkaç saat içinde semptomlarınız hafifleyecektir. Eğer semptomlarınız hafiflemezse saatlik miktarı 2-4 grama çıkartın. Hafif ishal olmaya başlamışsanız dokularınız doymuş demektir. O zaman bir önceki doza dönebilirsiniz. Bu sırada şekerli bir gıda, antibiyotik, vazokonstriktor (damar büzücü burun damlası, antihistaminik ve dekonjestan alınması ise mevcut hastalığın şiddetini artırır ve süresini uzatır. C vitaminini birden keserseniz hastalık belirtileri tekrarlayabilir. O nedenle tedaviyi azalta azalta sonlandırın. Hastalık genellikle 2-3 gün içinde tedavi olur.
 
Sağlıcakla kalın…

Kaynaklar
 
http://chetday.com/noflushots.htm
http://www.mercola.com/2000/nov/26/flu_shots.htm
Geier DA, Geier MR. Early Downward Trends in Neurodevelopmental Disorders Following Removal of Thimerosal-Containing Vaccines. J Amer Phys Surg 2006;11:8-13.
Vallance S. Relationships between Ascorbic Acid and Serum Proteins of the Immune System. British Medical Journal 1977;2:437-438.
Wetal P. The Effect of Ascorbic Acid Supplementation on Some Parameters of Human Immunological Defence System. Int . Vit. & Nut. Research 1977;47:248-56.
Thomas WR, Holt RG. Vitamin C and Immunity: An Assessment of the Evidence.' Clinical Experimental Immunology 1978; 32:370-379.
Dahl H, Degre M. 1976. The Effect of Ascorbic Acid on Production of Human Interferon and the Antiviral Activity In Vitro. Acta Pathologica et Microbiologica Scandinavica. 84:5, 280-284.
Horrobin DF, Oka M, Manku MS. The Regulation of Prostaglandin E1 Formation: A Candidate for One of the Fundamental Mechanisms Involved in the Actions of Vitamin C. Medical Hypotheses 1979;5:849-858.
Geber WF, Lefkowitz SS, Hung CY. Effect of ascorbic acid, sodium salicylate, and caffeine on interferon level in response to viral infection. Pharmacology 1975;13:228–33.
Hemila H. Vitamin C and the common cold. Br J Nutr 1992;67:3–16.
Pauling L. How to Live Longer and Feel Better. Avon Books, 1986.

www.iyibilgi.com Özel






Sizin isminiz

Alıcının e-posta adresi



Doğrulama işlemi
5 + 3 = 


Oku Yorum


  • teşekkür 

    çok bilen çok yanılır diyorlar ya doğru. hayatımızda her şeye müdahale etmeye çalışıyoruz. daha sağlıklı yaşayalım derken bir çok yanlış yapıyoruz. bu yazı için çok teşekkür ediyorum. bugün çocuklarıma grip aşısı yaptıracaktım. ama burun silmeyi yeğliyorum!!!
    ahsen / 30 Eylül 2009 22:12
  • kararsız 

    benim 4 yaşında alerjik astımı olan bir oğlum var grip aşısı hakkında doktorlar mutlaka yaptırmalısın halk arasındada yaptırma zararları varmış deniliyor.birde bu yazıyı okudum kafam karıştı şimdi yaptırayımmı yaptırmayımmı kararsızım.acaba bana yardımcı olacak birisi varmı.
    sevgi aydoğdu / 31 Ağustos 2009 12:55
  • grip aşısı 

    yoruma katılıyorum. Zamanında milyonlarca insanın grip nedeniyle öldüğünü ne yazık ki kimse bilmiyor, ne zaman tekrar salgın olacağını bilemeyiz... http://www.gribeson.com/_index/tarihtegrip.asp
    seçil çetin / 16 Ekim 2008 22:33
  • Grip 

    Grip aşısı ile ilgili hep olumsuz haberlere yer vermişsiniz. İki-üç tane, bilgileri 10-15 yıl öncesinde kalan ve nane limon önererek doktorluk yapan bilim adamı(!)'nın demeçlerinden haber yapmışsınız. Bravo size. Okuyucuları bu aşıdan soğutarak belki de hastalandığında şeker düzeni bozularak hastane yatacak, veya kalp rahatsızlığını tetikleyecek bir grip ile hayatını kaybedecek insanların vicdani sorumluğunu taşıyabilecek misiniz?
    Burhan Özdemir / 12 Ekim 2008 23:21




HAYY web



Künye | Manifesto | Sorumluluk | Reklam | Bize Ulaşın
tamamen özgür yazılım geliştirme araçlarıyla üretildi. Haber Sistemi

1599.92 ms