En Sıcak Konular

Emre Aköz


Emre Aköz
0 0 0000

Murat Belge: Bazı arkadaşlarla artık bir araya gelemiyoruz



TÜSİAD'ın panelinde Murat Belge'nin de konuşma yaptığını yazmıştım.
Panel bitiminde karşılaştık. Nur Vergin de bize katıldı. Laf döndü dolaştı ve Belge, "Bazı arkadaşlarla artık bir araya gelemiyoruz" dedi.
Murat Belge'nin Taraf gazetesinde yazması ve Hükümete karşı "Bunlar ne yapsa kötüdür" şeklinde "kategorik" bir tavır almayıp, uygulamalarının bir kısmını beğenmesi, bazı eski dostlarıyla arasını açmış.
Örnek istedim. Akademisyen bir hanım ile işadamı kocasının adını verdi. (Tahmin ediyordum. Son dönemde çok keskinleştiler.)
Dikkatinizi çekerim: Burada ilişki asimetrik... Yani taraflar birbirinden aynı şekil ve yoğunlukta rahatsız olmuyor.
Gözlemim şöyle: Diğerleri "bize" kızıyor, kendilerini ihanete uğramış, arkadan bıçaklanmış gibi hissediyor.
Biz ise onları, büyük resmi görmemekle ve demokratik olmamakla eleştiriyoruz.
Burada anahtar kelime "tahammül" olabilir. Biz onlara tahammül edebiliyoruz. Onlar ise edemiyor.
Örneğin Kemalist olduğu içinhiçbir arkadaşımla bozuşmadım. Ama onlar benden uzaklaştı.
Bu meseleyi kiminle konuşsam, dostluklardaki soğumanın bu biçimde olduğunu söylüyor.
Yani Kemalistler içlerine kapandı. Sadece birbirleriyle görüşüyorlar.
Dergi-ilave yapan meslektaşlara not: 2007'den itibaren bilhassa entelektüel camiada bozulan-soğuyan dostlukların dökümünü yapabilirsiniz.
Ayrıca şunun cevabını da arayabilirsiniz: İlişkilerin tamiri mümkün mü? Mümkünse hangi şartlarda?

'Anakronizm': Okur önerileri
Geçen gün "anakronizm" kavramına değinmiştim. Herhangi bir şeyin (söz, olay, nesne), bilerek ya da yanlışlıkla, başka bir tarihe taşınmasına bu ad veriliyor.
Burada kastedilen basit bilgi hatalarından daha fazla, dönemler arasındaki zıplamalar...
Geçen gün Grekçe kökenli kavramı, "Türkçede nasıl ifade ederiz" diye sormuş, öneri olarak da "anakronizm yapan kişi" karşılığında "zaman-bozan" demiştim.
Bunun üzerine okurlarımız kendi önerilerini gönderdi. İşte bazıları:
Tamer Yılmaz: 'Zaman-bozum'. (Bu bana 'yapı-bozum' diye çevrilen 'dekonstrüktivizm'i çağrıştırdı.)
Uğur Soldan: 'Zaman uyuşmazlığı'... (Bence bu kavramdan ziyade 'tarif' olmuş.)
Harun Fenerci: 'Zaman kayması' ya da 'tarih körlüğü'. (İkincisi çok sert değil mi?)
Cengiz Keleş: 'Andan-şaşan'. (Bir süreç olan 'olay'ı dışarıda bırakıyor ama ilginç! Ayrıca aliterasyon var.)
Basil Ghioulekas: Yunanistan'dan yazan okurumuz, bize kelimenin diğer anlamlarını da hatırlatmış. 'Geçmiş zamana yapışıp kalmak', 'çağa uyamayan', 'eski kafalı' gibi...
Dr. Mustafa Çavuşoğlu: Almanya'dan yazan akademisyen okurumuz, kelimenin bir anlamının daha altını çiziyor. "Geçmişi, günümüzün kavram ya da yargılarıyla değerlendirmek..." Fatih'in kardeş katli kararnamesini, insan hakları açısından değerlendirmek gibi...
Okurumuz buna "tarihi non-lineerite" demiş ki felsefi açıdan doğru olsa gerek ama söz olarak bizi aşar! (Ben buna kısaca 'zaman-zıplatan' diyebilirim.)
Sabri Ayçiçek: 'Tarih hatası'. (Bence tasvir öne çıkmış.)
Selçuk Sert: 'Zaman saptırma'...
Şahin Lim: Bağdat'tan yazan okurumuz Arapçadan hareketle 'mufaraka tarikiyye' demiş. Bilemedim. Yorum yok.
Ahmet Sözer: Gündelik hayatta kullanılan 'kaynak yapmak'ı buraya taşımayı öneriyor. Bu da tarih içinde 'kaynak yapmak'! (Argoya giriyor ama hoş bir öneri. Çok güldüm.) Not: Okurlarımızın önerilerini buraya aldım çünkü bir konu hakkında ne çok fikir üretebileceğimizi gösteriyor. Zengin bir imgelem (muhayyile) dünyamız var.

sabah

 



Bu yazı 2,106 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 23 Ağustos 2012 Yeni Anteplere dikkat!
    • 28 Haziran 2012 Suriye aynı zamanda Rusya'dır!
    • 21 Haziran 2012 Bunlar bizi kandırıyor
    • 23 Mayıs 2012 Tek emperyalist ABD mi?
    • 15 Mayıs 2012 Silivri izlenimleri (1)
    • 10 Mayıs 2012 Başkanlık sistemi: Valiyi halk mı seçecek?
    • 6 Mayıs 2012 Aşk olmadan meşk olur mu?
    • 3 Mayıs 2012 Çelişik mesajlar kafa karıştırıyor
    • 27 Nisan 2012 27 Nisan'ın da hesabı sorulacak mı?
    • 24 Nisan 2012 Stalinci olmak suç mu, değil mi?
    • 3 Nisan 2012 PKK'nın vesayet aracı KCK
    • 16 Mart 2012 Aleviler neden Sivas'ı 'yaptıranları' görmek istemez?
    • 9 Mart 2012 Hani kadınları eve kapatacaklardı?
    • 22 Şubat 2012 Seçilmişler, atanmışların kulu değil... Ya seçenler?
    • 16 Şubat 2012 Krizler bitmeyecek
    • 14 Şubat 2012 O ajanlara bir de böyle bakın
    • 10 Şubat 2012 2014 kavgası
    • 8 Şubat 2012 Kemalistler ve İsrail lobisi
    • 5 Şubat 2012 Müsamere kardeşliği
    • 25 Ocak 2012 Kemalistlerin baba kompleksi

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,979 µs