En Sıcak Konular

Mümtaz'er Türköne


Mümtaz'er Türköne
0 0 0000

Bayram hediyesi



Bayram galiba her şeyden önce çocukların. Biz yetişkinlerin bayram dendiğinde çocukluğumuzu hatırlamamız da bu yüzden olmalı. Çocukların neşesinde, aydınlık yüzlerinde geleceğin pırıltılarını, yeni nesillere devredebildiğimiz mutluluğu izlemek ve sahip olduklarımıza, Cenab-ı Allah'ın lütfettiklerine şükredebilmek. İşte fırsat...
Bizler çocukluğumuzun bayramlarını çocuklarımız için istemekten vazgeçelim. Birkaç akide şekerinin, yeni alınan bir ayakkabının bugünün çocuklarındaki karşılığı bizdekinin aynısı değil. Belki neşe aynı, coşku aynı; ama yaşadığımız dünyalar farklı. Çocuklarımızın bize sordukları sorular, bizim aynı yaşlarda babalarımıza sorduklarımızdan farklı. Öyleyse babalarımızın bize verdiklerinin aynısını çocuklarımıza veriyorsak zarardayız. Her nesil öncekini geçmeli. İlerleme ancak böyle mümkün.

Tarih bizlerle birlikte yaşlandı. Çocuklarımız genç bir tarihin başındalar. Yaşayacakları ve görecekleri çok şey var. Önlerinde duran zamanın bizim yaşadıklarımızdan ve gördüklerimizden farklı şeyler getireceği ortada. Tarih denen nehirde iki kere yıkanmak imkânsız. Ne nehir eski nehir, ne bizler eski bizleriz.

Bizler Soğuk Savaş nesliyiz. Soğuk şeylerle büyüdük. Her şeye kuşku ile bakmayı, her gördüğümüz şeyin arkasında bir çapanoğlu aramayı öğrendik. Üç yanımız deniz, dört tarafımız düşmandı. Uzak komşularımızdan, duvar dibi komşularımıza kadar düşman sıkıntısı çekmedik. Korkularımızla yönetildik. Korkmaya eğitildik. Başımızı kaldırıp çevremize baktığımızda başımıza bir şeyler geleceğini zannettik.

Kahramanlığın bir daha dönmemek üzere ileriye atılmak olduğuna inandık. Vatanı korumak için canımızı feda etmeye hazır olmamızın yeterli olduğunu zannettik. Yurdumuz savaşlarla kurulmuştu. Savaşarak yaşatacaktık. Silah elimizde düşmana karşı süngü hücumuna kalkar vaziyette korkularımızla baş etmeye çalıştık. Cesareti, sadece düşmana saldırmak olarak belledik.

Bugün cesaretin, farklı olana saygı ile yaklaşmak olduğuna inanan bir nesle devredeceğiz elimizdeki bayrağı. Bütün yanlış anlamaların, düşmanlıkların üstesinden gelebilmenin, her şeye rağmen ötekini sevebilmenin yılmaz cesaretine sahip bir nesle bırakacağız güzel ülkemizi. Öfke yerine sabrı, nefret yerine sevgiyi çoğaltma yeteneği, yeni nesle lâzım olan. Korkularını siper yapıp saklanmak yerine yere sağlam basan, çevresine gururla ve güvenle bakan bir nesil gelecek bizim yerimize. Bu bayram gününde çocukların gözünde o güvenin, o cesaretin izlerini ve işaretlerini aramalıyız. Bulduklarımızı çoğaltmalıyız ve mutlu olmalıyız.

Bayramlar hep sevincin ve meserretin günleri. 365 günü bayram sevinci ile yaşayabilmek, barışı ve huzuru bir hayat biçimi haline getirmekle mümkün. Mutluluğu paylaşarak çoğaltmaya, acıyı paylaşarak azaltmaya ihtiyacımız var. Yeni başlangıçlar lazım bize. Yepyeni başlangıçlar. Gözleri ışıl ışıl çocuklar bugün yapacağımız başlangıçların üzerine bütün bir hayatlarını kuracaklar. Sonra onlar da kendi çocuklarına devredecekler bayrağı. Bu sefer onlar çocuklarının gözlerinde kendilerinin idrak ettiklerinden farklı bayramların neşesini, sevincini görüp mutlu olacaklar. Bizim bugün tuttuğumuz küçük elleri onlar tutacaklar. Bizden dinledikleri hikâyeleri nakledecekler onlara. Sahip oldukları cesareti ve özgüveni bizden nasıl devraldıklarını anlatacaklar.

Bugün bayram. Bayram çocuklarındır. Onların küçük ellerini açıp öpelim. Sonra o ellerden yıllar sonra tutacak küçük elleri hayal edelim. Çocuklarımıza, onların da çocuklarına devredebilecekleri kadar sağlam temeller üzerine inşa edilmiş barış ve huzur dolu bir Türkiye hediye edelim.

Barış ve huzur dilekleriyle bayramınızı tebrik ediyorum.

zaman



Bu yazı 909 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Bu sefer çözülecek mi?
    • 16 Eylül 2012 Din eğitiminde devlet tekeli kalkıyor
    • 14 Eylül 2012 Siyaset, artık dine alet edilmiyor!
    • 13 Eylül 2012 CHP, PKK ile müzakere yapabilir mi?
    • 9 Eylül 2012 Merkez Sağ'ın son noktası
    • 7 Eylül 2012 Başbakan sertleşmekte haklı mı?
    • 28 Ağustos 2012 Hükümet haklı çıktı
    • 26 Ağustos 2012 Kawa ve Ergenekon
    • 24 Ağustos 2012 Terör sorunu ayrışıyor
    • 17 Ağustos 2012 Hem şiddet üreten, hem barış isteyen bir örgüt
    • 16 Ağustos 2012 'Paralel devlet'in iflası
    • 12 Ağustos 2012 Kürt, Türk, Alevî ve Sünni olmak
    • 10 Ağustos 2012 Yangını kim söndürecek?
    • 5 Ağustos 2012 Ordulaşan partiler ve partileşen ordular
    • 22 Temmuz 2012 Davutoğlu haklı çıkarsa?
    • 17 Temmuz 2012 'Hücre yenilenmesi'
    • 29 Haziran 2012 ÖYM'leri kaldırması için hükümete yetki verdiniz mi?
    • 24 Haziran 2012 Türkiye savaşa girer mi?
    • 21 Haziran 2012 Teröre teslim olmak
    • 19 Haziran 2012 Çözüme yakın mıyız?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,938 µs