En Sıcak Konular

Abdülkadir Aksu’nun sırrı ne?

0 0 0000 00:00 tsi
Abdülkadir Aksu’nun sırrı ne? Abdülkadir Aksu’nun içişleri bakanlığı Türkiye’ye iyi gelmiyor. Bir nazar var ama ne? Aksu döneminde yaşanan olaylar çok yazıldı, incelendi, hatta yerden yere vuruldu ama Aksu başarısının sırrı ortaya çıkarılamadı! O sır basit bir ye

Önce son günlerin yaygın yanlışlarından birini düzeltelim.. Abdülkadir Aksu, Maraş Olayları sırasında şehrin emniyet müdürü değildi! Fail-i meçhul politik cinayetler kronolojisinin Abdülkadir Aksu’nun İçişleri Bakanlığı’na paralelliğine ilişkin haberlere eklemlenen bu bilgi, bizzat İçişleri Bakanlığı eliyle yayınlanan bir “düzeltmeyle düzeltildi!”

Ancak düzeltmenin de düzeltilmesi ya da bilgi eklenmesi gerekebilir. Maraş olayları 19 Aralık’ta yavaş yavaş başlayarak 22 Aralık 1978’de zirve yaparak devam etti. Bu tarihlerde Aksu gerçekten de şehrin emniyet müdürü değildi. Çünkü 9 Ekim 1977 tarihinde şehirden ayrılmıştı! Emniyet Müdürü değildi ama vali vekiliydi.

Peki bu ne demek?. Hemen hiçbir şey. Bu tür benzeşme oyunları belirsiz bir kanaatin oluşmasını sağlamaktan öteye gitmiyor. Abdülkadir Aksu’nun sırrı için bu tür çözümlemeler biyografik notlardan öteye gitmiyor.

Diyarbakırlı Beatle!..

Abdülkadir Aksu 1944 Diyarbakır doğumlu... Ancak Aksu’nun nerede doğdugundan çok hangi zaman diliminde hangi okuldan mezun olduğunun daha belirgin önemi bulunuyor. 1968 Mülkiye mezunu Abdülkadir Aksu, o günün politik havasından hallice etkilenmiş bir kimlik profili taşıyor. Aksu’ya ilişkin en keskin ve tekrarlanan kanaat bu dönemde edindiği tecrübe, fikir ve dostluk bağlarının tüm hayatını etkilediği yönünde.

Fiziki özellik açısından Aksu o dönemde ilginç bir görünüm sunuyor. “Beatles tipi uzun saçları ve pala bıyığı”, o dönemin iki sembolü! Aksu hem Beatle hem pala olarak anılıyor. Politik sembollerin zirve yaptığı bu dönemde karşıt iki sembolü aynı anda barındıran bu vitrin, uzun yıllar sonra Turgut Özal hükümetlerinin “dört eğilim ve sentez” manifestolarına denk düşüyor.
Aksu'nun babası bir PTT memuru. Küçük Aksu’yu attar yanına çırak vermiş, orada gümüş kaplamayı, yaz tatillerinde de marangozluğu öğrenmiş. O günün mekanı ve şartları düşünüldüğünde idealize edilen en büyük meslek kaymakamlık. O da kaymakam olmak istiyor.

Geleneğin kurumlaştırılması…

1962'de sınav Siyasal'a giriyor...  Burada ilk yıl sınıfta kalıyor ama nedeni önemli. Can Dündar’ın Aksu’yla yaptığı bir röportajda Mülkiye’nin daha ilk günlerinde geçirmeye başladığı dönüşümü anlıyoruz; “İlk gün spor salonunda 250 kişilik bir sınıfla karşılaştı. Geç geldiği için en arka sırada yer bulabilmişti. ‘Burada nasıl okuyacağım?’ diye düşündü. İkinci gün erken gelip en önde oturdu. Az sonra yerin sahibi geldi "Orası benim yerim" dedi. "Ben de şimdi oturdum" diye direndi Aksu; anlaşmazlık uzayınca son sınıftan bir ağabey çağırdılar. Aksu ilk Mülkiye dersini orada aldı: ‘Bak, bu fakültenin gelenekleri var, ona uymak zorundayız.’ Sonrasını şöyle özetliyor: 'Eyvallah' dedik, gidip tekrar en arkaya oturduk. İlk sene ondan dolayı çaktık."

Dündar’ın çalışmasına yansımasa da Aksu’nun temel kimliğine ilişkin en sağlam yargılardan birinin işareti burada bulunuyor. Aksu yanlış da olsa sistemle uğraşmıyor. Düzeltmeye, değiştirmeye çalışmıyor. Uyuyor! Uyumluluk çok önemli. Aksu’nun yükselen kariyerinde önemli bir yer tutuyor. Uyumluluk aynı zamanda kritik dönemlerde kamuflaj anlamına geliyor. Kriz anlarında fark edilmiyor.

Ekip!..

Bu karakter özellikleri çok önemli bir reksiyona tabi tutuluyor aynı yıllarda. Sınıfında ve etrafında sonraki yıllarda hem öğrenci hem politikacı olarak birlikte olacağı isimler ortaya çıkıyor. H. Celal Güzel, Cem Duna, Mehmet Keçeciler, Murat Karayalçın. Beraber oldukları kadar mekanı ve zamanı paylaşıp beraber yaşamadıkları da Aksu’ya eklenir! Turhan Güneş ya da Mahir Çayan gibi.
Anlamlı ve geleceğe yönelik atılan sosyal temellerden ilki Ankara'daki hemşehrilerini örgütleyen Diyarbakır Derneği olur. Başkan olarak. Ankara'da ve Diyarbakır'da piknikler, etkinlikler düzenler. Yerel bağlarını kuvvetlendirirken genel bağları da parlatır Aksu.. Hür Düşünce Kulübü Aksu’nun öyküsünde önemlidir. Aydın Yalçın'ın girişimiyle Sosyalist Fikir Kulübü'ne karşı örgütlenen kulübün başkanı Hasan Celal Güzel'dir. Genel Sekreter Murat Karayalçın, İkinci Başkan Melih Gökçek, Yayın Kurulu Başkanı Mehmet Keçeciler, Yönetim Kurulu üyeleri Veysel Atasoy, Atilla Koç ve değişmez muhasip Abdülkadir Aksu. Yedi kişilik yönetim kurulundan, altı bakan, iki genel başkan çıkar.

Dönem mülkiyesi inanılmaz bir karvizit bolluğu taşıyacaktır gerçekten, özellikle devam yıllarda.. Aksu anlatıyor; “Mülkiye'nin belki en güzel tarafı değişik fikirdeki arkadaşlarla aynı ortamı paylaşmamızdı. Bazen sabahlara kadar fikir tartışmaları olur ama gerginlik çıkmazdı. Mesela benim oda komşularımdan biri Adem Yavuz'du. Karşı odada Uluç Gürkan vardı. İki oda arkadaşımdan Şerif tipik bir inekti.  Şimdi Konya Selçuk Üniversitesi'nde dekan.”

Gençlik, üniversite yıllarının Aksu’da oluşturduğu kimlik, çoğu insanda ilk çocukluk yıllarında beliren ana karakterin ötesinde iş gördü.. Politikacı Aksu şekillendi. Ana kodlarını şunlar oluşturdu; İyi ekip, iyi insan ilişkileri, netameli işlere bulaşmama, hedefte gözükmeme, etrafını ve dostlarını koru, kimseyi kırma, gönrevain ne olursa olsun parlama!

Güncelleme…

Aksu’nun bu özellikle siyasi başarısının, açıkca söylersek “seri bakanlıklarının” altın anahtarı oldu. Güneydoğu mullitvekillerini hep yanında ve memnut tuttu, her göreve gelişinde vefa ve sadakat gösterdi ona çalışmışy ekibini-aynı zamanda yenileyerek-taşıdı, içişleri bakanlığının sık sık canını sıkan derin devlete hiç bulaşmadı, tüm kritik olaylarda ki bunların hallice kısmında Türkiye’de yeryerinden oynarken soğukkanlılığını yitirmeden kamufle olmasını bildi, liderlerine hep sıkı markaj uyguladı.

Ama final analizde şunu söylemek gerekir ki, “durumu idare eden” bu mimari, Türkiye’de her kritik dönemde organize işler yapanları cesaretlendirdi ve fırsat olarak görüldü. Hep onun dönemine rast gelmiş sarsıcı olayların altında farklı okumalar aramak isteyenlerin eli sürekli boş kaldı. Belki de gerçek sadece bu kadardı!

"Şanssız kronoloji"

Ancak “Kanlı Tesadüf” olarak nitelenebilecek olaylar zinciri, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’nun yakasını bırakmıyor. Aksu’nun, İçişleri Bakanı olduğu her dönemde Türkiye’de önemli suikastler ve cinayetler birbirini takip etti.

İlk olarak 46’ıncı Hükümette yani 2’inci Turgut Özal Hükümeti’nde 31 Mart 1989 günü İçişleri Bakanlığı görevine getirilen Aksu, daha sonra 9 Kasım 1989 tarihinde Yıldırım Akbulut Başbakanlığı’nda kurulan 47’inci Hükümetin de İçişleri Bakanı oldu. Aksu’nun bu ikinci döneminde görevine başlamasının üzerinden çok geçmeden Türkiye bir suikastle sarsıldı. 31 Ocak 1990 tarihinde Atatürkçü Düşünce Derneği kurucusu Prof. Dr. Muammer Aksoy evinin önünde uğradığı bir suikastle hayatını kaybetti.

Sadece 1,5 ay sonra 7 Mart 1990’da bir başka suikast daha yapıldı. Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Çetin Emeç, 7 Mart 1990’da İstanbul’da arabasının içinde öldürüldü. 1990 yılı bir bakıma suikastler yılı oldu. Sırasıyla 6 Eylül 1990 tarihinde Turan Dursun, 26 Eylül 1990 tarihinde MİT Müsteşar Yardımcılığı da yapmış olan Hiram Abas, 10 gün sonra 6 Ekim 1990’da İlahiyatçı Bahriye Üçok öldürüldü.

Askerler de hedefte…

Aksu’nun İçişleri Bakanlığı koltuğuna oturduğu dönemlerde sadece aydınlar öldürülmedi, bir çok asker de   terör örgütlerinin uzantısı olduğu tahmin edilen hainlerin kurşunlarına hedef oldu.

* 9 Ocak 1991 tarihinde Emekli Yarbay Ata Burcu, uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Olayı TİKKO üstlendi.
* Emekli Korgeneral Hulusi Sayın, 30 Ocak 1991 tarihinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.
* 7 Nisan 1991 tarihinde Emekli Tümgeneral Memduh Ünlütürk, İstanbul Üsküdar’daki evine gelen kimliği belirsiz kişiler tarafından şehit edildi.
* Emekli Korgeneral İsmail Selen 23 Mayıs 1991 tarihinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.
* Aynı gün Adana Bölge Jandarma Komutanı Tuğgeneral Temel Cingöz, makam otosunda saldırıya uğradı. Hastaneye kaldırılan Tuğgeneral Cingöz, tüm müdahalelere rağmen 27 Mayıs 1991 tarihinde şehit oldu.
*  1978 yılında MİT Müsteşarlığı yapan Emekli Orgeneral Adnan Ersöz, 13 Ekim 1991 tarihinde İstanbul’daki evinde teröristlerin silahlı saldırısına maruz kalarak hayatını kaybetti.
* Yine Aksu döneminde dönemin SHP Milletvekili Erol Güngör’ün oğlu Mustafa Güngör öldürüldü.

2002 yılında AKP’nin iktidara gelip, Abdullah Gül Başbakanlığı’ndaki 58’inci Hükümet kurulunca İçişleri Bakanlığı görevini Abdülkadir Aksu üstlendi.
Aksu’nun bakanlığa başlamasından tam bir buçuk ay sonra,18 Aralık 2002 tarihinde, yaptığı araştırmalarla Batılı güçlerin tepkisini çeken Doç.Dr. Necip Hablemitoğlu evinin önünde uğradığı bir silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Aksu, suikastin ardından Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Kim ya da kimler tarafından, hangi maksatla işlendiği konusunda bir şey söylemek için henüz çok erken” dedi. Aksu, olayı şiddet ve nefretle kınarken, olayla ilgili soruşturmanın çok yönlü olarak, bütün boyutlarıyla devam ettiğini ifade etti.

Resmi biyografi

Abdülkadir Aksu 59. Hükümet'te İçişleri Bakanı ve T.B.M.M. 22. Dönem AKP İstanbul milletvekillerindendir. Öncesinde 18. Dönem ve 20. Dönem'de ANAP Diyarbakır milletvekili, 21. Dönem'de Fazilet Partisi İstanbul milletvekili olmuştur. 47. Hükümet - Akbulut Hükümeti'nde 2 yıl yine İçişleri Bakanlığı, 53. Hükümet - 2. Yılmaz Hükümeti'nde GAP'tan sorumlu Devlet Bakanlığı yapmıştır.

1944 yılında Diyarbakır'da doğdu. Abdülmelik Fırat'a göre dedesi Osman Ağa, Rumeli/Trakya'dan Diyarbakır'a sürgün edilmiş Arnavut bir ailedendir. Dedesi Osman Ağa, Diyarbakır'a gelince Kürt Cemil Paşa'nın damadı olmuştur. Orta Öğrenimini Diyarbakır Ziya Gökalp Lisesi'nde tamamladıktan sonra 1968 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun oldu. Aynı yıl Diyarbakır Maiyet Memurluğuna atanarak; staj dönemi içinde Ergani kaymakam yardımcılığı, Bismil ilçesi Sinan Bucak Müdürlüğü, Genç, Akçadağ ve Doğanşehir Kaymakam Vekilliği yaptı.

1973-1976 yılları arasında Sarıkaya Kaymakamlığı, 1 Eylül 1976 - 9 Ekim 1977 tarihleri arasında Kahramanmaraş Vali Vekilliği ve 1980 Eylül ayına kadar Malatya Emniyet Müdürlüğü ve Emniyet Genel Müdürlüğü Yardımcılığı görevlerinde bulundu. 29 Ağustos 1980 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile Rize Valiliğine, 17 Ekim 1980 tarihli Kararname ile de Merkez Valiliğine atanmıştır. Rize valiliği sırasında Rize Belediye Başkanlığı görevini de yürüttü. 9 Şubat 1984 - 18 Eylül 1987 tarihleri arasında Gaziantep Valiliği yapan ve 1985 yılında Yılın Bürokratı seçilen Abdülkadir Aksu; 29 Kasım 1987 tarihinde Anavatan Partisi'nden 18. Dönem Diyarbakır Milletvekili seçildi ve Aralık 1987 tarihinde de Anavatan Partisi T.B.M.M. Grup Başkan Vekilliği görevine getirildi.
31 Mart 1989 tarihinde İçişleri Bakanlığı'na atandı ve bu görevini 24 Haziran 1991 tarihine kadar yürüttü. 24 Aralık 1995'te ANAP Diyarbakır Milletvekili olarak Parlamentoya girdikten kısa bir süre sonra ANAP Grup Başkan Vekilliğine, daha sonra da GAP'tan Sorumlu Devlet Bakanlığı'na getirildi.
16 Ağustos 1996 tarihinde ANAP'tan ayrılarak RP'ye katıldı. RP GİK üyesi ve Genel Başkan Yardımcılığına getirildi, RP'nin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasından sonra FP'ye girdi. Fazilet Partisi'nin kapatılmasından sonra yeni kurulan AK Parti'ye katıldı. Halen AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili olarak görevini sürdürmektedir. Almanca bilir ve evli ve 2 çocuk babasıdır.

iyibilgi.com



Bu haber 32,407 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,162 µs