En Sıcak Konular

Mümtaz'er Türköne


Mümtaz'er Türköne
0 0 0000

Başbakan sertleşmekte haklı mı?



Afyon'dan gelen haber, yüreğimizdeki aynı yarayı kanattı. Şehit olanlar bu vatanın evlatları.


Bizim evladımız, kardeşimiz, yakınlarımız. Cenab-ı Allah rahmetini esirgemeyecektir. Geride kalanlara, hepimize sabretmek düşüyor. Sabır taşı çatlayacak ama biz dayanacağız. İçimiz yanacak, dışımız serin duracak.

Öyleyse hükümette görülen sertleşme neyin eseri? Başbakan'ın sabrı tükendi mi? Önce Erdoğan'ın tavrında, tutumunda bir sertleşme olduğu doğru mu? "Öfke bir hitabet biçimidir" diyen bir liderin, arkasındaki strateji hesaplanmamış bir sertleşme içine girmesi beklenemez. "BDP'lilere dokunmak" konusunda, son günlerdeki çıkışları bir sertleşme işareti. Peki bir hesaba dayanıyor mu? Daha ötesi haklı mı?

Siyasette sertleşme, çözüm için esnek tavırların, müzakerenin, iletişim kanallarının ortadan kalkması demek. Daha önce müsamaha gösterdiğiniz sivrilikler artık her yere batmaya başlar. Hukuku, lafzî ve formel haliyle işletmeye başlarsınız.

Hükümetin terör konusunda benimsediği sertliğin ölçüsünü belirleyen doğrudan PKK. Siyaseti bir imkân sanatı olarak düşünürseniz, PKK hükümetin önüne sertleşebileceği bir alan açıyor. Vuruyor, kırıyor, kan döküyor; hükümeti kendisine karşı sertleşmeye mecbur ediyor. Hükümet PKK'ya karşı sertleşince, PKK ile aynı fotoğraf karesi içinde yer alanlar da hissesine düşeni alıyor. BDP'lilerin bayramlaşma fotoğrafı, terörün nispeten hissedilmediği bir dönemde çekilseydi, arkasından Gaziantep katliamı gibi bir vahşet gelmeseydi AK Parti, MHP ile uzlaşarak BDP'lilerin dokunulmazlıklarını gündeme getirir miydi?

Bütün siyasî sistemlerin, iktidarların dayandığı en temel prensip meşruiyettir. Meşruiyetini kaybeden siyasî sistem işlemez. Meşruiyetini kaybeden siyasî iktidar devam edemez. Alıp Suriye'ye bakın: İç savaşın asıl sebebi hem sistemin hem de iktidarın meşruiyetini kaybetmesi değil mi? Meşruiyet, zor, girift ve anlaşılmaz bir kavram değil. En basit anlamıyla meşruiyet, iktidarın halkın rızasına dayanmasıdır. Eğer iktidar asıl gücünü, halktan aldığı rızaya dayandırıyorsa meşrudur. Siyasî sistem, yani iktidarın gelişi ve gidişiyle ilgili kurallar, gücün kullanımıyla ilgili prensipler halkın rızasına dayanıyorsa o ülkede sistem sorunu yaşanmaz, siyasî istikrar sürekli hale gelir.

O zaman soruyu şu şekilde sormak lâzım: İktidarın terör konusunda sertleşmesi ve BDP'lilerin dokunulmazlıklarını gündeme getirmesi meşrû mu?

Hükümeti güvenlikçi politikalara sarılmakla ve 90'lı yıllara geri dönmekle suçlayanlar, tarihin hiçbir zaman aynen tekrarlanamayacağını dikkate almalı. AK Parti hükümeti açılımlar gerçekleştirdi, TRT 6'yı açtı, asimilasyon politikalarını sistematik olarak reddetti ve sona erdirdi. Kısaca AK Parti hükümeti eliyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Kürt sorunu ile terör sorununu bıçakla keser gibi birbirinden ayırdı. Bu ayırımı ısrarla ve başarıyla sürdürüyor. Beytüşşebap'ta askerî aracın üzerine asılan PKK bayrağı artık sivillerin kanının dökülmesine yol açmıyor. Demek ki kararlı ve soğukkanlı bir dikkat var. Daha ötesi dokuz yıl önce Sezer'in veto ettiği yerel yönetimler reformu tekrar Meclis'in gündemine alınıyor. Hükümet terörle kararlı mücadelesini sürdürürken Kürt sorunu konusunda yalpalamıyor.

Aynı meşruiyet ölçüsünü PKK için sorgulayalım. PKK'nın son günlerde tırmandırdığı savaşın, döktüğü kanın kendisine sempati duyan kitleler nezdinde meşruiyeti var mı? Marjinal bir azınlık dışında verilen halk desteği hiçbir zaman sınırsız değildir. PKK, desteğini aldığı kitlelerle hiçbir alâkası olmayan bir savaş yürütüyor. Başkaları adına ve başkalarının siyasî amaçları için. Öbür tarafta Kürt sorunu ile terör sorununu bıçakla kesilmiş gibi birbirinden ayıran bir devlet duruyor. BDP, hükümetin bıçakla kestiği iki sorundan hangi tarafta kaldı? Terör sorunu içinde mi? Kürt sorunu içinde mi? BDP'den son zamanlarda Kürt sorununa dair tek bir lâf duyan var mı?

PKK'nın başkaları adına yürüttüğü "halksız halk savaşı"nın arkasında bir askerî strateji var; ama siyasî bir strateji yok. Bu askerî strateji BDP'lileri bu vahşi askerî aparatın basit sözcüleri durumuna düşürüyor. BDP'lilerin terör sorunu ile bağlarını kopartarak, Kürt sorunu için hızla taraf haline gelmeleri lâzım. Bunu gerçekleştiremediği sürece hükümet sertleşmekte haklı olacak. Bu sefer meşruiyet sorunu yaşayan hükümet değil BDP.

zaman

Bu yazı 1,318 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Bu sefer çözülecek mi?
    • 16 Eylül 2012 Din eğitiminde devlet tekeli kalkıyor
    • 14 Eylül 2012 Siyaset, artık dine alet edilmiyor!
    • 13 Eylül 2012 CHP, PKK ile müzakere yapabilir mi?
    • 9 Eylül 2012 Merkez Sağ'ın son noktası
    • 7 Eylül 2012 Başbakan sertleşmekte haklı mı?
    • 28 Ağustos 2012 Hükümet haklı çıktı
    • 26 Ağustos 2012 Kawa ve Ergenekon
    • 24 Ağustos 2012 Terör sorunu ayrışıyor
    • 17 Ağustos 2012 Hem şiddet üreten, hem barış isteyen bir örgüt
    • 16 Ağustos 2012 'Paralel devlet'in iflası
    • 12 Ağustos 2012 Kürt, Türk, Alevî ve Sünni olmak
    • 10 Ağustos 2012 Yangını kim söndürecek?
    • 5 Ağustos 2012 Ordulaşan partiler ve partileşen ordular
    • 22 Temmuz 2012 Davutoğlu haklı çıkarsa?
    • 17 Temmuz 2012 'Hücre yenilenmesi'
    • 29 Haziran 2012 ÖYM'leri kaldırması için hükümete yetki verdiniz mi?
    • 24 Haziran 2012 Türkiye savaşa girer mi?
    • 21 Haziran 2012 Teröre teslim olmak
    • 19 Haziran 2012 Çözüme yakın mıyız?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,587 µs