Ana Sayfam Yap
 Sık Kullanılanlara Ekle

Hükümetin dış politikasını başarılı buluyor musunuz?

  • Evet, başarılı.
  • Hayır, başarısız.
  • Bu konuda bir fikrim yok

Eposta adresinizi verin, iyibilgi'nin özel haberleri posta kutunuza düşsün.





30 Ekim 2011
font boyutu küçülsün büyüsün



Daha fazla 3G = Daha çok tehlike


Cep telefonlarının kullandığı mevcut 3G sisteminin kapasitesi arttırılmak isteniyor. Yaklaşan tehlikenin farkında mısınız? iyibilgi özel




Daha fazla 3G = Daha çok tehlike

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, 2012 yılı iş planlarında ikinci nesil (2G) GSM bantlarının, üçüncü nesil (3G) teknolojisinde kullanılması için yeni bir çalışma yapacaklarını açıkladı.

2G bantların devreye alınmasıyla 900 Megahertz bantın kullanılmasının kapsama alanını genişleteceğini dile getiren Acarer, “Böylece kapalı alanda kapsama sıkıntısı yaşanan 3G daha da güçlenecek. Tüketici geniş kapsama yaşarken operatörler daha az maliyetle daha fazla kapsama sağlayacak” dedi. Acarer, taslağın görüşe açıldığını da belirterek, “GSM teknolojisinde frekans yükseldikçe bina içinde kapsama zorlaşıyor. Bu yeni uygulamalayla Ülke kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılmasını hedefliyoruz” diye konuştu.

Peki ülke kaynakları etkili ve verimli şekilde kullanılsın derken, bu yeni uygulamanın insan sağlığı üzerindeki etkisini hiç düşündüler mi? 3G teknolojisinin daha sık karşımıza çıkacağını açık seçik görebildiğimiz bu proje, vücudlarımızın daha fazla elektromanyetik alan içerisinde bulunacağını gösteriyor.  Bu konuda iyibilgi olarak, cep tehlikesi konusunda sık sık kamuoyunu uyarmak amacıyla yaptığımız haberlerin konuyla ilgili bölümlerini hatırlatmak istiyoruz.

"Elektromanyetik alanın, kısa ve uzun vadede etkileri bulunduğunu anlatan Boğaziçi Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği bölümü öğretim görevlisi Prof. Selim Şeker, baş ağrısı, göz yanması, yorgunluk gibi etkilerin kısa vadede, moleküler kimyasal bağların, hücre yapısının ve bağışıklık sisteminin bozulmasının ise uzun vadede ortaya çıkacak etkiler olarak değerlendirilebileceğini söyler.

Elektromanyetik alanın etkileme gücünü, kaynağa olan yakınlık-uzaklık, kullanılan frekans, güç ve alan yoğunluğu ve maruziyet gibi etmenlerin belirlediğini ifade eden Şeker, şöyle konuştu:

'Elektromanyetik alana maruz kalmak doğaldır. Mesela, bir saç kurutma makinesi kullanıyorsunuz kısa bir süreç için. Onu kapattıktan sonra vücut alınan radyasyonu tolere edebiliyor ama cep telefonları için durum böyle değil. Hem daha yoğunlukta bir elektromanyetik alana maruz kalıyorsunuz hem de sürekli kullanıyorsunuz. Vücut bunu tolere edemiyor. Durum öyle bir noktaya geldi ki artık sigarada olduğu gibi cep telefonu için de 'pasif kullanıcı' uyarısında bulunmaya başlayacağız.'

Cep telefonlarının kullandığı frekansların insanların DNA'larını bozduğuna dair raporlar olduğunu vurgulayan Şeker, baz istasyonlarının belli yerlerde toplanarak, elektromanyetik yayılımların neden olduğu zararlarının önlenebileceğini söyledi.

Baz istasyonlarını vatandaşlardan saklamak için çeşitli yöntemlere de başvurulduğuna dikkati çeken Şeker, 'Atom bombasının modası geçti, asrın elektromanyetik bombası cep telefonu. 3G teknoloji daha tehlikeli, çünkü görüntü de iletiyor ve 25 kat daha fazla sinyal yayıyor' dedi."

www.iyibilgi.com  zoom






Sizin isminiz

Alıcının e-posta adresi



Doğrulama işlemi
1 + 4 = 




HAYY web



Künye | Manifesto | Sorumluluk | Reklam | Bize Ulaşın
tamamen özgür yazılım geliştirme araçlarıyla üretildi. Haber Sistemi

40.215 ms