En Sıcak Konular

Mümtaz'er Türköne


Mümtaz'er Türköne
0 0 0000

''Çoğunluk tahakkümü''



Kendisini toplumun çoğunluğundan farklı ve üstün gören aristokratların ve parayı güce tahvil eden zenginlerin tarih boyunca demokrasiye muhalefet etmeleri doğaldı. Çoğunluğun yönetimi, onların azınlık çıkarlarına uygun değildi.
Kendi azınlık yönetimlerini (bu yönetim biçimlerinin uzun bir listesi bulunur) savunurken demokrasiye de çamur atmayı ihmal etmediler. Eflatun ve Aristo'da demokrasi, birbirine yakın içeriklerle çoğunluğun yasalara uygun olmayan yönetimi olarak eleştirilir. Romalı tarihçi Polybius (M.Ö. 208-126) demokrasi yerine aşağılayıcı bir tabir olan oklokrasiyi kullanır. Oklokrasi, kısaca ayak takımının hakimiyetidir (mobokrasi). Amerikan demokrasisinin başlangıcında, demokrasi yerine majoriteryanizmi (çoğunlukçuluk) öneren tartışmalar vardır. Çoğunluk yönetiminin demokrasiden farkını vurgulamak için R.Dahl'ın önerdiği ve çok olanın ihtiyaçlarına cevap veren yönetim olarak poliarşi tabirini de dikkate almak gerekir.

Demokrasi, elbette basit bir çoğunluk yönetimi değildir. Yönetme hakkının sayıca çok olanda bulunmasının çok basit ve mantıklı bir sebebi vardır. İktidarın çoğunluğa verilmesinin tek alternatifi azınlığa verilmesidir. Bu durumda ise sayıca az olanın yönetimini ahlakî olarak çoğunluğa karşı savunmak mümkün değildir.

Çoğunluğun yönetimine itiraz edenler otomatik olarak azınlığın çoğunluk üzerinde tahakkümünü savunmuş olacakları için, eleştirilerini demokrasinin zaaflarına yöneltirler. Demokrasi, zaafı bol bir yönetim biçimidir. En büyük avantajı ise kendi zaafları da dahil olmak üzere bütün hataları onarma ve düzeltme yeteneğidir. Diğer yönetimlerin hiçbirinde hata düzeltme imkanı yoktur.

"Çoğunluk tahakkümü" lafını çokça edenler, aslında azınlık çıkarlarını savunmaya girişirler. Azınlık her zaman sayıca az olanlar değil, elinde paranın ve seçkin olmanın, devlet içinde iktidar olmanın getirdiği ayrıcalıklar bulunan oligarşik güçlerdir.

"Çoğunluk tahakkümü" edebiyatı oligarşik koalisyonun ortak çıkarlarını maskeliyor. Bu maskeyi indirmek lâzım. Başörtüsü yasağını kaldırmanın yolunu açan anayasa değişikliği bir "çoğunluk tahakkümü"; çünkü azınlığın onayı alınmadı. Öyle mi? "Güney Afrika'da zenci çoğunluğa en temel siyasî haklar verilirken, beyaz azınlığın neden onayı alınmadı?" önermesi ile bu önerme arasında ne fark var? Şayet çoğunluk azınlığın haklarını sınırlandırır veya bir hakkı veya özgürlüğü iptal ederse bunun adı "çoğunluk tahakkümü"dür. Çoğunluk, sayıca çok olmasına dayanarak azınlık üzerinde baskı kurmaktadır. Ama çoğunluk temel hak ve özgürlüklere ilişkin bir yasağı, bir sınırlamayı kaldırıyor ise sorulacak tek soru "neden bu kadar geç kaldınız?" sorusu olabilir.

Türkiye'de bir "çoğunluk tahakkümü" yok. Tersine azınlık tahakkümünü (başörtüsü yasağı da bir azınlık tahakkümü idi) sınırlayan, azaltan demokratik hukuk devletine yakışan adımlar atılıyor. İmtiyaz sahibi azınlık, kendi iktidarını sürdürmek için topunu tüfeğini meydana sürerek feryad ediyor. Çoğunluğu kaosla, gerginlikle, çatışma ile tehdit ediyor. "Çoğunluk, bir temel hakkı iade ederken ortak mutabakatı sağlamalıydı" sözü, "Bize sormadan, bizim koyduğumuz yasağı nasıl kaldırırsınız?" demek. Bu sözden çıkacak tek sonuç, bizim imtiyazlarımızı neden dikkate almıyorsunuz?

Baykal'ın, Menderes'in idamını hatırlatarak Başbakan'ı tehdit etmesi, bu azınlık histerisinin sapkınlığına işaret. Aynı grubun sözcülüğüne soyunan Demirel'in üzüntüsünü de, imtiyazlarını kaybetmekten çılgına dönenlerin siyaset diline tercüme edilmiş feveranları olarak okumak lâzım.

"Çoğunluk tahakkümü"nden bahsedenlerin niyeti, azınlık imtiyazlarını sürdürmek. Bir temel hakkı ve özgürlüğü tesis etmek için çoğunluk, azınlığın onayına neden ihtiyaç duysun? Bir temel hak konusunda bu itirazın yapılabilmesi bile, bırakın çoğunluk iktidarını, azınlığın tahakkümünün ne kadar iddialı olduğunu göstermiyor mu?

zaman



Bu yazı 2,014 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Bu sefer çözülecek mi?
    • 16 Eylül 2012 Din eğitiminde devlet tekeli kalkıyor
    • 14 Eylül 2012 Siyaset, artık dine alet edilmiyor!
    • 13 Eylül 2012 CHP, PKK ile müzakere yapabilir mi?
    • 9 Eylül 2012 Merkez Sağ'ın son noktası
    • 7 Eylül 2012 Başbakan sertleşmekte haklı mı?
    • 28 Ağustos 2012 Hükümet haklı çıktı
    • 26 Ağustos 2012 Kawa ve Ergenekon
    • 24 Ağustos 2012 Terör sorunu ayrışıyor
    • 17 Ağustos 2012 Hem şiddet üreten, hem barış isteyen bir örgüt
    • 16 Ağustos 2012 'Paralel devlet'in iflası
    • 12 Ağustos 2012 Kürt, Türk, Alevî ve Sünni olmak
    • 10 Ağustos 2012 Yangını kim söndürecek?
    • 5 Ağustos 2012 Ordulaşan partiler ve partileşen ordular
    • 22 Temmuz 2012 Davutoğlu haklı çıkarsa?
    • 17 Temmuz 2012 'Hücre yenilenmesi'
    • 29 Haziran 2012 ÖYM'leri kaldırması için hükümete yetki verdiniz mi?
    • 24 Haziran 2012 Türkiye savaşa girer mi?
    • 21 Haziran 2012 Teröre teslim olmak
    • 19 Haziran 2012 Çözüme yakın mıyız?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,198 µs