En Sıcak Konular

Mümtaz'er Türköne


Mümtaz'er Türköne
0 0 0000

Üniversite ağaları ve YÖK Başkanı



İlk asistanlık yıllarımdan tanıdığım bir öğretim üyesiydi, geçim telaşında mütevâzı bir adamdı. Yıllar sonra yeni kurulan üniversitelerden birine rektör oldu. Yolum o üniversitenin bulunduğu şehre düştü ve karşılaştık.
"Ben buranın ağasıyım" sözünü hiç unutmuyorum. Vali, belediye başkanı gibi şehrin ileri gelenlerinin hazır bulunduğu protokolde ne kadar pervasız davrandığını ve karşılığında ona "her şeyden muaf" gibi nasıl tahammül edildiğini gözlemiştim. Ertesi gün makamında ziyaret ettim. Saltanatını ve şatafatını gururla sergilemişti. O üniversitenin gerçekten "ağası" idi.

Bir yıl kadar sonra, bu sefer o benim ziyaretime geldi. Görev süresi bitmiş ve bizim üniversitedeki kadrosuna geri dönmüştü. Kapısını kimsenin çalmamasından, kimsenin onu adam yerine koymamasından ağlayacakmış gibi şikâyet ediyordu. Vaziyeti "attan inmek" falan değildi; mutantan bir saltanat arabasından düşmüş, şimdi adeta çamurlar içinde yuvarlanıyordu.

Dışarıdan bakanların rektörlerin nasıl bir iş yaptığını anlamaları imkânsız. Eğitimin en yüksek kademesinin, ülkenin üretebildiği bilimin yani en ileri olması gereken kurumun başında bulunmanın inanılması zor ayrıcalıkları var. YÖK düzeni ve 2547 sayılı Yükseköğrenim Kanunu, yetkiyi bütünüyle rektörlere veriyor. Rektör de öğretim üyelerinin "bir kısmı"nın oyları ile seçiliyor. Seçim demokratik bir yöntem; ama üniversitelerde tersine işliyor. Demokrasilerde iktidar çoğunluğa verilir; ama ortaya bir çoğunluk diktası çıkmaması için denetim mekanizmaları öngörülür. Üniversiteler ise seçimle iş başına gelen "zorba"larla yönetiliyor. Çünkü rektör, öğretim üyelerinin bir kısmını temsil ediyor ama üniversite üzerinde denetimsiz bir güce sahip oluyor. Rektör, sahip olduğu yetki ve bu göreve geliş yöntemi ile kendiliğinden azınlığın çoğunluk üzerindeki kontrolsüz ve denetimsiz diktasını temsil ediyor. Azınlık bir grubun çıkarları doğrultusunda üniversiteyi bir "ağa" gibi yöneten mutlak bir iktidar çıkıyor ortaya.

Görevi başındayken hukukçu bir rektörle Yükseköğrenim Kanunu üzerine konuşuyorduk. "Aslında bu kanun bir cümleden ibarettir" demişti bana ve bu cümleyi söylemişti: "Rektör ne derse o olur."

Üniversitelerarası Kurul'u seferber ederek ortamı geren ve üniversiteyi kutuplaştıran rektörleri, bu dar çerçevenin içine yerleştirmek gerekir. Onların bilimin, kalitenin, özgürlük ve hukukun peşinde olmaları imkânsız. Sahip oldukları saltanatı neden özgürlüğe veya demokrasiye feda etsinler? Kendi iktidarlarını sona erdirecek olan özgürlüklere neden izin versinler?

Ağalığın olduğu yerde hukuk değil, feodal kurallar işler. Feodal ilişkiler prensiplerle değil, gücün peşinde yürür. Bazı rektörlerin bulundukları şehrin CHP il başkanı gibi konuşmalarını, bu yüzden yadırgamamak gerekir. Onlar hukukla değil siyasetle kayıtlılar. Hukuk umurlarında değil, siyaseten güçlü olmaya çalışıyorlar. Ortada alenî bir anayasa hükmü dururken direnmeleri, feodal çıkarların arkasına siyasî destek bulabilmek için. Bu kadar hukuksuzluk üniversitelere yakışmaz; ama "ağa"lara az bile gelecektir.

YÖK Başkanı'nın sakin, sorumlu ve ciddî tavrı ile rektörlerin kavga ve gerilim peşinde koşan "siyasî" çabaları arasındaki derin uçurum, olması gereken şeyi de gösteriyor. Mesele başörtüsü sorunu değil. Bu ağalık düzeni üniversitelere de Türkiye'ye de yakışmıyor. Bilime yakışan özgürlüğü kim savunuyorsa, üniversiteyi o temsil eder. Bugün üniversiteyi, dikta özlemleri ile ağalık düzenini sürdürme telaşında olan rektörler değil YÖK Başkanı Özcan temsil ediyor. 12 Eylül darbesinin üniversiteye güvensizliğinin yarattığı bu ağalık düzeni, sığındığı yasaklarla birlikte çöküyor.

Önümüze çıkan sorunları, daha derinde aksayan büyük gövdenin semptomları olarak görmeliyiz. Başörtüsü yasağı tartışmalarından çıkartılacak sonuç: Türkiye'nin ileri bir üniversite düzenine ihtiyacı var.

zaman



Bu yazı 970 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Bu sefer çözülecek mi?
    • 16 Eylül 2012 Din eğitiminde devlet tekeli kalkıyor
    • 14 Eylül 2012 Siyaset, artık dine alet edilmiyor!
    • 13 Eylül 2012 CHP, PKK ile müzakere yapabilir mi?
    • 9 Eylül 2012 Merkez Sağ'ın son noktası
    • 7 Eylül 2012 Başbakan sertleşmekte haklı mı?
    • 28 Ağustos 2012 Hükümet haklı çıktı
    • 26 Ağustos 2012 Kawa ve Ergenekon
    • 24 Ağustos 2012 Terör sorunu ayrışıyor
    • 17 Ağustos 2012 Hem şiddet üreten, hem barış isteyen bir örgüt
    • 16 Ağustos 2012 'Paralel devlet'in iflası
    • 12 Ağustos 2012 Kürt, Türk, Alevî ve Sünni olmak
    • 10 Ağustos 2012 Yangını kim söndürecek?
    • 5 Ağustos 2012 Ordulaşan partiler ve partileşen ordular
    • 22 Temmuz 2012 Davutoğlu haklı çıkarsa?
    • 17 Temmuz 2012 'Hücre yenilenmesi'
    • 29 Haziran 2012 ÖYM'leri kaldırması için hükümete yetki verdiniz mi?
    • 24 Haziran 2012 Türkiye savaşa girer mi?
    • 21 Haziran 2012 Teröre teslim olmak
    • 19 Haziran 2012 Çözüme yakın mıyız?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,362 µs