En Sıcak Konular

Mümtaz'er Türköne


Mümtaz'er Türköne
0 0 0000

Mantıkla açıklanacak şeyler



CHP'nin fiilen iki numaralı adamı olan Onur Öymen, AK Parti'ye verilen oyların "mantıkla açıklanamayacak bir şey" olduğunu söylüyor. Büyük hayal kırıklıklarında, ruhsal çöküntülerde, panik halinde iken insanlar üstünü örtüp sakladıkları gerçek duygularını ve düşüncelerini ağızlarından kaçırıverirler.
"Sandık sonucunu mantıklı bulmamak", sandıktan çıkmış bir politikacının ağzından kaçırmaması gereken "mantık dışı" bir söz. Çünkü bu mantıksızlığın izini sürdüğünüz zaman, doğrudan sandığın kendisi, oradan demokrasi ve demokrasinin kurumları mantıksız hale gelir. Geriye halka tepeden bakan seçkinci bürokratik azınlığın kendinden başkasını beğenmeme mantığı kalır. Sandık sonucunun mantıksız olmasından sadece şu sonuç çıkar: "Demek ki halk kendini yönetecek ehliyette değil." O zaman yapılması gereken "mantıklı küçük bir azınlık"ın "ehliyetsiz" çoğunluğu "mantıklı bir şekilde" yönetmesidir. Peki bu "mantıkla açıklanacak şey" nedir?

Cumhurbaşkanlığı seçimi üzerinden Türkiye'yi krize sürüklemek ve bu krizden çıkan seçimden oy beklemek gibi bir mantıktan bahsediyoruz. Bütün dünyayı negatif mesajlar ve vaatler üzerine inşa etmek. Sadece "oldurmayın" ile cumhurbaşkanlığı seçimi politikasını belirlemek ve sonuçta silahlı desteği de arkasına alarak "oldurmamak" sağlam bir mantık değil mi? Bütün seçim konuşmalarını negatif mesajlarla sürdürmek, her cümleyi mutlaka olumsuzluk ekiyle kurmak ve bu negatif söyleme oy beklemek de öyle? İstikrara, ekonomik büyümeye dair en küçük bir işaret vermeden seçmenden oy beklemek de CHP için çok doğal bir mantık. Çevresini ve rakiplerini, arkasına aldığını düşündüğü silahlı destek ile tehdit etmenin demokratik rekabette işe yarayacağı hesabını yapmak da çok kuvvetli bir mantık olmalı. Kibirli, azgın ve küstah seçkin azınlığın mantığını, Aristo mantığı veya diyalektik mantıkla veya Uzakdoğu düşüncesinde kullanılan paradoks mantığı ile karıştırmamak gerekir. Bu mantığın tek kuralı vardır: "Azınlık hata yapmaz." Hata yapmak fani kullardan meydana gelen çoğunluğa mahsustur. "Halk hata yapar, birileri arada sırada bu hatayı düzeltir."

Dinler karşısında eşit mesafede tutarak devleti tarafsız kılmak olan laikliğin bir "yaşam biçimi" olduğunu düşünmek çok sağlam bir "mantık"tır. Cumhuriyet gibi bir ortak değeri % 20'yi aşamayan CHP'nin "tapulu malı" diye herkese yutturmaya kalkmak da mantıklıdır. Siyaset üstü kalması gereken yüksek değerleri, rakipler karşısında haksız rekabet üstünlüğü sağlamak için kullanmak da mantık dolu bir siyaset yapma tarzı. Yerel ile evrensel arasındaki hassas dengeyi sol politikalar, dünyanın her yerinde evrenselci bir mantıkla çözer. Etnik kimlikleri ve aidiyetleri aşan, "yurttaşlık" esasındaki eşitlikçi bağı temel alan sol politikaların CHP'de bir karşılığının olmaması da, ülkenin etnik sorununun çözümüne dair bir fikrinin bulunmaması da çok mantıklı olmalıdır. Sol yine evrensel olarak toplumun alt kesimlerine, yoksullara hitap eder. "Sosyal demokrasi"deki "sosyal" vasfını, devletin temel nitelikleri arasına yerleştiren sol siyasettir. İzmir'in, Ankara'nın, İstanbul'un zengin semtleriyle sınırlı bir oy tabanına dayanan CHP'nin mantığı, evrensel soldan daha kuvvetli olmalıdır.

CHP'nin mantığına aykırı bir şekilde sürekli hata yapan tarihin ve "yanlış" parti tercihlerini 22 Temmuz'da sandığa atan toplumun mantığı nasıl düzeltilebilir? Onur Öymen'in şahsında CHP'nin mantık kurgusunu değiştirerek. Bu değişikliğin ilk adımı, AK Parti'ye oy veren her iki vatandaştan birini "mantık dışı" bulmak yerine, CHP'ye oy vermemesinin sebepleri üzerinde düşünmek olmalı. Belki CHP'yi de aşan bir mantık bütünlüğünü yakalamak: Türkiye'nin adam gibi sol ve sosyal demokrat politikalar güden bir CHP'ye ihtiyacı var. Öyle bir CHP ki, hatalarından ve sürdürdüğü sakat mantıktan kurtularak tez zamanda iktidar alternatifi haline gelsin. İktidar ve muhalefet arasındaki denge demokrasi dışındaki güçler yerine CHP ile kurulsun. İşte o zaman CHP, çok sağlam bir mantıkla halkın karşısına çıkacak ve kronik hale gelen seçim hezimetleri zincirini bir yerden kıracaktır.

Halkın mantığını küçümsemek yerine, CHP'yi çağın dışına iten siyasî devletçiliğinin tüketici mantığı üzerine yeniden düşünmek daha "mantıklı" değil mi?

zaman



Bu yazı 1,054 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Bu sefer çözülecek mi?
    • 16 Eylül 2012 Din eğitiminde devlet tekeli kalkıyor
    • 14 Eylül 2012 Siyaset, artık dine alet edilmiyor!
    • 13 Eylül 2012 CHP, PKK ile müzakere yapabilir mi?
    • 9 Eylül 2012 Merkez Sağ'ın son noktası
    • 7 Eylül 2012 Başbakan sertleşmekte haklı mı?
    • 28 Ağustos 2012 Hükümet haklı çıktı
    • 26 Ağustos 2012 Kawa ve Ergenekon
    • 24 Ağustos 2012 Terör sorunu ayrışıyor
    • 17 Ağustos 2012 Hem şiddet üreten, hem barış isteyen bir örgüt
    • 16 Ağustos 2012 'Paralel devlet'in iflası
    • 12 Ağustos 2012 Kürt, Türk, Alevî ve Sünni olmak
    • 10 Ağustos 2012 Yangını kim söndürecek?
    • 5 Ağustos 2012 Ordulaşan partiler ve partileşen ordular
    • 22 Temmuz 2012 Davutoğlu haklı çıkarsa?
    • 17 Temmuz 2012 'Hücre yenilenmesi'
    • 29 Haziran 2012 ÖYM'leri kaldırması için hükümete yetki verdiniz mi?
    • 24 Haziran 2012 Türkiye savaşa girer mi?
    • 21 Haziran 2012 Teröre teslim olmak
    • 19 Haziran 2012 Çözüme yakın mıyız?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,985 µs