En Sıcak Konular

Mümtaz'er Türköne


Mümtaz'er Türköne
0 0 0000

Kürt milliyetçiliğinin ergenlik sivilceleri



Terörün bu hali tam olarak böyle. Çocukluktan çıkıyor ama bir türlü ergen olamıyor. Çocuğun masumiyeti kaybolmuş. Saygı, sevgi, ilgi gibi sorunları aşmış. Ama yetişkinin olgunluğu, sorumluluğu ise bir türlü oluşmamış.


Aynaya baktığında gördüğü sivilceli yüzle insan içine çıkmak istemiyor. Bir yandan da var olduğunu kanıtlama telaşında. Çare olarak da yakıp yıkmayı görüyor. Kıyamet kopartıyor. Hepimiz mecburen gündelik hayatın koşuşturmacası içinde bir an durup bakıyoruz; ona değil, yaptıklarına. Tarihi çok geriden takip eden milliyetçiliğin kendisi zaten bir ergenlik sivilcesi. Koca sivilcenin ucunda daha çirkin duran başka bir sivilce var: Terör. Arada bir silah gibi, bomba gibi patlıyor.

Zaman zaman tırmanan şiddetin artık bir siyaseti yok; sadece psikolojisi var. Değişen uluslararası dengeler, AK Parti hükümetinin politikası, Kürt sorununun vardığı safha derken analiz adına seferber edeceğiniz her faktör PKK'nın ürettiği terörün sebebi değil bahanesi. Gerekçeleri ile değil bahaneleri ile varlığını sürdürmeye çalışan terör daha acımasız, daha kıyıcı oluyor.

Dağda münhâl kadro yokmuş. Gençler çıkmak için sırada bekliyormuş. Son derece doğal. Anlamsız ve berbat bir hayatı verip, karşılığında zor ama sizi bir anda 'kahraman' yapmaya aday bir hayatı alıyorsunuz. Burada üretilen berbat psikolojinin Kürt ulusalcı siyasetini nasıl esir aldığını aklı başındaki Kürt aydınlarının ve politikacılarının kavradığından eminim. Eline silah verdiğiniz gencin önünde duran tek görev var: Ölmek veya öldürmek. Dağda uzun süreli gerilla eğitimi sadece silahla yapılmıyor. Silahla birlikte bir ideoloji öğretiliyor. Daha kötüsü silahla ve bu ideoloji ile birlikte içinden çıkılması çok zor bir psikoloji her birini esir alıyor. Elde bir silah var. Bu silahı kullanmak için düşman lâzım. Dağdaki zor hayatı dengelemek için bu düşmanın da berbat bir düşman olması gerekiyor. Eylem dışında dağdaki mağaralarda, birbirlerine gazı vererek yaşayan bir grup. O kadar gazı verdikten sonra biriken enerjinin boşalması, öfkenin hedefini bulması lâzım. Çare, uzun kış ayları geçtikten sonra ekilen mahsulü toplamak için ovaya inmek ve şiddet üretmek. Şiddet üretmek üzere oluşturulmuş bir örgütünüz varsa şiddet üretilir. Bu örgüt varlığını sürdürdükçe şiddet üretmeye devam eder. Çünkü şiddet üretmeden varlığını sürdüremez.

Zaman zaman tırmanan terörün, verilen sözlere rağmen ihlal edilen 'eylemsizlik' durumlarının sebebi bu. Örgüt var olabilmek ve varlığına anlam kazandırabilmek için şiddete başvuruyor. PKK terörünün, hizmet ettiği yegane şey kendisi. Aklı başında bir lâf edecek fırsat bulunca PKK yöneticilerinin ve BDP'li politikacıların 'silahla varılacak yer kalmadı' sözünü tekrarlamaları, PKK terörünün stratejik, hatta taktik bir nitelik taşımadığını gösteriyor. İlişkiler gerginleşince İsrail, Türkiye'de PKK terörünü desteklemez; tam tersine ilişkileri düzeltmek için eskisinden çok daha dikkatli davranır. Ama, örgüte iş icat etmek için eylem kararı verenler, İsrail'i bahane olarak kullanabilir. Havalar soğumaya başladı. Terör kış uykusuna yatmadan önce biraz palazlanmak istiyor.

Önemli bir eşiği geride bıraktık. Terör artık Kürt sorununun bir parçası değil. Anadil başta olmak üzere Kürtlerin eşit vatandaşlık talepleri ile terör arasında herhangi bir mantık bağı kalmadı. Bugün canımızı sıkan ergenlik sivilceleri Kürt ulusalcılığından besleniyor. Geç kalmış, bu yüzden telaşlı Kürt ulusalcılığı her ulusalcılığın peşinden koştuğu gibi kendi ulus-devletini arıyor. İlk defa Pan-Kürdizm Ortadoğu politikasının gerçekleri ile imtihan ediliyor.

27 yılı geride bırakan terör yıllarını yekpare bir bütün olarak görmek yanlış. Bugünün terörü dünün terörü değil. Bugünün devletinin dünün devleti olmaması gibi. Kürt sivil siyaseti de farklı bir yerde. Aynı kalan sadece PKK.

Bu ergenlik sivilceleri hepimizi rahatsız ediyor. En çok da Kürtleri. Siyaseti, diplomasiyi, güvenlik tedbirlerini parantez içine alıp artık bu ergenlik psikolojisine hep birlikte eğilmemiz gerekiyor. Bu sivilcelerle baş etmenin çaresi, ne BDP'lilerin milliyetçiliğe teslim olması ne de bu şiddete şiddetle cevap vermek. Biraz ergenlik psikolojisine uygun çözümler bulmak.
 
zaman


Bu yazı 1,312 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Bu sefer çözülecek mi?
    • 16 Eylül 2012 Din eğitiminde devlet tekeli kalkıyor
    • 14 Eylül 2012 Siyaset, artık dine alet edilmiyor!
    • 13 Eylül 2012 CHP, PKK ile müzakere yapabilir mi?
    • 9 Eylül 2012 Merkez Sağ'ın son noktası
    • 7 Eylül 2012 Başbakan sertleşmekte haklı mı?
    • 28 Ağustos 2012 Hükümet haklı çıktı
    • 26 Ağustos 2012 Kawa ve Ergenekon
    • 24 Ağustos 2012 Terör sorunu ayrışıyor
    • 17 Ağustos 2012 Hem şiddet üreten, hem barış isteyen bir örgüt
    • 16 Ağustos 2012 'Paralel devlet'in iflası
    • 12 Ağustos 2012 Kürt, Türk, Alevî ve Sünni olmak
    • 10 Ağustos 2012 Yangını kim söndürecek?
    • 5 Ağustos 2012 Ordulaşan partiler ve partileşen ordular
    • 22 Temmuz 2012 Davutoğlu haklı çıkarsa?
    • 17 Temmuz 2012 'Hücre yenilenmesi'
    • 29 Haziran 2012 ÖYM'leri kaldırması için hükümete yetki verdiniz mi?
    • 24 Haziran 2012 Türkiye savaşa girer mi?
    • 21 Haziran 2012 Teröre teslim olmak
    • 19 Haziran 2012 Çözüme yakın mıyız?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,629 µs