En Sıcak Konular

Mümtaz'er Türköne


Mümtaz'er Türköne
0 0 0000

İç politikada eksen kayması



Peş peşe gazetelere ve televizyonlara röportajlar veren CHP'nin yeni Genel Başkanı Kılıçdaroğlu iç politikada bir eksen değişikliğini haber veriyor.

Dün gazetemizde yer alan Zekai Özçınar ve Habib Güler'in röportajı dikkatle okunmayı hak ediyor. CHP tek başına iç politikanın eksenini değiştirebilir. Bugüne kadar izlediği politikalarda köklü değişikliklere giderek siyasî yelpazeyi bütünüyle yeniden tanzim edebilir. Nitekim Kılıçdaroğlu biraz çevresini toparlamış, siyasî hamle yapacak düzeye gelmiş, kendi sesini ve üslubunu yakalamış görünüyor. O kadar ki, Türkiye dış politikada değil ama iç politikada CHP üzerinden yeni bir rotaya giriyor.

Türkiye'nin dış politikada eksen kayması yaşadığını iddia edenler iki kısım. Birincisi dış politikayı mahalle kahvesinde tavlaya eşlik edecek bir muhabbet konusu olarak görenler. Bu üslup maalesef siyasî partilerin sözcülerine kadar çıktığı için, geniş bir karşılık buluyor. "Uluslararası ilişkilerde dostluklar, düşmanlıklar yoktur, sadece çıkarlar vardır." düsturu, kahvehanelerde kayan ekseni yerli yerine oturtmak için kâfi. İkincisi ise dünya ölçeğinde reel politiğin farkında olan, ama olan-biteni çarpıtıp iç politika malzemesine dönüştürenler. Buradaki mantık ise "ABD, AK Parti hükümetinin elini-kolunu tutsun biz de birkaç tane vuralım" tarzına uyuyor. Cumhuriyet gazetesinin her gün ilk sayfasını bu mantığın somut delili olarak okuyabilirsiniz. Düne kadar "BOP'un eşbaşkanı" olan Başbakan bugün ABD çıkarlarına aykırı hareket etmekle suçlanıyor.

Aslında olan-biten her şey normal. Olan şey şu: Dış politika ile iç politika arasındaki çizgi belirsizleşiyor. Dış politikadan bahsedenler aslında evin içinden bahsediyor; içeriden bahsederken dışarıyı tanzim ediyoruz. Türkiye'nin bugün Ortadoğu ülkelerinin hepsinde parti kurup seçime girse, tek başına iktidara gelecek bir başbakanı var. Bu bir eksen kayması değil. Türkiye kendi bölgesindeki ağırlığı ile, dünya terazisinde sıkletini artırıyor.Gerçeği anlamak için sorulacak bir soru: Neden sermaye kesimi eksen kaymasından şikâyet etmiyor?

Eksen nasıl değişsin? Bölgemizde herkesi korkutan, ama kendi güvenliği için sadece Türkiye'ye güvenebilecek bir İsrail duruyor. Son gerginlik Türkiye'ye değil, İsrail'e zarar veriyor. İran'a uygulanacak yaptırımlardan ne sonuç elde edilecek? İran'da insan hakları ihlalleri artacak, yönetim anti-Amerikan tepkileri arkasına alıp rahat bir soluk alacak ve nükleer programını daha hızlı sürdürecek. ABD bu yaptırımlara rağmen elde edemediği sonucu nasıl elde edecek? İran'a savaş mı açacak? Elbette hayır. Gelip Türkiye'nin kapısını çalacak. Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'un BM oylaması sonrasında Türkiye için söylediği "İran'la arada böyle bir kanalın olması iyi" sözünü, eksen kaymasından bahsedenler neden hatırlamıyor?

Türkiye'nin dış politikasında eksen kayması olmadığının en büyük delili, Kılıçdaroğlu'nun dış politika gündemine dair söyledikleri. CHP lideri, Türkiye'nin dış politikasına yapısal bir eleştiri getirmiyor. Daha ötesi partisi için çizdiği yepyeni eksen ile, Türkiye'nin iç politikasını farklı bir eksene taşıyor. Dolayısıyla, dış politikayı da bu yeni iç politik eksenle dönüştürüyor. Nasıl mı? AK Parti iktidarını çökertmeyi planlayanlara, "CHP+Ordu=İktidar" alternatifi bırakmayarak. Kılıçdaroğlu'nun asker-siyaset ilişkisine dair söyledikleri, geleneksel CHP politikalarından çok farklı. CHP artık, askerî sahalardaki mevzilerini terk ediyor. Bu durum dikenli tellerin dışına çıkarak halkla kaynaşmak ve iktidara yürümek için bir fırsat.

Kılıçdaroğlu'nun en kritik tercihi, askerle arasına kesin sınırlar çizmesi. Bu tercih CHP için çok zengin bir politik zemine yerleşmek ve büyümek demek. Dış politikada eksen kayması mı? Kılıçdaroğlu'nın hükümetin dış politikasına yönelttiği eleştirileri dikkatle okuyanlar, böyle bir şeyin izine rastlayamaz. Kılıçdaroğlu iktidara gelse dışarıda AK Parti'nin yaptıklarının beş aşağı beş yukarı aynısını yapar.

Eksen kayması tartışmaları AK Parti hükümetini yıkmak için işbirliğine giren çevrelerin adeta zaman geçirdikleri bir geyik muhabbetine dönüştü. Asıl eksen iç politikada değişiyor. Eksenlere meraklı olanlar Kılıçdaroğlu'nu dikkatle takip etmeli.
 
zaman

 



Bu yazı 1,102 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Bu sefer çözülecek mi?
    • 16 Eylül 2012 Din eğitiminde devlet tekeli kalkıyor
    • 14 Eylül 2012 Siyaset, artık dine alet edilmiyor!
    • 13 Eylül 2012 CHP, PKK ile müzakere yapabilir mi?
    • 9 Eylül 2012 Merkez Sağ'ın son noktası
    • 7 Eylül 2012 Başbakan sertleşmekte haklı mı?
    • 28 Ağustos 2012 Hükümet haklı çıktı
    • 26 Ağustos 2012 Kawa ve Ergenekon
    • 24 Ağustos 2012 Terör sorunu ayrışıyor
    • 17 Ağustos 2012 Hem şiddet üreten, hem barış isteyen bir örgüt
    • 16 Ağustos 2012 'Paralel devlet'in iflası
    • 12 Ağustos 2012 Kürt, Türk, Alevî ve Sünni olmak
    • 10 Ağustos 2012 Yangını kim söndürecek?
    • 5 Ağustos 2012 Ordulaşan partiler ve partileşen ordular
    • 22 Temmuz 2012 Davutoğlu haklı çıkarsa?
    • 17 Temmuz 2012 'Hücre yenilenmesi'
    • 29 Haziran 2012 ÖYM'leri kaldırması için hükümete yetki verdiniz mi?
    • 24 Haziran 2012 Türkiye savaşa girer mi?
    • 21 Haziran 2012 Teröre teslim olmak
    • 19 Haziran 2012 Çözüme yakın mıyız?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,935 µs