Ana Sayfam Yap
 Sık Kullanılanlara Ekle

Taraf gazetesinin ortaya çıkarttığı 'Balyoz' Güvenlik Harekatı hakkında yapılan darbe yorumlarını inandırıcı buluyor musunuz?

  • Evet, yoruma katılıyorum
  • Hayır, yoruma katılmıyorum
  • Bu konuda bir fikrim yok

Eposta adresinizi verin, iyibilgi'nin özel haberleri posta kutunuza düşsün.




06 Nisan 2007
font boyutu küçülsün büyüsün



“Hijyen” kutu sütler zararlı mı?


iyibilgi çok mayınlı bir konuya el atıyor. Bilindiği gibi süt ve ambalaj endüstrisi, açıkta satılan sütleri karalayan reklâmlar yapıyor. Peki bizi asıl hasta eden kutu sütlerse? Kısırlık, diş çürümesi gibi dertlerin kaynağı pastörize sütse? Bu yazıyı okumadan çocuğunuza süt içirmeyin! iyibilgi zoom




“Hijyen” kutu sütler zararlı mı?

Reklamlara inandık, bir nesil margarinle büyüdük. Reklamlara inandık, mahallemizi kapı kapı dolaşan sütçümüzü bıraktık, marketlerden kutu süt alır olduk.

Kutu süt üreten şirketler, sokak sütünün (diğer adıyla çiğ sütün) sokakta uzun süre gezdiğini, mikrop ürettiğini, sütçünün su kattığını, pis olduğunu söylediler. Kendi ürettikleri kutu sütler “hijyenik” koşullarda el değmeden hazırlanıyordu, söylediklerine göre.

Atılan onca çamura rağmen, bilim dünyası, sokak sütünün masum olduğunu kanıtladı. Kutu sütlerse, maruz kaldıkları "teknolojik" işlemlerin ardından neredeyse ölüyor. Hatta “öldürüyor”! Dr. Pottenger daha 1930’lu yıllarda ilginç bir deneyle bunu kanıtladı. Pottengers’ Cats – Pottenger’in Kedileri isimli eseri bu konuda yazılmış en önemli kitaplardan biri kabul ediliyor.

UHT süt ve pastörize süt nedir?

Kutu süt derken UHT (uzun ömürlü) ve pastörize sütleri kastediyoruz. UHT süt 135-150 derece sıcaklıkta 2-4 saniye ısıtılır. Pastörize süt ise 72-75 derecede 15-20 saniye tutulur. Metnin kalan kısmında “çiğ süt” ifadesini göreceksiniz; bu ifade işlem görmemiş sokak sütü için kullanılıyor.

UHT sütten uzak durun

Cerrahpaşa Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ahmet Aydın pastörize veya UHT teknolojisi ile üretilmiş sütlerden uzak durulmasını tavsiye ediyor.

Hakan Arabacıoğlu’nun çevirdiği “Pastörize süt mü, çiğ süt mü?” başlıklı yazı ise "teknolojinin elini değdirdiği sütün" zararlarını ortaya koyuyor. Yazıda UHT ve pastörize sütlerle ilgili çarpıcı bölümler şöyle:

"Pastörize süt mü, çiğ süt mü?

Bugün süt, içindeki doğal enzimleri yok eden ve nâzik proteinleri değiştiren pastörizasyonun her yerde uygulanması yüzünden, sindirilemez hâle gelmiştir.

Çiğ süt, sütün sindirimini sağlayan laktaz ve lipaz aktif enzimlerine sahiptir. Canlılığını yitirmiş laktazı ve diğer aktif enzimleri içeren pastörize süt, yetişkin mideler tarafından gerektiği gibi sindirilemez.

Biberonla beslenen bebeklerin yaşadığı karın ağrısı, pişik, solunum rahatsızlıkları, gaz ve diğer rahatsızlıkların da gösterdiği gibi çocuklar bile bu konuda sıkıntı çeker. Enzimlerin eksikliğinin ve hayâtî proteinlerin değişmesinin, sütteki kalsiyumu ve mineral elementleri erittiği de kuşku götürmez.

1930'larda Dr. Francis M. Pottenger, pastörize ve çiğ sütle beslenmenin 900 kedi üzerindeki etkilerine ilişkin 10 yıllık bir çalışma yürüttü. Bir grup yalnızca çiğ süt alırken, diğer grup aynı kaynaktan alınan pastörize sütle beslendi.

Çiğ süt içen grup kuvvet bularak büyüdü, hayatı boyunca sağlıklı, aktif ve canlı kaldı ama pastörize sütle beslenen grup kısa süre sonra durgun, sersem ve normalde insanlarla ilişkilendirilen kalp krizi, böbrek yetmezliği, tiroit bozukluğu, solunum rahatsızlıkları, diş kaybı, kemik zayıflığı, karaciğer iltihabı gibi kronik yozlaştırıcı rahatsızlıklara karşı savunmasız hâle geldi.

Ama Dr. Pottenger'in en çok dikkatini çeken ikinci ve üçüncü nesillere olanlardı. Pastörize sütle beslenen grubun yavrularının hepsi pastörize sütten kalsiyum emiliminin olmadığını gösteren zayıf ve küçük dişler, kalsiyum eksikliğinin açık ifadesi olan güçsüz kemiklerle doğdular.

Çiğ sütle beslenen grubun yavruları ebeveynleri gibi sağlıklı kaldı. Pastörize sütle beslenen grubun üçüncü kuşak yavrularının birçoğu ölü doğarken, kurtulanlar ise kısırdılar ve üreyemiyorlardı. Çiğ sütle beslenen grup soyunu sürdürürken, pastörize sütle beslenen grupta dördüncü nesil olmadığı için deney bitmek durumunda kaldı.

Eğer bunlar pastörize sütün zararlı etkilerinin yeterli kanıtı değilse, ticârî süt endüstrisinin kabul etmekten kaçındığı, kendi annelerinden alınan pastörize sütle beslenen buzağıların genellikle 6 hafta içinde öldüğü gerçeğini dikkate alın.

Çiğ sütün lehinde, pastörize sütün aleyhinde bulunan bu gibi bilimsel kanıtlara ve yirminci yüzyılın başlarına kadar insan türünün çiğ sütle beslendiği gerçeğine rağmen bugün Amerika'da birkaç eyalet hariç çiğ süt satmak yasal değildir.

Doğal niteliklerinden uzaklaştırılmış süt, insan ömrünü uzatmada hiçbir fayda göstermezken; sütü pastörize etmek raf ömrünü uzattığından süt endüstrisi için daha kârlıdır. Dahası, pastörizasyon hepsini olmasa da bazı tehlikeli mikropları öldürerek sıhhî olmayan mandıralardaki hasta ineklerden alınan sütü göreceli olarak "zararsız" hâle getirir ve bu da süt endüstrisinin mâliyetlerini azaltır.
 
Dr. Pottenger'in pastörize sütle beslenmiş kedilerinin kısırlaşması ve gücünü yitirmesi için yalnızca üç kuşak geçmesi yeterli olmuştur. Amerikalıların ve Avrupalıların neredeyse aynı sayıdaki kuşağı pastörize sütle beslenmiştir. Bugün, kısırlık Amerikan çiftleri için başta gelen sorunlardan biriyken; kalsiyum eksikliği de yayılmıştır.

Amerikalı çocukların yüzde doksanı kronik diş çürümesi sorunuyla karşı karşıyadır. İşin daha kötüsü, şimdilerde kaymağının ayrılmasını (yağın sütte toplanmasını) önlemek için süt "homojenize" ediliyor. Bu, yağ moleküllerinin sütün geri kalanından ayrılmayacağı noktaya kadar mayalanmasını ve öğütülmesini gerektiriyor. Ama aynı zamanda bu durum, süt yağının küçük parçacıklarının ince bağırsağın duvarından kolayca geçmesine izin vererek, doğal niteliğini kaybetmiş yağ ve kolesterolün vücut tarafından emilme miktarını büyük oranda arttırıyor.

Aslında homojenize sütten, saf kremadan aldığınızdan daha fazla süt yağı alırsınız! Kemik erimesi rahatsızlığı olan kadınların pastörize süt ürünleri ile ilgili gerçekleri dikkate almaları gerekir. Doğal niteliklerinden uzaklaştırılmış bu süt, bu durumu önlemek için yeterince kalsiyum sağlamaz.

Yetişkinler harika bir besin olan çiğ sütü temin edemedikleri sürece, günlük diyetlerinde yer alan sütü yeniden gözden geçirmelidirler.

Çocuklara "güçlü ve sağlıklı" büyüsünler diye pastörize sütü tıka basa içirtmek düpedüz deliliktir, çünkü en basitinden, bu sütler içlerindeki besin öğelerini sindiremezler. Aslında, doğal niteliğini yitirmiş süt ürünleri, bağırsakları tabaka tabaka balçık gibi çamurla tıkayarak organik besinlerin emilimine engel olduğundan erkekler, kadınlar ve çocuklar diyetlerindeki tüm pastörize süt ürünlerini çıkarmalıdırlar."

Kaynaklar

www.hps-online.com -Food & dieting - The science of food combining
Çeviren: Hakan Arabacıoğlu

www.iyibilgi.com






Sizin isminiz

Alıcının e-posta adresi



Doğrulama işlemi
3 + 4 = 


Oku Yorum


  • ÇİĞ SÜT... 

    EVET GERÇEKTEN ÇİĞ SÜT ÇOK DAHA SAĞLIKLIDIR BİZ KENDİMİZDE SÜT SATIYORUZ ARTANINI MANDIRAYA VERİYORUZ ARA SIRA İNEĞİN MEMESİ İLTİHAP(MİKROP) KAPIYOR VE O MEMEDEN ÇIKAN SÜT AYNI İRİN GİBİ OLUYOR BİZ ONU DA MANDIRAYA VERDİĞİMİZDE MANDIRA HİÇ BAKMADAN ALIYOR BENİM TANIDIĞIM BİRÇOK HAYVANCIDA AYNI ŞEYİ YAPIYOR VE BU SÜT İŞLEMLERDEN GEÇTİKTEN SONRA PAKETLERE KONULUP SAĞLIKLSÜT DİYE SATILIYOR..MİLLETİMİZDE BU TOPLAMA SÜTLERİ SAĞLIKLI DİYE ALIYOR. BU ÜLKENİN KAMAĞINI BÜYÜK ŞİRKETLER YEDİĞİ İÇİN GÜÇTE ONLARDA OLUYOR...
    XXX XXX / 14 Mart 2009 10:34
  • Çiğ süt iç ÖL 

    Merhaba; mesleki açıdan bu konuda en kesin cevabı Veteriner Hekim Meslektaşlarım verecektir.
    Benim kanaatime gelince;
    Çiğ sütü, ineğin memesine ağzımızı dayayıp içmediğimiz sürece kesin anlamda bir yararlanımı göz önüne alamayız. Hoş bu şekilde yine hastalık kapma şansımız yüksek ama.Pastörize yada UHT süt içerek en azından hastalık kapma şansımız imkansız hale gelmekte.
    Sonuç itibarı ile; Dış Mihrapların Etkisi ile besleyici süttende halkımız uzaklaştırılıyor. Yumurta kolesterol yapar deniyodu, yeni haberlerde seyrettik, tam tersi etkisi yokmuş. Görüdüğünüz gibi hayatın temeli protein ve ülkemiz ile insanımız soğuk savaşa maruz kalıp hayatın temeli proteinden uzak tutulma çabasındadır. KANMAYALIM !!!
    İhsan KILIÇKAYA / 14 Şubat 2009 21:31
  • Öneriniz nedir? 

    Ruhi Bey'in son tahlilde sorduğu soruya katılıyorum, UHT kötü Pastörize kötü çiğ sütte yok, ne içelim ve içirelim? Sütü hayatımızdan silelim mi? Sokaktan alınan, her sefer aynı kola şişelerinde binbir mikropla traktör ve pikaplarda tüm şehri gezip evime gelen süte mi güveneyim? Siz güvenecek misiniz? Öneriniz yoksa neden doğal şeylerden bahsedip durursunuz? Hepimizin çiftliği mi olmalı?
    Özgür Beyarslan / 28 Kasım 2007 18:31
  • çiğ süt 

    bu makalede daha faydalı olarak nitelenen çiğ süt hiç bir ısıl işleme tabi tutulmamış süttür. Makale bilimsel bilginin dışında öyle bir yorum var ki, çiğ süt alın ve için. Peki sokaktan veya herhangi bir şekilde elde ettiğiniz sütü kaynatmadan
    çocuğuna içiren veya kendi içen varmı? eğer bu makaleyi yayınlayanlar bunu tavsiye ediyolar ise salmonella başta olmak üzere hayvandan insana bulaşabilecek bir sürü hastalıktan neden bahsedilmemiş? yani eve alıp getirdiğimiz ve saatlerce yüksek ısılarda kaynattığımız sütler besin değeri olarak otomatik makinelerde pastörize edilmiş sütlere oranla çok daha fazla "yıpranmış"tır. Üstelik evde yapılan kaynatma (pastörizasyon) işlemi
    cross kontaminasyon (çapraz bulaşma) riski taşır. yani eğer süt hastalıklıysa mutfak aletlerine bulaşan bakteriler pastörize ettiğiniz süte tekrardan bulaşabilir. Bu bilgileri de göz önüne alarak lütfen bilimsel bilgiyi yorumlama tarzınızı gözden geçirin.
    gıda mühendisi / 04 Ekim 2007 14:17
  • ilginç yorumlar 

    ilginçdir ki gıda konusunda tüketmekten başka hiçbir bilgisi olmayan kişilerin kesin yargılarla yorum yapması şunu düşündürdü bana.Evinize gelene kadar hangi koşullardan geçtiği, içine neler katıldığı veya bulaştığı, bir sorun çıkması durumunda sorumlusu dahi bilinmeyen süt olarak tanımlanan sıvının çok güvenli ve sağlıklı düşünenler lütfen tüketmeye devam etsinler.
    umur okur / 19 Ağustos 2007 07:59
  • açıkta satılan sütler gerçekten de daha sağlıklı 

    bencede haklısınız açık sütler zararlıdır diye bir şey yok zaten
    ismini vermek istemeyen okuyucu / 13 Temmuz 2007 18:28
  • açık sütler 

    bencede çok haklısınız
    ismini vermeyen dost / 13 Temmuz 2007 18:25
  • Ruhi Kardeşim, Çiğ Süt Sağlıklı! 

    http://www.haber10.com/haber/44524/
    Yukarıdaki linke bakarsanız orada değerli bir prof.ümüzün konuyla ilgili açıklamalarını okuyacaksınız! "Prof. Dr. Bülent Menteş, vatandaşlara “ Uzun ömürlü homojenize kutu sütleri kesinlikle kullanmayın. Meyve ve sebzenizi ise market yerine pazaryerinden alın. Çünkü doğal olanları pazaryerlerinde yığılmış birbirine benzemeyen, kimi büyük, kimi küçük meyve ve sebzelerdir” dedi." Devamı yukarıdaki linkte!

    Yunus Onurlu / 17 Mayıs 2007 22:11
  • Ruhi Kardeşim, Çiğ Süt Sağlıklı! 

    http://www.haber10.com/haber/44524/
    Yukarıdaki linke bakarsanız orada değerli bir prof.ümüzün konuyla ilgili açıklamalarını okuyacaksınız! "Prof. Dr. Bülent Menteş, vatandaşlara “ Uzun ömürlü homojenize kutu sütleri kesinlikle kullanmayın. Meyve ve sebzenizi ise market yerine pazaryerinden alın. Çünkü doğal olanları pazaryerlerinde yığılmış birbirine benzemeyen, kimi büyük, kimi küçük meyve ve sebzelerdir” dedi." Devamı yukarıdaki linkte!

    Yunus Onurlu / 17 Mayıs 2007 22:11
  •  

    Sadece sütte değil, gıda maddelerinin endüstriyel ortamda
    hazırlananlarının HABER PROGRAMLARINDA çıkan MERDİVEN ALTI
    üretilenler ile hiçbir farkı yok.Hepsi SENTETİK MAMUL katkı
    lı..Hele o yazın tüketilen Ünlü marka DONDURMALAR.Açlığıbas
    tırmak için yenen BİSKÜVİLER,KREM ÇİKOLATALAR,MARGARİNLER-
    TOZ İÇECEKLER,MEYVALI SODALAR,CİPSLER kısaca BAKKALA veya MARKETE girdiğinizde gözünüzün alabildiği her gıda maddesi
    BİZLER için TEHLİKE arzetmekte;DAHA SIK HASTALANIP DOKTORA
    gitmemize yada çok genç yaşlarda ÖLMEMİZE neden olmaktadır.
    CANIM ÜLKEMDE BENİM İNSANIM sütü çiğ içip etin yağlı yerin
    den yerdi,hele sıcak ekmek arasına TEREYAĞINI tepeleme dol
    dururdu..KALP,TANSİYON,ŞEKER ZENGİN HASTALIĞIYDI::
    Emin DEMİRAĞ / 18 Nisan 2007 05:32
  •  

    Sadece sütte değil, gıda maddelerinin endüstriyel ortamda
    hazırlananlarının HABER PROGRAMLARINDA çıkan MERDİVEN ALTI
    üretilenler ile hiçbir farkı yok.Hepsi SENTETİK MAMUL katkı
    lı..Hele o yazın tüketilen Ünlü marka DONDURMALAR.Açlığıbas
    tırmak için yenen BİSKÜVİLER,KREM ÇİKOLATALAR,MARGARİNLER-
    TOZ İÇECEKLER,MEYVALI SODALAR,CİPSLER kısaca BAKKALA veya MARKETE girdiğinizde gözünüzün alabildiği her gıda maddesi
    BİZLER için TEHLİKE arzetmekte;DAHA SIK HASTALANIP DOKTORA
    gitmemize yada çok genç yaşlarda ÖLMEMİZE neden olmaktadır.
    CANIM ÜLKEMDE BENİM İNSANIM sütü çiğ içip etin yağlı yerin
    den yerdi,hele sıcak ekmek arasına TEREYAĞINI tepeleme dol
    dururdu..KALP,TANSİYON,ŞEKER ZENGİN HASTALIĞIYDI::
    Emin DEMİRAĞ / 18 Nisan 2007 05:32
  • sektöre inanmakta inat ediyoruz 

    Ruhi Bey'in yorumu beni şaşırttı. Büyük medyanın, süt şirkatlerinin bunca propagandasına rağmen böyle değerli bir haber yayınlanmış ama siz eksik diyorsunuz. Tabi eksik. Neden mi? Araştırmaları yapanlar büyük sermaye sahipleri de ondan. Hiç bir köyde yaşayıp karnını zar zor doyuran, bir iki ineği olan bir insan pahalı araştırmalar yaptırabilir mi? Üstelik sektör ve medya bizi öyle kandırmış ki, sokak sütünün ille de mikroplu olacağını düşünüyoruz.

    Fakat, belki şöyle bir çözüm olabilir. Sokak sütü üreticilerinin sütleri belli aralıklarla bir enstitü tarafından kontrol edilir ve bu insanlara bir sertifika verilir. Böylece herkesin içi rahat eder.

    Fakat durum o kadar kötü ki, kutu sütlere olan talep şu anda çok yüksek. Sokak sütü artık nadide birşey oldu çıktı.
    Sevinç Erbay / 12 Nisan 2007 20:08
  • sektöre inanmakta inat ediyoruz 

    Ruhi Bey'in yorumu beni şaşırttı. Büyük medyanın, süt şirkatlerinin bunca propagandasına rağmen böyle değerli bir haber yayınlanmış ama siz eksik diyorsunuz. Tabi eksik. Neden mi? Araştırmaları yapanlar büyük sermaye sahipleri de ondan. Hiç bir köyde yaşayıp karnını zar zor doyuran, bir iki ineği olan bir insan pahalı araştırmalar yaptırabilir mi? Üstelik sektör ve medya bizi öyle kandırmış ki, sokak sütünün ille de mikroplu olacağını düşünüyoruz.

    Fakat, belki şöyle bir çözüm olabilir. Sokak sütü üreticilerinin sütleri belli aralıklarla bir enstitü tarafından kontrol edilir ve bu insanlara bir sertifika verilir. Böylece herkesin içi rahat eder.

    Fakat durum o kadar kötü ki, kutu sütlere olan talep şu anda çok yüksek. Sokak sütü artık nadide birşey oldu çıktı.
    Sevinç Erbay / 12 Nisan 2007 20:08
  •  

    Her zaman olduğu gibi,bu yazı da tüketiciyi eksik bilgilen-dirmeye bir örnek.Tüketici açık satılan süte mi dönsün ?
    Kapıdan alınan çiğ süt ile ilgili böyle detaylı bir araştırma yapılmış mı ? İnsanların kapıdan aldıkları sütü çiğ kullanmaları sağlıklı mı? Kapıdan alınan süt nasıl sağlıklı kullanılır hale getirilir.Sütün üretildiği ortamın sağlıklı olup olmadığını nasıl bileceğiz.Sütü evde pişirme suretiyle sütte mevcut bakterilerden arındırmak mümkünmüdür.
    UHT; pastörize ve light sütleri kullanmayın mesajı iyi de tüketici sağlıklı biçimde ihtiyacını nasıl karşılacak ?bence bunun da söylenmesi, gerekmemiyor mu?
    Saygılarımla.
    Ruhi Özden Caner / 11 Nisan 2007 14:33
  •  

    Her zaman olduğu gibi,bu yazı da tüketiciyi eksik bilgilen-dirmeye bir örnek.Tüketici açık satılan süte mi dönsün ?
    Kapıdan alınan çiğ süt ile ilgili böyle detaylı bir araştırma yapılmış mı ? İnsanların kapıdan aldıkları sütü çiğ kullanmaları sağlıklı mı? Kapıdan alınan süt nasıl sağlıklı kullanılır hale getirilir.Sütün üretildiği ortamın sağlıklı olup olmadığını nasıl bileceğiz.Sütü evde pişirme suretiyle sütte mevcut bakterilerden arındırmak mümkünmüdür.
    UHT; pastörize ve light sütleri kullanmayın mesajı iyi de tüketici sağlıklı biçimde ihtiyacını nasıl karşılacak ?bence bunun da söylenmesi, gerekmemiyor mu?
    Saygılarımla.
    Ruhi Özden Caner / 11 Nisan 2007 14:33
  • pastörize ve uht süt farkı 

    benim alanım olarak derslerde gördüğümüz bilgilere göre pastörize(günlük süt)ile UHT(uzun ömürlü)sütler arasında fark olduğu çünkü pastörizasyon işlemi için süt açıklamadada belirtildiği gibi düşük ısıda kaynatılıp soğutulduğu için içindeki sadece zararlı bakteriler yok olur uht yönteminde ise çok yüksek ısı nedeni ile hem yararlı hemde zararlı bakteriler yok olmakta ayrıca yüksek ısı ve şoklama yöntemi nedeni ile sütün içindeki protein molekülleri parçalanarak vücutta emilimi imkansız hale gelmektedir.Sütün özellikle cam şişe ve günlük kullanıma yönelik karton ambalajını tercih etmekteyim.Sütdede yenilik olurmu mantığı ile satışı ve reklamı yapılan plastik şişe ve uzun ömürlü olması için aliminyum folyolu kartonlarla satışa sunulan,büyük marketlerde reyon aralarına sıcak ortamlara dizilen sütlerin mantık olarak bakteri üretmemesi için ne gibi işlemlerden geçtiğini,yoğurt bile mayalanamadığını gerekirse deneyerek görmek gerekir kanatindeyim.GÖRMESİ GEREKENLER BİRAZDA RESMİ KURUMLAR VE ÜRETİCİLER ÇÜNKÜ BİZİM TOPLUMUMUZ MAALESEF TÜKETİCİ OLARAK ÇOK BİLİNÇSİZ.TAŞIMA,SAKLAMA KOLAYLIĞI NEDENİ İLE ÇOCUKLARIMIZIN GELİŞİMİ İÇİN KULLANDIĞIMIZ SÜTLERDE BİLE YAPILAN BU OYUNLARI KINIYORUM
    derya kılınç / 09 Nisan 2007 19:44
  • pastörize ve uht süt farkı 

    benim alanım olarak derslerde gördüğümüz bilgilere göre pastörize(günlük süt)ile UHT(uzun ömürlü)sütler arasında fark olduğu çünkü pastörizasyon işlemi için süt açıklamadada belirtildiği gibi düşük ısıda kaynatılıp soğutulduğu için içindeki sadece zararlı bakteriler yok olur uht yönteminde ise çok yüksek ısı nedeni ile hem yararlı hemde zararlı bakteriler yok olmakta ayrıca yüksek ısı ve şoklama yöntemi nedeni ile sütün içindeki protein molekülleri parçalanarak vücutta emilimi imkansız hale gelmektedir.Sütün özellikle cam şişe ve günlük kullanıma yönelik karton ambalajını tercih etmekteyim.Sütdede yenilik olurmu mantığı ile satışı ve reklamı yapılan plastik şişe ve uzun ömürlü olması için aliminyum folyolu kartonlarla satışa sunulan,büyük marketlerde reyon aralarına sıcak ortamlara dizilen sütlerin mantık olarak bakteri üretmemesi için ne gibi işlemlerden geçtiğini,yoğurt bile mayalanamadığını gerekirse deneyerek görmek gerekir kanatindeyim.GÖRMESİ GEREKENLER BİRAZDA RESMİ KURUMLAR VE ÜRETİCİLER ÇÜNKÜ BİZİM TOPLUMUMUZ MAALESEF TÜKETİCİ OLARAK ÇOK BİLİNÇSİZ.TAŞIMA,SAKLAMA KOLAYLIĞI NEDENİ İLE ÇOCUKLARIMIZIN GELİŞİMİ İÇİN KULLANDIĞIMIZ SÜTLERDE BİLE YAPILAN BU OYUNLARI KINIYORUM
    derya kılınç / 09 Nisan 2007 19:44




HAYY web



Künye | Manifesto | Sorumluluk | Reklam | Bize Ulaşın
iyibilgi tamamen özgür yazılım geliştirme araçlarıyla üretildi. Haber Sistemi

174.6 ms