En Sıcak Konular

Eser Karakaş


Eser Karakaş
0 0 0000

Kürt meselesi ve Kıbrıs



Türkiye arka arkaya üçüncü çok sıcak yazını yaşıyor.

Bu sıcaklık üstelik meteorolojik hararete eklenen siyasi hararet.

2007 yazı çok sıcak geçti, bu yaza 22 Temmuz seçimleri ve cumhurbaşkanlığı seçimi damgasını vurdu.

2008 yazının hararetini AK Parti’nin kapatma davası arttırdı.

İçinde bulunduğumuz yazın siyasi hararetini ise Ergenekon davası, HSYK tıkanıklığı, katsayı meseleleri oluşturuyor.

Sıcak yaz mevsimlerini bu kadar hararetli ve hareketli bir siyasi ortam içinde yaşayan ülke sayısı çok olmasa gerek.

Bu sütunda ve başka yerlerde çok yazdım, bizim ülkenin en temel özelliklerinden biri karşılaştığı sorunları çözmekteki beceriksizliği.

1925 senesinin gazetelerini karıştırın, karşınıza iki temel sorun çıkıyor; biri laiklik, diğeri kürt sorunu (mesela Şeyh Sait isyanı).

2009 senesinde ülkenin temel iki gündem konusu hala bu iki aynı konu.

Bir ülke düşünün ki, yüz seneyi aşkın bir süre içinde en sıcak gündem (!) maddeleri hiç değişmiyor.

Aynı süre içinde (1925-2009), Çin’de devrim oldu, Mao kültür devrimi yaşandı, bitti, Çin piyasa mekanizmasını benimsedi, İkinci Dünya Savaşı oldu, savaş sonrası soğuk savaş yaşandı, o da bitti.

1925’de SSCB kurulalı daha sekiz sene olmuştu, SSCB çoktan tarihe karıştı. Fransa- Almanya husumeti bitti, Avrupa Birliği altı ülkeyle kuruldu. Bugün 27 üyeye sahip, 1960’da klasik sömürgecilik sonlandı, teknolojide, tıpta büyük gelişmeler yaşandı.

1925’de daha televizyon icat edilmemiş idi.

Ama bizim temel gündem maddelerimiz, laiklik ve kürt meseleleri hiç değişmedi.

1974’de Kıbrıs’a çıkarma yaptık ama sorun hala çözülemedi.

Bir ülkenin sorunlarını bu kadar çözümsüz bırakmasının mutlaka bir açıklaması olmalı.

Ama bugünkü yazımın amacı bu soruna bir açıklama aramak değil.

Anlaşılan laiklik kavramı üzerinden yaşanan gerginlik uzun bir süre daha bizi meşgul edecek.

Ancak, söylentiler, umutlar Kürt meselesi ve Kıbrıs meselesinde 2009 senesi sonuna kadar sürpriz gelişmelerinin yaşanabileceği doğrultusunda.

Bu iki temel sorun CHP, MHP ve TSK’ya rağmen çözülebilir mi bilemiyorum. Ama küresel dinamiklerin artık bu iki sorunu ayak bağı olarak taşıyan bir Türkiye’nin bölgede ve Avrupa’da gerekli ve yeterli etkinlikte bir rol alamayacağının farkında olduğu açık.

Belki ve umarım bir kez daha küresel güçler tutucu iç dinamiklere galebe çalacaklar.

İki üst cümlede CHP, MHP ve TSK’nın aynı bağlamda yazılması maalesef TSK’nın da ülkemizde bir siyasi parti gibi davranması; bu durumun daha demokratik bir çözüme kavuşturulması da ülkenin temel öncelikleri arasında.

Bu her açıdan sıcak yaz günlerinde insan kürt ve Kıbrıs meselelerinin bir ölçüde çözüme ulaştığı bir Türkiye’yi hayal ederek bir ölçüde serinliyor.

2009 senesi sonu için Kıbrıs meselesinin çözüldüğü, Avrupa yolunda bu temel engelin aşıldığı, Kürt meselesinin çağdaş bir yurtaşlık anlayışı içinde çözüme kavuştuğu bir Türkiye doğrusu çok daha keyifli bir Türkiye olabilir.

Büyük şair Yahya Kemal Beyatlı Deniz Türküsü’nde ne demiş?

İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar.

Böyle bir Türkiye tadından yenmez. Belli olmaz, olur mu olur; hayal etmeye ve çalışmaya devam.

star



Bu yazı 727 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ağustos 2011 Arap baharı Türkiye ve AB
    • 24 Mayıs 2011 AK Parti neden kazanıyor?
    • 7 Mayıs 2010 İstifa ya da yargılanma seçeneği
    • 23 Kasım 2009 Kimler çağdaş kimler değil
    • 3 Ağustos 2009 Ergenekon’un gerçek mirası
    • 27 Temmuz 2009 Kürt meselesi ve Kıbrıs
    • 8 Haziran 2009 İki konuşma - iki skandal
    • 3 Mayıs 2009 Süleyman Demirel ve 1 Mayıs 1977
    • 21 Ocak 2009 AK Parti karşıtlığı ve Ergenekon
    • 19 Ocak 2009 TSK baştan aşağıya yenilenmeli
    • 23 Kasım 2008 CHP neden türbana yaklaştı?
    • 5 Eylül 2008 Türkiye’yi kim yönetemez?
    • 17 Şubat 2008 ‘Genç Siviller Korkuyor!’ basın açıklaması
    • 16 Şubat 2007 Türkiye’yi bekleyen tehlike

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,834 µs