En Sıcak Konular

Mümtaz'er Türköne


Mümtaz'er Türköne
0 0 0000

Protesto



Galatasaray'ın yeni stadının açılışında Başbakan'ın karşılaştığı protesto, bir şeylerin yanlış gittiğini gösteriyor.


Siz Başbakan olarak karar veriyorsunuz, Galatasaraylılara pırıl pırıl bir stadyum yaptırıyorsunuz ve bu takımın taraftarlarının bir kısmı tesisin açılış seremonisinde sizi protesto ediyor. Tuhaf değil mi? Protesto edenler bir başka takımın taraftarı olsalar; mesela Beşiktaşlılar veya Fenerbahçeliler gösteriler düzenleseler durum biraz anlaşılabilir.

'Başbakan'ın kullandığı kamu kaynağı' itirazı, protestonun gerekçesi olamaz. Doğru, Başbakan, halkın parası ile yaptırdı o tesisi. Ama onun verdiği karar olmasaydı, Galatasaraylılar bu muhteşem sahada, keyifle maç izleyemeyecekti. Başbakan'ın o açılıştaki mevcudiyeti protestoyu değil teşekkürü hak ediyordu.

Yanlış olan şu: Takım taraftarlığıyla parti mensubiyeti farklı kimlikler. Galatasaraylılar arasında AK Parti'ye uzak duranlar, takımları için geldikleri sahada, hazır bulmuşken bu eğilimlerini sergiliyorlar. Galiba üzerinde durmamız gereken hassas nokta burası. Hayır, bu protestolar doğal ve kendiliğinden değil. Bu protestolar örgütlü biçimde yapılıyor. O zaman 'bu protestoları örgütleyenler kimler ve neden örgütlüyorlar?' sorusunun peşine düşmek lâzım.

Yazdıklarımdan ve söylediklerimden dolayı sık sık tepkilerle karşılaşıyorum. Alışılanın dışına çıkmanın, farklı şeyler söylemenin bedeli bu. Hangisinin örgütlü, hangisinin kendiliğinden geliştiğini ayırt edebiliyorum. MHP'lilerin, PKK'lıların ve komünistlerin, yani neredeyse bütün grupların ayrı ayrı protestolarına muhatap oldum. Protestoların arkasında at gözlükleri var. Dünyayı kendilerinden ibaret zannediyorlar. Sadece kendileriyle ilgili söylediklerimi, onu da kulaktan kulağa yayarak takip ediyorlar. Mesela bana tepki koyan bir MHP'linin, PKK'lıların protestosu hakkında hiçbir fikri yok. Tersinden aynı şey PKK'lılar ve komünistler için geçerli. Ancak emin olduğum bir şey var: Bu protestolar emir ve talimatla yapılmadığı, örgütlü olmadığı zaman belki biraz şiddetli ama tahammül edilebilir sınırlar içinde kalıyor.

Hafta sonu Malatya'ya, Bilsam'ın düzenlediği bir konferans için gitmiştim. Çok verimli diyaloglara, insana enerji veren sohbet halkalarına dahil oldum. Malatya'nın derin bir entelektüel potansiyeli var. Vali Ulvi Saran, okumuş-yazmış biri olarak Malatya için büyük bir şans. Anadolu'da yeni bir cazibe merkezi doğuyor.

Dönüşte Elazığ'da havaalanında MHP'li bir grubun protestosu ile karşılaştım. MHP'lilik insana kimlik vermiyor; ama bu tavrı Elazığ'a yakıştıramadım. Kendiliğinden gelişen bir protesto insana ayna tutuyor. Demek çok tepki toplamışım. Fırsat olsa, beni tehdit edip hakaret edenlerle belki saatlerce dost sohbeti yapabiliriz. Bana 'Kürtçü' diyen bir MHP'liyi, bana 'faşist' diyen bir PKK'lı veya TKP'li ile karşı karşıya getirip konuşturmayı da çok isterdim.

Malatya Valisi'nden dinlediğim bir hikâye... Yan yana iki köy. Birinin delisi çok, diğerinde sadece bir tane. Bir gün o yalnız deliyi diğer köyün ahalisi görüyor. 'Deli geliyor' diye bağırıyorlar. Delinin cevabı: 'Keşke ben de sizin köylü olsaydım, o zaman deli olduğumu kimse fark etmezdi.' Memlekete deli lâzım. İnsan protesto edenlere bakıp, 'keşke ben de onlardan biri olsaydım, deli olduğumu fark etmezlerdi' diye düşünüyor.

İrfan Sönmez'in vebali var. Ağır laflarla beni töhmet altında bırakanlara derdimi anlatma ve onların fikirlerini dinleme fırsatı istiyorum. Nerede isterlerse. Particilik gelip geçici, ama Elazığ bir medeniyet sembolü olarak kalıcı. Hepimiz faniyiz. Yaşayacak olan liderler değil, hatta partiler bile değil bizi var eden hasletler.

Hepimizin her şeyi protesto hakkı var. Kendi aklımızla tepkimizi ifade ettiğimiz sürece. Protesto örgütleyenlere ve kitle psikolojisinin zaaflarını kullananlara düşen, bu hesabın dönüp kendilerine zarar vereceğini kavramaları. Bize düşen de etkili protesto eylemlerine bakıp, 'acaba bu protestoyu kim tezgâhladı?' diye sormak.

zaman



Bu yazı 1,126 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Bu sefer çözülecek mi?
    • 16 Eylül 2012 Din eğitiminde devlet tekeli kalkıyor
    • 14 Eylül 2012 Siyaset, artık dine alet edilmiyor!
    • 13 Eylül 2012 CHP, PKK ile müzakere yapabilir mi?
    • 9 Eylül 2012 Merkez Sağ'ın son noktası
    • 7 Eylül 2012 Başbakan sertleşmekte haklı mı?
    • 28 Ağustos 2012 Hükümet haklı çıktı
    • 26 Ağustos 2012 Kawa ve Ergenekon
    • 24 Ağustos 2012 Terör sorunu ayrışıyor
    • 17 Ağustos 2012 Hem şiddet üreten, hem barış isteyen bir örgüt
    • 16 Ağustos 2012 'Paralel devlet'in iflası
    • 12 Ağustos 2012 Kürt, Türk, Alevî ve Sünni olmak
    • 10 Ağustos 2012 Yangını kim söndürecek?
    • 5 Ağustos 2012 Ordulaşan partiler ve partileşen ordular
    • 22 Temmuz 2012 Davutoğlu haklı çıkarsa?
    • 17 Temmuz 2012 'Hücre yenilenmesi'
    • 29 Haziran 2012 ÖYM'leri kaldırması için hükümete yetki verdiniz mi?
    • 24 Haziran 2012 Türkiye savaşa girer mi?
    • 21 Haziran 2012 Teröre teslim olmak
    • 19 Haziran 2012 Çözüme yakın mıyız?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,378 µs