Ana Sayfam Yap
 Sık Kullanılanlara Ekle

Taraf gazetesinin ortaya çıkarttığı 'Balyoz' Güvenlik Harekatı hakkında yapılan darbe yorumlarını inandırıcı buluyor musunuz?

  • Evet, yoruma katılıyorum
  • Hayır, yoruma katılmıyorum
  • Bu konuda bir fikrim yok

Eposta adresinizi verin, iyibilgi'nin özel haberleri posta kutunuza düşsün.




04 Ağustos 2009
font boyutu küçülsün büyüsün



MHP'de açılım sancısı


MHP ve Devlet Bahçeli hükümetin “Kürt açılımına” sert muhalefet yapıyor. Şüphesiz bu bir “siyasi mantık ve hesaba” dayanıyor. Ama acaba o “hesap” doğru mu? iyibilgi analiz




MHP'de açılım sancısı

Hükümetin Kürt sorunuyla ilgili inisiyatif alarak başlattığı girişim, gündemin en "sıcak" maddesi olmayı sürdürüyor.

Cumhurbaşkanı Gül'ün "devletin zirvesindeki uyuma" dikkat çekmesi, söz konusu "Kürt açılımı"nın, hiç kuşkusuz "olmazsa olmaz" gereklerinden biriydi.

Cumhurbaşkanlığı, hükümet ve Genelkurmay arasında, diğer bir ifadeyle MGK’da bu yönde bir “fikir birliği” söz konusu olmasaydı, ne Cumhurbaşkanı Gül bu yönde bir açıklama yapardı ve ne de hükümet böyle bir çalışma başlatırdı.

Fakat sorunun bu “mutabakat” boyutuyla ilgili, daha önce gündeme getirdiğimiz bir husus var ki, “devletin zirvesindeki mutabakat” kadar, söz konusu “açılım”ın başarısı için elzem bir önem taşıyor. (Bknz. İyibilgi/Mutabakat? Ne kadar? Nereye kadar?)

Başbakan Erdoğan’ın DTP ile görüşeceğini açıklaması, bu yönde önemi görmezden gelinemeyecek bir adım değerinde.

Ne var ki, bu noktada dikkatlerin üzerine çevrildiği MHP’den, çok da “dengeli” bir tutum sergilenmediği görülüyor.

Milliyet’ten Hasan Cemal, bugünkü yazısında, Devlet Bahçeli’yi “tehlikeli bir oyun” içerisinde olmakla eleştiriyor ve “hiç barıştan korkulur mu?” diyor.

İyi biliniyor ki, MHP, siyasetini “milliyetçi” bir söylem üzerine inşa etmiş bir parti.

“Milliyetçi” söylem ve politikaların Türkiye’de kendisini birinci dereceden ifadelendirdiği sorunun da Kürt sorunu olduğu açık ve ortada.

Ama “milliyetçilik”, Türkiye’nin önünü tıkayan bir sorunda “hamaset” yapmak mıdır, yoksa çağın gereklerine uygun şekilde o sorunun çözümünü savunmak mıdır?

Bu ve benzer çok sayıda soru sorulabilir. Eğer ülkemizin çıkarlarını esas alarak bu sorulara cevap vereceksek, cevabımızın niteliği de bellidir.

Kürt sorununda çözümsüzlük ve tıkanmayı savunmak, ülkemizin çıkarlarına hizmet eden bir siyaset tarzı değildir ve bunu, milliyetçi hassasiyetlere sahip kesimler de dahil olmak üzere, büyük ve sessiz çoğunluk çok iyi anlamış durumdadır.

MHP’nin tutumunu “şaşkınlıkla” karşılayan, eleştiren, sorgulayan sadece Hasan Cemal de değil.

Bugün’den Erhan Başyurt, bugünkü yazısında, Bahçeli’nin açıklamalarının “umut kırıcı” olduğunu söylüyor.

Başyurt, yazısında Bahçeli’nin “Başbakan Yardımcısı” sıfatıyla yer aldığı koalisyon hükümeti döneminde, birçok “kiritik” karara imza attığını hatırlatıyor. Bahçeli’nin bu tutumunun gerekçesinin de “devlet politikası”nın bir gereği olduğunu da vurgulayarak.

Neydi o kararlar?

Mesela, idam kaldırıldı… Mesela, kamuoyunda “Rahşan affı” olarak bilinen “genel af” MHP’nin de ortağı olduğu koalisyon hükümeti döneminde gerçekleştirildi…

Başyurt, MHP’nin bu tutumunu, açılımın yaratacağı tepki oylarına göz dikmesine bağlıyor.

Muhtemelen öyledir.

Ama bu hesap, yanlış hesaptır.

Eğer mesele “oy” ise, kamuoyunun arkasında durduğu politikalar, çözümsüzlük, kriz, kaos, tıkanma değil; her alanda reform, demokratikleşme ve çözümdür…

Bu kadar “kesin” bir çıkarsamada bulunabilmemizin nedeni de, son on yılda gerçekleşen seçimlerin herkes açısından çok açık olması gereken sonuçlarından başka bir şey değildir.

Türkiye’yi sorunları karşısında  “çözümsüzlüğe” mahkum etmek, milliyetçilik ile gerekçelendirilemez… MHP’nin de bir “açılıma” ihtiyacı var…

www.iyibilgi.com analiz






Sizin isminiz

Alıcının e-posta adresi



Doğrulama işlemi
1 + 3 = 


Oku Yorum


  • Empati 

    Bir zamanlar Türklerin de yaşadığı bir ülkede Türkçe yasaklanmış. Türkçe köy isimleri değiştirilmiş, Türkçe eğitim yasaklanmış, kendini Türkçe ifade edenler horlanmış ve dışlanmış, sürülmüş, faili meçhule kurban gitmiş, işkence görmüş. Bunu yapanlar da Türklere kardeş diyormuş.
    Ali SÜRMELİ / 06 Ağustos 2009 09:37
  • yanlış teşhis 

    Şu iyi bilinmeliki, ülkemizde kesinlikle bir kürt sorunu yok, sadece tetrör sorunu var, bakın göreceksiniz yapılacak açılımların olan sorunu çözmeyecektir, ancak olan güzel ülkeme olacaktır. Adam Ankar-İstanbul da oturarak bilgiçlik yapıyor, çözüm üretecekleride yanlış yönlendiriyor.
    bülent / 04 Ağustos 2009 12:54




HAYY web



Künye | Manifesto | Sorumluluk | Reklam | Bize Ulaşın
iyibilgi tamamen özgür yazılım geliştirme araçlarıyla üretildi. Haber Sistemi

14.48 ms