Ana Sayfam Yap
 Sık Kullanılanlara Ekle

Hükümetin dış politikasını başarılı buluyor musunuz?

  • Evet, başarılı.
  • Hayır, başarısız.
  • Bu konuda bir fikrim yok

Eposta adresinizi verin, iyibilgi'nin özel haberleri posta kutunuza düşsün.





08 Nisan 2009
font boyutu küçülsün büyüsün



Mete Tunçay: 'Atatürk Deistti...'


Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mete Tunçay, "Atatürk'ün bir deist olduğunu düşünüyorum. Agnostik ya da ateist değildi' diye konuştu.




Mete Tunçay: 
'Atatürk Deistti...'

Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mete Tunçay, 'Tek parti döneminde pozitivist anlayışla halkı bilime inanmaya zorlamak tepkiler yaratmıştır. Bu tepkilerin üzerine Demokrat Parti, iktidara gelebildi, Süleyman bey de kaç sene iktidara gelebildi. Öyle anlaşılıyor ki bu AK Parti üzerinde uzunca süre devam edecek' dedi.

Prof. Dr. Mete Tunçay, İnönü Üniversitesinde düzenlenen 'Batı Düşüncesine Eleştirel Bakış' konferansında yaptığı konuşmada, Batı uygarlığının 500 yıllık bir uygarlıktan ibaret olduğunu belirterek, 'Ama Batı, kendisine bir geçmiş uydurmuş. O geçmişte eski Yunan medeniyetine dayanıyor' dedi.

'ATATÜRK DEİSTTİ'

Aydınlanmanın 18. yüzyılda yaşandığını ifade eden Tunçay, 'Aydınlanma dinin dışında bilime yönelmek olarak kabul edildi. Aydınlanmada pek çok insan dini reddetmekle birlikte tanrıyı reddetmemiş deist olmuş, deist yani yaradancılık. 'Bu dinde bir takım hurafeler olabilir, ama aslolan bir yaratıcısı olmalı bu alemin' diyorlar. Atatürk'ün de bir deist olduğunu düşünüyorum. Agnostik ya da ateist değildi' diye konuştu.

19. yüzyılda batı düşüncesinin temelinin pozitivizm yani bilime inanma şeklinde geliştiğine işaret eden Tunçay, pozitivizmin Türkiye'de 20. yüzyılda hakim olduğunu dile getirdi. Tunçay, şunları ileri sürdü:

'Türkiye'de laiklik dinle devlet işlerinin ayrılması diye yanlış bir tanımla anlatılır. Türkiye'de dinle devlet işleri ayrılmaz. Tam tersine Türkiye'de din devlet denetim altında olmuştur. Çağdaşlaşmanın çok önemli bir bacağı dinin kamusal hayata hakim durumda olmasına izin vermemek. Ama bu izin vermemek yasakla değil, toplumun geliştirerek buna ihtiyaç duymaması ile olmalı. Hilafetin kaldırılması, Cumhuriyet döneminde laiklik için atılan adımların başında geliyor. Hilafet kaldırılmasa ne olurdu sorusunu düşünüyorum. İyi bir Müslüman değilim, agnostiğim. Türk toplumunda hilafetin onayı ile cumhuriyet devrimleri yapılmış olsaydı bugün acaba böyle din temelli bir hareket iktidara gelme imkanını bulabilir miydi? Tek parti döneminde pozitivist anlayışla halkı bilime inanmayı zorlamak tepkiler yaratmıştır. Bu tepkilerin üzerine Demokrat Parti, iktidara gelebildi, Süleyman bey de kaç sene iktidara gelebildi. Öyle anlaşılıyor ki bu AK Parti üzerinde uzunca süre devam edecek.'

Vatan






Sizin isminiz

Alıcının e-posta adresi



Doğrulama işlemi
1 + 2 = 


Oku Yorum


  •  

    Kendisi Müslüman değil Atatürk'ün dinine laf ediyor? Hayret doğrusu...
    Vatandaş / 22 Mart 2015 14:25
  • Ben ne istim hoca? 

    Tabi arkadaş kimin ne olduğunu biliyor. Kul ile Allah arasındaki her şeyi görebiliyor. Hatta 80 yıl geriye gidip bile kimin ne inanca dahil olduğunu çözebiliyor. Vay be profesörlük böyle bişey galiba. Büyüyünce profesör olacağım.
    arsenic wenger / 08 Nisan 2009 17:55




HAYY web



Künye | Manifesto | Sorumluluk | Reklam | Bize Ulaşın
tamamen özgür yazılım geliştirme araçlarıyla üretildi. Haber Sistemi

100.486 ms